1. Bölüm
Selamun aleyküm. Allâh gecenizi hayır etsin inşâAllah. Cenâb-ı Hak gününüzünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşâAllah. Daha önceki yıllarda Ramazan’ın son on gününe denk gelen dersleri iptal ediyordunuz. Bu yıl bayanlar ve erkekler için durum nasıl olacak? Iptali kaldırdık, serbest ediyoruz. Mecburiyet yok. İsteyen derse son on gün gelebilir. İsteyen gelmez. Önümüzdeki Perşembe gecesi bayram ARF’sine rastlıyor. Burada sohbet ve zikrullah olacak mı? Hayır. ARF günü. Yok be ARF günü de var. Ne yapalım? Ne yapalım? Ne yapalım? Önümüzdeki Perşembe günün ki dersi iptal oldu. Adnan Hoca dedi ki müsaade etseniz daha iyi olur. Dedi iyi dedik. Ben Arap’ım. Arap benden değildir.
Hadîs-i şerif var mıdır? Ben hiç böyle bir hadîs-i şerif okumadım. Hiç ama. Benim okuduğum normalde hadîs-i şeriflerde böyle ben Arap’ım, Arap benden değildir diye bir hadîs-i şerif olmuş. Hocam sen okudun mu? Hiç böyle bir şey gibare oldu mu okulda filan? Peki. Peygamberlerin hepsi neden erkek? Cenâb-ı Hak öyle seçmiş. Tüm hastalar için dertliler için dua istiyoruz. Her dersin sonunda yaptırıyoruz. Yapıyoruz daha doğrusu. dersin sonunda bütün hastalara bütün maddi manevi herkese dua okunuyor. Bunun üstüne daha hastamız için dua denilmesinin sanki o çok komple arkadaşlarla yapılan duanın hükmü azmış gibi oluyor. Allâh muhafaza eylesin. Iş sebebiyle sadece bir günlük itikafa girebiliriz. Böyle bir şey mümkün mü?
Evet. O günün dersi ne olmadılır? Hangi vakit giriliş, hangi vakit çıkıştır? Çıkıştır. Durumuna göre bir vakit beyan edeceksin. Öğlen namazında girdiysen bir dahaki öğlen namazında çıkacaksın. Günlük dersini çekeceksin. Yetmiş bin tevhid. Üç gün girenler üç gün üst üste yetmişler bin tevhid çekecekler. Inşallah. Boşamada iki talak verilip de üçüncü iddet zamanı dolmadan barışması durumunda mevcut vermiş olduğu iki talak yok hükmüne mi girer? Evet. Veya olası bir durumda tekrar boşamak isterse tek talaka boş hükmüne mi girer? Hayır. Normalde bir kimse bir talak vermiş olsa ardından cinsel ilişkiye girse talaktan rücu etmiş oluyor. Veya iki talak verse iki talak verdikten sonra tekrar barışma söz konusu olsa hatta küse olsalar bile erkek dese ki iki talak verdim ama sen benim karım hükmündesin seninle cinsel ilişkiye gireceğim dese kadın da ona hayır diyemeyeceğinden dolayı yine rücu olmuş olur.
Eğer erkek boşama istiyorsa boşanmayı istemiyorsa normalde rücuda her zaman için kapı aralıdır. Üç talak oldu. Üç talak ayrı ayrı üç talak yaptı. Kesin boşanma o zaman. Bir talak yaptı. İddet ve bekledi bir ay. Veya iddet beklerken beklemedi de. On beş gün sonra erkek rücu etti. Çünkü kadın ona tabi olmak zorunda. Kadın bu noktada itaat etmek zorunda. Rücuda cinsel ilişkiye girme şartı koymuşlar rücuda taraflara. Cinsel ilişkiye girdi. Rücu etmiş oldu. Talak otomatikman boşa düştü. Veya iki talak yaptı. Hiddet bekledi. Hatta üç ay, beş ay, on ay, bir yıl ayrı durdular. Adam iki yıl sonra kafası döndü. Dön geri dedi. Sen benim karımsın dedi. Tekrar geriye dönebilir mi? Her cevap dönebilir. O talaklar boşan boşa düşer mi?
