Dergah Sohbetleri Serisi

224. Dergah Sohbeti – İslam’ın Ilımlısı Yoktur, Tarikat-Tasavvuf Ayrımı ve Kadınların Zikri

Giriş: Hayır Duası

Allah gündüzünüzü hayır etsin inşaAllah. Cenab-ı Hak dünyanın pisliğinden, şeytanın pisliğinden, nefsin heva ve arzularının pisliğinden muhafaza etsin. Azdıracak zenginlikten muhafaza etsin. Kabir ve deccaliyet fitnesinden muhafaza etsin. Korkakçılıktan ve her türlü şerlerden muhafaza etsin inşaAllah.


‘Ilımlı İslam’ Eleştirisi: İslam İslam’dır

İslam Kur’an ve Sünnet’tir. İslam’ın ılımlısı, radikali, ortası, yumuşağı, serti yoktur. Kur’an ve Sünnet neyse İslam odur; bunun dışındaki her şey sapıklıktır, deccaliyettir. Değişik İslam isimleri koyarak insanların kafasını karıştırıyorlar.

Ayet-i kerimede sabittir: Müminler birbirlerine karşı dost, kardeş, mülayim ve yumuşaktır; kâfirlere karşı ise şedittir. Dinimizle, imanımızla mücadele eden kâfirlerle biz de mücadele edeceğiz — bu emirdir. Ama bizimle mücadele etmedikleri, barış istedikleri müddetçe aleyhlerine yol aramayız.

Sömürünün Gerçek Yüzü

Tarih boyunca kâfirler Müslümanları kılıçtan geçirip yok etmek istememişlerdir; onları yönlendirmek ve yönetmek, sömürmek istemişlerdir. Savaşın şekli değişmiştir: IMF ile, dünya bankasıyla, uluslararası ekonomik oyunlarla, kültür planlarıyla sömürürler. Amaç 1,5 milyar Müslüman toplumunu boyun eğdirip sömürülmeye müsait hale getirmektir.

İçeriden Gelen Tehlike

Hadis-i şerifte var: ‘Ahir zamanda öyle insanlar, öyle âlimler çıkar ki sizin dilinizden konuşurlar, sizin gibi namaz kılarlar, sizin gibi oruç tutarlar, sizin gibi mücadele ederler. Ama sizi deccaliyete, şeytaniyete, Kur’an ve Sünnet’in dışına yönlendirirler.’ İster şeyh olsun, ister âlim, ister siyasi lider — eğer seni Kur’an ve Sünnet’in olmazsa olmazlarından taviz verdiriyorsa, o deccalın sesidir.


Tarikat ve Tasavvuf Ayrımı (Detaylı)

Tarikat, tasavvufun resmî tarafıdır. Özel mekânları, kıyafetleri, ritüelleri, kuralları vardır. Tarikata giren kimse malını mülkünü dergâha teslim eder; dergâh onun çoluk çocuğuna bakar, ihtiyaçlarını sağlar. Cumhuriyetle birlikte tekke ve zaviyeler kapatıldığından aslında Türkiye’de ve dünyada tarikat kalmamıştır; isim olarak devam edegelmektedir.

Tasavvuf: Kalbin Yolu

Tasavvuf ise mekâna, kıyafete, özel takılara ihtiyaç duymaz. Bütün dünya mescittir. Ehl-i tasavvuf halkın içinde tanınmamaya gayret eder; özel nişanlık istemez, sırmalı sarıklar giymez. ‘Allah sizin suretinize değil siretinize bakar’ düsturunu esas alır.

Tarikat nefisle mücadele üzerine, tasavvuf ise kalb üzerine oturtulmuştur. Tasavvufta ihlas, samimiyet, sevgi, muhabbet, Allah’a yakınlık önemlidir. Tarikat şeyhin koyduğu kurallarla yürür; tasavvufta ise üstad kolay kolay kural koymaz — kural sünnetten alınır, herkes kendi ihtiyacında kendi kuralını Kur’an ve Sünnet dairesinde oluşturur.


Seyyidlik, Şeriflik ve Mürşidlik

Sahabeden birisi: ‘Ya Resûlallah, senden sonra ehl-i beyti nasıl tanıyacağız?’ diye sorar. Hz. Peygamber: ‘Kim Kur’an ve Sünnete sımsıkı yapışırsa onu ehl-i beytimden biliniz’ buyurur. Ne seyyid ve şerifler mutlaka mürşid-i kâmildir, ne de her mürşid-i kâmil seyyid ve şeriftir.

