Manevi Müşahedeler ve Zikrullah Halkası
Efendimle beraber zikrullahı yaptırdılar. Efendime dokuz tarikatin tacını giydirdiler. ‘Evladım, dünya üzerinde bir numara zikrullah aldı. Beni böyle çekip dünyada başka bir yer yok’ dedi. Allah razı olsun dedi, Efendimin alnından öptü, tacını giydirdi. Beyaz taç üzerinde dokuz tarikatın işaretleri vardı. Bütün peygamberler, sahabeler ve bütün geçmiş evliyaullah oradaydı; çok kalabalık, mahşer gibi bir yerdi. Melekler, ucu bucağı yoktu bu zikrullah meclisinin. ‘Evladım, sizin duruşunuz çok güzel. Efendime yürüyüşünüz çok güzel Mustafa’ dedi. ‘Yolumuz açık olsun, aydınlık olsun’ dedi.
Hz. Peygamber ile Zikrullah Müşahedesi
Büyük bir zikrullah halkası vardı. Bu halkayı geçtik. Ortasında Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri boynunu bükmüş duruyordu. Yavaş yavaş yüzünü kaldırdıkça etraf ışıldamaya başladı. Cehennemin ateşi sönmeye başladı. Söndükçe nur oldu. Tamamen söndü, cehennemin ateşi söndü.
Daha sonra Ravza-i Mutahhara’nın selamlama kapısında, Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretlerinin türbesinin köşesine geldiğimizde bir kapı açıldı. ‘Hadi gir oğlum’ dedi. ‘Ya Resulallah, arkadaşlarım, kardeşlerim de var’ dedim. Geriye baktığımda bütün kardeşlerimizi de aldı. Daha sonra bütün Müslümanları da içeri aldık.
Kapıda bir kişi varmış, biraz sakat, gelemiyor, yetişemiyor. Kapı kapanacak. Ben oradan uçtum, o kişiyi tuttum elinden, kaldırdım ki o milyonlarca kişi oldu. Hepsini de içeri soktum. İçeriye girdik, nurlu bir zikrullah halkası vardı. Bütün arkadaşlar, kardeşler oradaydı. Oturuyorlardı, zikrullah yapılıyordu.
Fethullah Gülen Meselesi Hakkında Manevi İşaret
Zikrullah yapılırken Fethullah Gülen Hoca da orada köşede oturuyordu. Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri dedi ki: ‘Oğlum, bunun çok cezası var. Bu yanlış bir kelam kullandı, dediği kelam çok yanlış.’ O da boynunu bükmüş, Hz. Peygamber’in huzurunda pişman bir şekilde oturuyordu. Bütün sahabeler, bütün evliyaullah oradaydı.
Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri ile karşı karşıya zikrederken, nefes alışverişlerimiz birbirimize geçmeye başladı. Hz. Peygamber’in ağzı büyüdü, büyüdü, bütün zikrullah halkasını kendi içine aldı. Cemaat olarak zikrullahı Hz. Peygamber’in göğsünün arasında, kalbinin hemen yanında devam ettirmeye başladık.
Sufi Meselesini Maneviyatla Çözer
Anlatılmasının sebebi şatahat değildir. Sufi, işini maneviyatla çözer. Maneviyattan kasıt, herkesin haline durumuna göre görmüş olduğu sahih hallerdir. O sahih hallere göre sufi kendine yol tayin eder. Bu günleri meşgul eden mesele ile alakalı zikrullah esnasında şöyle yalvardım: ‘Ya Resulallah, ikisinin ortasını bulsak, helalleştirsek, barıştırsak.’ Sükut etti, hiçbir şey söylemedi. Birkaç teklif daha sundum, yine sükut etti.
Madem sükut var dedim, ‘Ya Resulallah, senin desteklediğinin, senin arkanda durduğunun arkasında durmak isteriz.’ Bu meselede kardeşin gördüğü gibi, Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri Fethullah Hoca’nın arkasında durmadığını, Başbakan’ın arkasında durduğunu söyledi, destekledi. Fethullah Hoca orada boynu bükük kaldı; Başbakan ile beraber ayağa kalktı, yukarı doğru nur şeklinde yükselmeye başladılar.
