Dergah Sohbetleri Serisi

208. Dergah Sohbeti – Mezheplere İtaat, Haram Karşısında Tutum, Nifak ve Peygamber’e Salatü Selâm

Mezheplere Gerek Yok İddiasına Cevap

Muhakkak ki Kur’ân ve Sünnet her şeye yeter. Ancak Kur’ân ve Sünneti anlayıp ictihad etmek herkesin işi değildir. Bir kimse ‘Ben Kur’ân ve Sünneti en az mezhep imamları kadar anlayabilirim’ diyorsa bu onun iddiasıdır. Eğer hevâ ve hevesinden dolayı söylüyorsa cehaletindendir. Mezhebe gerek yok diyen din cahilidir. Âyet-i kerîme mucibince biz Allah’a itaat ederiz, Resûlüne itaat ederiz, mezhep imamlarına ve onların ictihadlarına tâbi olan âlimlere uyarak dinimizi yaşamaya gayret ederiz.


Haram İstekler Karşısında Tutum

İtaat Kur’ân ve Sünnetle, imamların ictihadlarıyla sınırlıdır. Anne-baba çocuğundan haram bir şey isterse çocuk uymaz. Eşler birbirinden haram bir şey isterse uyulmaz. Çocuklar da anne-babadan haram bir şey isterse göz yumulmaz. Bir şey haram mı? Bunu kim isterse istesin, evet demeyin. Derseniz o haramı işlememiş olsanız bile ortak olmuş olursunuz.

Zamanın ve günün deccâlı bu noktadadır. Deccal dışarıda değil, içimizdedir. Müsamaha adına, hoşgörü adına, insanlık adına bir kimsenin haramına göz yumuyorsak, Kur’ân ve Sünnetin nehyettiği bir şeyi söylemiyorsak, o günaha gireriz. Çocuk kafeye, bâtıl bir yere gidecek diye para vermek bile o harama ortak olmak demektir.


Nifak ve Korunma Yolları

Nifak fitne, ayrılık ve yoldan çıkmaktır. Günah-ı kebâirler bellidir; hadis-i şerifte dokuz tanedir, ulemâ bunları yirmi üç ile yirmi beş civarına çıkarmıştır. Bir kimse günah-ı kebâirlerden uzak durur, üzerine düşen farz ibadetlerini yerine getirirse doğru yolu tutmuştur.

Nifaktan kurtaracak olan Kur’ân ve Sünnete sıkı sıkı yapışmaktır. Allah’ın haram kıldığı şeylerden uzaklaşmaktır. Allah’ı sevmek, Resûlünü sevmek, namaz kılmak ve Allah’ı zikretmektir. Sûfîler her gün, her an tövbe ederler ki Allah’ın bahşettiği nuru karartmasınlar. O nur orada durur; biz kendi kendimizi karartarak o nuru göremez hâle geliriz.


Ölmeden Önce Ölmek ve Ahiret Yolculuğu

İnsanlar nereden geldiklerini ve nereye gideceklerini bilmediklerinden dünya hayatı onlara çok uzun gelir. Ebedî bir yolculuktayız; ruhunuzun ne zaman, nerede, nasıl yaratıldığını bilmiyoruz. Eninde sonunda Allah’a döndürüleceğiz. Bize lazım olan azığı bu dünyada toplamalıyız.

Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ‘Ölmeden önce ölünüz’ buyurmuştur. Ölmeden önce ölmeyenler o yolun, o kapının nasıl aralanacağını bilmezler. Elinizde bir deliliniz, bir mürşidiniz varsa onun elinden tutup o kapıya varın. Mürşidsiz o kapıya varılmaz, o kapıdan geçilmez. Günah-ı kebâirlerden kendinizi temizleyin, Allah’ın zikriyle kendinizi nurlandırın.


Peygamber’e Salatü Selâm Getirmenin Hükmü

Âyet-i kerîmede ‘Ey iman edenler, Allah ve melekleri Peygamber’e salât ederler; siz de ona salât ve selâm getirin’ buyurulmuştur. Ulemânın bir kısmı ömründe bir kez getirmenin farz olduğunu, bir kısmı ise her gün getirmenin farz olduğunu söylemiştir. Nasıl namaz her gün beş vakit farz kılındıysa, oruç her yıl otuz gün farz kılındıysa, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine de her gün salatü selâm getirmek farzdır.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri normal bir insan gibi algılanmamalıdır. O sağdır, diridir, ümmetinin işleriyle ilgilidir, ümmetiyle hâlâ görüşüp konuşmaktadır. Onun yaratılışı bütün yaratılmış varlıkların en üstündedir. Allah ona öyle bir hususiyet, güzellik ve ruhaniyet bahşetmiştir ki ondan sonra yaratılmış hiçbir şeyde onun vasıfları yoktur. Ona bol bol salatü selâm getirin, sünnetlerine tâbi olun.


Kaynakça

  • Nisâ Sûresi, 4/59: Allah’a itaat edin, Resûl’e itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin
  • Ahzâb Sûresi, 33/56: Allah ve melekleri Peygamber’e salât ederler; ey iman edenler siz de ona salât ve selâm getirin
  • Furkân Sûresi, 25/63: Rahmân’ın kulları cahillere rastladıklarında selâm derler, yürür giderler
  • Hadis-i Şerif: Ölmeden önce ölünüz (Aclûnî, Keşfu’l-Hafâ, II/384; Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, V/261)
  • Hadis-i Şerif: Peygamber (s.a.v.) narh koymayı reddetti — Artıran da eksilten de Allah’tır (Ebû Dâvûd, Büyû’, 49; Tirmizî, Büyû’, 73)
  • Hadis-i Şerif: Nifak alametleri — yalan söylemek, sözünde durmamak, emanete hıyanet (Buhârî, Îmân, 24; Müslim, Îmân, 107)
  • Hadis-i Şerif: Günah-ı kebâirler — Allah’a şirk koşmak, adam öldürmek, sihir yapmak, faiz yemek, yetim malı yemek vb. (Buhârî, Vesâyâ, 23; Müslim, Îmân, 145)
  • Hadis-i Şerif: Yemeğini iyi insanlarla paylaş, yemeğini mümin insanlar yesin (Ebû Dâvûd, Et’ime, 14; Tirmizî, Zühd, 56)
  • Mezheplere Tâbi Olma: İmam Şâtıbî, el-Muvâfakât, IV/293; İbn Abdilberr, Câmiu Beyâni’l-İlm, II/110
  • Haram İsteklere Uymama: Lokman Sûresi, 31/15 — Eğer seni bilmediğin bir şeye zorlarlarsa onlara uyma
  • Tasavvufta Tövbe ve Nurlanma: İmam Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, Kitâbu’t-Tevbe; Kuşeyrî, er-Risâle, Bâbu’t-Tevbe
  • Peygamber’in Üstün Yaratılışı: Kâdî İyâz, eş-Şifâ bi-Ta’rîfi Hukûki’l-Mustafâ, I/93-127