Dergah Sohbetleri Serisi

287. Dergah Sohbeti — Bidat, Duyguların Doğru Kullanımı ve Tasavvufun Özü


Duyguların Doğru Kullanılması: Kıskançlık, İnat, Hırs

Allah insanların üzerinde bulunan duyguları eksik noktada ve yanlış noktada uygulansın diye vermemiştir. İnsanlar onu eksik noktada yanlış noktada uyguladıkları zaman günaha girmiş olurlar. Allah o duyguları insanlar doğru noktada, doğru yerde kullansınlar diye vermiştir.

Bir kimsede kin olacak, inat olacak, hırs olacak. Ama bunları Allah yolunda, doğru yerde, doğru zamanda kullanacak. İnadını Müslümanlara karşı kullanmayacak, inadını nefsine karşı kullanacak. Oruçta inat var; inat etmezsen sabır oluşmaz. Hırs olmazsa başarı olmaz. Hırs doğru noktada olacak: Allah’ın kitabını yaymada, Resulullah’ın sünnetlerini anlatmada hırs olacak.

Kıskançlığın Doğru Yeri

Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur: “Allah kıskançtır, ben de kıskancıyım. Sizin içinizde en kıskancı da benim.” Kıskançlık; hanımını, ehlini, çocuğunu, dergahını, arkadaşlarını muhafaza etme noktasında iyi bir şeydir. Ama belli bir noktayı geçtiği zaman hastalıktır. Ehl-i tasavvuf, Allah’ın fıtraten insanlara verdiği duyguları doğru yerlere kanalize etme sanatıdır. Tasavvuf onları yok etme sanatı değildir, yok edilmez zaten. Kim yok etmeyi söylüyorsa yalan söylüyor, fıtratı değiştirmeye çalışıyor.


Sevmek ve Buğuz: Sınırları Nerede?

Bir kimse Allah’a düşmanlık yapıyorsa biz onun Allah’a düşmanlığını sevemeyiz. Onun Allah’a olan düşmanlığına buğuz ederiz. Bu şahsın insanlığıyla, kişisel şahsiyetiyle alakalı değildir; bütün insanlık sevilebilir. Ama bir kimse Allah ve Resulü’ne savaş açtıysa Allah da ona savaş açmıştır, Allah’ın düşmanıdır.

Müminler bu noktada birbirlerine buğuz edebilir; müminin mümine buğuzu belli bir noktadadır: onun kötülüğünü engellemek içindir. Allah Resulü buyurmuştur: “Bir kötülük gördüğünüzde elinizle engelleyin; elinizle mümkün değilse dilinizle, dilinizle de mümkün değilse kalbinizle buğuz edin.” Kalbinizle buğuz etmek, insanların çaresiz kaldığı noktadır. Buğuz etmek o kötülüğe karşı içinde duruştur, lanet etmek değildir.

Sevmenin Gerçek Göstergesi

Eğer sevme o kimseye karşı Allah rızası noktasındaysa, o kimseyi Kur’an ve Sünnet çizgisine getirmeye çalışır. Bir kimseyi seviyoruz dediğimiz kimsenin Kur’an ve Sünnet dışında bir haline şahit olsak ve onu tatlı bir şekilde ikaz etmiyorsak, gerçekten sevmiyoruz demektir. İnsanları sevmek, onlara doğruyu götürmek, ilahi mesajı ulaştırmaktır. O içki içene doğruyu söylüyorsak bizim onun sevgimizin göstergesidir.


Bidat Nedir? Ölünün Arkasından Yapılanlar

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin uzun bir hadis-i şerifinde buyurulmuştur ki: “En güzel kelam Allah’ın kelamıdır. En güzel yol Muhammed yoludur. Sonradan olan her şey bidattir. Her bidat sapıklıktır.” O zaman bidat, Kur’an ve Sünnet’te ibadet hükmünde olmayan şeylerin ibadet gibi dinin içerisine katılmasıdır.

Başka bir hadis-i şerifte Allah Resulü buyurmuştur: “Her bidat bir sünnetimi yok eder.” O zaman bidatlar arttıkça sünnetler ortadan kalkar. Bidat, Kur’an, Sünnet ve imamların içtihadının dışında dinin içine sokulmuş, önce insanlara hoş gelmiş, lezzetli gelmiş, nefsani olarak ama sonradan acı ve zehirli olduğu meydana çıkmış şeylerdir.

Ölüm Yıldönümleri ve Merasimler

Bir ölünün arkasından üçü, beşi, yedisi, kırkı, elli ikisi, yetmiş ikisi, sene-i devriyesi; hepsi de bidattir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin vefat gününde sahabeler ölüm yıldönümü hiç yapmadılar. Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman efendilerimizin ölüm yıldönümü hiç yapmadılar. Peygamberden sonra ashap yapmamış, tabiîn yapmamış, imamlar yapmamış, imamların talebeleri de yapmamış. Bidatları şeytan destekler, nefis destekler; şeytan ve nefis desteklediği için insanların gönüllerine hoş gelir.

Mevlit Meselesi

Mevlit, Hz. Muhammed Mustafa’yı metheden kasidelerdir. Mevlit okumayı bidat kabul edersek, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin huzurunda kendisini metheden kasideler, şiirler okuyan sahabeleri de reddetmemiz gerekir ki bu mümkün değildir. Mevlidi biz kendi iç noktasında reddetmemiz mümkün değildir; onu reddedersek Allah’ı öven, Resulullah’ı metheden, Bedir şehitlerini ve gazilerini öven, sahabenin zamanında da söylenen kasideleri de reddetmiş oluruz.


