Tövbe Makamı, Kalbin Nefse Hâkimiyeti ve Haramdan Uzak Durma
Allah hepinizden râzı olsun. Annem vefat etti. Bu noktada kardeşlerin tutum ve davranışlarından dolayı hepinize de teşekkür ediyorum. Hepinizden Allah râzı olsun inşâallah. Söylenecek çok şey olur ama inşâallah zamanla irdelenir, konuşulur.
Dervişlik benim için, kendi nefsim için söyleyeyim, dünyanın en kıymetli şeyi. Bunu tabii insan zaman içerisinde görüyor. Hayat insanı öyle bir noktaya getiriyor. İnsanlar muhakkak ki ailelerinin önemli, muhakkak ki akrabalarının önemli olduğunu bilir. Ama bu aile ve akraba kavramı herkesin ailesine ve akrabasına göre değişiyor. O yüzden hem zâhiren gelerek, hem telefon açarak, hem gönlü bu noktada bizimle olan bütün kardeşlerden Allah râzı olsun inşâallah. İnsan böyle gönlü günlerinde yalnız kalmadığını görür; insanlar için büyük mutluluk.
Annem Hakkında
Annem üzerinde çok konuşmak istemiyorum. Allah taksîrâtını affetsin inşâallah. Ama annemin bir hadîs-i şerîf var, onun tecelliyâtına uyuyor. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri buyuruyor ki: boşanmadan veya vefattan dolayı çocuklarının başında kalıp evlenmeyen bir kadınla, ‘Ben cennette böyleyiz’ diyor.
Annem gerçekten o noktada bir hayat yaşadı. Evlenmedi. Hayatını çocuklarıyla beraber yaşadı. Gözünü hiç başka tarafa çevirmedi. Bir erkek evladı olarak bizim dolaşmamızı engelleyecek bir fiil ve harekette de bulunmadı. Babam vefat ettikten sonra biz onu hiç düzgün kıyâfette görmedik; özellikle düzgün kıyâfet giymezdi. Düğünlere uzun müddet gitmedi; sadece akrabanın düğünlerine gider, oturup gelirdi. Tutumlu, cömert; yedirmeyi çok severdi. Evine gelip de lokmasını yememiş insan yoktu. Allah rahmet eylesin.
Tövbenin Üç Makamı
Derviş nasûh tövbesiyle tövbe eder, bütün hâllerinde. Tövbe makamı sağlam olunca kendisine muhabbet nurlarından bir nur gelir. Çünkü Allah çok tövbe edenleri ve temizlenenleri sever. Tövbeleri ve temizlikleri sahîh olursa kendilerine muhabbet hâli onları ibâdete dayanıklı kılar, nefsin sapma duyguları ve arzularını zayıflatır.
Kalp; nefsin heves arzularını, cimrilik, gözü doymazlık, israf, pintiliğini ve diğer kötü sıfatlarını bırakıp iyi sıfatlara dönmeye zorlar. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri şöyle buyurmuştur: ‘İnsan doğruluğu araya araya nihâyet Allah indinde sıddîk olarak yazılır.’
Tövbenin Birinci Makamı: Günahtan Geri Dönmek
Derviş tövbesine sıkı sıkıya sarılır. Daha önce yapmış olduğu yanlışlıklara ve eksikliklere bir daha düşmemeye gayret eder. Önemli olan birincil derecede o kimsenin yapmış olduğu günahlara, hatalara ve kusurlara geri dönmemesi. Eğer yapmış olduğu hatalara geri dönmemesi ve onları tamâmiyle terk etmesi: bu şer’î bir tövbedir, şerîat tövbesidir.
Tövbenin İkinci Makamı: İstek Duymamak
Tarîkat tövbesi bununla alâkalıdır: artık o kimse o günahlara karşı bir istek duymamaya başlar. Şerîat tövbesinde o kimse günahlardan geri döner ama kalbinde ona karşı bir istek vardır. İkinci makamda ise o tövbe ettiği şeylere karşı istek duymamaya başlaması büyük makamdır.
Tövbenin Üçüncü Makamı: Tövbe-i Nasûh
Üçüncü makamda o günahlarla alâkalı her şey kafasından silinir, aklından silinir. Artık ne bir istek vardır ne bir arzu. Bu tövbenin en güzel makamıdır ki tövbe-i nasûhtur. Bu üç hâlin üst noktasına gelen bir kimsenin geçmiş günahları da hayra çevrilir.
Eğer bu noktadan geri dönüyor, arasında o günahları işliyorsa tövbe mührünü bozuyor. Tekrar tövbe edecek, yeniden mühürleyecek. Gönül arzu eder ki bir daha hiç geri dönmesin.
Tövbe Makamı Ölünceye Kadardır
Sûfîler kendi nefisleriyle mücâdele edenlerdir. Tövbe ettikleri günaha bir daha geri dönmeyecekler. Gıybete tövbe ettin, eğer ertesi gün yeniden gıybet ediyorsan gerçek mânâda tövbe etmemişsin. Tövbeni hakîkî kulların tövbesine taşı. Allah hâlis bir niyetle temizlenenleri sever. Bir daha geri dönmemecesine temizle kendini. Kalbini bunda sâbit kıl; kalbin senin nefsini dönüştürecek.
Hz. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri ölünceye kadar Allah’a tövbe etmişlerdir. Hadîs-i şerîfte buyurur: ‘Ben günde yetmiş kez Allah’a tövbe ederim.’ Başka bir rivâyette yüz kez. Hz. Âişe radıyallâhu anhâ: ‘Yâ Resûlallah, senin gelmiş geçmiş bütün hatâların affedilmedi mi?’ demiş. Hz. Resûlullah’ın cevâbı muhteşemdir: ‘Şükreder bir kul olmayayım mı yâ Âişe!’
Tövbe makamı sûfî için ölünceye kadardır. Derviş her gün kendisini tövbe etmeye muhtaç hisseder. Hep boynunu büküştür. Allah nazarında çok makbûle geçen bir şeydir insanın kendisini âciz hissetmesi, fakir hissetmesi, Allah önünde hep el açan bir kimse olması.
Haramdan Uzak Durma ve Kötü Arkadaşlıkları Terk Etme
Dünden kalma ne varsa derviş atar. Dünden kalma üzerine bir koku kalmayacak, bir nişâne kalmayacak. O kimse tövbe suyuyla kendisini temizleyecek; yeni bir renge, yeni bir kokuya, yeni bir görüntüye sâhip olacak.
Seni hatâya, kusura, günaha götüren kimseyle arkadaşlığın devam ediyorsa bugün yine aynı noktaya gidersin. Derviş ilk etapta ‘Ben onları çeviririm’ diye düşünmeyecek; çünkü bu o kimsenin kendini aldattığı iyi niyettir. İçkiye tövbe ettin, ne işin var meyhanede? Yanlışlığa götüren, harama götüren, seni negatif noktaya götüren kimseyle arkadaşlığın devam ediyorsa sen onunla berabersin.
Bal kavanozunun içine sirke girdi mi olmadı. Bal kavanozunun içerisine sirke doldursan o bala bal diyebilir miyiz? Diyemeyiz. Tövbe temizlenmektir. Allah temizlenenleri sever. İki sevgi bir kalpte olmaz: haramla helâl, Allah ile şeytan, küfür ile îman. Sen hem haramı sevip hem helâli sevemezsin.
Kalbin Nefse Hâkimiyeti
Eğer bir kimse tövbe makamına hâlis bir şekilde durursa, tövbesine sâdık kalırsa, kendini kötülerden ve kötülüklerden uzak tutarsa, kalbini zikrullah ile, muhabbet ile, aşk ile güçlendirirse, kalp nefsin üzerine baskı uygular. Nefsin hevâ ve arzularını hayra çevirmeye başlar.
Nefs ondan cimrilik ister, kalp ona cömertliği öğütler. Nefs ondan günahları ister, kalp ona iyilikleri ve güzellikleri emreder. Kalp bu terbiye ile kendisini güçlendirir, zikir ve sevgi yoluyla kuvvetlenir ve nefsin üzerine tahakküm kurar. Nefs kötü huylardan iyi huylara, yanlışlıklardan doğruluğa yol alır.
Hz. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu: ‘Sizde bir organ vardır, orası iyi olursa bütün vücut iyi olur; o da kalptir.’ İşte o burca iyiliğin bayrağı dikilir, zikrin bayrağı dikilir, merhametin bayrağı dikilir, aşkın ve muhabbetin bayrağı dikilir.
Tasavvuf Âdâbı ve Velîlerin Hâli
Tasavvuf bir insanlık mektebidir. Ehl-i tasavvuf nereye giderse gitsin o ahlâkıyla gider. Kaba davranışlarda bulunmaz, kaba sözlerde bulunmaz. Etrafındaki insanlara tepeden bakmaz, yaralamaz, kötü söz söylemez, ağır bir şekilde azarlamaz.
Müslümanlar o kimsenin elinden ve dilinden emîn olur. Mahlukat can emniyeti noktasında ondan emîn olur. O yüzden evliyâ-i kirâmın, velîlerin etrafında yırtıcı hayvanlar dahi kuzu gibi olur. Hatta nefsâniyeti şerlerin içerisinde dolaşan insanlar dahi onun yanına geldiğinde kuzu gibi olur; onun yanında kötülüğünü sergileyemez.
Tavuk Tövbesi Kıssası
Şeyh Efendi anlatırdı: Tavuğa tövbe verdiler. Tavuk her gün tövbe eder ama karnı acıkınca gider necâset yer. Sonra başlar temizlenmeye, ‘Affet Allah’ım bir daha yemeyeceğim’ der; ama karnı acıkıncaya kadardır. O yüzden eski insanlar tavuğu hemen kesmezlerdi; yiyecekleri tavuğu üç gün bir kümese bırakırlar, orada darı, arpa yedirirler, temizlerlerdi.
O yüzden kıymetli dostlar, derviş her gece tövbe edendir yatmadan önce. Her gece zikir edendir, salatü selâm getirendir, Allah’a hamd eden, şükreden, tesbîh eden, tenzîh eden insandır. Tövbemizi tavuk tövbelerinden eylemesin Rabbim. Bizi muhâfaza eylesin.
Kaynakça
- Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Musâkât, 107 — ‘Vücutta öyle bir uzuv vardır ki o düzelirse bütün vücut düzelir; o da kalptir’ hadîs-i şerîfi
- Buhârî, Daavât, 3; Müslim, Zikir, 41 — ‘Ben günde yetmiş (bir rivâyette yüz) kez Allah’a tövbe ederim’ hadîs-i şerîfi
- Müslim, Birr, 105 — ‘İnsan doğruluğu araya araya nihâyet Allah indinde sıddîk olarak yazılır’ hadîs-i şerîfi
- Tahrîm Sûresi, 66/8 — ‘Ey îman edenler! Allah’a nasûh tövbesiyle tövbe edin’ âyet-i kerîmesi
- Bakara Sûresi, 2/222 — ‘Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri ve temizlenenleri sever’ âyet-i kerîmesi
- Bakara Sûresi, 2/195 — ‘Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın’ âyet-i kerîmesi
- İbn Mâce, Nikâh, 54; Ahmed b. Hanbel, Müsned — Çocuklarının başında kalıp evlenmeyen kadının fazîleti hadîsi
- Buhârî, Eşribe, 1; Müslim, Îmân, 100 — ‘Bir kimse zina ederken mümin olarak zina etmez, içki içerken mümin olarak içmez’ hadîs-i şerîfi
- Kuşeyrî, er-Risâle, Tövbe Bâbı — Tövbenin üç makamı: şerîat tövbesi, tarîkat tövbesi, tövbe-i nasûh
- İmâm Gazzâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, Kitâbu’t-Tevbe — Tövbe-i nasûh ve günahların hayra çevrilmesi
- Bedîüzzamân Saîd Nursî, Lem’alar — ‘Helâl dâiresi geniştir, herkese yeter’ sözü