Dergah Sohbetleri Serisi

281. Dergah Sohbeti: İlahi Aşk, Hesapsız Sevgi ve Nefis Terbiyesi

İlahi Aşk: Hesapsız Sevgi

İki kimsenin Allah rızası için birbirini sevmesi gerçekten insanı cennetlik eder. Ama bu sevgiye nefsin karışmaması lazım, maddenin karışmaması lazım, dünyanın aradan çıkması lazım ve hesabın aradan çıkması lazım. İnsanların en büyük problemlerinden birisi sevgilerinde, muhabbetlerinde hesap olmasıdır. Çok seviyorsan hesap etmemen lazım. Çok seven insan hesap etmez.

Bir genç kız geldi, çok sevdiğini söyledi konuştuğu erkeği; hem çok sevdiğini söylüyor hem onunla evlenme hesabı yapıyor. Dedim ki bu ikisi çelişki. ‘Bu adam beni rahat geçindirir’ diye hesap ediyorsan, senin onunla hesabın var demektir. Bu muhabbet Allah rızası için muhabbet değildir. Bir muhabbette hesabın olmaması gerekir.

Sevginin Temeli: Anne Sevgisi Örneği

Küçük çocuklar babalarını çikolata getiren olarak görürler, annelerini emziren olarak görürler. Çocuk kimi emerse onu anne zanneder; aslında anne sevgisini bilmez, meme sevgisini bilir. İnsanın kendi içinde hesap var. Ama bir noktaya gelenler demişler ki: ‘Ya Rabbi, bizi cennetine ister kat ister katma. Biz seni seviyoruz.’ Bu sözün manası şudur: ‘Biz sana cennetin var diye ibadet etmiyoruz. Biz seni sen olduğun için ibadet ediyoruz. Sen Allah olduğun için ibadet ediyoruz. İster cennetine koy, ister cehennemine koy.’


Kapıda Bekleyen Aşık: Allah’ın Kapısı

Zatın birisi her gün Allah’a münacaat edermiş. Bir başkası demiş ki: ‘Her gün bu kapıda duruyorsun ama bu kapı sana açılmıyor.’ O da demiş ki: ‘Evet, doğru; bana bu kapı açılmıyor. Ama ben sabırla her gün bu kapıda durup açılmasını bekleyeceğim.’ Gecenin yarısında yine münacaata başlamış ve demiş ki: ‘Ey Sevgili! Senden daha büyük bir sevgili yok ki ben ona gideyim. Senden daha güzel bir sevgili yok ki ben onun kapısına gideyim. Senden başka kapı yok ki ben başka bir yere gideyim.’ O an manevî kapı açılmış. Neden? Çünkü başka kapısı yokmuş, gidecek başka yeri yokmuş.

Ehl-i tasavvuf ilahi aşkı arzular, cenneti arzulamaz. Biz cennet yolcusu değiliz, biz ilahi aşk yolcusuyuz. Cennet yolunun içinde öyle nuranî, öyle geniş, öyle tatlı, öyle zevkli, aynı zamanda da öyle kederli, öyle çileli, öyle dertli bir yol vardır ki orası ilahi aşk yoludur.


İlahi Aşkın Başlangıcı: Nefsi Kırmak

Eşrefoğlu Rumi Hazretleri ve Hacı Bayram Veli

Eşrefoğlu Rumi hazretleri bugünün profesörü mesabesinde bir âlimdir. Şam’a kadar gitmiş, rüyasında Hacı Bayram Veli hazretlerini görmüş; dönmüş Ankara’ya gelmiş. Haber vermişler Hacı Bayram Veli’ye: ‘Şeyh efendi, birisi geldi.’ Hacı Bayram Veli demiş ki: ‘Gidin itinin yanına bağlayın.’ Görüşmemiş kendisiyle. Orada bir müddet yaşamış, ibadet etmiş, nefsiyle mücadele etmiş. En sonunda nefsi demiş ki: ‘Sen bu kadar büyük bir ilim adamısın, bu itle beraber burada yaşıyorsun!’ O da demiş ki: ‘Dur hain nefis, senin yüzünden benim başıma ne geldiyse geldi.’ Tam itle birlikte yiyecek yalağından yemek yiyeceği zaman Şeyh Efendi’den haber gelmiş: ‘Alın onu oradan, tuvaleti temizlesin.’ İlahi aşk nereden başlıyor? Hiçlikten, yokluktan, nefsini kırmaktan, nefisle mücadeleden başlıyor.