Manevi Müşahede ile Yol Çizmek
Allah rahmet eylesin, şeyhim sağlığında bu tür meseleleri sorardı. Biz de anlatırdık. Bu tür meseleleri anlattıktan sonra bize veya bütün cemaate yol çizerdi. Bu meseleyi sulh yoluna götürmek istedim, ancak Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri sükut etti. Sükut ise bunun işareti ‘hayır’ demektir. Birkaç teklif daha sundum, onlara da sükut edildi. Demek ki bu meselede yapılacak fazla bir şey kalmamış.
Bu meseleyi açıklıkla ve net bir şekilde söylemek istedim. Dışarıda dedikodusunu yapın diye değil, bir fitne çıksın diye de değil söylüyorum. Sadece dua edin, nerede durduğumuz belli olsun. Bizim duruşumuz nefsimizden değil, heva ve hevesimizden değil, bir taraflardan bir şey beklediğimizden de değil. Biz Kur’an’a, Sünnete, Allah’a ve Resulüne bağlıyız. Memleketimizi ve memleketimizin insanlarını severiz.
Başka Bir Kardeşin Rüyası
Bir kardeşimiz şöyle bir rüya görmüş: Bir yanda Fethullah Gülen Hoca, bir yanda Recep Tayyip Erdoğan. İkisinin de davasının kendilerine göre hak olduğunu hissetti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de oradaydı. Fakat rüyada geçen şuydu: Her ne kadar yapılan yanlışlar olsa da bu millet bir nevi o yanlışları hak ettiği için o yanlışlar yapılıyor. Zaman geçtikçe, nasıl ki Kur’an’da güzel günlerin geleceğinden bahsediliyorsa, o şekilde gelecek diye bir ümit ve ışık doğdu.
Büyük Zikrullah Halkası Müşahedesi
Başka bir müşahedede bir daire şeklinde, yüzlerce kat, binlerce kat, belki milyonlarca kat zikrullah halkası görüldü. Her bir dairenin etrafında insanlar vardı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri bütün daireyi komple kontrol edip oradaki insanları denetim ediyordu. Milyonlarca, belki trilyonlarca insan her katta farklı farklı gruplar halinde zikirdeydi. Hz. Peygamber bütün herkesi tek tek denetim ediyordu ve her daire hızlı hızlı inip çıkıyordu.
‘Ameller niyetlere göredir’ buyurdu Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri. Kim ne yapıyorsa muhakkak Allah niyetini bilmektedir. Mükafatlandırılmış insanlar oradaydı, cezalandırılmış insanlar ise yoktu. Bu noktayı fitneye götürmeyin. Sadece dua edin, Cenab-ı Hak en güzel yolu açsın.
Türkçe Olimpiyatları ve Zikrullah
Türkçe Olimpiyatlarına Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretlerinin teşrif ettiğini ve desteklediğine inananlar, zikrullah halkasında da Hz. Peygamber’in teşrif ettiğine inanmaları gerekir.
Kaynakça
Hadis-i Şerifler
- “Ameller niyetlere göredir. Her kişi için ancak niyet ettiği şey vardır.” — Buhari, Bed’ü’l-Vahy, 1; Müslim, İmare, 155 (Hz. Ömer’den)
- Zikrullah meclisleri ve meleklerin kuşatması hakkında — Müslim, Zikir, 39; Tirmizi, Daavat, 7
- “Bir topluluk Allah’ı zikretmek için oturursa melekler onları kuşatır, rahmet onları kaplar, üzerlerine sekinet iner.” — Müslim, Zikir, 39
Tasavvufi Kaynaklar
- Manevi müşahede ve keşif halleri — Kuşeyri, er-Risale, Müşahede Bahsi; Hücviri, Keşfü’l-Mahcub, Keşf Bahsi
- Fena fi’r-Rasul (Peygamber’de fani olma) — İmam Rabbani, Mektubat-ı Rabbani, I/260, I/272
- Şatahat ve manevi hallerin adabı — Serrâc, el-Lüma’, Şatahat Bahsi; Kuşeyri, er-Risale, Şath Bahsi
- Sükutun işareti ve sufi istişaresi — İmam Gazali, İhyau Ulumi’d-Din, Adabu’s-Suhbe Bahsi
Fıkhi Kaynaklar
- Tarikat tacı ve hilafet geleneği — Hücviri, Keşfü’l-Mahcub, Libas ve Tac Bahsi
- Rüya ve istiharenin hükmü — İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar, İstihare Bahsi; İbn Hacer, Fethu’l-Bari, XII/437-442 (Rüya Kitabı Şerhi)