Şevval Orucu ve Terk Edilmiş Sünneti İhya Etmek
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Ramazan’dan sonra Şevval ayında altı gün oruç tutmayı tavsiye etmiştir. Hadis-i şerifte buyurulmuştur ki kim Ramazan’dan sonra Şevval’de altı gün oruç tutarsa bütün yılını oruçlu geçirmiş gibi sevap kazanır. Bunun hesabı şöyledir: Allah bir iyiliğe on sevap verir. Otuz güne üç yüz, altı güne altmış eder, toplamda üç yüz altmış gün. Böylece o kimse bütün yılını oruçlu geçirmiş gibi olur.
Bu altı günü ikişer ikişer, üçer üçer veya hepsini bir seferde tutmak mümkündür. Bu noktada serbestlik vardır. Sufiler terk edilmiş sünnetleri ihya etmek için gayret gösterirler. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuştur ki kim terk edilmiş bir sünneti ihya ederse, onu yaşarsa, gündemde tutarsa, kendi üzerinde tesis ederse ona yüz şehit sevabı verilir.
Abdest ve Gusülde Vesvese Meselesi
Bir kimse gusül abdestinin var mı yok mu diye vesvese ederse guslünü alır. Gusül abdestinin bozulup bozulmadığı konusunda tereddüt ediyorsa, hüküm bozulmadığı yönündedir. Gusül almak için banyoya girip suya daldıysa, gücünün yettiği kadar yıkandıysa ‘şuraya su değdi mi değmedi mi’ diye düşünmeyecektir. Bu tür düşünceler vesveseyi artırır.
Günümüzde evlerde bulunan duş başlıklarının altına bir kimse girse, elini değdirebildiği yerleri sürtse, gusül sahihtir. Üzerine vesvese yaparsanız şeytan sizin üzerinizdeki vesveseyi artırır. Gusle gireceksiniz, ağzınıza burnunuza su vereceksiniz, komple yıkanacaksınız ve bitecek. ‘Kulağımın arkasına su değdi mi, küpe deliğinin içine su girdi mi, tepemde saçın arasına su ulaştı mı’ gibi sorulara mahal vermeyin. Vesveseye yer açmayın, şeytana fırsat vermeyin.
Dinde Şüphe ve Hakikate Ulaşmak
Bir kimse içinde bulunduğu halden şüphe ederse asla hakikate ulaşamaz. Şüphenin pozitif bir boyutu vardır ki o da insanı araştırmaya, doğruya ve hakikate götürür. Bu bilim adamları için geçerlidir; onlar otururlar dört defa dörtten bile şüphe ederler, bu onların işidir. Bu pozitif şüphe o kimseyi daha doğruya, daha iyiye götürmeye çalışır.
Ancak dinde şüphe insanı sapıklığa ve küfre götürür. Allah muhafaza eylesin. Bir kimse kıldığı namazdan, tuttuğu oruçtan, aldığı abdestten, yaptığı zikrullahtan, duadan, iyilikten şüphe etmeyecektir. Allah’ın affından, mağfiretinden, duaları kabul edişinden şüphe etmeyecektir. Dini yaşamanın hakikat olduğundan şüphe etmeyecektir. Dini mükellefiyetlerini yerine getiriyorsa asıl hakikatin o olduğunu bilecek ve bundan şüphe etmeyecektir.
Muhabbet, Sevgi ve Aşkın Mertebeleri
Muhabbetin sevgiye, sevginin aşka yükselmesi aklın işidir. Akıl önce muhabbet besler, muhabbet besledikten sonra tanır, tanıdıktan sonra sever, sevmekle derinleşir ve aşka dönüşür. Bu aklın yoludur.
Bir de bir bakışta aşık olma hali vardır. Hazreti Ömer radıyallahu anh Hazretleri geldi, gördü, kaldı. Hazreti Muhammed aleyhi ve sellem Efendimizi gördü, teslim oldu, bitti. Araştırmadı. Aşıklıkta zirve budur.
‘Gizlenen Hadisler’ Yalanı ve Deccaliyet
Son zamanlarda televizyonlarda ve sosyal medyada ‘gizlenen hadisler’ diye bir söylem dolaştırılmaktadır. Oysa gizlenen hadis diye bir şey yoktur. Kütüb-i Sitte meydandadır. Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, İbn Mace gibi altı meşhur hadis kitabı meydandadır. Otuz iki tane hadis kitabı açık ve erişilebilir durumdadır. İslam dünyasının içerisinde tüm kaynaklar mevcuttur.