2. Bölüm
Evet. Ancak kayboldu adam. Hanevfiller demişler ki adam kaybolursa ölümü dirimi bir haber alınmıyor. Yaşayıp yaşamadığı belli değil. Hanevfilere göre yaşıtları ölünceye kadar. Kadın beklemekle mükellef. Şafiye göre dört yıl. Osmanlı uleması burada Şafi’nin fıkığını kullanmış. Şafiye dönmüşler bu meselede. Şafiye göre itaat etmişler. Dört yıl bir adamdan haber alınamazsa sağ mı? Öldü mü? Ölmedi mi? Ne olduğu belli değil. O zaman ölüm hükmünü veriyor. Şimdi ölüm hükmünü verebilmesi için nüfustan düşmesi lazım. Şimdi böyle bir şey var. Nüfustan düşemiyor. Ölüm hükmünü veremeyince bunların hepsinde yeni iştahı da ihtiyaç var. Ama adam yirmi yıldan beri kayıp. Yok. Veya on beş yıldan beri ulaşılamıyor.
On yıldan beri ulaşılamıyor. Nüfustan da düşülmüyor. Nüfustan da düşülmediğine göre talak duruyor orada. Boşama veya nikah duruyor. Kadın bir başka kimseyle evlenmesi mümkün değil. Bunun şimdi bugünkü hukuk bunun içerisinden çıkamıyor. İstanbul hukuku da bu noktada yeni fetvaya iştahı da ihtiyaç var. Tıkandığı yerler. Adam bir gitmiş Almanya’ya o yirmi yıldan beri Almanya’da. Adamın Almanya’da olduğunu biliniyor. Sağım mı? Öldüm, ölmedim belli değil ama nüfus cüzdanı duruyor. Yirmi yıldan beri de nikahı duruyor adamın. Kadın diyor ki on yıldan beri haber alamıyoruz. Ne geliyor, ne gidiyor, ne arıyor, ne soruyor, ne bir şey yapıyor. On yıl olmuş. Benim nikahım ne olacak diyor. Ne olacak hocam nikahın?
Ama öldüğüne hükmedilemiyor. Şafi öldüğüne hükmediyor. Öldüğüne hükmedilince mirasına el koyuyor çünkü. Öldüğüne hükmediyse mirası el koyacağız. Gene olmuyor. Şafi öldüğüne hükmediyor. Imam Şafi diyor ki öldüğüne hükmedilir. Öldüğüne hükmedilince nikah da düşüyor. Adamın mallarınla da el konuluyor miras paylaşımı yapılıyor. Adamın nüfus cüzdanı duruyor. Tarlası, takkası, evi barkı da duruyor. Gelmiyor adam on yıldır. Anadolu’da çok böyle. Mektupla soru soruyorlar böyle mail gönderiyorlar. Telefon açıyorlar bana. Farz namazlardan önce veya sonra kılınan namazlar sünnettir. Yatsıdan sonra kılınan teravih sünnettir. Bu namazları kaza olmakta kılsan sünnete hidayetmiş olursun. Önemli olan bu namazların o vakitte kılınmasıdır.
Bu söylev doğru mudur? Bu söylev doğru mudur? Doğrulardan bir tanesidir. Birisi der ki ben bunu kabul etmiyorum. Hakkıdır. Ama normalde bu hıkıh içerisinde var mı? El cevap var. Namazda ikinci rekatta oturacakken tekbiri uzatmak doğru mudur? Tek ikinci rekatta oturacakken tekbiri uzatmak. Soru kimin nasıl ki bu? Rekatı mı geçti? Tekbiri uzat Allâh’u ekber olarak dedi. Bu mu yoksa? Eşim dokuz haftalık gebeydi, bebek yedi haftalık iken kalbi durmuş, kürtaj oldu. Az kanım oluyor. Nifaslı hükmünde mi, özürlü hükmünde mi namaz kılabilir mi? O normalde şu anda nifaslı hükmünde. Düşük olduğu için normalde bu noktada kürtaj olduğu için nifaslı hükmünde bekleyecek normalde kanaması bitinceye kadar kanaması bittikten sonra iki kırk gün beklenmeyecek.
3. Bölüm
Aynen en uzun gün kırk gün. Bekleyecek, ihtiyat edecek. kanaması bittiği zaman bir namaz vakti daha bekleyecek. Yine kanaması gelmiyorsa gusletecek, namazını kılacak. Yine bakacak, temkinli gidecek. kaç gün kanaması devam etti. Yedi gün, on gün, on iki gün, on beş gün kanaması bittikten sonra normalde abdest alıp devam edecek. Şu anda nifas hükmünde. Benim annem yirmi sene önce vefat etti. Iki dayım annemden sonra öldü. En son geriye anneannem kaldı. O da yanımda iki sene önce vefat etti. Anneannem küçük dayımdan emekli maaş alıyordu. Vefat etmeden önce yüklü miktarda nakit parası vardı. Fakat vasiyet etmedi. Ölen büyük dayımın dört tane kızı var. Küçük dayımın kimsesi yoktu. Bu paradan vasiyet etmeden mirastan kız tarafı olan. ben ne derecede hak sahibiyim.
Dayım diğer dört kızı erkek tarafı ne derece hak sahibi? Mevcut hukuka göre kim neye ne veriyorsa al. Bu tip sorular İslam hukukunun içerisinde olursa geçerlilik olur. Bir yerde İslam hukuku yok ise orada kalkıp miras hukukunu sormak, konuşmak, miras hukukuna göre orada İslam miras hukukuna göre davranmak mümkün değil, dinen de mümkün değil. Bir bütüncülük içerisinde olacak bu. Bana namaz sonrası üç yüz tevhid verdiniz. Bunun sıra haftada yüz rekat namaz ve beş vakit namaz ardından sizin verdiğiniz sayıda Esma Hüsna çeksem olur mu? Eğer verirseniz Esma Hüsna kaç tane çekmeliyim? Sufilikte ders istenmez. Sufilikte bir üstad birisine bir ders verdiyse o dersi o kimse çeker. Ben bunu çekiyorum.
Üstüne daha çekeyim. Ben bunu yapıyorum. Üstünü daha yapayım. Bizim adabımızda, erkanımızda yoktur. Hayızlı kadınlar cünüp olan kimse Kur’ân-ı Kerim dokunmadan Kur’ân-ı Kerim’i ezberden okuyup zikir edebilir mi? Kur’ân-ı Kerim’i cünüp olan insanlar ezberlerinden okunacağına dair normalde bazıları fetva vermiş olsalar dahi hanefiler bunu ancak bunu kabul etmemişler. Ancak bunu malikiler Kur’ân-ı Kerim öğrenen ve öğretenlere fetva vermişler. Geri kalana fetva vermemişler. O yüzden biz geleneksel klasik noktada duruyoruz bazı meselelerde. Bunun kapısını aralıyorlar çünkü kapıyı aralayıp hayızlı kadından namaz da kılabilir, oruç da tutabilir noktaya getiriyorlar. Hatta getirenler var, bunun fetvasını verenler var.
Biz zikredenler için Hazreti Resûlullâh’ta güzel örnekler vardır âyet-i kerimesine bakaraktan Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri nifastı kadınların namaz kılmalarını oruç tutmalarını uygun görmemiş. Namazları iade etmezdik diyor Hazreti Ayşe annemiz. Oruçları iade ederdik diyor. Oruçlar iade edilir. Namazlar iade edilmez. O nifas bu hayızlı ve nifaslı olan kadınlar camilere giremezler. Mescid hükmünde olan yerlere girebilirler. Mescid hükmünde. Mescid hükmünde olan yerde önceden cuma kılınmazdı. Şimdi bütün her yerde cuma kılınıyor. Bütün her yerde mescit adı üstünde olan yerlerde de cuma kılınıyor. Oralarda da cuma kılındığı için oralara da giremezler. Beytullah’ın içine giremezler.
4. Bölüm
Ama hayızlı ve nifaslı kadın Arafat’a çıkabilir. Ondan sonra Arafat’a dua eder. Haccın olmazsa olmaz menakıslarından birisi çünkü. Hayızlı kadınların Arafat’a çıkmalarında ihrama girmelerinde, ihramı bir şekilde Arafat’a çıkmalarında bir beys yoktur. Ondan sonra Beytullah’ı eğer haccın tavafını daha önce yapmamışlar ise sonradan hayız ve nifas bittikten sonra haccın tavafını da yaparlar, ibadetleri biter. Hayızlı kadınla eşin sevişme ölçüsü nelerdir? Bu hassas konuda nelere dikkat etmeliyiz. Bu noktada bir rivayette göbek deliğiyle diz kapağı arasında yasaklanmıştır. Kadının bu halde ki durumda olan bir kadına dokunmak sonra bir başka bir hadîs-i şerifte bunun kapısı biraz daha aralanmış sadece edep yeri örtülü bir şekilde söylenmiş.
Bu noktada herkes erkekler nefislerine nereye kadar hakim olabiliyorlarsa bu noktada nefislerine hakim olmak şartıyla bu noktada bir sıkıntı yoktur. Burada erkekler nefislerine uyup cinsel ilişkiye girmeyecekler. Bu konuda kadınları zorlamayacaklar. Haram çünkü. Her ne kadar hanefiler lanet edirler lanet olunur hadîs-i şerifini kendilerine ölçe almasalar dahi bu noktada bu ııı noktada duran bir kimsenin böyle bir şey yapmasını günah-i kebair olarak görmüşler. Bazı hanefiller bir küçük altın sadakaya hükmetmişler gibi değişik fetvalar var. Burada biraz uzun bu soru ama saatte on buçuk oldu. Neyse bunu da okuyayım soru kalmasın. Bir rabıta nedir ve kimlere nasıl rabıta yapılır? Rabıta bir şeyi düşünmek, oraya kendini odaklamak.
Bir işe odaklamak, bir nöbete odaklamak, bir vazifeye odaklamak, kendini bir kimseye odaklamak. Buna rabıta denir. Zikrullah çekerken la la hilala zikrullah’a odaklanmak. Bu rabıta. Benim anladığım rabıta bu. Bu mürit mürşid ilişkisinde müridin mürşidini sevmesi. Yok otur on beş dakika boynunu bir iki kaşının arasını getir. Gez göz arpacık yap, hedefi indir. Böyle bir şey değil bu. Bu muhabbet bu, sevmek bu. Bir kimsenin sevdiği kimseyi hatırlaması, aklına getirmesi. Bir kimsenin sevdiğini hiç unutmaması. Seven sevdiğini unutmaz. Seven unutuyorsa zaten unutmak büyük bir gaflettir. Daha ileri söyleyeceğim de şimdi ağır olacak. Kendime de ağır olacak. Ağır olsun. Unutan vefasızlık yapmıştır. En büyük vefasızlık Allâh’adır.
O yüzden Cenâb-ı Hak der ki kesiren kesire beni zikredin. Zikir unutmamaktır çünkü. Asıl rabıta da unutmamaktır. Rabıtanın kuruluş sebebi unutmamakla alakalıdır. Gaflete düşmemekle, hevaya düşmemekle alakalıdır. Yoksa bir kimse şey ki otursun iki saat rabıta etsin. Iki saat bittikten sonra her türlü melanet işliyorsa o rabıta değil. Burada önemli olan o kimsenin bir şeye neyse bu. Ona sevgiyle yaklaşması, sevgiyle kendisini ona rahmetmesi. Bu ara rahmetmek, ona rahmetmek meşhur oldu. Ram ona ise o zaman sûfî gerçekten sûfî olur. O zaman aşk eker, aşk biçer. Ram ona ise o zaman abide olur, abla da olur, dede de olur, ninede olur, şeyh de olur, derviş de olur. Önemli olan Ram’ın onu olması. Cezbe nedir, hali nasıldır, cezbeye ulaşmanın yolu mudur?
5. Bölüm
Cezbe Allâh anıldığında gözyaşı dökmektir. Cezbe tek başına kaldığında Allâh’ı zikrederken günahlarının aklına gelip günahlarına ağlamandır. Cezbe gece yarısı namaza kalktığında secdeye gittiğinde secdadenin ıslanmasıdır. Cezbe oruç tutarken dudaklarının susuzluktan patlarcasın olmasıdır. Cezbe oruç tuttuğunda herkes yerken aç kalkmaktır. Cezbe her an Cenâb-ı Hak’ı hayret noktasında esma ve sıfatlarını Cenâb-ı Hak’ın esma ve sıfatlarını hayret noktasında her daim tecelliyatını izlemektir. Cezbe titrenip debelenmek değildir. Titreyip debelenler, debelenenler nefsine uymuştur. Şeytanın onların üzerinde tecellileri vardır. Cezbenin hakikisi Kur’ân-ı Kerim okurken, dinlerken, namaz kılarken, gecenin yarısında zikir yaparken tek başına kaldığında zikrullah esnasında gözünden siyim siyim yaş akıtmaktır.
Cezbe öyle ciğerana tutunmuşlar gibi titremek değildir. Horon tepmek değildir cezbe. Öyle bir şey değildir. Bunu yapanlar heva ve heveslerine uymuş insanlardır. Bizim dergamızın adaf ve erkanında yoktur. Allâh’ı zikrederken titredi, sayha attı. Allâh’ı zikrederken debelendi. Neymiş de kendinde değilmiş. Yok böyle bir şey. Bizim bütün hal ve hareketlerimiz Hazreti Peygamber salallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ve temiz ashabının yoluna ve hareketlerine uygun olacak. Kendi kafasından cezbe üretiyor millet. En fazla titreyen en cezbeli. En fazla değişik sesler çıkar. Yapan, cezbeli. Böyle vardır zikrullah da böyle zikrullah vuruş şeklini değiştirenler, sohbet esnasında yapanlar hepsi de heva hevesindendir, nefsindendir.