Sülale olarak Hz. Peygamber’e dayanmak büyük bir mutluluktur. Ama Kur’an ve Sünnet’e uymak, o Peygamber’in tebliğ ettiğini almak ve sünnetine tabi olmak, nesep olarak uymaktan daha faziletlidir.


Şatafat ve Gösteriş Eleştirisi

Tarihin her döneminde şatafata, gösterişe düşen âlimler, şeyhler, dervişler olmuştur. Birisi ayakkabısını giydirir, birisi pantolonunu giydirir — bunlar Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetinden uzak şeylerdir. Birisinin maddî imkânlarının iyi olması şatafata düşmesini gerektirmez.

Bizim yolumuzda hiç kimse hiç kimsenin özel hizmetlerini yapmayacaktır. Birisine gönüllü yardım etmek farklıdır; ama hiyerarşik konumdan veya sosyal konumdan kendisine özel hizmet sağlatmak doğru değildir.


Kadınların Zikir Yapması Caizdir

Kadınların toplanıp zikir yapmaları, ilahi söylemeleri caizdir. Bunu yasaklayan bir ayet yoktur, hadis yoktur. İmam Azam’ın el-İhtiyar’ını açın, el-Hidaye’yi açın, İbn Âbidin’i açın — böyle bir yasak rücu yoktur. Allah’ı zikretmek sadece erkeklere mahsus değildir; nasıl namaz ve oruç erkeklere mahsus değilse zikir de öyledir.

Bir insanın bir şeyi ‘haramdır, caiz değildir’ demesi için Kur’an’dan, Sünnet’ten ve imamların içtihatlarından delil getirmesi gerekir. Bir kimsenin delilsiz olarak ibadetle alakalı bir şeyi yasaklaması onu manevî sorumluluğa götürür.


Kaynakça

  • Kur’an: Müminler kâfirlere şedid — Fetih Sûresi, 48/29: ‘Muhammed Allah’ın Resûlüdür. Onunla beraber olanlar kâfirlere karşı şedid, kendi aralarında merhametlidirler’
  • Kur’an: Kâfirlerle barış — Enfâl Sûresi, 8/61: ‘Eğer barışa yanaşırlarsa sen de yanaş’
  • Kur’an: Allah’a ve Resûlüne itaat — Nisâ Sûresi, 4/59: ‘Allah’a itaat edin, Resûlüne itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine’
  • Hadis: ‘Ahir zamanda sizin dilinizden konuşan, sizi saptıranlar çıkacak’ — İşareten: Sahîh-i Müslim, Kitâbu’l-Îmân; Sünen-i Tirmizî, Kitâbu’l-Fiten
  • Kur’an: Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin — Mâide Sûresi, 5/51
  • Hadis: Hz. Peygamber’in Benî Kurayza seferinde namazı erteletmesi — Sahîh-i Buhârî, Kitâbu’l-Megâzî, Hadis No: 4119
  • Kur’an: Bütün dünya mescittir — İşareten: Sahîh-i Buhârî, Kitâbu’s-Salât, Hadis No: 438: ‘Yeryüzü bana mescid ve temizleyici kılındı’
  • Hadis: ‘Kim Kur’an ve Sünnete yapışırsa ehl-i beytimdendir’ — Muvatta, Kitâbu’l-Kader, Hadis No: 3
  • Hadis: ‘İlimden bir kısım vardır ki gizlenmiş mücevherat gibidir’ — Deylemî, Müsnedü’l-Firdevs; Keşfü’l-Hafâ, I/132
  • İmâm-ı Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn — Şatafat ve gösteriş eleştirisi, Şakîk-i Belhî ve Âtem kıssası
  • İmâm-ı Azam Ebû Hanîfe, el-İhtiyâr li-Ta’lîli’l-Muhtâr — Fıkıh külliyatı
  • İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr ale’d-Dürri’l-Muhtâr — Hanefî fıkıh ansiklopedisi
  • Bedîüzzaman Said Nursî, Mektûbât, 29. Mektup — Tarikat ve tasavvuf hakikati