Dergah Sohbetleri Serisi

426. Dergah Sohbeti — Zikrullahın Faziletleri, En Buyuk Ibadet ve Ilmel-Aynel-Hakkel Yakin

Zikrullahın Faziletleri: Allah’ı Çok Zikredin

“Ey iman edenler! Allah’ı çok zikredin. O’nu sabah akşam tesbih edin.” Cenab-ı Hak kesin emirle Allah’ı çok zikretmeyi emrediyor. Başka bir ayet-i kerimede ise “Münafıklar Allah’ı az zikrederler” buyurulmuştur. Allah’ı çok zikretmek müminlik alameti, az zikretmek münafıklık alametidir. Tesbih etmek, Allah’ın sıfatlarının üzerinde tefekkür etmek, tecelliyatına müptela olmak, anlamaya ve idrak etmeye çalışmaktır. “Bir saatlik tefekkür, seksen yıllık nafile ibadetten evladır” hadis-i şerifinin manası budur.


İnsanın Üç Hali ve Zikirsiz An Olmaması

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur: “Kim bir yerde oturur ve orada Allah’ı zikretmezse ona Allah’tan bir noksanlık vardır. Kim bir yerde yatar ve orada Allah’ı zikretmezse ona Allah’tan bir noksanlık vardır. Kim bir müddet yürür ve bu esnada Allah’ı zikretmezse ona Allah’tan bir noksanlık vardır.” İnsanın üç hali vardır: oturur, yürür, yatar. Bu üç hal üzerinde de Allah’ı zikretmezse noksanlık vardır.

“Bir mecliste oturup Allah’ı zikretmeyen bir topluluk yoktur ki kıyamet gününde hüsrana uğramasın.” Ademoğlunun emr-i bil maruf, nehy-i anil münker veya Allah’ı zikir hariç bütün sözleri lehine değil aleyhinedir. Bu üçünün haricinde geçirilen her an hesap konusudur.


Zikrullahın Bereket ve Rahmeti

“Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için Allah rahmet bahşeder. Melekler de dua eder. Allah müminlere çok merhametlidir.” Kim Allah’ı çokça zikredip sabah akşam tesbih ederse Cenab-ı Hak onu karanlıktan aydınlığa çıkarır, rahmetini bahşeder. Melekler ona dua ederler. Bütün ulema hemfikir olmuştur: Delilerden başka hiçbir kimsenin zikrullahtan özrü kabul edilmemiştir. İman ehli ve akıl ehli ise o kimse zikrullahtan sorumludur.


Zikrullah En Büyük İştir

“Ey Muhammed, sana vahyolunan kitabı oku. Namazı dosdoğru kıl. Şüphesiz ki namaz insanı fuhuş ve kötü şeylerden alıkoyar. Allah’ı anmak elbette en büyük ibadettir.” Bu ayet-i kerime, zikrullahın en büyük iş olduğuna dair kesin delildir. Kur’an-ı Kerim okumaktan da, namaz kılmaktan da Allah’ı zikretmek daha faziletlidir.

Bunun sebebi şudur: Kur’an-ı Kerim okumak için abdestli olmak gerekir. Namaz kılmak için abdest, kıbleye yöneliş ve çeşitli şartlar gerekir. Allah’ı zikir için hiçbir şart yoktur. Kadınlar belirli zamanlarda namaz kılamaz, Kur’an okuyamaz; ama Allah’ı zikretmekle mükelleftirler. Hangi halde olursa olsun, aklı yerinde olan herkes Allah’ı zikretmekle mükelleftir.

Selman-ı Farisi Hazretleri’ne “Amellerin hangisi en üstündür?” diye sorulduğunda “Kur’an’ı okumuyor musun? Elbette ki Allah’ı zikretmek en üstün ibadettir” demiştir. Hz. Abbas’ın oğlu Abdullah ise “Allah’ın sizi anması, sizin O’nu anmanızdan daha büyüktür” buyurmuştur.


Sufiliğin Temeli: Son Nefese Kadar Zikir

Sufilik, Allah’ı zikretmenin üzerine kuruludur. Bir şeyhe bağlandım, işim bitti diye bir şey yoktur. Son nefesine kadar zikirle hemhal olmak, Kur’an ve Sünnet dairesinde mücadeleye devam etmek, nefisle mücadeleye devam etmek, haramlardan uzak durmaya devam etmek, zikir halkalarına devam etmek, günlük virdini çekmeye devam etmek esastır.