Tasavvufta Bidatlar ve Eleştirileri

Tasavvuf dinin dışında bir nokta değildir. Tasavvuf Allah’ın lanet ettiğine lanet etmek, sevdiğini sevmektir. Tasavvuf Resulullah’ın muhabbet ettiğine muhabbet etmek, onun haram ettiğini haram bilmektir.

Nasıl olur da bir kimse kalkıp şeyhinin önünde tövbe eder? Tövbe Allah’ındır, ibadet Allah’ındır, yalvarış Allah’ındır, yakarış Allah’ındır. Her şey Allah’a olurken nasıl bir kimse kalkıp şeyhinin ��nünde tövbe eder? Bir tarafta “İyyake na’budu ve iyyake nestain” — “Yalnız sana ibadet eder, yalnız senden yardım dileriz” ayetini günde kırk kere okuyorsun. Öbür tarafta “Şeyhim yardım eyle” diyorsun. Bu çelişkidir.

Tasavvufun Özü

Tasavvuf sadece Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin içiyle uğraşmak değildir. Tasavvuf sadece hadisleriyle uğraşmak değildir. Tasavvuf sadece fıkhıyla, haramıyla, helalıyla uğraşmak da değildir. Tasavvuf hepsinin karmasını alan, dinin en ince merkezde yaşanmasına fayda sağlayan yoldur. Tasavvuf bidatlara savaş açılan, heva ve hevese savaş açılan, insanların kendi uydurduğu şeylere savaş açılan, dilin tam anlamıyla Kur’an, Sünnet ve imamların içtihadı merkezinde yaşandığı bir yer olması gerekir.


Haramları Çoğaltmak Hastalığı

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri haram olmayan bir şeyi haram etmeye kalkan kimselere sert cevap vermiştir: “Kur’an’da haramlar bellidir. Bunların dışında niçin bana haramdan soruyorsunuz? Siz helalı mi haram etmek istiyorsunuz?” buyurmuştur.

Allah Resulü çok yemeyi uygun görmemiştir ama biz çok yemeyi haram diyemeyiz. Allah Resulü çok uyumayı uygun görmemiştir ama çok uyumayı haram diyemeyiz. Haram dersek bidat olur, haram dersek sapıkl��k olur. Allah muhafaza eylesin.


Kaynakça

Hadis-i Şerifler

  • “En güzel kelam Allah’ın kelamıdır, en güzel yol Muhammed yoludur, sonradan olan her şey bidattir” — Müslim, Cuma, Hadis No: 867; Nesai, İdeyn, Hadis No: 1578. Bidatin tanımı ve tehlikesi.
  • “Her bidat bir sünnetimi yok eder” — Taberani, el-Mu’cemu’l-Kebir; Beyhaki, Şuabu’l-İman. Bidatların sünnetleri ortadan kaldırması.
  • “Bir kötülük gördüğünüzde elinizle değiştirin…” — Müslim, İman, Hadis No: 49. Münkerden nehyin üç derecesi ve buğuz kavramı.
  • “Allah kıskançtır, ben de kıskancıyım” — Buhari, Nikah, Hadis No: 5223; Müslim, Tevbe, Hadis No: 2761. Kıskançlığın doğru kullanılması.
  • “Kur’an’da haramlar bellidir, bunların dışında bana haramdan sormayın” — Tirmizi, Et’ime, Hadis No: 1726. Helalı haram etmenin yanlışlığı.

Ayet-i Kerimeler

  • “İyyake na’budu ve iyyake nestain” — Fatiha Suresi, 1/5. “Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz”; şeyhin önünde tövbe etme bidatının eleştirisi bağlamında.
  • Faiz yiyenlerin Allah’ın düşmanı olarak nitelendirilmesi — Bakara Suresi, 2/279. Allah’ın düşmanlarına karşı tutum.

Fıkhi Kaynaklar

  • Hanefi mezhebinde kadınların erkek doktora muayene olması — Zaruret halinde cevaz; İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar.
  • Gayri müştehiye kadınlarla tokalaşma meselesi — Hanefilerin bir kısmının şehvet uyandırmayan yaşlı kadınlarla tokalaşmada sakınca görmemesi; fetva ve takva ayrımı.
  • Hz. Ebubekir (r.a.) ve Medine’deki yaşlı kadınlara şefkati — Halifenin 61 yaşında kimsesiz yaşlı kadınların ellerini öpmesi, başlarını okşaması rivayeti.
  • Beni Kureyza seferi ve binek üzerinde namaz kılma fetvası — Buhari, Meğazi, Hadis No: 4119. Ashab-ı kiramın üç farklı uygulaması.

Tasavvuf İlkeleri

  • Tasavvufun bidatlara savaş açması — Kur’an, Sünnet ve imamların içtihadı merkezinde yaşanması gerektiği ilkesi.
  • İnsandaki duyguların doğru kanalize edilmesi — İnat, hırs, kıskançlık gibi duyguların Allah yolunda kullanılması; İmam Gazali, İhyau Ulumi’d-Din, Rub’u’l-Mühlikat.