Bu tür söylemler insanların kafasında soru işareti yaratmaktan başka bir işe yaramaz. Bunlar dünya üzerindeki egemen güce, deccaliyetin oyunlarına boyun eğmiş insanların tezgahlarıdır. Kimisi hadis-i şerifleri inkar ediyor, kimisi gizlenen hadisler olduğunu iddia ediyor, kimisi bazı hadislere tabi olunur bazılarına olunmaz diyor, kimisi Hristiyanları ve Yahudileri cennete sokuyor, kimisi peygamberlik ilan ediyor.
Bunlar deccaliyete kölelik yapan, ruhlarını satmış insanlardır. Asıl aranacaksa, ruhu satılık olan, aklı satılık olan, imanı satılık olan, kalbi satılık olan kimseler aranmalıdır. Asıl vefasızlar dinin olmazsa olmazına sırtını dönen hainlerdir. Biz dinimize sahip değiliz, doğru Kur’an ve sünnet dairesinde duran din adamlarına sahip olamıyoruz, tarikat şeyhlerine sahip olamıyoruz. Korkak, kısırık, her an yenilmeyi rızalanan bir ümmet topluluğu halindeyiz.
Havas İlmi ve Bilmediğini Öğrenmek
Havas ilmini arayan Kur’an ve sünnete sımsıkı yapışmalıdır. Havas ilmini arayan asla haramlarla iştigal etmemelidir. Haramdan fersah fersah kaçmalıdır. Hadis-i kudside açıkça bildirilmiştir: Kim haramları terk ederse Allah ona bilmediğini öğretir. Siz sımsıkı Kur’an ve sünneti yaşayın, Allah sizin bilmediklerinizi öğretir.
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuştur: ‘Sen yetimdin, ben bakmadım mı? Sen ümmettin, ben sana ilim vermedim mi? Ben sana öğretmedim mi?’ Ve yine buyurmuştur: ‘Beni Rabbim terbiye etti ki ne güzel terbiye etmiş.’ Allah bizi de O’nun terbiyesiyle terbiye eylesin.
Sohbet Meclislerine Devam ve Çevrenin Baskısı
‘Çevrenizdekiler sürekli bu gibi meclislerden uzak durmanızı söylüyorlar’ diye bir soru geldi. Doğru söylüyorlar! Bu gibi topluluklar insanı dindar eder, Allah’a aşık eder, Kur’an ve sünneti yaşamaya sevk eder. Bu gibi topluluklar Kur’an ve sünnet dairesinde durduğu için her nefse hoş gelmez, her aileye hoş gelmez, herkese hoş gelmez.
Bu yerlere gelmeyip heva ve hevese göre rahat hayat yaşamak isteyenler gerçekten bu topluluktan uzak durabilirler. İşiniz aksayabilir, eşinizle aranız bozulabilir, çocuklarınız ‘babam nerede’ deyip şikayet edebilir. Haftanın üç dört günü sohbet var, eşler rahatsız olabilir. Bütün bu durumlar olağandır.
Ama şunu bilin ki bu yol bitmek tükenmek bilmeyen bir yoldur. Sonsuz bir yoldur. Kimse burada zorla tutulmaz. İstediğin zaman gel, istediğin zaman git. Ama gittikten sonra istediğin zaman gelemezsin. Gelmesi bir sefer, gitmesi de bir sefer. Gelirsin, kalırsın ya da gidersin; gidersen bir daha gelemezsin.
Temizlik, Misvak Sünneti ve Vücut Bakımı
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri neredeyse misvak kullanmayı farz kılacaktı. Abdestten önce, abdestten sonra, namazdan önce, namazdan sonra, namazların aralarında dişlerini misvakla temizlerdi. Sünnet kılarken dişlerini misvakla fırçalar, farz namazına geçerdi. Abdest almazdan önce dişlerini misvaklar, abdest aldıktan sonra da misvak kullanırdı.
Güzel koku sürmek de sünnettir. Vücudunuz ter kokmasın, ekşi ekşi pis kokmasın. Gerçek Müslümanlar vücutları kötü kokan insanlar değildir. Ağız kokusuna dikkat edin, vücut kokusuna dikkat edin. Özellikle yaz mevsiminde sık sık banyo yapıp vücutlarınızı rahatlatın.
Evli erkekler ve kadınlar, geceleri yatarken duş almadan, dişlerinizi fırçalamadan, ağız ve vücut kokunuzu gidermeden eşinizin yatağına yatmayın. Kadınlar ve erkekler birbirlerini bu noktada gözetsin. Hiçbir kadın ve hiçbir erkek birbirine kötü koku yaymasın. Hiç kimsenin bunu çekmeye ve çektirmeye hakkı yoktur.
