Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette «Şüphesiz Allâh, mü'mînlerden canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın almıştır; çünki onlar Allâh yolunda savaşırlar; öldürürler ve öldürülürler. Bu Tevrât'ta, İncîl'de ve Kur'ân'da Allâh'ın gerçek va'didir» (Tevbe 9/111) âyeti kerîmesini esâs alarak cihâdın şeriatı garrâdaki yerini, ve bu âyetlerin nefsî cihâda eğip büküleerek aslından uzaklaştırılmasının nasıl bir küfür kapısı açtığını tafsîl eder. Cenâbı Hak âyetlerini eğip büken kimsenin mürşidlik, şeyhlik, ve âlimlik iddiâsı bâtıldır. Sohbette aynı zamanda «Ölmeden önce ölünüz» hadîsi şerîfi, kurtuluşa erenlerin Tevbe 112'deki on vasfı, ve cihâdın yalnız nefs ile kâfire karşı boyutu olan iki yönü ile birlikte tafsîl edilmektedir.
Ölmeden Önce Ölmek Hadîsi
Mustafa Özbağ Efendi sohbete keşfü'lhafâ'da geçen muazzam bir hadîsi şerîfi mihver alarak başlar: Resûli Ekrem efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri buyurmuştur ki «Ölüm gelip çatmadan evvel şehvânî ve nefsânî hislerinizi terk etmek sûretiyle bir nev'î ölünüz.» Hikmet ehli olan kimseler bu uzun ifâdeyi kısaltarak «Ölmeden önce ölünüz» demişlerdir; ve bu söz sûfîler arasında âdetâ bir atasözü hâline gelmiştir. Hadîsin tam metni nefsânî hislerin terk edilmesinin manevî ölümün esâsı olduğunu ortaya koyar. Mü'mîn nefsî arzularını terk edip Cenâbı Hak yolunda manevî bir ölüm yaşar; bu ölüm onu hakîkatte diriltir.
Allâh Yolunda Ölmek Ebedî Kazançtır
Mustafa Özbağ Efendi Âli İmrân Sûresi'ndeki muazzam âyetleri nakleder: «Yemîn olsun ki eğer Allâh yolunda öldürülür veyâ ölürseniz, Allâh'ın bağışlama ve rahmeti, biriktirdiğiniz şeylerden daha hayırlıdır» (Âli İmrân 3/157). Devâmında: «Yemîn olsun ki eğer ölür veyâ öldürülürseniz, mutlaka Allâh'ın huzûrunda toplanacaksınız» (Âli İmrân 3/158). Bu âyeti kerîmeler mü'mînin son nefesine kadar Allâh yolunda olmasının gereğini ortaya koyar. Mü'mîn farzları, vâcibleri, sünnetleri, ve nâfileleri son nefesine kadar muhâfaza eder; ve Allâh yolunda ölmek için direnir. Bu uğurda ölmek dünyâ ve dünyânın içindekilerinden daha hayırlı bir kazançtır.
Tevbe 111: Cenâbı Hakk'ın Ahdi
Mustafa Özbağ Efendi sohbette muazzam bir âyeti kerîmeyi ortaya koyar: «Şüphesiz Allâh, mü'mînlerden canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın almıştır; çünki onlar Allâh yolunda savaşırlar; öldürürler ve öldürülürler. Bu Tevrât'ta, İncîl'de ve Kur'ân'da Allâh'ın gerçek va'didir. Allâh'tan daha fazla kim ahdine vefâ gösterir? Öyleyse yaptığınız bu alışveriş ile sevinin. İşte büyük kurtuluş budur» (Tevbe 9/111). Bu âyeti kerîme cihâdın şeriatı garrâdaki en kat'î va'dlerini ortaya koyar. Cihâd eden mü'mîn canını ve malını Cenâbı Hakk'a satar; ve bunun karşılığında cenneti alır. Bu alışveriş Cenâbı Hakk'ın üç ilâhî kitâbda mevcûd olan bir va'didir; ve Allâh'tan daha vefâlı bir ahidleyici de yoktur.
Tevbe 112: Kurtuluşa Erenlerin On Vasfı
Mustafa Özbağ Efendi Tevbe 112'deki muazzam âyeti de tafsîl eder: «Bunlar günâhlardan tövbe edenler, Allâh'a ibâdet edenler, O'na hamd edenler, Allâh yolunda seyâhat (oruç tutanlar veyâ cihâd için yola çıkanlar) edenler, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülüğü yasaklayanlar, ve Allâh'ın koyduğu sınırları koruyanlardır. Mü'mînleri müjdele» (Tevbe 9/112). Bu âyeti kerîme kurtuluşa erenlerin on temel vasfını ortaya koyar. Mü'mîn cihâda çıkarak öldürse de öldürülse de kurtuluşa erer (Tevbe 111). Veyâ bu on vasfı yaşayarak da kurtuluşa erer (Tevbe 112). İki âyeti kerîme birlikte mü'minin iki yoldan da kurtuluşa erebileceğini ortaya koyar.
