Dergah Sohbetleri Serisi

218. Dergah Sohbeti – İtikaf İbadeti, Nefsin Bahaneleri ve Tembellik Eleştirisi

İtikaf İbadeti: Sünnet ve Fazileti

Ramazan’ın en önemli ibadetlerinden birisi itikaftır. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz, Medine döneminin son on yılında itikafı hiç terk etmemiştir. Bir sene itikaftan çıkmış; sebebi hanımlarının mescide çadır kurarak itikafa niyet etmeleridir. Bu yıl itikafını terk etmiş, ancak Muharrem ayının ilk onunun son yedisinde itikafa girmiştir. Böylece Muharrem’de de itikafa girmek sünnet olmuştur.

Ramazan’ın son on günü itikafa girmek sünnettir. Beldelerin birisinde en az bir kişinin bu ibadeti yerine getirmesi gerekir. Ehli tasavvuf itikafa çok ehemmiyet vermiştir; dervişler muhakkak itikaf ibadetini yerine getireceklerdir.

İtikafın Şartları ve Uygulaması

Son on günlük itikaf erkekler için evlerde olmaz; camilerde olması lazımdır. Beş vakit namazın cemaatle kılınması ve cumanın o camide kılınması gerekir. Kadınlar ise evlerinde itikaf edebilirler; evlerinin bir odasını ayırır, orada itikaf ibadetini yerine getirirler.

Şeriat’a göre itikaf ibadetinin asgari şartları bellidir. Ancak takva noktasında daha ileri gitmek isteyenler: az yer, az uyur, az konuşur. Dünya kelamını konuşmamaya gayret eder, gerektiği kadar konuşur. Daha da arındırmak isteyenler günde bir dilim ekmek ve birkaç hurma gibi yiyecekle yetinir, dünya kelamı hiç konuşmaz, insanlarla irtibatını keser, hücresinden çıkmaz.

Dergahımızda İtikaf Uygulaması

Dergahımızda itikafa giren kardeşler günlük en az 500 normal derslerini çekerler. Bunun yanında günlük 70.000 tevhid çekerler; üç günlük itikafta toplam 210.000 tevhidi bitirmeleri gerekir. Hayvansal gıdalardan uzak kalırlar. Şeyh Efendi, rahmetli, ilk itikaf yaptırdığında ‘Güneşe dahi çıkmayacaksın, güneşi görmeyeceksin’ buyurmuştu.

Ehli tasavvuf öyle inanır ki gerçekten düzgün bir itikaf olursa, o kimsenin geçmiş günahları komple silinir. Her sene yapılan itikaf, o kimse için manevi bir yolculuktur. Hatta her günü manevi bir yolculuktur.


Nefsin Bahaneleri ve Tembellik Eleştirisi

Ekonomik kriz, işsizlik, yoğunluk — bunların hepsi nefsin bahanesidir. Yirmi üç yıldır bu yolda yürüyen birisi olarak söylüyorum: başımıza gelmedik şey kalmadı. Son imtihanımda bir milyon dolar borcum oldu. Adam yirmi milyar borç için dünyayı karartmış; benim ayağımın küçük serçe parmağı fazla gelir.

İşsizliğe inanmam, kriz var iş yapamıyoruz diyene inanmam. Saat 8’de dükkanının önünden geçiyorum kapalı, 9’da kapalı, 10’da kapalı; sonra ‘kriz var, iş yok’ diyor. 500’e çalışırım, 300’e çalışırım; pazarda maydanoz satarım, limon satarım, çalışırım. Tembellikten başka bir şey değil bunlar.

Biz İslam toplumu olarak komple rehavete alıştırılmışız. Esnafımız rahat, memurumuz rahat, ev hanımları rahat, herkes rahat. Hiçbirimiz mücadele etmeyi, koşuşturmayı, çalışmayı göze alamıyoruz. Yük almıyoruz, sorumluluk üstlenmiyoruz.

Müslümanlar Nasıl Olmalı?

Müslümanlar işlerinde titiz, eşlerinde titiz, çocuklarında titiz olmalıdır. Çalışmalarında titiz, iş yapmalarında titiz olacaklar. Aynı zamanda ahlaklı olacaklar: işlerini yaparken, eşleriyle, çocuklarıyla, müşterileriyle ahlaklı davranacaklar. Yaptıkları işi düzgün ve ahlaklı yapacaklar. Bunları yapar, üzerinde titizlikle durursanız, merak etmeyin, bir şey olmazsınız.


Nefsin Aldatma Yolları

İnsan nefsi bahane bulmakta ustadır. Mesela der ki: ‘Teraviye kılınmıyor, ben teraviye gidiyorum oradan.’ Veya ‘Ben burada teraviye kılayım, eve gidince dersimi çekerim.’ Nefis insanı hep bir taraftan dokundurur ve her dokunduğunda insan ‘ben haklıyım’ der. Kendi kafasınca fetva verir, kendi verdiği fetvaya inanır, devam eder.

Bir adamın mal satarken peşine düşmezse, işinin peşine düşmezse, kardeşleriyle iyi geçinemezse hep bahane bulur. Dergaha gelmeyen ‘ekonomik kriz var’ der; ama aynı adam başka harcamalardan kısmaz. ‘Zikrullah mı, gömlek mi?’ desen ‘Zikrullah’ der; o zaman gömleği alma, derse git.


Kaynakça

  • Hadis: Peygamber Efendimiz’in Ramazan’ın son on gününde itikafa girmesi (Buhari, İtikaf, No: 2025; Müslim, İtikaf, No: 1172)
  • Hadis: Peygamber Efendimiz’in hanımlarının itikaf çadırı kurması üzerine itikaftan çıkması ve Muharrem’de telafi etmesi (Buhari, İtikaf, No: 2033; Müslim, İtikaf, No: 1173)
  • Hadis: ‘Kim Ramazan’ın son on gününde itikafa girerse, iki hac ve iki umre yapmış gibi sevap kazanır.’ (Beyhaki, Şuabu’l-İman, No: 3681; Taberani, el-Mu’cemu’l-Kebir)
  • İbn-i Abidin, Reddü’l-Muhtar, Kitabu’l-İtikaf — İtikafın şartları: erkekler için camide olması, kadınlar için evde olabilmesi
  • Merginani, el-Hidaye, Kitabu’s-Savm — İtikafın hükümleri, süresi ve adabı
  • İmam Gazali, İhyau Ulumi’d-Din, Kitabu’l-Halveti ve’l-Uzlet — Halvette az yemek, az uyumak, az konuşmak; hayvansal gıdalardan uzak durmak
  • Kuşeyri, er-Risale, Bab: el-Halvet — Ehli tasavvufta halvet ve itikaf uygulaması, günlük zikir miktarları
  • Kur’an: Bakara Suresi, 2/187 — ‘Mescitlerde itikafta iken hanımlarınıza yaklaşmayın.’
  • Hadis: ‘İnsan kendi kazancından daha hayırlı bir lokma yememiştir.’ (Buhari, Büyu’, No: 2072)
  • Hadis: ‘Mümin kuvvetli olandır; zayıf olandan daha hayırlı ve Allah’a daha sevimlidir.’ (Müslim, Kader, No: 2664)