Orta Çağ siyasal düşüncesi Farabi ve İbn Rüşd:
Şeriat ile beşerî hukuku uzlaştırma veya ilahiyat içinde siyasete yer bulma sorunları bütün İslam ve Arap dünyasının filozof ve ilahiyatçı-larının temel uğraşı olmuştu.
Bu dönemde filozoflar Kur’an’ın yanında Platon’u, Aristoteles’i, yeni Platoncuları ve Roma felsefesi geleneğinden önemli düşünürleri okuyup yorumladılar. Schultz 2005/153
Farabi evren ile ilgili görüşlerini siyaset alanında uygular. Farabi’ye göre devler akıl ilkesinde kurulan bir yönetimdir çünkü en yüksek mut-luluğun aracı akıldır. Toplumun ve kişisel yaşamın her aşamasında onu kullanmak gerekir. WILKINSON 2000:40
Böylece Farabi, platonun devletinde yaptığı gibi Medinetül Fazı-la’sında akıl ilkesine göre işleyen ideal bir şehir tasavvuru ortaya ko-yar. Onun ideal devleti Thomas Moore’un devleti gibi belirli bir ideoloji
koymak yerine mevcut şehirlerin toplumsal ve siyasal yapısını tenkite dayalı olarak gelişmektir. ÜLKEN 2007:122
Şimdi Orta Çağ düşüncesinde Farabi’yle Rüşd’ün bu tip açılımları ve bu tip söylemleri vardır. Tabi Farabi ve İbn Rüşd bu alıntıdaki gibi bu Platon-culardan etkilenmişler. İslam hızla yükselir ve hızla medeniyet noktasında yürürken İslam’ın içerisinde zaman zaman Platoncular veyahut da Aristo-cular olarak nitelendirilen bu tip İbn Rüşd, Farabi gibi İbn Haldun gibi in-sanlar çıkmışlar. İbn Rüşd olsun, Farabi olsun, İbn Haldun olsun klasik İs-lam noktasında duranlar bunları ağır bir eleştiri ile eleştirmişler hatta zaman zaman o dönem İslam coğrafyasında eski Yunan felsefesinin incelenmeden, araştırılmadan olduğu gibi çevrilip İslam dünyasındaki İslam düşünce uf-kunu lekelediği, kirletildiğini savunan kimseler de var. O yüzen İslam dün-yası bir kısmı Farabi’ye, İbn Rüşd’e, İbn Haldun’a sıcak bakarken bir kısmı ise hiç sıcak bakmamış hatta İbn Rüşd’e, İbn Haldun’a, Farabi’ye reddiyeler yazmışlar; ciltler dolusu onlarla alakalı karşı şeyler söylemişler.
Batı, İbn Rüşd’ü İbn Haldun’u kendi kültüründen ve kendi köklerinden etkilendiği ve onlara uygun tavırlar sergilediği için İbn Rüşd’ü, Farabi’yi ve İbn Haldun’u göklere çıkartmıştır. Hala daha Batı İbn Haldun’u, Farabi’yi, İbn Rüşd’ü göklere çıkartıp, onunla alakalı fazlaca önemseyip onun fikir-lerini analiz etmeye çalışırlar ve Doğuya yani İslam dünyasına bakın Fara-bi’nin de böyle bir anlayışı var; bakın İbn Haldun’un da böyle bir anlayışı var veyahut da İbn Rüşd’ün böyle bir anlayışı var deyip İslam dünyasına sanki onlar tam bir İslami düşüncenin ekolü, tam bir İslami düşüncenin ürettiği bir şeymiş gibi önümüze koyarlar ki burada da yapılan bu. Batı İbn Rüşd’ü, Farabi’yi ve İbn Haldun’u kendince devlet sistemi noktasından Aristo’dan, Platon’dan etkilendikleri için kabullenirler belli bir kısmını ama bunu eleşti-renler var mıdır? Evet. Buradan şu çıkmasın sakın ha! Batı akılperesttir. Ba-tı’nın bu noktada durduğu tek bir nokta vardır, akılperesttir. Batı kendi akıl-perestliğine uymayan dini kaideleri de değiştirebilecek kadar akılperesttir. Tabi bunda Batı’nın sahip olduğu dinin kendi içerisinde, zaman içerisinde dejenere olmasının da payı yüksek. Zaman içerisinde dejenere olunca dinin kaideleri değiştirilebilir noktaya gelmiş ve hala daha değiştirmeye devam ediyorlar. Mesela Batı daha önce kürtajı serbest etmişti papalık tarafından, sonradan papalık haram kabul etti, yasakladı. Yeni zamanda yasakladı. Se-bep: Avrupa’da genç nesil azaldıkça kürtajı haram etti papa. Önceden kürtajı serbest eden papa şimdi haram etti çünkü batı dini kaidelerini kendi devlet sistemine uyarlar. Orda kapitalist sistemin yaşaması- daha doğrusu kapita-list sistem de değil- emperyalizmin yaşaması önemlidir. Batının emperya-list düşüncesi ve yaşantısı ve emperyalizmi devam etmeli. Bunun için eğer
86 | Çağdaş Siyasal İslam
dini kaidelerde bir değişiklik söz konusu olacaksa bu önemli değil, değişti-rirler. O yüzden İslam dünyası İbn Rüşd’ü, İbn Haldun’u, Farabi’yi okur, bi-raz böyle meseleye uyanık gözüyle bakan Batı hayranı olmayan Batı’nın ta-biri caizse kuyruğuna takılıp gitmeyenler okurlar ama eleştirilerini koyarlar. Olursa lazım olanı Kur’an sünnet dairesinde alırlar.
Sohbet neydi? Çağdaş siyasi İslam, çağdaş siyasi İslam’ı konuşuyoruz ya,
İslam dünyası İbn Rüşd’ü İbn Haldun Farabi’yi tam olarak kabullenmez.
Çağdaş Siyasal İslam — Mustafa Özbağ’ın sohbetlerinden.
ISBN: 978-625-92739-1-4 • Tasavvuf Vakfı Yayınları
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Sünnet. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı