Dergah Sohbetleri Serisi

257. Dergâh Sohbeti – Ashâb-ı Kirâm’a Saygı, Nafile İbâdetlere Müdâhale Yasağı, Beraat Kandili ve Şa’bân’ın 15. Gecesi

Ashâb-ı Kirâm Hakkında Edep ve Saygı

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurmuştur: “Ashâbım yıldızlar gibidir, hangisine sarılırsanız beni bulursunuz.” Biz Ehl-i Sünnet ve’l-Cemâat düşüncesi olarak ashâbın aleyhine bir şey konuşmayız. Bu Hazret-i Muâviye dahi olsa, tarih onların kendi aralarındaki ictihad farklılığını gösterir; Cenâb-ı Hak kıyâmette haklıyı haksızı ayıracaktır. İnsanların Muâviye Hazretleri’ne saygısızca, nefretle yaklaşmalarını doğru bulmuyorum. O, Peygamber (s.a.v.) Hazretleri’nin kayınbiraderi, sır kâtibi ve büyük devlet adamıdır. Sonradan gelenler Hazret-i Muâviye’yi eleştirirken kendi Peygamber sevgilerine ve bu sevginin tecelliyâtlarına bakmaları lâzımdır.

Hazret-i Muâviye’nin Peygamber Sevgisi

Hazret-i Muâviye öleceğini anlayınca oğluna dedi ki: “Evlâdım, bilmeciye bir emânet al, onu getir bana.” İpekten örtülere sarılmış, kat kat paketlenmiş bir şey çıktı. Herkes bekledi ne çıkacak diye. En sonunda üç-dört tane sakal-ı şerîf ve kesilmiş tırnak çıktı. Bu hadis kitaplarında geçen bir hâdisedir. Dedi ki oğluna: “Evlâdım, artık bana yol göründü. Ben çetin bir yoldan geçtim. Ve o çetin yolculukta kendi ameline de güvenmez. Şu sakladığım tırnaklar, o Peygamber (s.a.v.) Hazretleri’nin mübârek tırnakları. Bir gün tırnaklarını keserken toplamıştım. Bu tırnakları benim ağzıma koy, dilimin üzerine koy. Ola ki kabre konulduğunda dilim tutulur. Ola ki yaptığım hiçbir şeyin karşılığı olmaz. Ama o Peygamberler Peygamberi’nin tırnakları dilimin açılmasına sebep olur. Şu sakal-ı şerîflerden kulaklarıma koy, gözlerimin üzerine koy.” İşte onlarda böyle bir Peygamber sevgisi vardı. Bu sevgiyle yoğruldular.

İmâm-ı Şâfiî Hazretleri’nin sözü çok güzeldir: “Allah bu meselede bizim kılıcımızı sakladığı gibi dilimizi de saklasın, muhâfaza eylesin.” O büyük imâmın sözüne katılıyorum. O büyüklerin işleri büyüklere âittir. Bizim göremediklerimiz, bilemediklerimiz vardır. Sahâbeden herhangi birisini küfreden, hakâret eden, küçük gören kimse ile bizim işimiz yoktur.


Nafile İbâdetlere Müdâhale Etmemek

Hac ve Umre Tartışması

“İkinciye, üçüncüye gidileceğine yardım yapılması daha uygun değil mi?” Bu genelde İslâm’a saldıranların kullandığı bir repliktir. Adam bir sefer hacca gitmiş, ikinciye nâfile gidiyor; buradaki fakir fukarayı düşünsün diyorlar. Kendisine sormak lâzım: “Sen ne yaptın?” Biz başkasının üzerinde hükmetme hastalığımız var. Adam kendisi namaz kılmıyor, namaz kılsana diyor. Kendisi oruç tutmuyor, oruç tutanlara hükmetmeye çalışıyor.

İslâm geniş bir dâiredir. Nafile ibâdetler geniş bir dâiredir. O geniş dâire içerisinden bir kimse kendisine bir yol tutturmuş, yol gidiyor. Senin ona müdâhale etmeye hakkın yok. “Ya sen o yoldan git de bu yoldan git” — sana ne? O, o yoldan gidiyor, bırak gitsin. İnsanlar haramlardan sorumludur. Bir kimse haram işliyorsa o haramdan o kimseyi men etmek bütün ümmet-i Muhammed’in vazîfesidir. Ama biz insanları haramdan men etmeyi bırakmışız; insanlar kendilerine bir iyilik yolu bulmuşlar, sünnete uygun bir şekilde yaşıyorlar, biz onlara “sen bu yoldan git de bu yoldan git” diyoruz.

Kur’ân ve Sünnete Uygun Olan Eleştirilmez

Kıymetli Müslümanlar, bir şey Kur’ân ve Sünnet’e uygun ise onu eleştirmeyin. Onu düzenlemeye, hükmetmeye çalışarak başka bir kanala yönlendirmeye çalışmayın. Bu sizin aleyhinize olur. İnsanlar iki-üç yüz yıldan beri ibâdetlerinden koparılmışlar, uzaklaşmışlar; canhırâş bir dal tutmuşlar, o kimse tuttuğu dal doğruysa sıkı sıkı yapışmış, oradan kurtuluş ümit ediyorsa — sen o kimseye kalkıp “bırak bu dalı” diyorsun veya tuttuğu eli kırmaya çalışıyorsun. Bırak, sen de bir daldan tutmaya çalış.


Şeytanın İbâdetten Alıkoyma Taktikleri

Şeytanın sesi ibâdetten alıkoyar. O kimse gece abdest alıp namaz kılacaktır; şeytan der ki: “Hele yat, sabah namazını diri diri kılarsın sen.” Adam kendi kendine düşünür: “Ya doğru ya, sabah namazının farzını diri diri kılmak daha evlâ. Ben abdest alıp şimdi iki rekât namaz kılmayayım.” Bu şeytanın sesidir. Bu seni ibâdetten alıkoyuyor, Peygamber (s.a.v.) Hazretleri’nin sünnetinden alıkoyuyor.

Sen yatarsın yatağa, gelir sabah namazında senin kulağına üfler. “Yorgunsun, sabah işe gideceksin, işten atılırsın. Dükkân açacaksın, performansın düşer. Yat uyu” der, uyutur seni. Bir daha uyursun, neden? Gece yatarken şeytana yenildin çünkü. Kalkmak istersin: “Seninki Müslüman mı? Şimdi kalktın bir de namaz kılacaksın öyle mi? Utanmıyor musun hiç? Nasıl secdeye gideceksin?” der. Şeytan seni sabah namazını kıldırmaz, seni öyle abdestsiz gönderir. Bu şeytanın sesidir.

Kardeşler, hangi sünnete yol buluyorsanız koşa koşa gidin. Hangi farzı yerine getirebiliyorsanız koşa koşa gidin. Bakmayın etrâfınıza. Bir şey Kur’ân ve Sünnet’e uygunsa yürüyün. Duran zarardadır, oturan zarardadır, yürümeyen zarardadır, koşmayan zarardadır.


Resim Bulunan Eve Melek Girmez Meselesi

“Resim bulunan eve melek girmez” diyorlar; peki resim bir odada varsa melek o odaya mı girmez, bütün eve mi girmez? Bir evde resim varsa o resim bulunan eve melekler girmez. Ne kadar evinizde asılı resim varsa atın. Bütün resimleri atın. Asmayın. İmâmlar demişler ki yarım belden itibâren olan normal bir tam resme girmez. Ya hiç evde resim asılı olmasın. Atın kenara, geçin. Ne tartışacağız?


Beraat Kandili ve Şaban’ın 15. Gecesi

Hadis-i Şerîfler

Muâz bin Cebel (r.a.) Peygamber (s.a.v.) Hazretleri’nden şöyle rivâyet etmiştir: “Allah-u Teâlâ Şa’bân’ın 15. gecesi bütün yaratıklarına muttali olur, onların hepsini bağışlar. Ancak müşrik ve münâfığı bağışlamaz.” (Taberânî) Cenâb-ı Hak Şa’bân’ın 15. gecesi müşrikleri ve münâfıkları bağışlamıyor.

Hazret-i Âişe (r.anhâ) Vâlidemiz’den: Peygamber (s.a.v.) buyurdu: “Cebrâîl bana geldi, şöyle dedi: Bu gece Şa’bân’ın 15. gecesi, Allah bu gece cehennemden Kelb kabîlesinin koyunlarının tüyleri sayısınca kimseyi âzâd eder. Ancak bu gecede Allah şu kimselere rahmet nazarıyla bakmaz: Müşrik, münâfık, akrabâlık bağlarını kesip gözetmeyen, büyüklük taslayan, anne babasına âsî olan ve içki içmeye devâm eden kimseler.” (Tergîb ve Terhîb)

Bir başka hadis-i şerîfte: “Şa’bân’ın 15. gecesinde yaratıklarına muttali olup, münâfık ve intihâr eden hâriç bütün kullarını bağışlar.” Dikkat edin: intihâr edenler de bu aftan mahrûm kalıyor.

Kin Tutanlar Bağışlanmaz

Hazret-i Âişe Vâlidemiz’den rivâyet edilen uzun hadiste: “Allah Azze ve Celle, Şa’bân’ın 15. gecesinde kullarının hâline muttali olur. Bağışlama dileyenleri bağışlar, yardım dileyenlere yardım eder. Kin tutanları olduğu gibi mağfiretinden geri bırakır.” Mümin kardeşine kin tutmuş, annesine, babasına, eşine, çocuğuna, arkadaşlarına kinli olan, gönlünde kinini besleyen kimse bu af yağmurundan mahrûm olacaktır.

Şa’bân’ın 15. Gecesini İhyâ Etmek

Hazret-i Ali (r.a.) nakletmiştir: “Şa’bân’ın 15. gecesi olunca o geceyi ibâdetle ve gündüzünü oruçla geçiriniz.” Çünkü Allah-u Teâlâ’nın rahmeti o gece güneşin batmasıyla dünyâ semâsına iner. “Bağışlanmak isteyen yok mu? Günahlarını bağışlayım. Rızık isteyen yok mu? Rızık vereyim. Bir derde müptelâ olan yok mu? Âfiyet vereyim.” Ve bu hâl güneş doğuncaya kadar devâm eder.


Ümit ve Umut: İntihâr Yasağı

Etrâfınıza ümit aşılayın, umut aşılayın. Hiç kimse Allah’tan ümîdini kesmesin. Hayâtınızın üzerinde hüsnüzan besleyin. Ümitsizlik şeytanın sünnetidir, umutsuzluk şeytanın sünnetidir. Ne kadar büyük günahlara düşerseniz düşün, Allah sizi oradan kurtarmaya muktedirdir. Ne kadar büyük zorlukların içerisinde bulunursanız bulunun, Allah sizi oradan kurtarmaya muktedirdir. Hiçbir zorluk yoktur ki aşılmayacak olsun. Hiçbir sıkıntı yoktur ki geçmeyecek olsun. Tövbe, zikir, mücâdele, ümit etmek — insanı yücelten şeylerdir.

Hayat îmân edip mücâdele etmekten ibârettir. Îmân edip mücâdele edenler kendilerini Allah katında yükseltirler. Îmân edip mücâdele edeceğiz ve kendimizi yükselteceğiz.


Cuma Günü Tek Başına Oruç Tutma Hükmü

Cuma günü tek gün oruç tutmak câiz görülmemiştir. Kim yarın tek gün oruç tutacaksa cumartesiyi de oruca bağlayacak. Bugün tuttularsa yarın cumayı da tutacaklar, böylece cuma tek gün tutulmamış olacak. Kadınlar için de aynı hüküm geçerlidir; temizlendikleri gün cumaya denk gelirse cumartesiyi de tutacaklardır.


Kandil Geceleri ve Birbirimizi Kandillemek

Birbirinizi kandilleyin, birbirinizi bu noktada mübârekleyin. Hattâ bir dahaki kandillerde bir gün önceden, iki gün önceden başlayın. Neden? İnsanlar gaflet içerisindeler, kandil gününü bilmiyorlar. Kandil günlerinizi dolu dolu yaşayın. Birbirinizi ziyâret ederek kandilleşin. Muhakkak annesi babası sağ olanlar annelerini babalarını ziyâret etsin. Uzakta olanlar telefon açsın, helallaşsın, hayırlaşsın.


Vatan Sevgisi ve Şehitlerimiz

Dîni İslâm olan, kıblesi Beytullâh olan, kitâbı Kur’ân olan, Peygamberi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) olan bir kimse asla ve asla Müslüman Türk askerine kurşun sıkmaz. Gerekçesi ne olursa olsun. Kitâbı Kur’ân ise, Peygamberi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) ise, kıblesi Beytullâh ise, dîni İslâm ise — namlusu Müslüman Türk askerine çevrilmez. Bunun hiçbir haklı gerekçesi yoktur.

Bu memleket bizimdir ve bizim kalacaktır. Müslümanız, Türküz. Bu vatan için, İslâm âlemi için can verilecekse can veririz. Cenâb-ı Hak memleketimizi her türlü iç ve dış mihrak ve odakların hîle ve desîselerinden muhâfaza eylesin.


Kaynakça

  • Hadis: “Ashâbım yıldızlar gibidir, hangisine sarılırsanız hidâyeti bulursunuz.” — Beyhakî, el-Medhal, Bâbü’l-İttibâ
  • Hadis: Hazret-i Muâviye’nin vefâtı öncesi sakal-ı şerîf ve tırnak emâneti kıssası — İbn Asâkir, Târîhu Dımaşk, c. 59
  • İmâm-ı Şâfiî (r.a.): “Allah bu meselede kılıcımızı sakladığı gibi dilimizi de saklasın” sözü — Sahâbe arasındaki ihtilâflar hakkında
  • Hadis: “Gönlünde zerre kadar kibir bulunan cennete giremez.” — Müslim, Îmân, 147; Tirmizî, Birr, 61
  • Hadis: Şa’bân’ın 15. gecesi bağışlanma — Muâz bin Cebel (r.a.) rivâyeti — Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr, c. 20, hadis no: 215
  • Hadis: Şa’bân’ın 15. gecesi cehennemden âzâd — Hazret-i Âişe (r.anhâ) rivâyeti — Tirmizî, Savm, 39; İbn Mâce, İkâmetü’s-Salât, 191
  • Hadis: Şa’bân’ın 15. gecesini ibâdetle, gündüzünü oruçla geçirme — Hazret-i Ali (r.a.) rivâyeti — İbn Mâce, İkâmetü’s-Salât, 191
  • Hadis: “Şa’bân’ın 15. gecesinde münâfık ve intihâr eden hâriç bütün kullarını bağışlar.” — Tergîb ve Terhîb, c. 2, s. 471
  • Hadis: Şeytanın uyuyan kimsenin kulağına üflemesi/işemesi — Buhârî, Teheccüd, 12; Müslim, Müsâfirîn, 205
  • Hadis: Cuma günü tek başına oruç tutma yasağı — Buhârî, Savm, 63; Müslim, Sıyâm, 148
  • Fıkıh: Resim bulunan eve melek girmez — Buhârî, Libâs, 89; Müslim, Libâs, 83
  • Fıkıh: Nafile ibâdetlerin genişliği ve bireyin tercih hakkı — İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr, Nafile Namaz ve Oruç Bâbı
  • Kaynak: Tergîb ve Terhîb, el-Münzirî, c. 2, s. 471 — Beraat Kandili hadisleri bâbı