Dergah Sohbetleri Serisi

214. Dergah Sohbeti – Kader Meselesi, Kıyamet Alametleri, Üstada Adab ve Aile İlişkileri

Kul Hakkı ve Helâlleşme

Bir kimse hakkını helâl etmediyse, o hakkın karşılığı ne ise âhirette kendisinden alınacaktır. Allah katında o hakkın karşılığı ne ise Cenâb-ı Hak alıp hak sahibine verecektir. Birine ‘sana kurban olurum’ demek, eğer muhabbet ve bağlılık gösteriliyorsa şirk olmaz. Ancak o kimseyi Allah gibi tanımlarsa o zaman şirk olur.

Hz. Ali radıyallahu anh efendimiz buyurmuştur: ‘Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi miras, ilim gibi şeref olmaz.’ Bu sözün üzerinden konuşulacak bir şey yoktur. Kur’ân hem zikirdir, hem fikirdir, hem şeriattır, hem ilimdir, hem hakikattir, hem sadırlara şifa, müminlere hidayet ve rahmettir.


Kader Meselesi: Hayır ve Şer

Kul, hayrıyla şerriyle kadere inanmadıkça, kendisine isabet edecek şeyi atlatamayacağını ve kaçacak olan şeyi de yakalayamayacağını bilmedikçe iman etmiş olmaz. Bize ne isabet ettiyse kaderdir; ister hayır ister şer olsun. Ancak Allah kullarının akıllarıyla hayırı talep edip şerden kaçmalarını emreder. Biz aklımızla hayırı talep ederiz, bu bizim kendi fiiliyatımızdır.

Fiiliyat Üzerindeki İki Tecelliyat

İmam Mâtürîdî ve ondan sonra gelen Nesefî ile Hanefî fukahâsının hepsi bu noktada birleşmiştir; bunun temelini atan İmam-ı Âzam hazretleridir. Fiiliyatın üzerinde iki tecelliyat vardır: Birincisi kulun o fiili istemesi, ikincisi Allah’ın o fiili yaratmasıdır. Yaratmak Allah’a aittir. Eğer kul istemezse Allah o fiili zorla yaratmaz. İnsan talep etmekten ve istemekten sorumludur.

Allah bir kulu cebren saptırmaz. Cenâb-ı Hak, sapkınlığa doğru yol alan kulun o yolunu yaratır; hidayete doğru yol alanın da hidayetini yaratır. ‘Birinci bakış Allah’tandır, ikinci bakış nefsindendir, üçüncü bakış şeytandandır.’ Kader yarını bilmemektir; annemiz, babamız, cinsiyetimiz, fıtratımız hep kaderdir. Ama elimizden çıkan fiiller bizim irademizledir ve biz bunlardan sorumluyuz.


İçki ve İbadet

Alkol kullanan bir kişinin kırk gün ibadeti kabul olmaz; ancak bu, kırk gün namaz kılmayacak demek değildir. Âyet-i kerîmede ‘Sarhoşken namaza yaklaşmayın’ buyurulmuştur, ‘İçki içtikten sonra kırk gün namaza yaklaşmayın’ denmemiştir. Bir kimse ayıldığını hissediyorsa, aklı yerine geldiyse namazını kılar.


Savaşta ve Barışta Kâfirin Malı ve Canı

Savaş meydanında müşriki veya kâfiri öldürmenin kan parası olmaz, cinayet sayılmaz. Savaş esnasında müşrikin ve kâfirin malı cihat edenlere helâldir. Cihat amiri, cihat imamı veya devlet başkanı bu malları mücahitlere pay eder. Ancak barış esnasında öldürmek haramdır.

Bir kimse Almanya’ya, Hollanda’ya veya Fransa’ya anlaşarak, bile bile, göz aydınlarıyla gitmişse orada kâfirin kanına, malına, canına, ırzına ve namusuna dokunamaz. Vahşilik haramdır. Din vahşeti kaldırmaz. Bütün insanların canları ve malları kutsaldır. Yalnızca seninle savaşan, sana silah çeken, dinini, ırzını, malını ve topraklarını yok etmeye çalışan kimsenin kanı ve malı helâl olur.


Üstada Adab ve Tarikat Âdâbı

Üstat sormadıkça görüş bildirilmez. İstişare ederse herkes görüşünü bildirir; etmiyorsa çok yakın dairede olan bir derviş ‘Şunu şöyle yapsak mı?’ noktasından bir görüş sunabilir. Üstat selamlaşır, nasılsın der, o kadar. Ardından o sorarsa konuşma devam eder, sormazsa devam etmez.

Dervişlikte büyük iş, küçük iş yoktur. Kıymetli ve kıymetsiz iş yoktur. Çay dağıtan, yerleri süpüren, ayakkabıların başında nöbet tutan kimse kıymetsiz bir iş yapmıyordur. Kıymetsiz gören kimse kıymetsizdir. Bir cemâatin, bir topluluğun bütün işi Allah’ın işidir. Temizleyen Allah’a hizmet ediyor, tuvaleti temiz tutan Allah’a hizmet ediyor.


