Dünya Yönetim Sistemi ve Süfyani Güçler
Dünya üzerindeki oyun, eğlence, spor gibi kitlesel faaliyetler sadece Müslümanları değil bütün insanlığı uyutmak ve sömürmek için araç olarak kullanılmaktadır. Futbol, pop müzik, kumar, uyuşturucu, fuhuş — bunların hepsi dünya insanlığının beynini, kalbini, gönlünü işgal eden yönetim araçlarıdır. İnsanlar bunlarla mutlu olur, övünür; halbuki arkasında insanlığı köleleştirmek vardır.
Bu süfyani ve deccali güç, dünya üzerinde hakimiyet kurmaya çalışmaktadır. Karanlıkla aydınlığın mücadelesi Adem aleyhisselamdan beri devam ediyor. Bu mücadele cennette başlamış, dünyada devam ediyor ve kıyamete kadar sürecektir. Şu anda İslam dünyasının içerisinde yönetemediği, zapturapt altına alamadığı takva sahipleri ve gerçek alimler kalmıştır.
Afganistan’a önce Ruslar saldırdı, mücahitler çıktı, sonra mücahitler birbirine vurdu, sonra dünyayı idare eden güç gelip oturdu. Çeçenistan’da da, Bosna’da da aynı senaryo yaşandı. Bir gücü eritmek için karşısına başka bir güç çıkarıyorlar; sonra ikisini de yönetiyorlar. Olayları tek tek değil, bütün olarak algılamak gerekir.
Dua Ederken Vesile Etmek
Dua ederken vesile yapmak sünnettir. Hazreti Ömer efendimiz yağmur duasına çıktığında Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin amcası Abbas’ı vesile etmiştir. Her ne kadar vesileye karşı mücadele eden gruplar olsa da vesile sünnettir; Cenab-ı Hak ‘Bana vesilelerle yaklaşın’ buyurmuştur.
Meşhur mağara hadisesinde üç kişi kendi amellerini vesile etmiştir: Birisi haramdan geri durmasını, birisi anne babasına hizmetini, birisi de emanete riayetini vesile ederek dua etmiş ve kaya açılmıştır. Demek ki kendi amelini vesile etmek de, büyük zatları vesile etmek de caizdir. Ancak gidip de ‘Ya Emir Sultan bana rızık ver’ demek doğru değildir; ‘Ya Rabbi, Emir Sultan Hazretlerini vesile ederek şu halden beni kurtar’ demek gerekir.
Dini Nikah ve Belediye Nikahı
Dinimizde nikah vardır; bunun adı imam nikahı veya hoca nikahı değil, Allah’ın emrettiği nikahtır. Bir erkeğin ‘Ben seni nikahıma aldım’ demesi ve kadının ‘Kabul ettim’ demesiyle nikah tamam olur. İki Müslüman şahit ve mehir gereklidir. Mehrin en azı bir koyun parasıdır; hatta kadın ‘bana dua et yeter’ derse bu da mehir yerine geçer.
Cep telefonuyla dahi nikahlanmak mümkündür — taraflar birbirlerini tanıyor ve biliyor olması kaydıyla. Belediyenin resmi evlenme akti ise dini nikah yerine geçmez. Çünkü resmi akit mümin-kafir, ateist-putperest ayırt etmez; dini nikah ise bir ibadettir, euzü-besmeleyle başlar, Fatiha ile biter.
Sakal Bırakmak
Sakal fıtrattır, sünnettir. Fıtrat olan bir şey için eşten müsaade almak gerekmez. Asıl sakalı kesenin gidip hanımından helallik alması gerekir; çünkü fıtrata aykırı hareket eden odur. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hiç terk etmediği sünnetlerden biridir sakal.
Osmanlı’da sakalı çıkmayanları çavuş dahi yapmıyorlardı. Eski tarikat terbiyesinde sakalı olmayan bir kimseye nakiplik verilmezdi; çavuşluk verilirdi ama nakiplik verilmezdi. Resmi yerlerde veya sakal sorunu olan işyerlerinde çalışanlar bırakamazsa hiç olmazsa jilet vurmayıp makineyle kısa tutmalıdır.
Allah Ehli Kimdir?