Kim zikrullahı terk etti, bilsin ki Allah da onu terk etti. Kim Allah’ı unutursa Allah da onunla irtibatını keser. “Kim Allah’a kavuşmayı dilerse Allah da ona kavuşmayı diler. Kim Allah’a kavuşmayı dilemezse Allah da ona kavuşmayı dilemez.” Bir adım gelene Cenab-ı Hak on adım gelir; biz bir adım gitmekle mükellefiz.


İlmel Yakin, Aynel Yakin, Hakkel Yakin

İlmel yakin derecesinde bir kimse namazını kılar, bir dahaki namaza niyetlenirse iki namazın arası ibadetle geçirilmiş hükmündedir. Beş vakit farz namazını kılan, haramlardan uzak duran kimse ehli cennettir. Bu işin en vasat, en alt dairesidir.

Aynel yakin noktasında ise kişi bu haliyle tatmin olmaz, arayışın içerisine girer. Daha fazlasını ister: “Kim yüz sefer Subhanallahi ve bihamdihi derse deniz köpükleri kadar günahı olsa affolunur.” “Kim Subhanallahi ve bihamdihi derse cennette onun için bir ağaç dikilir.” Tasavvuf, daha fazlasını arayanların mesleğidir; tembellerin, aymazların işi değildir.

Hakkel yakin noktasına ulaşmak ise sen O’nu zikrettiğinde, O’nun seni zikrettiğini idrak etmektir. Bu farkındalıktır, bu kesp’tir. Senin susup O’nun konuşmasıdır. Sen mi zikrediyorsun, O mu zikrediyor; bunun şuurunun kalmamasıdır. Ancak bu hale ulaşılsa dahi sakın gevşememeli, sakın “oldum” haline geçmemeli. Ehli tasavvufun hepsinin yıkıldığı yer burasıdır: Bir müddet sonra eminliğe geçerler, gevşekliğe düşerler.


Namazın Arkasından Tesbihat ve Sünnet

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem namazın arkasına 33 Subhanallah, 33 Elhamdülillah, 33 Allahu Ekber tesbihatı koymuştur. Namazın içerisindeki eksiklikleri bu tesbihat tamamlar. Bir şeyhin dersi, Hz. Resulullah’ın virdinin önüne geçemez. Hz. Peygamber’in virdini bırakıp şeyhinin virdini çeken kimse hadadır, yanlışdır, vartaya düşmüştür.


Kalbe Hitap Alma ve Makamlar

Bir kimsenin kalbine hitap gelmesi, nefsin mutmain olma makamına ermesidir. Üçüncü makamda şeyhinden hitap gelmeye başlar. Dördüncü makamda Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ve şeyhinden hitap gelir, birbirini teyit eder. Beşinci makama geçtiğinde Cenab-ı Hak ona hitap eder. Hitap alan derviş beşinci makama gelmiştir ve halifeliğe adaydır.

Ancak bu da üstadıyla beraber perçinlenir. Üstad bunu görür, derviş perçinlenir. Kendi kendine “Ben gördüm, oldum” davasına düşen yanılır. Buradan dervişler yıkılır. Kalbine ilham gelen dervişin bunun sağlamasını üstadından alması gerekir; şeyhsiz ilham aldanmaya açıktır.


Muhyiddin İbn Arabi ve Cehennemde Azabın Sonu Meselesi

Muhyiddin İbn Arabi Hazretleri, Fusus’unda Firavun için rahmet ummuş ve sonunda cennet olacağını söylemiştir. Firavun boğulma esnasında “Senin Rabbine iman ettim” demiştir. İbn Arabi bu hadis-i kudsiyi tevil ederek bu görüşü ortaya koymuştur. Yanıldıysa bir sevap alır, isabet ettirdiyse on sevap alır; müteşabihtir çünkü.

İbn Arabi ayrıca bir gün cehennemde azabın son bulacağını söyler. Cehennem ebedidir ama bir kimsenin seksen yıllık ömrü için ebediyen azap görmesi Allah’ın rahmetine uygun değildir. “Benim rahmetim gazabımı geçmiştir” hadis-i kudsisi buna delildir. Hz. Ömer ve Ebu Hureyre’den nakledilen rivayetler de bunu destekler. Cehennemlikler ebedi cehennemde kalacaktır ama azap bir gün bitecek, cehennem onlar için cennete dönüşecektir.


Dervişliğin Onuru ve Günahtan Korunma

Dervişliğin bir onuru, bir profili, bir ölçüsü vardır. “Mümin odur ki dilinden ve elinden diğer Müslümanlar emindirler.” Bu Müslümanlığın onurudur. Derviş, dervişliğin onurunu zedelememek için hiç taviz vermez. Onur, bir kimsenin Kur’an ve Sünnet dairesinde insanlığıdır.