Kıyamet Alametleri: Dabbetü’l-Arz, Mehdi ve İsa

Dabbetü’l-Arz içinizdedir. Dünya sevgisi kalbinizden öyle bir hayvan üretir ki sizi perişan eder. Büyük kıyamet alametleriyle uğraşmayın, onlar sizi aldatır, nefsinize yorarsınız. İsa’nın inmesi demek senin bir üstada ulaşman demektir. Sen bir üstada buluştuysan İsa sana inmiş. Mehdi’nin çıkması demek senin hidayetle müşerref olman demektir. Sen hidayetle müşerreflendiysen Mehdi sana zuhur etmiş.

Mehdi müminlerin Mehdi’sidir; kâfirlerin, müşriklerin, münafıkların Mehdi’si değildir. Bugün Kur’ân ve Sünnete tâbi olmayanlar Mehdi çıkınca inanacak mı zannediyorsunuz? Bugün imanı kâmil olanlar Velî’yi de tanır, İsa’yı da tanır. Mehdi yeni bir hidayet usulü getirmeyecek, Muhammed Mustafa’nın hidayetiyle hidayetlenmeyi getirecek. Kim ki Muhammed Mustafa’nın hidayetiyle hidayetlenmedi, nuruyla nurlanmadı, onun haliyle hallenmedi, işi çok zordur.

Haramlardan Uzak Durmak En Büyük Cihat

Allah’a itaat etmek demek birinci derecede haramlardan uzak durmak, farzları yerine getirmek ve nafilelerle Allah’a yaklaşmak demektir. Nafilenin en önemlisi insanlara zarar vermemek ve insanlara faydalı olmaktır. Allah’ı sevin, ona dua edin, ondan isteyin, onu zikredin, tesbih edin, onunla sohbet edin, onunla dertleşin. Kalblerinizi ona arz edin, Allah’la irtibatınızı sıkı tutun.


Aile İlişkileri ve Kayınvalide-Kayınpeder Meselesi

Kadınlar da erkekler de eşlerinin aileleriyle konuşmalı, problemlerini çözmelidir. Eşinin annesine babasına gitmek isteyen kadının haftada bir sefer hakkı vardır, gönderilmelidir. Kocası annesine babasına baktığı için ona laf söylemek zulümdür. Kadınlar bu noktada kocalarına laf söylerlerse zulmetmiş olurlar. Erkekler de eşlerini aileleriyle görüştürmelidir.

Bir kimsenin annesine babasına karşı haklılığı olmaz. Bir dervişin üstadına karşı haklılığı olmaz. Haklı olduğunu bilirsin ama senin hakkın yoktur. Gidersin elini öpersin, duasını alıp gidersin. Küslük yok, gelip gitmemek yok. Hiçbir derviş kardeş anne babalarıyla ve eşlerinin anne babalarıyla problem yaşamasın. Bu dervişlik değildir.


Kaynakça

  • Hadis-i Şerif: Kul hayrıyla şerriyle kadere inanmadıkça iman etmiş olmaz (Tirmizî, Kader, 10; İbn Mâce, Mukaddime, 10)
  • Hz. Ali (r.a.): Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi miras, ilim gibi şeref olmaz (İbn Ebi’d-Dünyâ, el-Akl ve Fadluhû; Beyhakî, Şuabu’l-Îmân, IV/161)
  • Bedîüzzaman Said Nursî, Mesnevî-i Nûriye: Kur’ân hem zikirdir, hem fikirdir, hem şeriattır, hem ilimdir, hem hakikattir
  • En’âm Sûresi, 6/39: Âyetlerimizi yalanlayanlar karanlıklar içinde sağır ve dilsizdirler
  • Nisâ Sûresi, 4/43: Ey iman edenler, sarhoşken namaza yaklaşmayın
  • Hadis-i Şerif: İçki içenin kırk gün namazı kabul olmaz (Tirmizî, Eşribe, 1; Nesâî, Eşribe, 44; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II/176)
  • Hadis-i Şerif: Birinci bakış Allah’tandır, ikinci bakış nefsindendir (Ebû Dâvûd, Nikâh, 43; Tirmizî, Edeb, 28)
  • İmam-ı Âzam Ebû Hanîfe, el-Fıkhu’l-Ekber: Kadere iman ve kulun iradesi — hayır ve şerrin Allah’tan olması
  • İmam Mâtürîdî, Kitâbu’t-Tevhîd: Fiiliyat üzerindeki iki tecelliyat — kulun iradesi ve Allah’ın yaratması
  • Nesefî, el-Akâidü’n-Nesefiyye: Kulun kesbi (kazanımı) ve Allah’ın halkı (yaratması) ayrımı
  • Hadis-i Şerif: Müşrikin malı ve kanı savaşta helâldir (Buhârî, Cihâd, 146; Müslim, Cihâd, 20)
  • Lokman Sûresi, 31/14-15: Anneye babaya iyilik ve onlarla güzel geçinme emri