Dergah Hiyerarşisi ve Vazifelerin Mahiyeti
Dergahımızda mevcut bir hiyerarşi sistemi vardır: nakiplik, nükabbalık, çavuşluk, post-nişinlik, imamlık. Bu hiyerarşi Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin Medine döneminde kurmuş olduğu hiyerarşiden kaynaklanır. Hz. Peygamber yeni Müslüman olmuş kavimlere, köylere, topluluklara birer nakip atardı. O nakip oradaki Müslümanların dertlerine, çilesine, sıkıntısına, problemine, dini öğrenmesine, dinin yayılmasına bakardı. Aylık raporlarını nakib-i nükabba denilen üst sorumluya getirir, o da Hz. Peygamber’e iletirdi.
Sufiler bu hiyerarşiyi kendilerine ölçü edinmişlerdir. On kişilik bir seriyyenin başına Hz. Peygamber birisini tayin ederdi. Hatta üç kişi yolculuğa çıkacaksa birisini imam seçerdi, iki kişi yolculuğa çıkacaksa bile birisi imam olurdu. Bu hiyerarşi böylece geliştirildi ve sufilerin içerisinde adab ve edep olarak konuldu.
Mevlevilikte post-nişin üstaddır, bir kişidir. Bizde ise yaşlı, ihtiyar, dergahın adabını bilen kimseler post-nişin olarak oturur. Nakiplik veya nükabbalık ise bir bölgenin hizmetini yerine getiren kimseye verilir. Bir üstadın en az dört nükabbası, dört nakibi, çavuşları, zakirleri olur. Halife yetişirse dört halife olur.
Hiyerarşideki Görevlilerin Adabı: Hizmet, Zulüm Değil
Nakip, nükabba, imam olan kardeşler, kardeşlerin babaları hükmünde davranırlar. Buradaki ölçü onlara hizmet etmektir: eksiklerini gidermek, sıkıntılarını çözmek, daha iyi bir standartta derviş olmalarını sağlamaktır. Onlara bağırmak, çağırmak, hakaret etmek, tuhaf yasaklar koymak, tuhaf davranışlarda bulunmak değildir vazifeleri.
Bizde sistem gönüllülük esasına dayanır. Bir kimse mecbur değil semazene, mecbur değil ilahi söylemeye. Gönüllülük esasına gelen kardeşler oranın disiplinine ve hiyerarşisine de uyacak, ama bu hiyerarşi zulüm için kullanılmayacak. Kim zulmederse Allah o zulmedenden intikamını alır. Kimsenin zulmetmeye hakkı yoktur.
Bir arkadaş genç semazen çocuklardan birisinin kolunu sıkmış, çocuğun kolu incinmiş. Çocuk çekintisinden kimseye bir şey dememiş, evine gitmiş ağlamış. İçim parçalandı. Uhud Savaşı’na katılan on iki-on üç yaşındaki çocuklar ne kadar kutsal ve mukaddesse, buralara gelen çocuklar da o kadar kutsal ve mukaddestir.
O yüzden çavuş kardeşler, nakip-nükabba kardeşler, tekkede çalışanlar, hizmet edenler: yüzünüzü astığınız derviş kardeşiniz Allah’ın yüzüdür. Şuraya gelen birisine tepeden bakıyorsanız, kibirli davranıyorsanız kalbinizde merhamet ve şefkat yoktur, Allah sevgisi ve Resulullah sevgisi yoktur.
Sufi Adabı: Güzel Ahlak, Himmet ve Hizmet
Sufilik güzel ahlaktır. Güzel ahlak, küçüğüne şefkatli ve merhametli davranmak, büyüğüne saygılı ve hürmetli davranmaktır. ‘Küçüklerine sevgi ve merhamet göstermeyen, büyüklerine saygılı davranmayan bizden değildir.’ (Tirmizi, Birr, 15; Ebu Davud, Edeb, 58)
Veliyullahın ve sufilerin adabıdır himmetli olmak. Himmetli olmak, insanlara sevgiyle, saygıyla yardım etmektir; insanlara merhametle davranmaktır; insanlara el uzatmaktır. ‘Üstadım himmet et’ demek, ‘Bana muhabbet et, bana dua et, beni sev, bana şefkat ve merhamet göster, benim muhafazam için Allah’a yalvar’ demektir.
‘Ey Habibim, eğer sana gelecek olsalardı, af isteyen, af eden bir peygamber bulacaklardı.’ (Nisa, 4/64) Himmetli insan, etrafına sevgi, merhamet, şefkat, dua, muhabbet saçan insandır.
