Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Kim tövbe ile gelirse, karşısında kendisini affedici bir Allâh bulur» (Buhârî, Tevhîd) buyurmuştur. Bu hadîsi şerîf Cenâbı Hak'ın affediciliğinin sınırsızlığını gösterir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette tövbenin Cenâbı Hak indindeki kıymetini, Cenâbı Hak'ın Gaffâr ve Affüv isimlerinin tezâhürlerini, ve mü'mîn ne kadar büyük günâh işlemiş olsa bile tövbe ile dönerse Cenâbı Hak'ın affediciliğine kavuşacağını îzâh etmektedir. Bu hâl, mü'mîn için büyük bir umut kaynağıdır. İnsân hatâsız değildir; her insân günâh işler. Lâkin Cenâbı Hak rahmeti gazâbından önce gelir; ve tövbe eden kulunu daima affedicidir. Mü'mîn ne kadar büyük bir günâh işlemiş olsa bile, asla ümîd kesmemelidir; çünki Cenâbı Hak'ın rahmeti onun günâhından çok daha büyüktür.
Cenâbı Hak'ın Affediciliği
Cenâbı Hak âfev (çokça affedici) ve gafûr (mağfiret eden) isimleri ile mü'minlere bilinir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Cenâbı Hak'ın affediciliği sonsuzdur. Bir kul ne kadar büyük günâh işlemiş olsa bile, tövbe ile döndüğünde Cenâbı Hak onu affeder. Bu, Cenâbı Hak'ın bir lutfudur, kulun hakkı değildir; lâkin Cenâbı Hak bu lutfu sürekli sunar» demektedir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «De ki: Ey kendi nefislerinin aleyhine taşkınlık etmiş kullarım! Allâh'ın rahmetinden ümîd kesmeyin; şüphesiz Allâh bütün günâhları bağışlar; çünki o, çok bağışlayan, çok merhamet edendir» (Zümer 39/53) buyurmuştur. Bu âyeti kerîme mü'mîne en büyük umut âyetlerinden biridir. Cenâbı Hak burada «bütün günâhları» tâbîrini kullanır; yâni hiçbir günâh, tövbe ile dönen kulu için mağfiretten dışarı çıkmaz. Bu, Cenâbı Hak'ın rahmetinin enginlği gösterir.
Tövbe ile Geliş
Cenâbı Hak'a tövbe ile gelmek, mü'mîn için büyük bir manevî haldir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Tövbe ile gelmek, kulun günâhlarından pişmân olarak, Cenâbı Hak'a yönelmesi, ve onun affını dilemesidir. Bu yöneliş kalpten olmalıdır; sadece dilden değil. Kalpten yapılan tövbe, Cenâbı Hak indinde makbûl olur» demektedir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Cenâbı Hak, kulu kendisine bir karış yaklaştığında, kendisi ona bir kulaç yaklaşır; bir kulaç yaklaştığında, kendisi ona iki kulaç yaklaşır; o yürüyerek yaklaştığında, kendisi ona koşarak gelir» (Buhârî, Tevhîd) buyurmuştur. Bu hadîsi şerîf Cenâbı Hak'ın kendisine yönelen kuluna ne kadar büyük bir hızla yaklaştığını gösterir. Mü'mîn küçük bir adım atarsa, Cenâbı Hak büyük adımlarla ona kavuşur. Bu, Cenâbı Hak'ın rahmetinin başka bir tezâhürüdür.
Gaffâr ve Affüv İsimleri
Cenâbı Hak'ın esmâ-yı hüsnâsından ikisi affediciliğe işâret eder: Gaffâr ve Affüv. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Gaffâr, kulun günâhlarını örten ve unutturanın ismidir; Affüv ise günâhları silenin, ve sanki hiç olmamış gibi yapanın ismidir. Bu iki isim arasında ince bir fark vardır; lâkin her ikisi de Cenâbı Hak'ın rahmetini gösterir» demektedir. Gaffâr ismi setretmek (örtmek) kökünden gelir; yâni Cenâbı Hak kulun günâhını insânlardan örter. Affüv ismi ise silmek, gidermek mânâsındadır; yâni Cenâbı Hak kulun günâhını sadece örtmekle kalmaz, defterinden tâmamen siler. Bu sebeple gerçekten tövbe eden mü'mîn günâhından sanki hiç olmamış gibi temizlenmiş olur. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Tövbe eden, hiç günâh işlememiş gibidir» (İbn Mâce, Zühd) buyurmuştur. Bu hadîsi şerîf Affüv isminin tezâhürünü gösterir; tövbe eden kulu Cenâbı Hak indinde, hiç günâh işlememiş gibi temiz olur.
