Dört Kapı Kırk Makam: Sabır, ve Kanâat Makamı
Sabır: Sûfîliğin Olmazsa Olmazı
Kanâat: Tembellik Değil, Tokgözlülük
Hayâ: Haramlara Karşı Utanma Duygusu
Kaynaklar
Kanâat: Tembellik Değil, Tokgözlülük
Hayâ: Haramlara Karşı Utanma Duygusu
Kaynaklar
Kaynaklar
Hakkı hak bilip hakkı yaşamak, bâtılı bâtıl bilip bâtıla karşı cihâd etmek — sûfîliğin temeli budur. Bâtılı bilmeden işleyen kimsenin günahı bir ise, bâtılı bile bile işleyenin günahı on olur. En tehlikelisi ise akâid yönünden bâtıla düşmektir; bu, îmânı ilgilendiren bir meseledir.
Sabretmek, sûfîliğin olmazsa olmazlarından biridir. Bir kimse sabrederse sabır makamına oturur, ve gerçekten takvâya erenlerden olur. Asr Sûresi’nde buyurulmuştur: “Asra yemin olsun ki insan hüsrandadır; ancak îmân edenler, sâlih amel işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, ve sabrı tavsiye edenler müstesnâ.”.
İbâdetlerin meşakkatine sabır, belâ, ve musîbetlerin meşakkatine sabır, günahlara karşı mücâdele etmenin meşakkatine sabır — üç türlü sabır vardır. Ayaklarının üzerinde dimdik duracaksın; namazı terk etmeyeceksin, orucu terk etmeyeceksin, zikrini terk etmeyeceksin. Kendince “bana haksızlık yapıyorlar” diye düşünsen bile sabırdan asla geri dönmeyeceksin.
Allah sabırlıdır: Kul günah işler, Cenâb-ı Hak hemen cezâlandırmaz, onu bekletir — tövbe eder diye. İşte Cenâb-ı Hakk’ın sabrına bakarak biz de sabredeceğiz.
Kanâat ile tembelliği karıştırmamak gerekir. Kanâat; bir kimse çalışır, çabalar, gayret eder — sonuçta eline geçene râzı olur, hamd eder. Tembellik yapıp “kanaatkârım” demek kanâat değildir.
Hazret-i Mevlânâ’nın buyurduğu gibi, bize dünyâ sevgisi haram kılınmıştır; dünyânın kendisi değil. Yani çalışmak, kazanmak haram değildir; gönlünü dünyâya kaptırmak haramdır. Peygamber Efendimiz Beytü’l-Mâl’den pay dağıtırken bir sahâbî “bu kadar mı?” dediğinde, Efendimiz ileride çok daha adaletsiz dağıtımlar olacağını buyurarak kanâati telkîn etmiştir.
Hadîs-i şerîfte buyurulmuştur: “Gerçek zenginlik mal çokluğuyla değil, gönül tokluğuyla ölçülür.” Sûfî kanâat eder; bir şeye ihtiyaç görmezse onun zengini olur. Bir şeye ihtiyaç görürse onun fakîri olur. Sûfînin kanâati tokgözlülüktür; tembellik, ve çalışmamak değildir.
Mârifet kapısının bir diğer makamı hayâdır — utanma duygusudur. Hadîs-i şerîfte buyurulmuştur: “Hayâ îmândandır.” Hayâ sâdece insanlardan utanmak değildir; asıl hayâ, haramlara karşı çekinmek, günahlardan utanmak, Cenâb-ı Hakk’ın huzûrunda edepsizlik yapmaktan sakınmaktır.
Bir insanın haramlara karşı utangaç olması, nefsin çirkinliklerinden kaçınması — işte bu, gerçek hayâdır. Hayâsız bir kimse her türlü günaha açık kapı bırakmıştır. Rabbim cümlemize hayâ ile beraber sabır, ve kanâat nasîb eylesin.
Kur’ân-ı Kerîm: Asr Sûresi, 103/1-3 — “Asra yemin olsun ki insan hüsrandadır; ancak îmân edenler, sâlih amel işleyenler, birbirlerine hakkı, ve sabrı tavsiye edenler müstesnâ.”.
Hadîs: Gerçek zenginlik — Buhârî, Sahîh, “Rikâk”, 15 — “Zenginlik mal çokluğuyla değil, gönül tokluğuyladır.”
Hadîs: Hayâ — Buhârî, Sahîh, “Îmân”, 16 — “Hayâ îmândandır.”
Hadîs: Allah sabırlıdır — Buhârî, Sahîh, “Edeb”, 71 — “Allah’tan daha sabırlı hiçbir varlık yoktur; kendisine ortak koşulduğunu duyar da yine kullarına âfiyet, ve rızık verir.”.
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi‘nin “Dört Kapı Kırk Makam” (5. Ders — Sabır ve Kanâat) sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=6U3xnKUCVx0
Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=6U3xnKUCVx0
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet serisinden derlenmiştir.
Kaynaklar
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin “5. Sabır ve Kanaat 4 kapı 40 Makam” başlıklı sohbetinden derlenmiştir.
Kaynak video: YouTube
İlgili Sözlük Terimleri: Mârifet, Sabır, Hamd. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı