Mürşid-i Kâmile İntisap Etmenin Gerekliliği
Hadis-i kudsîde buyurulmuştur: “Kul farzları yerine getirmekle Allah’ın emrini yerine getirmiş olur. Nafilelerle yaklaşır ve Allah’ı sever. Allah da onu sever. Allah onu sevince gören gözü, duyan kulağı, tutan eli olur.” Farzlar ve nafileler bellidir; ancak o yolda yürürken muhakkak bir öğreticiye ihtiyaç vardır. Bu öğretici, Kur’an ve sünnet adresinde olup insanlara dini daha iyi yaşamayı, anlamayı ve algılamayı öğretecektir.
Tasavvuf, Allah’ı sevmeye gönül verenin işidir. Bir kimse Allah’ı sevmeyi kendine hedeflemediyse camideki gibi hayatına devam eder. Ama Allah’ı sevme yolunda gidecekse muhakkak bir mürşide ihtiyacı vardır. Hiçbir din mürşidsiz olmamıştır. Muhammedilerin mürşidi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’dir; gerçek mürşid ise Allah’tır. Allah, dinini peygamberler üzerinden yaşattığı gibi peygamberlerden sonra da mürşidler, müminler ve âlimler üzerinden korur ve yaşatır.
Bir kimse “bunu kendi kendime hallederim” diyebilir; o yol açıktır ama tehlikelerle doludur. Üstad Bediüzzaman Hazretleri Mektubat’ın 29. Mektubu’nda der ki: “Bir kimse hakiki âlim bir zat da olsa, kalbi harekete geçmemişse ve bir mürşide intisap etmediyse, bugünkü zındıkanın karşısında kendisini muhafaza etmesi müşkülleşmiştir.”
Yeryüzünün Kırk Velisi: Manevi Direkler
Hadis-i şerifte Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri, ümmetin içerisinde kırk tane velinin var olacağını, yağmurun bunların yüzü suyu hürmetine yağdığını, hayvanların bunların yüzü suyu hürmetine otladığını, dünyanın yörüngesinde bunların yüzü suyu hürmetine devam ettiğini beyan etmiştir. Bu kırk mürşid-i kâmil olmazsa dünyanın yörüngesi dahi kayacak, yağmurlar yağmayacak, bereketsizlik olacaktır.
Tasavvufa en fazla itiraz eden İbn-i Teymiyye dahi İmam Ahmed’in rivayetiyle bu hadisi kabul etmiş, talebesi Aliyyü’l-Kari de reddedememiştir. Hazreti Abbas ve oğlu Abdullah’ın tefsirinde bu zatlar yeryüzünün manevi direkleri olarak açıklanmış ve kıyamete kadar var olacakları beyan edilmiştir.
Kırk Velinin Terkibi
Bu kırk velinin otuz tanesi İbrahim makamındadır. İmam Gazali’nin rivayetinde “Benim ümmetimin velileri Beni İsrail peygamberleri hesabındadır” buyurulmuştur. İbn Hacer bu hadise şerh yazarken reddetmemiştir. On tanesi ise kadınlardan olup Rabiatul Adeviyye gibi Allah’ın veli kullarıdır. Mürşid-i kâmil değillerdir ama dinin ayakta durmasına sebep ve vesilelerdir.
Allah’ı Sevmek Ucuz Değildir
Tarih boyunca mürşid-i kâmiller ve büyük veliler sayılıdır; parmaklarla gösterilecek kadardır. Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretleri’nin dediği gibi onlar okyanustaki inci gibidir. Bir mürşid-i kâmile herkes bağlanabilir mi? Hayır. Herkes onunla buluşabilir mi? Hayır. Çünkü Allah’ı sevmek ucuz bir şey değildir.
Allah’a koşan insanlar mangal gibi yürekli olmalıdır. Eşinden, işinden, çocuğundan, zevkinden her şeyinden fedakârlık gerekir. Allah’a koşan insanlar garip insanlardır, yalnız insanlardır. Onların sahibi direkt Allah’tır. Normal insanlar onları anlayamaz, algılayamaz. Onlar günün delileri, zamanın garipleridir.
Bir mürşid-i kâmile bağlanmak yüz binlerce şeytanı yenmek gibidir. Hakiki bir derviş bir âleme bedeldir. Onlar ayet-i kerimede buyurulduğu gibi çok azdırlar; ama gerçek iman edenlerin yüzü suyu hürmetine yüzeysel iman edenler kurtulurlar.
Şeyh Efendi Vefat Edince Ne Yapılmalı?
Bir kimsenin mürşidi vefat ettiğinde “bana bir daha mürşid lazım değil” veya “bu zamanda mürşid mi kaldı” demesi nefsin oyunudur. Böyle söyleyen kimse bir perdede kalmıştır. Muhakkak gidip bir mürşide, bir üstada bağlanmalıdır. Bağlandığı mürşid eksik ve noksan olsa dahi, üstadından eksik görebilse dahi nefsini durdursun, gitsin bağlansın.
Bağlandığı mürşid hangi noktada olursa olsun, yeter ki Kur’an ve sünnet dairesinde dursun. Kur’an ve sünnet dairesinde durduğu müddetçe o kimseye mürşid olarak bağlansın. Nefsiniz galip gelir, bir veliyi beğenmeme noktasına getirir; bu şeytanın okudur. Zahire bakın; o Kur’an ve sünnet dairesindeyse, tavsiyeleri ve teşvikleri bu dairede ise sizin için mesele bitmiştir.
Üstadının vefatını özgürlük kâğıdı gibi görenler yanılıyorlar. O kâğıt şeytanın imzaladığı kâğıttır. Asıl özgürlük son nefese kadar bir mürşidin yolundan gitmek, bir üstadın gölgesinde yürümektir. Bir üstadı yoksa o kimse evinde oturacak, kendi kendine “Ben zikir yapıyorum, namaz kılıyorum” diyecek ve nefsi onu organize edecektir.
Salih Rüyaları Gizlemeyin
Herkes çok rüya görecek diye bir kaide yoktur. Ama bir cemaatin içerisinden muhakkak salih insanlar olup salih rüyalar görenler olacaktır. Bu rüyalar etraf için hüccet ve delildir. Salih bir rüya gördüyseniz bunu nefsinize paye çıkarmak için değil, ümmete işaret olarak arkadaşlarınızla paylaşın.
Salih ve hakikat noktasındaki rüyaları saklar ve gizlerseniz ilmi saklayanlardan olursunuz ki Allah burnunuzu sürter. Çünkü Cenab-ı Hak rüya ve kalp üzerinden velilerin veliliğini bildirir. Zahirde Kur’an ve sünnete bağlılık, salih rüyalar ve hal görenler; bunlar velilik alametleridir.
Hz. Ömer’in Tevhid Anlayışı ve Halid b. Velid
Hazreti Ömer Efendimiz, Halid bin Velid’i savaştayken görevden almıştır. Sebebi, insanlar arasında “Halid’in bulunduğu savaşta galibiyet mutlaktır” inancının yayılmasıdır. Hazreti Ömer buyurmuştur: “Galibiyet Allah’ındır.” Ümmeti gizli şirkten kurtarmak için bu kararı vermiştir. Koca Halid bin Velid, görevden alındıktan sonra yeni komutanın emrinde savaşmaya devam etmiş ve öyle vefat etmiştir.
Hazreti Ömer Efendimiz aynı zamanda yağmur duasına çıkarken Hazreti Abbas Efendimiz’i yanında götürürdü. “Sen peygamber amcasısın, Allah senin duanı geri çevirmez” derdi. Hazreti Abbas ellerini kaldırıp “Ya Rabbi” dediğinde Cenab-ı Hak yağmurunu indirirdi. Öyle ağızlar vardır ki onlardan çıkanı Allah geri döndürmez.
Mürşidin Sözü İstikametinde Yürümek
Bir mürşide bağlanan kimse, onun dediği istikamette yürümelidir. O reçete başta acı gelebilir, nefse ağır gelebilir; ama bağlandıysan o acı helvaya döner. Sen sabırla yürü, sabırla dur. Acın şekere döner, gözyaşın inci mercana döner, sıkıntın rahmete döner.
Mürşide kendi fikrini dayatmaya çalışmak, ona akıl vermeye kalkmak, onu yönlendirmek doğru değildir. Yakup aleyhisselam kuyudaki Yusuf’u göremedi ama Mısır’dan gelen kokuyu aldı. Mürşidlerin de öyle anları vardır ki kendilerinden değildir; o nefes harekete geçtiğinde dikkat etmek gerekir.
