Mustafa Özbağ Efendi bu kısa sohbette «Allâh Resûlü hiçbir zaman kâfir bir hayâtın zerresini dahî yaşamadı» nükresini tafsîl eder. Resûlullâh sallallâhu aleyhi vesellem bu dünyâdan doymadan göçüp gitti. Ona sirke getirdiler, «Ne güzel» dedi, ekmeğini sirkeye bandı yedi. O hiçbir zaman kâfir bir hayâtın zerresini dahî yaşamadı. Kıyâfeti kâfirlere uymadı; saç şekli hiçbir kâfire uymuyordu. Amerikan tıraşı nedir bilmiyordu. Kıyâfeti Yahûdîlere de, Hıristiyanlara da, müşriklere de uymuyordu. Yemesi içmesi Hıristiyanlara da Yahûdîlere de uymuyordu. Ev eşyâları da onlara uymuyordu; hiçbirisine de uymuyordu. Mekke müşrikleri geldiler, dediler ki: «Ne istiyorsun? İstersen gel seni devlet başkanı yapalım, istersen hazînenin başına koyalım, Mâliye Bakanlığını ver.» Lâkin O sallallâhu aleyhi vesellem hiçbirini kabûl etmedi. Çünki O'nun hedefi dünyâ saltanatı değil, Allâh'ın dînini teblîğ etmekti. Cenâbı Hak âyeti kerîmede buyurmuştur: «De ki: Eğer ben bir sapıklığa düştüysem nefsim için sapmış olurum; doğru yolu bulduysam Rabbimin bana vahyettiğindendir» (Sebe' 34/50). Resûli Ekrem efendimiz buyurmuştur: «Ben dünyâda bir yolcu gibiyim; bir ağacın gölgesi altında dinlenmiş, sonra onu bırakıp yoluna devâm etmiş bir yolcu gibi» (Tirmizî, Zühd 44).
Resûlullâh'ın Dünyâya Bakışı: Doymadan Göçtü
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: O bu dünyâdan doymadan göçüp gitti. Ona sirke getirdiler, «Ne güzel» dedi, ekmeğini sirkeye bandı yedi. O hiçbir zaman kâfir bir hayâtın zerresini dahî yaşamadı. Bu, ümmetine sahnı tevâzu, ve kanaatkârlığı miras olarak bırakan bir Sünnet'tir.
Kıyâfetten Yemeğe: Hiçbir Şeyde Kâfirlere Benzemedi
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir Sünnet kâidesini tafsîl eder: kıyâfeti kâfirlere uymadı; saç şekli hiçbir kâfire uymuyordu. Amerikan tıraşı nedir bilmiyordu. Kıyâfeti Yahûdîlere de, Hıristiyanlara da, müşriklere de uymuyordu. Yemesi içmesi Hıristiyanlara da Yahûdîlere de uymuyordu. Ev eşyâları da onlara uymuyordu; hiçbirisine de uymuyordu. Bu kapsamlı muhâlefet, Müslümân kimliğinin tanımı için kritik bir umûmî kâide teşkîl eder.
Mekke Müşriklerinin Teklîfini Reddi
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'minin görevini tafsîl eder: Mekke müşrikleri geldiler, dediler ki: «Ne istiyorsun? İstersen gel seni devlet başkanı yapalım, istersen hazînenin başına koyalım, Mâliye Bakanlığını ver.» Lâkin O sallallâhu aleyhi vesellem hiçbirini kabûl etmedi. Çünki O'nun hedefi dünyâ saltanatı değil, Allâh'ın dînini teblîğ etmekti. Resûli Ekrem efendimiz Ebû Tâlib'e «Güneşi sağ elime, ayı sol elime koysalar bu işten vazgeçmem» demiştir (İbn Hişâm, Sîretü'n-Nebeviyye). Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni Resûlullâh'ın kâfir hayâtının zerresini yaşamadığını idrâk etmeye, kıyâfetteyemekteev eşyâsında Sünnet'e tâbi olmaya, ve dünyâ saltanatı yerine dîn teblîğine sımsıkı sarılmaya yöneltir.
- Kur'ânı Kerîm: Sebe' 34/50 (sapıklıkdoğru yol); Ahzâb 33/21 (üsvei hasene); Hâkka 69/44-46 (Resûl uydurma yapsa); Necm 53/3-4.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'r-Rikāk; Etime.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'z-Zühd.
- Süneni Ebû Dâvûd, Etime.
- Süneni Tirmizî, Zühd 44, Yolcu hadîsi.
- Süneni Nesâî.
- Süneni İbn Mâce.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İbn Hişâm, Sîretü'n-Nebeviyye.
- İmâm Şâfi'î, el-Ümm; İmâm Ebû Hanîfe, el-Fıkhu'l-Ekber.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn.
- İmâm Kuşeyrî, er-Risâletü'l-Kuşeyriyye.
- İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Zâdü'l-Me'âd.
- İmâmı Rabbânî, Mektûbât.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Akāid Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu kısa sohbet Resûlullâh'ın doymadan göçmesini, sirkeye ekmek bandığını, kıyâfetyemekev eşyâsında kâfirlere benzemediğini, ve Mekke müşriklerinin devlet başkanlığı teklîfini reddini tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Akāid Sohbetleri