Üniversite Nikahları ve Helal Yoldan Evlenme
Bugünkü gençler arasında bir hastalık var. Bilhassa üniversite gençliği bu hastalığa düçar olmuş vaziyettedir. Gençler haram olmasın diye birbirleriyle nikahlanıyorlar. Bu nikahlardan ailelerin haberi yok. Hanefi mezhebine göre normalde bu nikah sahihtir. Ama bu insanlar güvenilir değildir. Bu nikahlar evlenmek için kıyılmış nikahlar değildir, bir ev paylaşmak için kıyılmış nikahlar değildir.
Zaman içerisinde gençler bu nikahın evlilik nikahı olduğu bilincinden uzak davranıyorlar. Bir müddet sonra sepeti koluna herkes yoluna gidiyor. Çok seviyorlardı, birden nefret ediyorlar. Çok seviyorlardı, yüzlerini dahi görmek istemiyorlar. Bu, dinin özgürlüğünü heva ve hevese kurban etmektir, dinin hükmünün arkasına saklanıp insanları aldatmaktır.
Bir erkek bir kıza ‘ben seninle evlenmeyi düşünmüyorum’ dese kız ne yapar? Bu aldatmaktır, aldatmaktan başka bir şey değildir. Cinsel ilişki yaşanmışsa o nikah boşanma gerektirir. Kız ‘ben evlenmiş boşanmış bir kadınım’ diyebilecek mi, erkek ‘ben iki sefer evlendim’ diyebilecek mi? Bu gerçeklerin farkında olmadan hareket ediliyor.
Evlenmek herkesin hakkıdır. Helal yolu varken harama istical etmeyin. Hiç kimsenin kızına gidip de arkadaşlık teklif etmeyin. Bu sevgililik değildir, bu dervişlik değildir. Evlenmek isteyenler annesini babasını göndersin, ‘Allah’ın rızasıyla, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin sünneti ile kızınıza talibim’ desin. Vermedi mi bir daha git talip ol. Olmuyorsa git bir ev tut, dayak döşeğini hazırla ve evlen. Bu kadar basittir.
Kaynakça
Hadis-i Şerif Kaynakları
- Şevval orucu hadisi: ‘Kim Ramazan orucunu tutar, sonra Şevval’den altı gün eklerse bütün yılı oruç tutmuş gibi olur.’ — Sahih-i Müslim, Kitabü’s-Sıyam, Hadis No: 1164; Sünen-i Ebu Davud, Kitabü’s-Savm, Hadis No: 2433; Sünen-i Tirmizi, Kitabü’s-Savm, Hadis No: 759
- Terk edilmiş sünneti ihya eden hadisi: ‘Kim benim sünnetimden terk edilmiş bir sünneti ihya ederse ona yüz şehit sevabı verilir.’ — Taberani, el-Mu’cemü’l-Kebir; İbn Adiy, el-Kamil fi’d-Duafa
- Misvak hadisi: ‘Ümmetime zor gelmeseydi her namazda misvak kullanmalarını emrederdim.’ — Sahih-i Buhari, Kitabü’l-Cum’a, Hadis No: 887; Sahih-i Müslim, Kitabü’t-Tahare, Hadis No: 252
- Haramı terk eden hadisi (kudsi): ‘Kim haramları terk ederse Allah ona bilmediğini öğretir.’ — Ebu Nuaym, Hilyetü’l-Evliya; Beyhaki, Şuabü’l-İman
- Terbiye hadisi: ‘Beni Rabbim terbiye etti, ne güzel terbiye etti.’ — Suyuti, el-Camiü’s-Sağir; İbn Sa’d, et-Tabakat
- ‘Bir iyiliğe on sevap’ prensibi — Sahih-i Müslim, Kitabü’s-Sıyam, Hadis No: 1164
Ayet-i Kerime Kaynakları
- ‘Kim bir iyilik yaparsa ona on katı verilir.’ — En’am Suresi, 6:160
- Vesvese ve şeytanın aldatması: ‘Şüphesiz şeytan sizin düşmanınızdır, onu düşman edinin.’ — Fatır Suresi, 35:6
- İman edenlerin şüpheye düşmemeleri: ‘Ancak Allah’a ve Resulüne iman eden, sonra şüpheye düşmeyenler…’ — Hucurat Suresi, 49:15
Fıkıh Kaynakları
- Gusül abdestinin şartları ve vesvesenin hükmü — İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar ale’d-Dürri’l-Muhtar, Kitabü’t-Tahare
- Hanefi mezhebinde nikahın şartları (iki şahit, mehir) — Merginani, el-Hidaye, Kitabü’n-Nikah
- Şüphe ile yakinin hükmü (şek ile yakin zail olmaz) — Mecelle, Madde 4; İbn Nuceym, el-Eşbah ve’n-Nezair
- Gusülde vesvesenin terk edilmesi gerektiği — Kasani, Bedaiü’s-Sanai, Kitabü’t-Tahare
Kaynak: YouTube — 400. Dergâh Sohbeti