Evlilikte Haklar ve Sorumluluklar
Erkek ailenin reisidir, ailenin kutbudur. Çoluğuna çocuğuna bakacak, evinin ihtiyaçlarını görecek, eşinin ihtiyaçlarını görecektir. Gücünün yettiğince bakacak, görecek, koruyacak. Bir kadının annesinin babasından yiyecek bir şeyler götürmesi kadar zul bir şey olmaz.
Eşlere zulmetmeyin. Kadınların örtünmesi farzdır; ama evlenirken başı açık bir bayanla evlendiysen onu günah-ı kebairden kurtaracaksın, ancak baskıyla değil, zorla değil, küfrederek değil; sevgiyle, yumuşaklıkla, sindire sindire. Evlenirken şart koştuğunu şart koy; koşmadıysan sabret.
Sufilerin ağzından kötü söz çıkmayacak, ahlaksız kelimeler çıkmayacak. Hiçbir evde kötü kelam çıkmasın. Öfke, kin, kasavet çıkmasın. Eşinize dışarıda yemek yedirip eve telefon bile açmamak adamlık değildir. Evde hanımının hazırladığı yemek yenecek, adam evinin kutupluğunu yapacaktır.
Kaynakça
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi Kaynakları
- Kurbü’n-Nevafil hadis-i kudsisi: “Kulum nafilelerle bana yaklaşır…” — Buhari, Rikak, Hadis No: 6502
- Kırk veli (Ebdal/Evtad) hadisi — Ahmed b. Hanbel, Müsned, Cilt 5; Taberani, el-Mu’cemü’l-Kebir; İbn Asakir, Tarihü Dımeşk
- “Ümmetimin velileri Beni İsrail peygamberleri hesabındadır” — İmam Gazali, İhyau Ulumi’d-Din (İbn Hacer, el-Münebbihat’ta şerh etmiştir)
- “Beni Allah sevdiği için sevin” — Tirmizi, Menakıb, Hadis No: 3789; Hâkim, Müstedrek
- Hz. Ömer’in yağmur duasında Hz. Abbas’ı vesile kılması — Buhari, İstiska, Hadis No: 1010; Fethü’l-Bari Şerhi
- Hz. Ömer’in Halid b. Velid’i görevden alması — İbn Sa’d, et-Tabakatu’l-Kübra, Cilt 7; Taberi, Tarihü’l-Ümem ve’l-Müluk
- “Allah’ın velilerine korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır” — Yunus Suresi, 10:62 tefsiri
Ayet-i Kerime Kaynakları
- “Allah’ın velilerine korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır” — Yunus Suresi, 10:62
- “Onlar yeryüzünün direkleridir” — Lukman Suresi, 31:10 tefsiri (Hz. Abbas ve İbn Abbas rivayeti)
- “Gerçek iman edenler çok azdır” — Sebe Suresi, 34:13
- “Eğer sen kaba ve katı kalpli olsaydın etrafından dağılırlardı” — Âl-i İmran Suresi, 3:159
Fıkıh ve Tasavvuf Kaynakları
- Mürşide intisap gerekliliği — Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, 29. Mektup, 9. Kısım, 8. Telvih
- Kırk veli ve ebdal meselesi — İbn Hacer el-Askalani, el-Münebbihat; Suyuti, el-Havi li’l-Fetava
- İbn Teymiyye’nin veliler hakkındaki görüşü — İbn Teymiyye, Mecmuatü’l-Fetava, Tasavvuf Bölümü
- Mürşid-mürid ilişkisi — İmam Rabbani, Mektubat-ı Rabbani, 1. Cilt, Mürşide İntisap Mektupları
- Velilik alametleri — İmam Kuşeyri, er-Risaletü’l-Kuşeyriyye, Velayet Bölümü
- Rüya ve salih rüyaların hükmü — İmam Nevevi, Riyazü’s-Salihin, Rüya Bölümü; Buhari, Ta’bir Kitabı
- Evlilikte haklar — İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar ale’d-Dürri’l-Muhtar, Kitabü’n-Nikâh, Bab: Nafaka
- Kadınların örtünmesi — İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar, Kitabü’l-Hazr ve’l-İbaha, Setr-i Avret Bölümü