Ümîd Kesmenin Yasak Oluşu
Cenâbı Hak'ın rahmetinden ümîd kesmek büyük bir günâhtır. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Cenâbı Hak'ın rahmetinden ümîd kesmek, şirkten sonra en büyük günâhlardan biridir. Çünki bu günâh Cenâbı Hak'ın affediciliğine inanmamak demektir; yâni Cenâbı Hak'ın bir sıfatını inkâr etmek demektir» demektedir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Allâh'ın rahmetinden ümîd kesmeyin; çünki Allâh'ın rahmetinden ancak kâfirler ümîd keser» (Yûsuf 12/87) buyurmuştur. Bu âyeti kerîme ümîd kesmenin küfre yakın bir hâl olduğunu gösterir. Mü'mîn ne kadar büyük günâh işlemiş olsa bile, Cenâbı Hak'ın rahmetinden ümîd kesmemelidir. Çünki Cenâbı Hak'ın rahmeti her şeyi kuşatır; ve onun rahmeti gazâbından önce gelir. Bu inanç mü'mîn için bir manevî kalkandır; ümîdsizliğin yıpratıcı etkisinden korur.
Tövbenin Cenâbı Hak Sevgisini Çekmesi
Tövbe Cenâbı Hak'ın sevgisini çeker. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Cenâbı Hak âyeti kerîmede ‘Allâh tövbe edenleri sever, temizlenenleri sever’ (Bakara 2/222) buyurmuştur. Bu âyeti kerîme tövbe edenlerin Cenâbı Hak'ın sevgisini kazandığını gösterir. Tövbe sadece günâhın silinmesine sebep olmaz; aynı zamanda Cenâbı Hak'ın muhabbetini de çeker» demektedir. Bu, çok güzel bir manevî hakîkattir. Mü'mîn günâh işler, Cenâbı Hak'tan uzaklaşır; sonra tövbe ile döner, ve Cenâbı Hak'a yaklaşır. Bu yaklaşma sadece eski mertebeye dönmek değildir; daha yüksek bir mertebeye çıkmaktır. Çünki tövbe ile dönen mü'mîn, kendi nefsini daha iyi tanımış, kendi zayıflığını daha iyi anlamış, ve Cenâbı Hak'ın rahmetine daha çok muhtâç olduğunu fark etmiştir. Bu farkındalık manevî bir terakkîdir; ve bu terakkîden sonra mü'mîn, günâh işlememiş bir kişiden bile daha yüksek bir mertebede olabilir.
Halvetiyye Yolunun Tövbei Nasûh Mîrâsı
Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolu tövbei nasûhu temel alan bir yoldur. Mustafa Özbağ Efendi Şerhi Virdi Settâr'ında, «Bu yolda dervîş tövbe ile başlar, tövbe ile devâm eder, ve tövbe ile biter. Çünki tövbe insânın hâlinin değişimidir; ve değişim olmadan manevî terakkî olmaz» demektedir. Halvetiyye dervîşi her gün istiğfar virdini çeker; çünki istiğfar tövbenin sürekli yenilenmesidir. Bu sürekli istiğfar dervîşin kalbini her gün biraz daha temizler, ve onu Cenâbı Hak'a yaklaştırır. Pîr Şâbânı Velî hazretleri kendi devirinde dervîşlere sürekli istiğfar etmeyi tavsiye etmiştir; ve bu sünnet bütün Halvetiyye silsilesinde devâm etmiştir. Mustafâ Özbağ efendi de sohbetlerinde, «Sen tövbe etmekten gözlanma; her gün, her saat, her dakîka tövbe et. Çünki Cenâbı Hak tövbe edenlerden razıdır, ve onları affedici bulur. Sen ne kadar büyük günâh işlersen işle, asla ümîd kesme; çünki Cenâbı Hak'ın rahmeti senin günâhından çok daha büyüktür. Bu inançla yaşa, ve hiç korkma» diye nasîhat eder. Bu öğreti Halvetiyye yolunun en büyük müjdelerinden biridir.
- Kur'ânı Kerîm: Zümer 39/53; Yûsuf 12/87; Bakara 2/222; Tahrîm 66/8; Şûrâ 42/25; Tevbe 9/104, 118.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü't-Tevhîd.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü't-Tevbe.
- Süneni Tirmizî, Kitâbü'd-Da'avât.
- Süneni İbn Mâce, Kitâbü'z-Zühd.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, Cilt 4, Kitâbü't-Tevbe.
- İmâm Gazzâlî, Minhâcü'l-Âbidîn.
- İmâm Gazzâlî, el-Maksadü'l-Esnâ fî Şerhi Esmâillâhi'l-Hüsnâ.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn, tövbe makâmı.
- İmâm Beyhakî, el-Esmâ ve's-Sıfât.
- İmâm Kuşeyrî, Risâle, tövbe bahsi.
- Hâris Muhâsibî, er-Riâye li-Hukûkillâh.
- Mustafa Özbağ Efendi, Şerhi Virdi Settâr.
- Pîr Şâbânı Velî, Sohbet Mecmûası.
- Aziz Mahmûd Hüdâyî, Câmi'u'l-Fadâ'il.
- Hüseyin Vassâf, Sefînei Evliyâ.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Tövbe Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet Cenâbı Hak'ın affediciliğini, tövbe ile gelişi, Gaffâr ve Affüv isimlerini, ümîd kesmenin yasak oluşunu, tövbenin Cenâbı Hak sevgisini çekmesini, ve Halvetiyye yolunun tövbei nasûh mîrâsını tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Tövbe Sohbetleri