Allah ehli kavramının üç dairesi vardır. Şeriat manasında: La ilahe illallah Muhammeden Resulullah diyen, Allah’ın emirlerini yerine getirmeye ve yasaklarından kaçmaya çalışan her mümin Allah ehlidir. Tarikat manasında: Allah’ın dostunun elini tutmuş, ondan ders almış, haramlardan kaçmaya, takva dairesinde kendini tutmaya gayret eden kimsedir.
Hakikat manasında ise Allah ehli, sebepleri ortadan kaldırmış kimselerdir. Onların gözünde Allah’tan başka bir şey görünmez, kalbinde Allah’tan başka bir şey olmaz. Yönünü ne dünyaya, ne cennete, ne cehenneme çevirmiştir. Sadece Allah’ta fena olmaya ve Allah’ta vücut bulmaya çalışır. Bu özel bir haldir, herkes nasip olmaz.
İtikafın Üç Mertebesi
1. Şeriata Göre İtikaf
Camide yapılır. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri her Ramazan’ın son on gününde camide itikafa girerdi. Camide ibadet edilir, Kur’an okunur, zikredilir; caminin bahçesinde alışveriş etmekte ve konuşmakta beis yoktur.
2. Tarikata Göre İtikaf
Peygamber’in Hira dağına çekilmesi gibidir. Ehl-i tasavvuf bunu kırk gün olarak tutmuştur — Tur-i Sina’da kırk gün, Yunus aleyhisselamın balığın karnında kırk gün durması gibi referanslarla. Tekkede, evde veya her yerde olabilir. Dünya kelamı konuşulmaz, fazla yenilmez içilmez, fazla uyunmaz; üstadın verdiği ders çekilir. Mevlevilerin bin bir günlük çilesi bu kategoridedir.
3. Hakikate Göre İtikaf
Bir yere kapanmak değil, günlük hayatı itikafa çevirmektir. O kimse her gün oruç tutar, günde bir öğün iftar eder. Gündüz işine devam eder ama gıybet, dedikodu, boş şeylerden uzak durur. Gece evinin bir köşesine çekilip zikre, fikre, tefekküre devam eder. Bu, Peygamber’in günlük hayatının ta kendisidir — işini halleder, hızla evine döner, ibadete devam ederdi.
Dervişin Günlük Hayatı
Derviş günde üç öğün yemez. Derviş bütün haftayı oruçsuz geçirmez — en az haftada iki gün (Pazartesi-Perşembe) oruç tutacaktır. Ağır iş yapanlar hiç olmazsa haftada bir gün tutsunlar. Derviş gecesini zikirsiz geçirmez; odanın bir köşesine seccade serecek, beş dakika da olsa zikrullah yapacak, tövbe edecek, ağlayacak, yalvaracak.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ‘Az ama devamlı ibadet makbuldür’ buyurmuştur. Bir gecelik, on gecelik derviş olma. Devam et ki sana o ilahi ilham gelsin, ilahi nur dokunacaktır kalbine. Allah kendi yolunda gidenlerin yollarını açar.
Allah Dostlarıyla Uğraşmanın Tehlikesi
Hadis-i kutside buyrulmuştur: ‘Kim Allah’ın velileriyle alay ederse, onlara düşman olursa, yırtıcı hayvanın avından intikam aldığı gibi Allah da onlardan intikam alır.’ Aslanın ceylana merhamet göstermediği gibi Allah da merhametsiz bir şekilde intikamını alır; çünkü veliler O’nun özel kullarıdır.
Kim Allah diyenle uğraşırsa, kim zikir edenle alay ederse, kim evliya ile hakaret ederse hayvandan daha aşağı mahluktur. Hiç kimsenin dervişine, dergahına, şeyhine, cemaatine laf söylemeyin. Ölçüyü konuşun — din ölçüsü, Kur’an ve Sünnet ölçüsü konuşulur. Ama şahısların arkasından konuşulmaz, bir cemaat toptan karalanmaz.
Veliliğe inanmayan kimse, bir veliyi arkasından çekiştirirken ‘ya Allah buna duyurursa’ diye düşünmez. Bu, aslında veliliğe inanmamaktır ki bu münafıklıktır. Sen kendi kafandaki torbayı görmüyorsun da başkasının kafasında torba arıyorsun.
