Dergah Sohbetleri Serisi

408. Dergâh Sohbeti — Dervişlik İlmeği, Nefis Terbiyesi ve Tekke Âdâbı

Giriş — Tövbe, Utangaçlık ve Güzel Ahlâk

Allah gecenize hayır etsin. Cenâb-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Hayırınızı, yılınızı, ömrünüzü hayır eylesin. Allah Teâlâ’ya küfreden dışında, kim tövbe ederse ve döndürmezse, Cenâb-ı Hak bütün günahları affeder.

Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin buyurduğu gibi, kişinin çocukluğunda utangaç olması güzel ahlâk sahibi olacağının alâmetidir. Utangaçlık hoş bir şeydir; bir kimsenin kendi haddini bilmesi, ehlâdesinde edebini bilmesi. Güzel ahlâk ise haramlardan uzak durmadır.

Güzel ahlâk çalışarak mı elde edilir? Âyet-i kerîmede buyurulmuştur: ‘İyilikler Rabbinizdendir, kötülükler de nefsinizdendir.’ Bütün iyilikler Cenâb-ı Hak’tandır. Cenâb-ı Hakk’ın vermiş olduğu iyiliği insanların artırması, kemâle erdirmesi, kendi gayretini vermesi gerekir.


Tekke’de Yemek Dağıtımı ve Âdâb

Cumartesi yoklama döğüsünde kandilde olduğu gibi pilav dağıtılıyor. Tepedatı için sıraya giriliyor; hiç güzel görüntü vermiyor, kuyruk yolları kapatıyor, insanlar rahat gidip gelemiyor, kuyruğa girenler sohbet dinleyemiyor. Bu sorunu çözmek için güzel bir öneri geldi: herkes masalarına otursun, arkadaşlar masalara servis etsin.

Güzel bir öneri ama yine de durduramazsınız. Bizim insanımızda enteresan bir nokta var; hemen bir şeyde kuyruğa giriyorlar. Edep açısından sıraya girip bir şey almak güzel ama tepkide hoş bir şey olmuyor. Planda da millet sıra beklemiyor. İnşallah bu cumartesi öyle yapalım; oturun masalarınıza, arkadaşlar getirecek diyelim.


Dervişlik İlmeği — Nefis Terbiyesi ve Hizmet

Hizmette Sabır ve Nefis Terbiyesi

Hizmet edenler, hizmet ederken nefislerini terbiye etmek için hizmet ediyorlar. Orada nefis terbiye etmek şudur: karşındaki kimse seni hor hakir görecek, ikinci sınıf vatandaş görecek. Normalde bir kimse dışarıda sesini çıkaramayacak veya sizin gözünüzün üstünde kaşınız var diyemeyecek olan insanlar, otururlar ağız dolusu size hakaret ederler, avuç dolusu laf söylerler.

Bu dervişlik ilmeğidir. Siz ona bir şey diyemiyorsunuz; biliyorsunuz onun kedi olduğunu, ama o bu dervişlik ilmeğinden size aslanlık yapıyor. O kendince kendisini çok bilen, çok akıllı, çok mâneviyatlı, çok takvâlı görüyor.

Kandırılmak ve Sabretmek

Pilav dağıtırken bir masada üç kişi oturuyor, beş tabak pilav istiyorlar. İki kişi daha gelecek diyorlar. Beş tabak bıraktım. Bir iki dakika geçmedi, tekrar iki tane daha istediler. Masanın altına baktım; poşetin içerisinde yoğurt kâsesi var. O iki iki yoğurt kâsesinin içine gidiyor.

Göz göre göre insan kandırılır, göz göre göre aldatılır. Gözümüze soka soka insanlar laf söylüyorlar. Biz birbirimize de yapıyoruz burada. Dervişlik böyle bir şey; saklayacak, gizleyecek, örtecek bir noktada değiliz.

Orada hizmet edecek olan kardeşler bunu göze alarak hizmet edecek. O kimse gelince onunla kafa yapacak, alay edecek, bir daha isteyecek. Sen laf söyledin gitti; o laf söyleyecek, sen susacak, hizmetine devam edeceksin. Cevap verdiğin an kaybettin.