Mevlana ve Şems-i Tebrizi

Mevlana; kürsü sahibi, medrese sahibi, o günün en ileri gelen âlimlerinden. Şems-i Tebrizi geliyor, bir oda dolusu kitaba bakıyor, hepsini havuzun içine attırıyor. Bu ilme karşı gelmek değil; benliği yıkmak istiyor. Sen kendinle bir şey görme. İlahi a��k yolcusu ne namazını görür, ne orucunu görür, ne zikrini görür, ne hayır hasenatını görür. Yaptığın iyilikler gözüne görünmesin.


İlahi Aşk Yolculuğu

İlahi aşk yolcusu birisini severken hesap etmez. Demeyin ki ‘Ben Ahmet’i seviyorum, o beni sevmiyor.’ O seni sevmese de, senden nefret etse de, sana hançerlese de sen onu sev. Sevginin hükmü budur, ilahi aşkın tarifesi budur. Allah ayırıyor mu kullarını? Hepsini Rahman isminin tecellisiyle rızıklandırıyor. O zaman sen de ayırma; herkesi hesapsızca sev.

İlahi aşk yolcusu her yerde o aşkı arar. Her nefeste, her yüzde, her renkte, her kokuda arar. Aşkın önce hayaline aşık olur, sonra kokusunu bulur, sonra kendisi gelir. Aşkın kendisi gelene kadar hayalin peşine düşülür. Kaç yılda bulursun? Ne zaman bulursun? Nereden bulursun? Bilinmez. Ama namaz kılarken, oruç tutarken, birisine yardım ederken, birisinin gözyaşını silerken, geceleri kalkıp ağlarken, seher kalkıp feryat ederken — her şeyde aranır.

Peygamber Efendimizin Duası

Ne güzel dua etmiş Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri: ‘Ya Rabbi, senin sevgini, seni sevenlerin sevgisini, seni sevdirecek olanın sevgisini bana nasip eyle.’ Bu duayı düşündükçe kendimden geçiyorum. Sen Allah’ı seversen Resulullah’ın duası tecelli edecek: Seni sevenin sevgisini — yani sen Allah’ı seviyorsun, o da seni sevecek. Seni sevdirecek olanın sevgisini — birisi Allah’ı sevdiriyorsa onun da sevgisini bana nasip et.

Oturun deyin ki kendi kendinize: ‘Ya Rabbi, ben seni seviyorum.’ İçinizden bir kapı açın. O sevgi kapısını açamazsanız hep ham kalacağız, hep çiğ kalacağız. Ya Rabbi, seni seviyorum, ispat etmeye gücüm yok, kudretim yok, zayıfım, fakirim, acizim. Ama içimde hafiften bir ihlasım var, samimiyetim var. Seni sevdiğimden namaz kılıyorum, seni sevdiğimden oruç tutuyorum, seni sevdiğimden çile çekiyorum.


Kaynakça

  • Sünen-i Tirmizi, Kitabu’d-Deavat, Hadis No: 3490 — Peygamber Efendimizin duası: ‘Allahümme inni es’elüke hubbeke ve hubbe men yuhibbüke ve hubbe amelin yukarribuni ila hubbike — Ya Rabbi, senin sevgini, seni sevenlerin sevgisini ve senin sevgine yaklaştıracak amelin sevgisini bana nasip et’
  • Sahih-i Buhari, Kitabu’l-Edeb, Hadis No: 6171 — ‘Allah için seven, Allah için buğz eden imanın tadını bulmuştur’
  • Kur’an-ı Kerim, Fatır Suresi 35:15 — ‘Ey insanlar, siz hepiniz Allah’a muhtaç fakirlersiniz; zengin olan, hamd sahibi olan yalnız Allah’tır’
  • Sahih-i Buhari, Kitabu’r-Rikak, Hadis No: 6467 — ‘Hiç kimse ameliyle cennete giremez. Ancak Allah beni rahmetiyle bürürse’
  • Feridüddin Attar, Tezkiretü’l-Evliya — Eşrefoğlu Rumi hazretlerinin Hacı Bayram Veli dergahındaki nefis terbiyesi menkıbesi
  • Ahmed Eflaki, Menakıbu’l-Arifin — Mevlana ve Şems-i Tebrizi arasındaki ilahi aşk ilişkisi, kitapların havuza atılması menkıbesi
  • Kur’an-ı Kerim, Enbiya Suresi 21:69 — Hz. İbrahim’in ateşe atılması: ‘Ey ateş, İbrahim’e serin ve selamet ol’
  • İmam Kuşeyrî, er-Risâletü’l-Kuşeyriyye — Muhabbet (ilahi aşk) ve marifet bahisleri
  • Sahih-i Muslim, Kitabu’l-Birr, Hadis No: 2566 — ‘Birbirini Allah rızası için seven iki kişi kıyamet günü Arş’ın gölgesinde gölgelenir’