Recm Cezası ve Peygamber Uygulaması
Recm cezası Peygamber sallallâhü aleyhi ve sellem Hazretleri tarafından uygulanmıştır. Kısas da uygulanmıştır. Bunlar Kur’ân ve Sünnet’te sabittir. Bazı çevreler bu uygulamaların üzerinde tartışma koparır, kendilerince hüküm yürütür, farklı görüşler ileri sürer veya tanımamaya çalışır. Biz onlardan değiliz.
Peygamber sallallâhü aleyhi ve sellem Hazretleri’nin bir konuda uygulaması varsa, bir konuda sözü varsa bizim için ölçü ve değerimizdir. “O hevâ ve hevesinden bir şey demedi” (Necm 53/3-4) âyet-i kerîmesi açıktır: O ne yaptıysa Rabbisinin emriyle yaptı; yaptığı her şey bizim için delildir.
Zinâ suçu sabit olan bir kadın Peygamber Efendimiz’e gelmiş, Efendimiz onu birkaç kez geri göndermiştir. Doğumunu yap gel, çocuğun sütünü ver demiştir. Kadın bunları yerine getirdikten sonra ceza uygulanmıştır. Sahâbeden birisi o kadına yüzünü ekşiterek bakmış; Peygamber Efendimiz hoşlanmamış ve “Cennetlik birini görmek istedim, buna bakıyorum” buyurmuştur. Çünkü o cezayla temizlenecektir.
Ramazan’da Şeytanların Bağlanması
Hadîs-i şerîfte Ramazan’da şeytanların bağlandığı bildirilmiştir. Cenâb-ı Hak şeytanları bağlar ama iki ayaklı şeytanlar çalışmaya devam eder. Ramazan ayı, Kur’ân’ın Levh-i Mahfûz’dan Âlem-i Emre indirildiği aydır. Bu indirme esnasında şeytanların büyüklerine zincirler vurulmuş, Kur’ân-ı Kerîm’e zarar vermelerinin önüne geçilmiştir.
Cenâb-ı Hak Müslümanları her daim şeytandan korur. Eğer bizi kendi nefsimize bıraksaydı, şeytanın eline bıraksaydı namazımızı bile kılamazdık, abdestimizi bile alamazdık, hattâ iman dahi edemezdik. Kim Allah’a bir adım yaklaşırsa Allah ona on adım, on adım yaklaşırsa yüz adım yaklaşır.
Mukabele’nin Hakikati
Mukabele, karşılıklı okuma ve dinlemedir. Cebrâil aleyhisselâm ile Hz. Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem Hazretleri’nin sünnetidir. Mukabele dinlerken, okuyanın Hz. Resûlullah olduğunu veya Hz. Cebrâil’den Kur’ân dinlediğimizi tefekkür edersek, Kur’ân-ı Kerîm dinlemenin ne mânâya geldiğini daha fazla idrak ederiz.
Oruç tutanlar, namaz kılanlar, Allah’ı zikredenler acı sudan tatlı suya geçmişlerdir. Bir kulaç atmış, tatlı suya geçmiş; şeytandan muhafaza olmuşlardır. Kulun kendi iradesiyle bir adım atması gerekir; kendi iradesiyle adım atmadan sevap kazanması mümkün değildir.
Ramazan’da Fitne Çıkaranlar ve Şeytanın Askerleri
Her Ramazan, bazı kimseler Müslümanları ifsâd etmeye çalışırlar: Teravihin rekât sayısını tartışma çıkarırlar, sahur ve iftar vakitlerini mesele yaparlar, oruç tutanları caydırmaya uğraşırlar. Televizyonlarda “bu sıcakta oruç tutanlar bayılacak” diyenler, namaz kılanlarla ve oruç tutanlarla uğraşanlar şeytanın askerleridir.
Bu kimseler kurulmuş oyuncak robotlar gibidir; arkalarında şeytan oturmuş, onları Karagöz gibi oynatmaktadır. Oturmuş namaz kılanla, oruç tutanla uğraşıyorlar. Madem Müslümanların doğru İslâm’ı yaşamasını istiyorsun, git Ramazan’da açık olan meyhaneleri dolaş; câmi cemaatiyle, teravihle, zikirle ne işin var?
Karl Marx, “Din Afyondur” Sözü ve İslâm’ın Farkı
Marx Yahudi kökenlidir, Yahudi terbiyesiyle yetişmiş ve Hristiyan dünyasının içinde büyümüştür. Mevcut Hristiyanlığa ve Yahudiliğe baktığında insanların uyutulduğunu görmüştür; “din afyondur” derken kendi gördüğü Hristiyan ve Yahudi dünyasındaki dini kastetmiştir. Bir tek incelemediği şey İslâm’dır ve bunu kendisi de beyan etmiştir.
İslâm dini uyuşturmaz, uyandırır; ölü olanı diriltir. Kur’ân diyor ki “sizden ücret istemeyenlerin peşinden gidin” (Yâsîn 36/21) — otomatikman işi değiştiriyor. İslâm dininde bir kimsenin Kur’ân veya Sünnet’ten herhangi bir hükmü kaldırması, değiştirmesi, yok etmesi mümkün değildir, haramdır. Böyle olunca İslâm ferdin kalbine tecellî eder ve onu uyandırır.