Hepsi de. Veya titreyenler görürsünüz. Nefsindendir. Veya atar kendini ortaya, başlar debelenme. Nefsindendir. Değişik hal ve hareketler yapar, nefsindendir. Vardı o demiş de bir tane böyle hareketler yapan. Şeyh Efendi de orada. Hac Ali abi de orada. Biz de oradayız o zaman ben oradayım zaten. Böyle adam tuhaf hareketler yapıyor. Ali abi halakanın içerisinde, Ali abi gitti, anına parmağını koydu, okudu ona böyle, o böyle bakıyor ona. Cezbeli söz de bu. Neyse o geçti, Şeyh Efendi beni attı orta yere. Arkadaş cezbeli ya gene. Öyle hareketler etmeye başladı. Bizim bayındırılan arkadaşlara işaret ettim ben arkadan. Gelin alın bunu buradan diye iki kişi koltuğundan aldı, attı verdi arkaya. Tabii bu ne olduğunu anlayamadı.
En arkaya attı bizim arkadaşlar bunu arkaya. Bu arkada yapıyor, hiç varalı olan yok tabii. Zikrullah bitti. Daha öncesinde oranın zakirini dediydi. Bu adam normal değil, at bunu dedim dergahtan. Ben o zaman Bursa’daydım, özür dilerim. Dedim bu adamı dergahtan, at. Zikrullah bitti. O arkadaş dedi ki Şeyh Efendi, efendim çok aşık bir kardeş var işte, bir görüşmek istiyor filan. Bir önce bakmadı ona. Bir şey ki bir şeyi iki sefer tekrar ettirme. Asla. Duymadı diye düşünme. Duymuştur o. Bir daha söyledi. Şimdi Şeyh Efendi oralı olmadı. Allâh rahmet eylesin. Onun öyle halleri vardı. Oralı olmazdı o. Öbürkü de duymadı zannederdi. Anlamadı. Yanaşır bir de bağıra bağıra söylerdi. Bazen de kulağını kendisi kapatırdı.
6. Bölüm
Tık. Kulaklık var. Ondan dinliyor. Tık kapatır. Anlatıyor adam. Gıybet ediyor. Bakıyorsun sen. Neyi dinleme diyor. Adam gıybet ediyor. Gıybeti dinlemiyor. Kapatıyor. Ondan sonra açıyor kulaklığı. Bitiyor onun işi. Hiçbir şey seslenmiyor. Ondan sonra açıyor bana. Mustafa Efendi kulaklık kapalı kalmış ona demiyorsun sen kapattın diye. Yok öyle bir şey. Kapalı kalmış. Ayarlarken kapatmış o komple. Kıybeti dinlemiyor. Arkadaş bir daha söyledi. Bir görüşseniz diye çağır dedi ona. Geldi bu şimdi böyle hareketleri. Senin şeyhin kim dedi? Direkt. Ali baba dedi. Döndü onu. Oğlum bunun şeyhi Ali babamış. Ne ahma getirdin ki bana dedi. Buz gibi ortalık. Ikinci tekrar edilmez. Cezbeliydi o arkadaş hesapta.
Atıverdim ben geriye. Yok bizim dergahımızda öyle. Birisi böyle cezbe türü hareketler yapıyorsa o halakanın zakiri yöneticisi kimse alacak onu en arkaya atacak. Burası nefsi terbiye etme yeri. Nefse hevaya ödün verme. Yeri değil. En fazla titreyen en cezbeli değil burada. En fazla titreyen en fazla nefsine uyan. Sırayı bozan en fazla nefsine uyan. Elini namazda yıkılmış gibi tutmayan en fazla nefsine uyan. Sözü kesen en fazla nefsine uyan. Sohbet estasyonu hmm yapan en fazla nefsine uyan. Allâh adam aşkı. Değil nefis ehli. Allâh muhafaza eylesin. Bir veli müridinin ölüm haline ve kabir sualinde yardımcı olabilir mi müridin bu alemde öbür alemde avantajı nelerdir? Böyle söylerler. Muhakkak ki Cenâb-ı Hak bu noktada bir şeyi vesile edebilir.