Sahte Halifelik ve Para Toplama Yasağı

Adamın birisi demiş ki ‘Ben Mustafa Ali’nin halifesiyim.’ Milleti toplamış, herkese ders vermiş, milletten para toplamış. Sonra internetten telefonumu bulmuşlar, arıyorlar: ‘Şeyhim, bizim zâkimimiz bizden şu kadar para aldı.’ Kardeşim tanımıyorum, kim bu zâkim?

Bizde para toplamak yasaktır. Biz para toplamayı bütün sohbetlerimizde söylüyoruz. Birisi benim adımı kullanarak para toplamak isterse vermeyin. Bir şey isterse yapmayın. Herhangi bir kimse ‘efendinin haberi var’ derse inanmayın.


Tekke Kültürü ve Semazen Elbisesi

Sen dışarıda esnafsındır, amirsindir, memursundur — neysen nesin. Ama o elbiseyi giydin mi sen orada hizmetkârsın. Sen semazen elbiseni giydin mi semazensin. O elbiseyi üzerinde iken başka bir şey yapamazsın. O elbiseyi giymişsin, dışarıda da başka bir şey yapamazsın.

Tekkeye bir ateş mi versek acaba? Sûfî olanlar, biz buranın bir daha ümüğüyüz; yanacaksan burada yanalım diyenler kalacak. Geri kalan gidecek gidecek. Birinci derecede amaç orada nefis terbiyesidir.


Mekân Taşınması — 11 Yıllık Dergâhtan Vedâ

Mekânların kendince bir aşinalığı olur; insanlar mekâna alışırlar, mekân insana alışır. Yaklaşık on yılın üzerinde, on iki on üç yıldan beri burada zikrullah oluyor ve bu mekânla zikrullah ile ayakta duruldu. Burası da bir gariplik çekecektir tabiî; inşallah onun da garipliği uzun sürmez.

Biz para toplayan, etraftan salma salan bir cemaat değiliz. O yüzden güç olmasa da makul bir noktada makul bir daire, bir yerin olsun. Bu noktada on bir yıl karnımızı çekti burası. Cenâb-ı Hak oranın da ecrini, sevabını kat kat versin inşallah.

28 Şubat Döneminde Cesaret

Kira almış olsa da insanın yerini bir dergâha vermeye vermesi herkesin yapacağı bir iş değildir; herkesin cesareti yerinde değildir. 2001’lerde, 2002’lerde Türkiye normalleşmemişti; 28 Şubat’ın hemen akabinde herkesin cesaret edip yapacağı bir iş değildi. O bu noktada mülkünü cesaretle dergâha açtı, yarın bizi kıracak diye düşünmedi. O gündür bu gündür kiracısıyız. Cenâb-ı Hak bu âlemde de öbür âlemde de onu mükâfatlandırsın, ona ve bize hidâyet eylesin inşallah.


Kaynakça

Hadîs-i Şerîf Kaynakları

  • Tövbe ile günahların affedilmesi — Sahîh-i Müslim, Kitâbü’t-Tevbe, Hadis No: 2759; Zümer Sûresi 39/53 tefsiri bağlamında
  • Hayâ (utangaçlık) îmandan bir şubedir — Sahîh-i Buhârî, Kitâbü’l-Îmân, Hadis No: 24; Sahîh-i Müslim, Kitâbü’l-Îmân, Hadis No: 36
  • Hayâ hayrın tamamındandır — Sahîh-i Müslim, Kitâbü’l-Îmân, Hadis No: 37
  • Birinci Murat ve Tembelhane kıssası — Osmanlı menâkıbnâme geleneği; sözlü rivâyet

Âyet-i Kerîme Kaynakları

  • Nisâ Sûresi 4/79 — ‘Sana gelen iyilik Allah’tandır, başına gelen kötülük ise nefsindendir’
  • Zümer Sûresi 39/53 — ‘De ki: Ey kendilerine kötülük etmekte aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah bütün günahları affeder’

Tasavvuf Kaynakları

  • Tekke âdâbı ve hizmet anlayışı — İmâm Kuşeyrî, er-Risâle, Hizmet ve Edeb Bahsi
  • Nefis terbiyesi ve dervişlik ilmeği — Sühreverdî, Avârifü’l-Maârif, Bâbü’l-Hizme; İmâm Gazzâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, Kitâbü Riyâzeti’n-Nefs
  • Semazen elbisesi ve tekke kıyafeti — Mevlevî Âyîn-i Şerîf usûlü; Ahmed Eflâkî, Menâkıbu’l-Ârifîn