Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette mü'minlere rüyâda görülen sûretler ile onların mânâlarının ayrı şeyler olduğunu, dolayısıyla rüyâ tâbirinde acele etmemenin, ehlinin yorumuna mürâca'at etmenin elzem olduğunu beyân etmektedir. Cenâbı Hak celle celâlühü Resûli Ekrem efendimize hadîsi şerîfte «Nübüvvetten geriye sadece mübeşşerât kalmıştır» (Buhârî, Müslim) yâni «güzel rüyâlar» buyurmuştur. Mü'minler için rüyâ Cenâbı Hakk'tan bir ikrâm, bir uyarı, ve bâzen bir müjde olabilir. Lâkin rüyâda görülen her sûret zâhirî olarak yorumlanmamalıdır; onun bâtınî bir mânâsı vardır ve bu mânâya ehli tâbîr olan kişi vâkıf olabilir. Hz. Yûsuf aleyhisselâm rüyâda Mısır kralının yedi semiz inekle yedi zayıf inek görmesini bolluk ve kıtlık seneleri olarak yorumladığında, sûretle mânâ arasındaki bu ayrımı en güzel biçimde göstermiştir. Bu sohbet rüyâ ilmindeki temel kâideleri, sûfî tâbîr geleneğini, ve sıradan rüyâlar ile ilâhî rüyâlar arasındaki farkı tafsîlatlı bir biçimde îzâh etmektedir.
Rüyânın Mü'mindeki Yeri
Resûli Ekrem sallallâhu aleyhi ve sellem efendimiz hadîsi şerîfte «Sâlih kişinin sâdık rüyâsı, nübüvvetin kırk altı parçasından bir parçadır» (Buhârî) buyurmuştur. Bu hadîsi şerîf rüyânın mü'min hayâtındaki kıymetini gösterir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Cenâbı Hakk'ın bir kulu için en büyük lutuflarından biri, rüyâ vâsıtasıyla ona haber göndermesidir» demektedir. Lâkin rüyâ üç çeşittir: birincisi Cenâbı Hakk'tan gelen sâdık rüyâlar; ikincisi şeytânın insânı korkutmak veya saptırmak için karıştırdığı rüyâlar; üçüncüsü ise insânın kendi nefsî düşüncelerinin rüyâya yansıması. Mü'minler bu üç çeşit arasında ayrım yapabilmek için rüyâ ilmine vâkıf olmalıdırlar.
Sûret ile Mânânın Ayrılığı
Rüyâda görülen sûretler ve onların mânâları çoğu zaman birbirinden ayrı şeylerdir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Sen rüyâda bir kazma görsen bu sana toprağı işlemen lâzım demek değildir; başka bir mânâya işâret olabilir» diye misâllendirir. Tâbîr ilminin temel kâidesi, görülen sûretin zâhirî değil bâtınî mânâsını çıkarmaktır. Hz. Yûsuf aleyhisselâm Mısır kralının rüyâsını yorumlarken, kralın gördüğü yedi inek ile yedi başağı bolluk ve kıtlık yıllarına te'vîl etmiştir. Yâni sûret «inek» idi, ama mânâ «sene» idi. Bu çok önemli bir ders verir: bir mü'min rüyâda gördüğü sûretlere takılıp kalmamalı, ehli tâbîr olan kişiye mürâca'at edip mânâyı öğrenmelidir.
Hz. Yûsuf'un Rüyâ Tâbîri
Hz. Yûsuf aleyhisselâm efendimiz Cenâbı Hakk'ın kendisine bahşettiği rüyâ tâbîri ilmi sâyesinde Mısır'da büyük bir mertebeye ulaştı. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Hz. Yûsuf'un kuyuya atılması, köle olarak satılması, zindana atılması… bütün bu hâdiselerin altında Cenâbı Hakk'ın bir hikmeti vardı. Hz. Yûsuf rüyâ tâbîri sâyesinde Mısır'ın azîzi oldu, ve ailesini kurtardı» demektedir. Hz. Yûsuf zindanda iken iki gencin rüyâsını yorumlamış, sonra Mısır kralının rüyâsını yorumlayarak Mısır'ı kıtlıktan kurtarmıştı. Bu kıssa Kur'ânı Kerîm'in 12. sûresinde «Ahsenü'lkasas» (en güzel kıssa) olarak zikredilmiştir. Bir mü'min Hz. Yûsuf'un kıssasını okurken, rüyânın sûreti ile mânâsı arasındaki farkı öğrenir.
Tâbîr İlminin Edebi
Tâbîr ilmi sıradan bir bilgi değildir; bu ilim Cenâbı Hakk'ın bir kuluna verdiği bir mevhibedir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Bir kişi rüyâ tâbîr edecekse, önce nefsini terbiye etmiş olmalı, kalbini temizlemiş olmalı, ve Cenâbı Hak'tan bu ilmin kendisine bahşedilmesini niyâz etmiş olmalıdır» demektedir. Sıradan bir kişi rüyâ tâbîr edemez; çünkü her rüyâ farklı bir mânâ taşır, ve aynı sûretin değişik kişilere göre farklı mânâları olabilir. Resûli Ekrem efendimiz buyurmuştur: «Rüyâ ilim sâhibinin yorumladığı şekilde gerçekleşir.» Bu yüzden mü'minler rüyâlarını gözü kapalı yorumlatmamalı, ehlinin huzûrunda söylemelidirler. Mustafa Özbağ Efendi, «Sıradan birine rüyâ anlatma; çünkü o sana yanlış yorum yapabilir, ve sen onun yorumuna uygun bir hayât yaşamaya başlarsın» diye îkâz eder.
Şeytânî ve Nefsânî Rüyâlar
Bütün rüyâlar Cenâbı Hakk'tan değildir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette üç çeşit rüyâyı tafsîlatlı bir biçimde îzâh eder: rûhânî rüyâlar, nefsânî rüyâlar, ve şeytânî rüyâlar. Rûhânî rüyâlar Cenâbı Hakk'tan gelir; mü'mini istikâmete sevk eder, ona haber verir, veya onu îkâz eder. Nefsânî rüyâlar kişinin kendi düşüncelerinin, korkularının, veya arzularının rüyâya yansımasıdır; bunların pek bir mânâsı yoktur. Şeytânî rüyâlar ise şeytânın mü'mini korkutmak, onu hayâl âlemine sürüklemek, veya saptırmak için karıştırdığı rüyâlardır. Mü'min bu üç çeşit rüyâyı birbirinden ayırt edebilmek için, kalbinin selâmetini muhâfaza etmeli, abdestli yatmalı, ve uyumadan önce duâ etmelidir. Mustafa Özbağ Efendi, «Kim abdestli yatar ve duâ ederse, ona şeytânî rüyâ pek az gelir» demektedir.
Halvetiyye Yolunun Rüyâ Eğitimi
Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolu, dervîşin hayâtındaki rüyâlara büyük ehemmiyet verir. Mürşidi kâmil dervîşin rüyâlarını dinler, onları yorumlar, ve dervîşin mânevî gelişimini bu rüyâlara göre takip eder. Mustafa Özbağ Efendi Şerhi Virdi Settâr'ında her makâmın rüyâda görülen alâmetlerini sıralamıştır: bir dervîş rüyâda nûr görüyorsa hangi makâmda olduğunu, su görüyorsa hangi tecellîye eriştiğini, vs. Mustafâ Özbağ efendi de sohbetlerinde, «Mürşidine rüyâlarını anlat; çünkü sen rüyânda olanın ne olduğunu bilmezsin, ama o ehli tâbîr olarak onu çözer» demektedir. Bu eğitim sâyesinde dervîş, rüyâlarının mânâsını öğrenir, ve mânevî yolculuğunda sağlam adımlarla ilerler. Halvetiyye yolundaki rüyâ tâbîri tekniği asırlardan beri büyüklerin elinden günümüze ulaşan bir mîrâstır.
- Kur'ânı Kerîm: Yûsuf 12 (sûrenin tamâmı); Sâffât 37/102; Fetih 48/27.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü't-Ta'bîr.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'r-Rüyâ.
- İbn Sîrîn, Tâbîrü'r-Rüyâ.
- İbn Kuteybe, Ta'bîrü'r-Rüyâ.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, Cilt 4, Rüyâ bahsi.
- Mustafa Özbağ Efendi, Şerhi Virdi Settâr, rüyâ tâbîri bahsi.
- Mevlânâ Celâleddîni Rûmî, Mesnevî-i Ma'nevî, rüyâ remzleri.
- İbnü'l-Arabî, el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye, rüyâ bahsi.
- Sülemî, Tabakâtü's-Sûfiyye, sûfîlerin rüyâları.
- Kuşeyrî, er-Risâletü'l-Kuşeyriyye, rüyâ ve müşâhede.
- Hucvirî, Keşfü'l-Mahcûb, sûfî hâlleri.
- Şâbânı Velî Hazretleri, Hâlvetiyye Virdi Şerîfi.
- Aziz Mahmûd Hüdâyî, Câmi'u'l-Fadâ'il.
- Hüseyin Vassâf, Sefînei Evliyâ, Halvetiyye silsilesi.
- İbn Şâhîn, el-İşârât fî İlmi'l-İbârât.
- İmâm Beyhakî, Şu'abü'l-Îmân, rüyâ bahsi.
- İmâm Süyûtî, el-Câmi'u's-Sağîr, rüyâ hadîsleri.
- Ahmed Avni Konuk, Mesnevî-i Şerîf Şerhi, rüyâ remzleri.
- Mustafa Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Rüyâ ve Tâbîr Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet rüyânın mü'mindeki yerini, sûretmânâ ayrılığını, Hz. Yûsuf'un rüyâ tâbîrini, tâbîr ilminin edebini, ve Halvetiyye yolundaki rüyâ eğitimini tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Rüyâ ve Mâ'rifet Sohbetleri