Bu şuna benzer. Yusuf aleyhisselâm bir an kadına meyil etti. Ayeti kerimeti diyor ki o bizim delilimizi görmeseydi. Buradaki delilden kasıt tefsiri taberi de Yakup aleyhisselamın olduğu Yusuf aleyhisselamın manen onu gördüğünü bir rivayette sen ne yapıyorsun deyip kendi elini ısırır gibi gördüğü bir rivayette dizlerine vurduğu söylenir. sen ne yapıyorsun? Bu mürid sûfî hayatta mürid için bir haldir. Iyi bir mürid bir yanlışa gireceğine girdiğimde girecekken üstadını manen görür ve oradan geri sıçrar. Bu hak mıdır? Evet. Ya sadece böyle dediğinde Hazret-i Ömer radıyallâhu anh hazretlerinin sesini bütün sahâbeler savaşanlar duyduğu duydular mı? Evet. Bu hak mı? Evet. O zaman üstadın sesini bir kimse bir mürşid kaminin bir mürşidin sesini bu şekilde duyabilir mi?
Evet. Peki bu ses bu sesi kabirde de duyabilir mi? Evet. Buradan hareket ederek de. Ama gerçekten o kimse mürid ise. Ey Allâh. Kadından mürşid-i kamil olur mu? Cemaat toplayabilir mi? Tarihimizde örnekleri var mı? Tarihimizde örnekleri yok. Ama kadından da evliya olur. Kadınların da kendi içerisinde nefis mera tiplerini aşan, nefis mera tiplerini bitiren kadınlar vardır. O yüzden kadından bu noktada bir mürşid-i kamil zamanın kutbu hükmünde eğitici ve öğretici hükmünde erkekleri de cemeden böyle bir mürşid-i kamil yoktur. Ama velakin kadından mürşidler mürşideler vardır. Onlar da kadınları bu noktada Hazreti Ayşe annemiz gibi, Hazreti Fatıma Zahra annemiz gibi. Bunlar kadın mürşidelerdir. Hazreti Ayşe annemiz için, Hazreti Peygamber salallahu aleyhi ve sellem hazretleri dininizin yarısını bundan öğreniniz diyor.
O zaman kadından mürşideler olur mu? Evet. Kadından bu noktada nefis mera tiplerini bitirenler olur mu? Evet. Ama erkekleri de kapsayan bir mürşid-i kamillik söz konusu değil. Peygamber efendimizin öğreticisi Şeyh-i Cebrail’dir. Bu manada insanlara bir veli öğretici zarar mıdır? Insanları bir cemaate veliye nasıl yönlendirebiliriz, düştürümüz ne olmalıdır? Normalde Hazreti Peygamber salallahu aleyhi ve sellem hazretinin öğreticisi bu noktada Allâh’tı. Benim mürebbim Allâh’tı der. Cebrail aleyhisselâm o mürebbilikte yol göstericidir. Cebrail aleyhisselamın Cenâb-ı Hak’ın mürşidi noktasında göremeyiz. Bu manada bütün mürşidler Cenâb-ı Hak’ın sıfatının tecelliyatıdır. Gerçek yol göstericisi, bu noktada gerçek öğretici Allâh’dır.
Burada Subhanallahı haddede kürlü şeyi, Subhanallahı minel kürlü şeyi, Elhamdülillahı haddede mehalak diye böyle bir meşhur zikir var. Bunu normalde ııı şeyler hadîs, raviler bunları almış. Bizim bildiğimiz en üstün kelime la ilaha mubadis aklımızı karıştırdı diyor. Aklı karıştıracak bir şey yok. O ön tarafı varmış bunun ya. Evet aynı şey. Ebu Muhammed’en gelen bir rivayete göre kendisi Allâh’ı zikredince salim aleyhisselâm onu görmüş. Ey Muhammed sen ne okuyorsun buyurmuş. Muhammed’e Resûlullâh Allâh ya Resul Allâh’ı zikrediyorum demiş. O da demiş ki sana gece gündüz yaptığın zikirden daha fazla üstün bir zikir söyleyeyim mi? Evet bu hadîs şerif var. Bu normalde ııı tenakuz değil birbirleriyle.
Lâ ilâhe illâllah Habib Muhammed’en Resûlullâh cemiyye enbiya-i vel mursaleen ve merhamet illahi Rabbi l-Alemin. Fatiha. Âmîn. Destûr.
Kaynakça
Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.
Kaynak video: YouTube
İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Zikir, Tevhîd, Nefs, Kalb, Şeyh, Râbıta, Muhabbet. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı