Dergah Sohbetleri Serisi

404. Dergâh Sohbeti — Kalbin Tercümanı Dil, Deccaliyet ve Kölelik Sistemi


Giriş Duası

Selamun aleyküm. Allah gecenizi hayır etsin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayır eylesin.


Kalp ve Dil İlişkisi: Dilin Kalbin Tercümanı Olması

Kalp Her Şeyin Merkezidir

Dil, insanı kâfir eder, mümin eder. Dil, insanı vezir eder, rezil eder. Ama dil kâfir ederken veya vezir ederken yalnız değildir. Onun arkasında, onun güç aldığı yer insanın kalbidir. Kalpte nifak varsa, küfür varsa dilde de nifak ve küfür olacak. Kalpte iman kök salmışsa dil imanı söyleyecek.

Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri buyurmuştur: ‘Sizde bir et parçası var, orası iyiyse bütün organlar ve vücut iyidir. Orası kötüyse bütün vücut ve organlar kötüdür. Bu da kalptir.’ Asıl üzerinde durulması gereken, dikkat verilmesi gereken yer insanın kalbidir.

İmtihan Anında Kalbin Gerçeği Ortaya Çıkar

Bir kimsenin en sevinçli anı, en üzüntülü anı, en kederli anı, en sinirli anı ölçü olarak onun olmazsa olmaz anıdır. Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri buyurmuştur: ‘İmtihan size çarptığı andır.’ İmtihan bir kimsenin bir şeye çarptığı andır. Aşırı sevindiği an, aşırı üzüldüğü an, aşırı sinirlendiği andır.

İnsanın kalbi o zaman ne ile karşılaştıysa, kalbi ne hâldeyse insan odur, başka bir şey değildir. Kalbinde olan dile sudur eder. Dil, göz, kulak, el, ayak kalbindekinin dışarıya tecelli ettiği organlardır. Dili bu noktada kalbinin tercümanıdır.

Öfke Anında Gerçek Yüzün Ortaya Çıkması

Birisi size çok sinirlendiğinde ne söylüyorsa, size bakış açısı odur. ‘Ben çok sinirliydim böyle söyledim’ — evet doğru söyledin, senin bakış açın buymuş. Senin bana olan hislerin buymuş. Senin bu noktada bana karşı olan kalbî durumun budur.

Size hakaret etti, kendisinin ne seviyede olduğunu gösterdi. Sizi incitti, kendisinin ne seviyede olduğunu gösterdi. Birisi size olmayacak şeyler söyledi, kendisinin seviyesini çıkardı meydana.

Kadının Feryat Etmesi Kıssası

Kadının birisi feryat figan ederken Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri soruyor, ‘Seni böyle feryat figan ettiren ne?’ diyor. ‘Oğlum öldü’ diyor. Ona teskin edici bir şey söyleyecekken kadın diyor ki ‘Git başımdan şimdi.’ Yürüyüp gidince birileri diyorlar ki ‘Sana onu söyleyen Hz. Peygamber.’ Kadın koşa koşa gidiyor, ‘Ya Resulallah, oğlumun ölümünden dolayı ne yaptığımın farkında değildim’ diyor. O zaman Hz. Peygamber Efendimiz buyuruyor: ‘İmtihan size çarptığı andır.’

Dervişin Tutumu

Birisi geldi ona hakaret etti, ağır laflar söyledi. Derviş şunu diyecek: ‘Allah razı olsun, ben ne olduğumu senden dinlemiş oldum.’ Bunu eşi söyleyebilir, çocuğu söyleyebilir, arkadaşı söyleyebilir. Kendi kendine analiz et: söylediğin her şey bende varmış. Allah beni affetsin, Allah beni ıslah etsin.


Nefse Zulmetmek ve İbadet Dengeleri

Haramla İştigal En Büyük Zulümdür

Nefse zulmetmek birinci derecede en önemli şey haramlarla iştigal etmektir. Bir kimse haramla iştigal ediyorsa birinci derecede nefsine zulmediyor. Haram işlemek nefse zulmetmektir. Namaz kılmamak da haramdır, o da nefse zulmetmektir.

İbadette Haddini Aşmak da Zulümdür

İbadet etme kastıyla hürmet çizgisini aşmak, bu da nefse zulmetmektir. Her gün oruç tutup hiç orucu bırakmamak gibi, hiç uyumamak istemek gibi. Üç kişi böyle söz veriyor: birisi cinsel ilişkiyi terk etmek istiyor. Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri buyuruyor: ‘Allah’tan en fazla korkanınız benim. Ben uyurum, cimaı da ederim.’ Bir kimse fıtratının üzerinde bir şey isterse nefsine zulmetmiş olur.


Deccal ve Deccaliyet Meselesi

Deccalın Mahiyeti

Âhir zamanın en büyük alametlerinden biri deccalın zuhurudur. Âdem’den beri bütün peygamberler ümmetlerini deccal ile korkutmuşlardır. Deccal konuşulduğu müddetçe zuhuru gecikir, tehir edilir.

Deccal insanları dinsizliğe sürükler. İnsanları Kur’an ve Sünnet’in dışına götürür. İnsanların imanını gönlünden alıp götüren her olgu, sistem, fikir, düşünce, kitap, şahıs, devlet — bunların hepsi deccaliyetin birer yüzüdür.

Deccaliyetin Çalışma Yöntemi

Deccaliyet bir yandan İslam’a, din ve dindarlara karşıdan saldırır. İkinci olarak İslam’ı, din ve dindarları yanı başından hançerler. Biz onu bizden zannederiz, kendimizden zannederiz.

Âhir zamanda öyle insanlar gelir, onlar sizin dilinizden konuşurlar, sizin gibi namaz kılarlar ama sizden değillerdir. Onların kıldıkları namaz boğazlarını geçmez. Bunlar deccaliyete hizmet ederler.

Müseylimetü’l-Kezzab, Hazreti Peygamber’in peygamberliğini reddetmez, Kur’an’ı reddetmez. Ama zekâtı kaldırır, ihtiyaçtan fazlasını dağıtır der. Deccaliyet böyle çalışır. Bir gözü şaşıdır çünkü. Bir gözünün şaşı olması doğruyu görememesi, insanlara doğruyu gösterememesidir.

Her Dönemin Deccalı ve Mehdîsi Vardır

Her dönemin bir deccalı, deccaliyeti ve deccalı olacağını, her toplumun bir deccalı olacağını, her kavmin bir deccalı olacağını bütün İslam dünyasının âlimleri ittifak etmişlerdir. Yine her dönemin bir müceddidi vardır, her toplumun, her bölgenin, her coğrafyanın bir velisi vardır.

Deccaliyet zirve yapar, onun karşılığında Cenab-ı Hak mehdiyeti gönderir. Her deccal oyununa karşılık Cenab-ı Hak mehdiyete ve mehdinin askerlerine kuvvet verir. Kuvveti veren Allah’tır, kalpleri evirip çeviren Allah’tır.

Anadolu’da Deccaliyet ve Mücadele

Anadolu topraklarında din ve diyanetin konuşulmaması için harf devrimini yaptılar. Kur’an’ı yasakladılar, Sünnet-i Resulullah’ı yasakladılar. Medreseler kapandı, tekkeler kapandı, zaviyeler kapandı. Şeyh efendileri astılar, hapse attılar. Âlimleri sürüm sürüm süründürdüler.

Cenab-ı Hak o karanlığın, o tufanın altında yeniden dini neşvünema ettirdi. Ehl-i sufi, ehl-i tarikat el ele toplanıp zikrullah yaptılar. Evleri bastılar, toplantıları bastılar. Her türlü zulmü yaptılar ama Allah nurunu tamamlayacak. Allah dinini ve dindarları hâkim kılacak.


Dünya Üzerindeki Kölelik Sistemi ve Ekonomik Düzen

Faize Dayalı Kölelik

Günümüzdeki sistem kölelik sistemidir. Dünya üzerindeki ekonomik modellerinin hepsi köleliğin üzerinde kurulmuştur. Bu köleliğe karşı mücadele edecek, bu kölelik düzenini değiştirecek inanç olarak bir tek İslam kalmıştır.

Bir devletin düzeni ve sistemi faize dayalıysa orada kölelik vardır. Türkiye kölelikten kurtulabilmiş ülkelerden biri değildir. Aynı kölelik Almanya’da, İngiltere’de, Amerika’da, Fransa’da, Rusya’da, Çin’de, Japonya’da da vardır. Dünya üzerindeki bütün devletler kölelik sisteminin birer payandasıdır.

Kölelik Sisteminin Yapısı

Bu kölelik sisteminin başında uluslararası finans çevreleri vardır ki bunun kalbi İngiltere’dir. Bu kölelik sisteminin askerî gücü Amerika’dadır. Bu kölelik sisteminin organizasyonu NATO’dur. Bu kölelik sisteminin siyasi ayağı Birleşmiş Milletler’dir.

İslam ticaret sisteminde gümrük yok, kota yok, asgari ücret yok. Herkesin ehliyetine göre, kendi sistemine göre bir ücreti var. Bu komple bir şey; yememiz, içmemiz, giymemiz, gezmemiz — her şeyimizi empoze ediyorlar bize.

Tüketim Köleliği

Evinde üç tane gömleği olan var mı? Evinde beş tane pantolonu olan var mı? Her birimiz dolaplardaki o gömlekleri, pantolonları, ayakkabıları tutmak için, onları çoğaltmak için, onları yenilemek için köleliğe devam edeceğiz.


Ticaret Yapmanın Fazileti ve Dervişlik

Ticarete Nasıl Başlanır?

Ben maydanoz satmaktan başladım. Bakkal dükkânında başladım, maydanoz sattım, kahve ocağında çaycılık yaptım, ayakkabıcının yanında çalıştım. Sonra başka yerlerde çalıştım, müdürlük yaptım, orman işletmesinde çalıştım, memurluk yaptım. Kömür deposu açtım.

Şeyh Efendi Allah rahmet eylesin, ‘Bırak oğlum ortağını’ dedi, bıraktım. Köfteci dükkânı açtım, battım, tekrar battım. 28 Şubat’ta yaklaşık bir milyon dolara yakın borcum oldu. Yine ticarete devam ettim. Cenab-ı Hakk’ın izniyle ödedim borçlarımı. Şu anda kimseye borcum yoktur.

Ticaret Yapan Allah’a Yakındır

Ticaret yapan kimse nasıl Allah’a yakın olur? Hep ‘Ya Rabbi’ der. Önünde borç var, mala girmiş, senet yazmış, o hep ‘Ya Rabbi’ makamındadır. Ödemeler sıkışır, hep ‘Ya Rabbi’ makamındadır. Sabahleyin okuyup okuyup gider, dükkânı okuyup okuyup açar.

Ticaret yapan kimse daha özgürdür. Bir dükkân çalıştıran, yanında insan çalıştıran daha özgürdür, daha iyi yürür. Ben isterim ki bütün sufi kardeşler böyle olsun. Tayyip Erdoğan’ın bir sözü var: ‘Para ile yatırım yapmak kolay, önemli olan para vermeden yapmak.’ Harika bir söz.


Hz. Peygamber’i Yaşlandıran Sure

Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir sure için ‘Beni yaşlandırdı’ buyurmuştur. ‘Ey Habibim, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.’ Bu sure Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretlerini yaşlandırmıştır.


Kaynakça ve Referanslar

Kur’an-ı Kerim Referansları

  • Hûd Suresi 11/112 — ‘Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!’ (Hz. Peygamber’i yaşlandıran sure)
  • Saf Suresi 61/8 — ‘Allah nurunu tamamlayacaktır, kâfirler hoşlanmasa da.’
  • Fetih Suresi 48/28 — ‘O, Resulünü hidayetle ve hak dinle gönderendir ki onu bütün dinlere üstün kılsın.’
  • Tevbe Suresi 9/60 — Zekât ayeti ve zekâtın farziyyeti

Hadis-i Şerif Referansları

  • Buhârî, Îmân, No: 52; Müslim, Müsâkât, No: 1599 — ‘Sizde bir et parçası vardır; o düzgün olursa bütün beden düzgün olur, o bozulursa bütün beden bozulur. Dikkat edin, o kalptir.’
  • Buhârî, Cenâiz, No: 1283 — Oğlunu kaybeden kadının feryat etmesi ve ‘Sabır musibete çarptığı ilk andadır’ hadisi
  • Buhârî, Nikâh, No: 5063; Müslim, Nikâh, No: 1401 — Üç kişinin aşırı ibadet adaması ve Hz. Peygamber’in ‘Ben uyurum, namaz kılarım, oruç tutarım, evlenirim’ buyurması
  • Tirmizî, Tefsir, No: 3297 — Hûd Suresi’nin Hz. Peygamber’i yaşlandırdığına dair hadis: ‘Şeyyebetnî Hûd’ (Beni Hûd yaşlandırdı)
  • Müslim, Fiten, No: 2937 — Deccalin zuhuru, sıfatları ve bir gözünün şaşı olması
  • Buhârî, Menâkıb, No: 3620 — Her peygamberin ümmetini deccal ile korkutması
  • Ebû Dâvud, Melâhim, No: 4291 — Allah her yüz yılın başında bu ümmete dinini yenileyecek bir müceddid gönderir

Tarihî ve Tasavvufî Kaynaklar

  • Müseylimetü’l-Kezzâb (ö. 12/633) — Hz. Peygamber’in sağlığında çıkan yalancı peygamber
  • Baba Resul İsyanı (1240) — Selçuklu Devleti’nin zayıflamasına yol açan dinî-siyasî isyan hareketi
  • Bediüzzaman Said Nursî (1878-1960) — Risale-i Nur Külliyatı, eski Said-yeni Said dönüşümü
  • Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri (1888-1959) — Kur’an eğitimi için köy köy dolaşması
  • 28 Şubat 1997 — Türkiye’de postmodern darbe süreci ve din-devlet ilişkileri
  • Cebriye ve Kaderiye mezhepleri — İtikadî fırkalar ve irade tartışmaları