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine ‘Kavmin efendisi kimdir?’ diye sordular. ‘Ümmetine hizmet eden kimsedir’ buyurdu. Hz. Ebu Bekir Efendimize de sordular, o da ‘Ümmetine hizmet eden kimse’ dedi. Nakip, nükabba, çavuş, imam — hepsi oradaki derviş kardeşlerine hizmet edendir.
Koruyuculuk ve Kapsayıcılık
Erkekler, eşlerinizi ve çocuklarınızı korumak ve kollamakla yükümlüsünüz. Dövmek, çarpmak, sokağa atmakla değil; koruyup kollamakla. Yanınıza gelen herkesi koruyup kollayacaksınız. Hayatı böyle yaşayacaksınız. Koruyup kolladığınız size hata yapacak, siz ona yapmayacaksınız. Siz yedireceksiniz, o size aç bırakacak. Siz onun derdine koşacaksınız, o koşmayacak.
Kadınlar da koruyucu ve kollayıcı olacaksınız. Eşlerinizi, çocuklarınızı, evlerinizi, namusunuzu, şerefinizi koruyup kollayacaksınız. Evli olan her an eşi başındaymış gibi davranacak, evli olmayan genç kız her an babası yanındaymış gibi davranacak. Koruyup kollayanlar ancak yolun sonunu görürler.
Çocuklarınızın hayatını görün. İnsanların yaşamış olduğu hayatı analiz edin. Bir oğlunu reddeden babaya sordum: ‘Gelininde namussuzluk var mı? Şerefsizlik var mı? Haysiyetsizlik var mı?’ Hepsine hayır dedi. ‘Eski geleneğimize uymuyor’ dedi. Yaylada kalmış kafalar! Çocuklarının hayatını görmüyor insanlar. Koruyucu olun, kapsayıcı olun, muhafaza edin, hizmet edin etrafınıza.
Cinler Hakkında Boş Muhabbetlerden Uzak Durmak
Cinler hakkında etrafta insanlar boş boş konuşuyorlar, bilmeden, görmeden, duymadan. Bu tip muhabbetlere pek girmeyiniz. Bir tane hadis-i şerif bulamazsınız ‘Cinler bir adamı filanca yere götürüp katlettirdi’ diye. Eğer olsaydı Osmanlı hukukunda olurdu, hiçbir fetva kitabında yoktur. Almışlar millete bunları, bunların üzerinden bir sürü senaryo çizerek korku senaryosu çiziyorlar.
Ondan sonra o kimse bunu biliyor zannediyor, gidip ona muska yaptırıyor. ‘İran safranından yazıyoruz’ diyor, milyarlar alıyor. Kanmayın bunlara. Bu tür muhabbetlere girmeyin, oturup cinler hakkında konuşanların arasında durmayın.
Abdest ve Vesvese Meselesi
Tuvalette üstüne idrar sıçradığını hissediyorsan biraz su serp ve geç. Erkeklerde fazla olur, kadınlarda da olur. Küçük abdest yaptığın yere su serpmek hadiste sabittir. Bu vesveseyi önlemek içindir. (Nesai, Taharet, 28; İbn Mace, Taharet, 26)
Abdestim oldu mu olmadı mı? Olmuştur. Namazım oldu mu olmadı mı? Olmuştur. Başımı mesh ettim mi etmedim mi? Ettim, yürü sen. Burnuma su aldım mı almadım mı? Git al, burnuna iki tane çek, bitti. Vesvese ile hayat yaşanmaz. Din bu değil. Allah bizi affetsin.
Kaynakça
- Kur’an-ı Kerim, Nisa Suresi, 4/64 — ‘Eğer sana gelecek olsalardı, af isteyen, af eden bir peygamber bulacaklardı.’
- Tirmizi, Birr, 15; Ebu Davud, Edeb, 58 — ‘Küçüklerine merhamet göstermeyen, büyüklerine saygı duymayan bizden değildir.’
- Nesai, Taharet, 28; İbn Mace, Taharet, 26 — İdrar sıçramasından korunma ve su serpme hadisi
- Hz. Peygamber (s.a.v.) — Nakiplik sistemi: yeni Müslüman topluluklara nakip tayini (Sire-i İbn Hişam)
- Hz. Peygamber (s.a.v.) — ‘Kavmin efendisi ona hizmet edendir.’ (Deylemî, Müsnedü’l-Firdevs)
- Hz. Peygamber (s.a.v.) — Üç kişi yolculuğa çıktığında birini imam seçme hadisi (Ebu Davud, Cihad, 80)
- Hz. Peygamber (s.a.v.) — ‘Kalbini mi yardın da baktın?’ hadisi (Müslim, İman, 158)
- Mevlevi dergah geleneği — Post-nişinlik (şeyhlik makamı) sistemi
- Osmanlı tekke ve zaviye geleneği — Nakiplik, nükabbalık, çavuşluk, imamlık vazifeleri