28 Şubat ve Deccâlizmin Dine Saldırısı
28 Şubat, Türkiye’deki dinî hayatı yeniden düzenleme; aslında dinî hayatı ve dinî algılayışı uluslararası deccâlizme bağlama projesiydi. Marx’ın sözünü önümüze koydular: “Din afyondur, bu insanları uyuşturuyor” dediler. Deccâlizmin dayattığı İslâm’a göre başörtüsü yok, sakal yok, tarikat yok, üstâd yok, şeyh yok; peygamber sadece “postacı”, sünnet yok.
Câmilere kiliseye gider gibi pazardan pazara gidilecekti. Cuma’yı pazara çevireceklerdi. İlâhiyat fakültelerinden doçentler, asistanlar, müftüler getirip karşımıza koydular. Bunlar 28 Şubat’ın pislikleridir: Dini ifsâd etmek, dindarları bozmak, yok etmek. Ellerinde şırınga ile geliyorlardı; içinde su mu ilaç mı belli değil.
28 Şubat’ın etkileri oldu: Kadınların kıyafetleri değişti, tüccarlar dergâhlarından ve tekkelerinden çekildiler, karakol yüzü göreceğiz diye insanlar tekkeye, dergâha, şeyhin yanına uğramadılar. Ama yıkılmayan tek kale Anadolu’dur. İçinden ne yapılırsa yapılsın, sağcı-solcu, faşist-komünist ettiler, böldüler parçaladılar ama Anadolu yine yıkılmadı.
Kişisel Hatıralar: Kelepçe, Sorgu ve Çile
“Dışarı çıktığında hiç kimse senin yüzüne bakmayacak” dediler. Güldüm. Dedim: “Allah var. Biz bu yolda insanlar yüzümüze baksın diye mi koştuk zannediyorsunuz?” Elim kelepçede, iki sivil polis yanımda, iki polis önümde iki polis arkamda götürüyorlar her gün adliyeye. Sakalınla koşuyorsun, herkes bakıyor.
Adliyede on lira muayene parası veriyorsun. Doktor yüzüne bakmıyor, kim olduğunu görmek istemiyor. Dedim: “Doktor, burada gözümün içine bakmasan da olacak; ahirette bakacaksın. Ciğer nasıl yapacağım senin?” Doktorun gözleri kan çanağı oldu.
“Yapamayacaksınız” dedim. “Mossad’ınız da gelse, CIA’nız da gelse, KGB’niz de gelse, deccâlın gözlülerinin karşısına mehdî çıkacak, gene yapamayacaksınız.” Allah’ın vaadi bu. Her deccâlın karşısında muhakkak bir mehdî vardır.
Kur’ân ve Sünnet Yolu
“Ben insanları benim yoluma çağırmıyorum. Benim yolum yok. Yol varsa, o Kur’ân ve Sünnet’tir; başka bir şey yok.” Yaşasak da yaşayamasak da, yapabilsek de yapamasak da, Kur’ân ve Sünnet’e iman ettik, ona inanıyoruz. Hz. Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem Hazretleri bir şey yaptıysa bizim için doğrudur; yapmayın dediyse bizim için yanlıştır.
Kaynakça
- Kur’ân-ı Kerîm, Necm Sûresi 53/3-4 — “O hevâ ve hevesinden konuşmaz; o ancak kendisine vahyolunan bir vahiydir”
- Kur’ân-ı Kerîm, Yâsîn Sûresi 36/21 — “Sizden ücret istemeyenlerin peşinden gidin”
- Kur’ân-ı Kerîm, Bakara Sûresi 2/185 — Ramazan ayı ve Kur’ân’ın indirilişi
- Kur’ân-ı Kerîm, Kadr Sûresi 97/1-5 — Kur’ân’ın Kadir Gecesi’nde indirilişi
- Hadîs-i Şerîf (Buhârî, Savm, 5; Müslim, Sıyâm, 1) — Ramazan’da şeytanların bağlanması
- Hadîs-i Şerîf (Müslim, Hudûd, 22-23) — Zinâ suçu sabit olan kadının recm edilmesi ve Peygamber Efendimiz’in cennetlik olduğunu söylemesi
- Hadîs-i Şerîf (Müslim, Zikr, 20; Tirmizî, Daavât, 83) — “Kim Allah’a bir adım yaklaşırsa Allah ona on adım yaklaşır”
- Hadîs-i Şerîf (Buhârî, Fedâilü’l-Kur’ân, 7) — Ramazan’da Cebrâil ile Hz. Peygamber’in mukabele yapması
- Karl Marx (ö. 1883) — “Din halkın afyonudur” sözü ve İslâm’ı incelemediğini ikrar etmesi
- 28 Şubat 1997 Süreci — Türkiye’de dinî hayata yönelik baskı dönemi