Cihâdı Yalnız Nefse Çevirenlerin Yanılgısı
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir teşhîs koyar: insanlar cihâd âyetlerini dillerine almaya korkarlar; cihâd âyetlerini herkes es geçer ve şuna döndürürler — «Nefisle cihâd edeceksiniz.» Cihâd bitti diyenler dünyâ deccâl sisteminden korktukları için bunu söylerler. Halbuki cihâdın iki yönü vardır: nefsî cihâd ve kâfire karşı cihâd. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Küçük cihâddan büyük cihâda döndük» (Beyhakî, Zühd) buyurmuştur; lâkin bu hadîs nefsî cihâdın daha büyük olduğunu gösterirken, kâfire karşı cihâdın da gereğini hiç ortadan kaldırmaz. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Sizinle savaşanlarla Allâh yolunda savaşın; haddi aşmayın» (Bakara 2/190) buyurmuştur. Cihâdın iki yönü de farzdır; biri olmadan diğeri tamâmlanmaz.
Âyeti Eğip Büken Mürşid Değildir
Mustafa Özbağ Efendi sohbette kat'î bir hüküm verir: âyeti kerîmeyi hevâ-hevesine göre eğip bükenler Cenâbı Hakk'ın seçilmiş kulları değildir. Kendi kendine şeyhlik, mürşidlik, âlimlik taslamasınlar. Allâh'a yakîn olmuş bir kimse âyeti kerîmeyi hevâ-hevesine göre, deccâl sistemine göre te'vîl etmez. Cihâd âyeti bellidir: ya ölürsün, ya öldürürsün; ölürsen de öldürürsen de kurtuluşa erersin. Bunun başka bir îzâh tarzı yoktur. Sebep belli: Filistin'de cihâd ediyorlar — ölüyorlar ve öldürüyorlar. Onlar şehîd olarak kurtuluşa erdiler; öldürdükleri kâfir Cenâbı Hakk'ın huzûruna sevksiz gitti, onlar ise kurtuluşa erdiler. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Allâh'ın âyetlerini gizleyenlerin satın aldıkları o azın bedeli ne kötüdür!» (Bakara 2/174) buyurmuştur.
Cihâdın Mal Boyutu: Silah ve Mühimmât
Mustafa Özbağ Efendi cihâdın iki boyutuna dikkat çeker: can boyutu ve mal boyutu. Mü'mîn cihâdda canını fedâ eder; aynı zamanda malını da fedâ eder. Çünki bir can vardır, bir de mal vardır. Cihâdda mal nedir? Sen cihâd etmek için silahlanmak zorundasın; cihâd etmek için silaha ihtiyâcın var, mermiye ihtiyâcın var, tanka ihtiyâcın var, tüfeğe ihtiyâcın var, uçağa ihtiyâcın var. Mal budur. Bunun ekonomik tarafı vardır. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihâda hazır savaş atları hazırlayın» (Enfâl 8/60) buyurmuştur. Bu âyeti kerîme mü'minin cihâdını maddî olarak da hazırlık yapmasının gereğini ortaya koyar; ve İslâm ümmetinin teknolojik, sınâî, ve iktisâdî olarak güçlü olmasının dînî bir vazîfe olduğunu beyân eder. Filistin'de cihâd edenleri eleştirip «cihâd böyle değil» diye köşe yazısı yazanlar nefsin ve hevâ-hevesin emrindedir; ve İslâm adına konuşmaktan uzaktırlar.
- Kur'ânı Kerîm: Tevbe 9/111-112; Âli İmrân 3/157-158; Bakara 2/190; Enfâl 8/60; Bakara 2/174.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Cihâd.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-İmâret.
- Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-Cihâd.
- Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-Cihâd.
- Süneni Nesâî, Kitâbü'l-Cihâd.
- Süneni İbn Mâce, Kitâbü'l-Cihâd.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm Beyhakî, Şu'abü'l-Îmân, ve Kitâbü'z-Zühd.
- Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ, ölmeden önce ölünüz hadîsi.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, cihâd bahsi.
- İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
- İmâm Kuşeyrî, Risâle.
- Mustafa Özbağ Efendi, Şerhi Virdi Settâr.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Cennet Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet ölmeden önce ölmek hadîsini, Allâh yolunda ölmenin ebedî kazanç olduğunu, Tevbe 111 âyetinin Cenâbı Hakk'ın ahdi olarak cennet karşılığında alışverişi, Tevbe 112'deki kurtuluşa erenlerin on vasfını, cihâdı yalnız nefse çevirenlerin yanılgısını, âyeti eğip büken kimsenin mürşid olamayacağını, ve cihâdın canmal iki boyutunu tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Cennet Sohbetleri