Dergah Sohbetleri Serisi

193. Dergah Sohbeti – Murakabe, Kibir Tehlikesi, Dinin Üç Direği ve Kadir Gecesi

Murakabe: Günahlarını Düşünmek ve Nefse Zulmetmek

Murakabe etmek, insanın önce günahlarını, hatalarını ve kusurlarını düşünmesidir. Bazı ehli tasavvuf grupları murakabede manevi haz ve lezzet almayı, Cenab-ı Allah’ın sıfatlarını tecelliyat olarak algılamayı hedef almışlardır. Bu yaklaşım insanları kendilerini belli bir makamda görmeye sevk eder. Oysa biz kendi günahlarımızı, kusurlarımızı düşünürsek hiç olmazsa nefisle mücadele noktasında devamlı günahını düşünen bir kimse oluruz ki bizim için bu daha sağlıklıdır.

Hz. Adem Aleyhisselam dua ederken ‘Ya Rabbi, biz nefsimize zulmedenlerden olduk’ demiştir. Nefse zulmetmek, Kur’an ve Sünnet’in dışında davranmak, Allah’ın emirlerinin haricine çıkmak, haramları işlemektir. Cenab-ı Hak buyuruyor ki: ‘Kendi ellerinizle kendinizi ateşe atmayınız.’ Murakabemizde kendi hatalarımızı, günahlarımızı, eksikliklerimizi düşüneceğiz. Ölümü tefekkür edeceğiz. Ölünce nasıl hesap vereceğimizi düşüneceğiz. Yoksa halden hale geçmek için manevi lezzetler tatlar almak için değil.


Kimseyle Alay Etmeme ve Kibir Meselesi

Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de buyuruyor ki: Bir kavim başka bir kavimle alay etmesin, belki onlar kendilerinden hayırlıdır. Kadınlar da birbirleriyle alay etmesin, belki onlar kendilerinden hayırlıdır. Kimseyi küçük görmeyin, hakir görmeyin, zayıf görmeyin. Bir kimseyi alaya almak kibirlenmektir. Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur: ‘Gönlünde zerre kadar kibir olan asla cennetime giremez.’ Hatta başka bir hadiste: ‘Gönlünde zerre kadar kibir bulunan yetmiş yıllık uzaktan cennetin kokusunu dahi alamaz.’

Üstünlük takvadadır; soyda, sopta, ırkta değildir. Allah sizin suretlerinize değil, kalplerinize bakar. Bir kimse çok zayıf bir toplulukta bulunabilir ama gönlü Allah ile coşmuştur; Allah onu onunla yargılar. Önemli olan niyetiniz, düşünceniz ve içinizdir.


Zekat Meselesi: Kadınların Altınları ve Nisap Miktarı

Bir kimsenin nisap miktarında altını, parası veya ticaret malı varsa o kimseye zekat farzdır. Kadınların altınları nisap miktarını geçiyorsa, bir seneden fazla duruyorsa zekat vermesi gerekir. Kadın kendisi altınlarını bozdurur ve zekatını verir. Erkek kadının malına parasına karışamaz, kadın da erkeğin malına parasına karışamaz. Her ikisinin malları kendi tasarruflarına aittir. Bu Hanefi mezhebinin görüşüdür.

Bir kimsenin nisap miktarına parası yoksa, her ay beş milyar geliri olsa bile her ayda harcıyorsa, kenarda biriktirmiyorsa, dinin bakış açısına göre o kimse zekat alabilir. Kendinizi kuyuya benzetin: kuyudan su çekerseniz kuyunun gözdenekleri açılır. Kim ne almak istiyorsa bir parça kalsın sizden. Senden alan olmazsa o zaman İslam diyor ki sen ver. Bırak alsınlar senden.


İslam Hayatın Her Alanını Tanzim Eder

Bize dayatılan din, vicdanımızda yaşanacak bir dindir. Kandilden kandile, bayramdan bayrama, Ramazandan Ramazana Allah’ı aklına getir diyorlar. Ama bizim dinimiz öyle değil. Bizim dinimiz sokağımızı tanzim eder, alışverişimizi tanzim eder, kıyafetimizi tanzim eder, yiyeceğimizi dahi tanzim eder. Bakışımızı, duyuşumuzu, ayak atacağımız yeri, evimizi, hanımlarımızı, çocuklarımızı tanzim eder. Bizim dinimiz hukuka karışır, siyasete karışır, askeriyeye karışır, günlük hayata karışır.

Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur ki dinin üç ana direği vardır: Birincisi tevhid üzerine durmak, yani la ilahe illallah Muhammedun Resulullah düşüncesinin üzerine hayatı kurmak. İkincisi namazdır; namazsız bir Müslüman düşünülemez, namaz olmazsa o kimsenin dini yıkılır. Üçüncüsü oruçtur; bir kimsenin orucu yoksa onun dini de yıkılmıştır. Bu üç ana unsuru kaybetmeyeceğiz.


Şeytanla Mücadele ve Zikrullahın Önemi

Sahabeler Hz. Resulullah’a demişler ki: ‘Ya Resulallah, biz senin yanındayken dünya bize etki etmiyor, ama senin yanından çıkınca aynı halde değiliz.’ Allah Resulü buyurdu ki: ‘Şeytan kapının önünde bekler sizi, dışarı çıkar çıkmaz hemen sizi yutmaya çalışır.’ Bundan korunmanın tek çaresi Allah’ın zikridir.

Allah Resulü buyurmuştur: ‘Şeytan damarlarınızda dolaşır.’ Cenab-ı Hak bize şah damarından yakınsa, Allah şeytandan bize daha yakın demektir. O zaman biz Allah’a yaslanacağız, ona güveneceğiz, onu zikredeceğiz. Şeytanla olan mücadeleyi hiç bırakmayacağız. Tasavvufun ana gayelerinden birisi şeytanla mücadeledir. Biz hem iç savaşımızı hem de dış mücadelemizi devam ettirmek zorundayız. Din sadece içe yönelik değildir.


Umre ve Hac Adabı

Umreye gidecek olan kardeşlere tavsiyeler: Kimsenin işine karışmayın, kimsenin özel hayatına karışmayın, kimsenin ibadet şekline karışmayın. Size birisi sorarsa söyleyin. Ve her yerde edepli olun. Beytullah’ta edepli olup dışarı çıkınca edebini muhafaza etmemenin bir anlamı yok. Hacı buradan olur, umreci buradan umreye gider. Siz buradan hediye götürürsünüz; orada hediye yapmaya çalışmayın.

Sakın boş vaktiniz kalmasın. Uyumaya ayrılan zaman dışında devamlı zikir halinde olun. Yürürken, otururken, kalkarken Allah’ı zikredin. Zikrullahla hemhâl olursanız kalbinize şeytan asla tasarruf edemez. Yemeye, içmeye, gezmeye dalmayın; orada ihlası, samimiyeti, muhabbeti, aşkı artırmaya çalışın.


Sünnete Uyma: Başa ve Ayağa Mesh Meselesi

Abdest alırken başa mesh etme konusunda Hanefi mezhebine göre başın dörtte birinin mesh edilmesi yeterlidir. Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem başının üst tarafını mesh etmiştir. Biz de başımızın üstünü mesh ederiz. Enseyi veya yanları mesh etme konusunda sünnetten bir delil yoktur. Hz. Ali Efendimiz ne güzel buyurmuştur: ‘Eğer aklıma danışacak olsaydım ayağımın altını mesh ederdim. Ama gördüm ki Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ayağının üstünü mesh etti.’ Biz de öyle yaparız.

Bir şeyin hikmetini araştırıp da bulamadığımız için terk etmeyeceğiz. Ben bilmediğimi de yapıyorum, saf Müslümanlardanım. Din bir inanç işidir. Sünnette Resulullah nasıl yapmışsa biz öyle yapmaya çalışırız. Tartışmaya gerek yok. Hadisleri reddedenlere veya kendi kafasına göre din kurmaya çalışanlara kapımız kapalıdır. Biz Kur’an ve Sünnet ile imamların ictihatları dairesinde yaşamaya çalışan bir topluluğuz.


Kadir Gecesi’nin Fazileti

Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur: ‘Kim Kadir Gecesi’nin faziletine inanarak ve alacağı sevabı Allah’tan umarak ibadet ve taatle geçirirse geçmiş günahları bağışlanır.’ Kadir Gecesi Ramazan ayının son on gününün tek gecelerinde aranmalıdır: 21, 23, 25, 27 veya 29. gece. Hz. Resulullah Ramazan’ın son on gününde özel bir gayrete girer ve Kadir Gecesi’ni arardı.

Cebrail Aleyhisselam gelip ‘Ya Muhammed, Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son on gününde arayın’ buyurmasıyla bu mesele oturmuştur. Son on günün her gecesi Kadir Gecesi’ymiş gibi ibadet ve taatle geçirilmelidir. Kur’an-ı Kerim’de buyurulduğu üzere Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır.


Kaynakça

Hadis-i Şerif Kaynakları

  • “Gönlünde zerre kadar kibir olan cennete giremez” — Sahîh-i Müslim, Kitâbu’l-Îmân, Hadis No: 91; Sünen-i Tirmizî, Kitâbu’l-Birr, Hadis No: 1998
  • “Şeytan damarlarınızda dolaşır” — Sahîh-i Buhârî, Kitâbu’l-İ’tikâf, Hadis No: 2035; Sahîh-i Müslim, Kitâbu’s-Selâm, Hadis No: 2174
  • “Kim Kadir Gecesi’ni ihya ederse geçmiş günahları bağışlanır” — Sahîh-i Buhârî, Kitâbu’l-Îmân, Hadis No: 35; Sahîh-i Müslim, Kitâbu Salâti’l-Müsâfirîn, Hadis No: 760
  • Dinin üç direği (tevhid, namaz, oruç) — Sünen-i Tirmizî, Kitâbu’l-Îmân; İmam Ahmed b. Hanbel, Müsned, c.5
  • Kadir Gecesi’nin son on günde aranması — Sahîh-i Buhârî, Kitâbu Leyletü’l-Kadr, Hadis No: 2017-2024; Sahîh-i Müslim, Kitâbu’l-İ’tikâf, Hadis No: 1167
  • Hz. Ali’nin ayağa mesh rivayeti — Sünen-i Ebî Dâvûd, Kitâbu’t-Tahâre, Mesh Bölümü; Beyhakî, es-Sünenü’l-Kübrâ, Kitâbu’t-Tahâre

Kur’an-ı Kerim Referansları

  • Alay etmeme — Hucurât Suresi, 49:11: “Ey iman edenler! Bir kavim diğer bir kavimle alay etmesin. Belki onlar kendilerinden hayırlıdır.”
  • Nefse zulüm — A’râf Suresi, 7:23: “Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen muhakkak ziyana uğrayanlardan oluruz.”
  • Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın — Bakara Suresi, 2:195
  • Allah suretlere değil kalplere bakar — Sahîh-i Müslim’de hadis olarak geçer (Hadis No: 2564); takvada üstünlük için bkz. Hucurât Suresi, 49:13
  • Kadir Gecesi — Kadr Suresi, 97:1-5: “Şüphesiz biz onu Kadir Gecesi’nde indirdik. Kadir Gecesi’nin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır.”

Fıkıh ve Tasavvuf Kaynakları

  • Zekat nisabı ve kadınların altınları — İmam Merginânî, el-Hidâye, Kitâbu’z-Zekât; İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr, Zekât Bahsi
  • Başa mesh hükmü (Hanefi) — İmam Merginânî, el-Hidâye, Kitâbu’t-Tahâre, Abdest Bölümü; İmam Kâsânî, Bedâiu’s-Sanâi’, c.1
  • Murakabe ve nefisle mücahede — İmam Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, Kitâbu’l-Murâkabe ve’l-Muhâsebe; İmam Kuşeyrî, er-Risâle, Murakabe Bölümü
  • Kadir Gecesi ibadeti — İmam Nevevî, Şerhu Sahîhi Müslim, Leyletü’l-Kadr Bölümü; İbn Receb el-Hanbelî, Letâifu’l-Meârif, Ramazan Bölümü
  • Tasavvufta iç ve dış mücadele — İmam Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, Kitâbu Riyâzeti’n-Nefs; Hücvîrî, Keşfü’l-Mahcûb, Mücâhede Bahsi