Bir derviş göz göre göre, bile bile günah-ı kebaire doğru giderse perdesi yırtılır. Sufi o noktaya gelmez; geldiyse geriye dönüp helalleşmesi gerekir. Dervişliğini kullanarak günah işlemek, dervişlik elbisesiyle insanları aldatmak kadar büyük bir yanlış yoktur. Sufi ahlakıyla ahlaklanmak, haramlardan uzak durmak olmazsa olmazdır.


Çeşitli Sorular ve Cevaplar

Dille Zikir mi Kalple Zikir mi Üstündür?

İkisi de efdaldir, birbirinden üstün tutmak birbirinden ayrılmak gibidir. Kalbiyle hoşluk hisseden, yakın olarak kendini gören kimsenin hali de güzeldir; dünyevi meşguliyetten çıkmak için dille zikretmek de güzeldir. Aralarında üstünlük farkı yoktur.

Boza Helal midir?

Bozanın tazesi caizdir. Bir müddet durduktan sonra kendince şaraplaşmaya başlar; şaraplaştığı zaman caiz olmaz.

Kabir Nur Namazı

Bazı fıkıh kitaplarında kabir nur namazı diye bir namazdan bahsedilir. Büyük fıkıh kitaplarının çoğunluğunda bulunmaz ama ehli tasavvuf bu namazı kılar. Akşam namazından sonra iki rekat nafile namaz niyetiyle kılınır.

Rukye ve Cinlerden Korunma

Rukye caizdir ve hadis-i şerifle sabittir. Her insanın manevi bir perdesi, manevi bir muhafazası vardır. Bu muhafaza çok büyük bir korkuyla, sevinçle, endişeyle veya üzüntüyle açılabilir; açıldığında kafir cinliler sızabilir. Sufi, sufiliğini devam ettirdiği müddetçe silsilenin nuraniyetinde korunur.


Kaynakça

  • Kur’an-ı Kerim, Ahzab Suresi, 33/41-42 — “Ey iman edenler! Allah’ı çok zikredin. O’nu sabah akşam tesbih edin.”
  • Kur’an-ı Kerim, Ankebut Suresi, 29/45 — “Namazı dosdoğru kıl… Allah’ı anmak elbette en büyük ibadettir.”
  • Kur’an-ı Kerim, Nisa Suresi, 4/142 — “Münafıklar Allah’ı az zikrederler.”
  • Kur’an-ı Kerim, Ahzab Suresi, 33/43 — “Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için rahmet bahşeder, melekler de dua eder.”
  • Kur’an-ı Kerim, Bakara Suresi, 2/260 — Hz. İbrahim’in mutmainlik talebi.
  • Ebu Davud, Edeb, Hadis No: 4856 — “Kim bir yerde oturur da Allah’ı zikretmezse ona Allah’tan noksanlık vardır.”
  • Ebu Davud, Edeb, Hadis No: 4855 — “Bir mecliste oturup Allah’ı zikretmeyen topluluk kıyamette hüsrana uğrar.”
  • Tirmizi, Daavat, Hadis No: 3377 — “Sizce amellerin en hayırlısını haber vereyim mi? Allah’ı zikretmektir.”
  • Buhari, Daavat, Hadis No: 6405; Müslim, Zikir — “Kim günde yüz kere Subhanallahi ve bihamdihi derse günahları affolunur.”
  • Müslim, Salat, Hadis No: 596 — Namazdan sonra 33 Subhanallah, 33 Elhamdülillah, 33 Allahu Ekber tesbihatı.
  • Buhari, Tevhid, Hadis No: 7405; Müslim, Zikir, Hadis No: 2675 — “Ben kulumun beni zannettiği gibiyim…” hadis-i kudsisi.
  • Hadis-i Kudsi — “Kim Allah’a kavuşmayı dilerse Allah da ona kavuşmayı diler” (Buhari, Rikak).
  • Hadis-i Kudsi — “Benim rahmetim gazabımı geçmiştir” (Buhari, Tevhid; Müslim, Tevbe).
  • Muhyiddin İbn Arabi, Fususu’l-Hikem — Firavun’un akıbeti ve cehennemde azabın sonu meselesi.
  • Hz. Abdullah ibn Abbas (r.a.) — “Allah’ın sizi anması, sizin O’nu anmanızdan daha büyüktür” tefsiri.
  • Selman-ı Farisi (r.a.) — “Allah’ı zikretmekten daha üstün ibadet yoktur” sözü.