Çeşitli Meseleler
Akika Kurbanı
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri erkek çocuklarına iki, kız çocuklarına bir akika kurbanı kesmiştir. Sünnet olması hikmet olarak yeter; ehl-i tasavvuf bazı şeylerde çok fazla hikmet aramaz.
El Öpme
Hanefi, Hanbeli ve Maliki mezhebine göre annesi yaşındaki bir kadının elini öpmekte bir sakınca yoktur. Teyzesi, yengesi, komşusu, akrabası olan kadınların elini öpmek caizdir.
Ledünni İlim
Ledünni ilim sadece peygamberlere has bir ilim değildir. Allah’ın velilerinde, dostlarında da görünür. Müminlerde de tecelli eder.
Kaynakça
Ayet-i Kerimeler
- Maide Suresi 5:35 — ‘Ey iman edenler! Allah’tan korkun, O’na yaklaşmaya vesile arayın’ (vesile ayeti)
- Bakara Suresi 2:187 — İtikaf hükümleri (mescidlerde itikaf)
- Kehf Suresi 18:65 — ‘Ona katımızdan bir ilim öğrettik’ (ledünni ilim)
- Yunus Suresi 10:62-64 — ‘Dikkat edin! Allah’ın velileri için korku yoktur, onlar üzülmezler de’ (Allah ehli/veliler)
- Enfal Suresi 8:17 — ‘Sen atmadın, Allah attı’ (Peygamber’in fiillerinin ilahi kaynağı)
Hadis-i Şerifler ve Kaynakları
- Kim velilerime düşmanlık ederse hadis-i kutsisi — Sahih-i Buhari, Rikak Kitabı, Hadis No: 6502
- Akika kurbanı hadisi (erkek çocuğa 2, kız çocuğa 1) — Sünen-i Tirmizi, Edahi Kitabı, Hadis No: 1513; Sünen-i Ebu Davud, Edahi Kitabı, Hadis No: 2834
- Hazreti Ömer’in Abbas’ı vesile etmesi — Sahih-i Buhari, İstiska Kitabı, Hadis No: 1010
- Mağarada üç kişinin kendi amellerini vesile etmesi hadisi — Sahih-i Buhari, Büyu Kitabı, Hadis No: 2272; Sahih-i Müslim, Zikir Kitabı, Hadis No: 2743
- Nikahta mehir olarak ayet öğretme hadisi — Sahih-i Buhari, Nikah Kitabı, Hadis No: 5149; Sahih-i Müslim, Nikah Kitabı, Hadis No: 1425
- Benim bildiğimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız hadisi — Sahih-i Buhari, Kusuf Kitabı, Hadis No: 1044
- Kıl ayakkabılı kavimle savaş hadisi — Sahih-i Buhari, Cihad Kitabı, Hadis No: 2928
- Az ama devamlı ibadet makbuldür hadisi — Sahih-i Buhari, Rikak Kitabı, Hadis No: 6464; Sahih-i Müslim, Müsafirun Kitabı
- Bana dünyadan üç şey sevdirildi hadisi — Sünen-i Nesai, Hadis No: 3939
- Peygamber’in Hira’da itikafı — Sahih-i Buhari, Bed’ü’l-Vahy Kitabı, Hadis No: 3; Sahih-i Müslim, İman Kitabı
- Hazreti Zeynep’in itikaf çadırı hadisesi — Sahih-i Buhari, İtikaf Kitabı, Hadis No: 2033-2034
- Sakal bırakmak hadisi (fıtrat sünnetleri) — Sahih-i Müslim, Taharet Kitabı, Hadis No: 261; Sahih-i Buhari, Libas Kitabı, Hadis No: 5892
Fıkıh ve Tasavvuf Kaynakları
- Hanefi fıkhında nikah şartları — İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar, Nikah bahsi (iki şahit ve mehir)
- Belediye nikahının dini nikah yerine geçmemesi — İmam Kasani, Bedaiu’s-Sanai, Nikah Kitabı
- Anne yaşındaki kadının elini öpmenin cevazı — Hanefi, Hanbeli ve Maliki fıkıh kaynakları
- Mevlevi çile geleneği (1001 gün) — Mevlevi usul ve erkanı, Ahmed Eflaki, Menakıbu’l-Arifin
- İtikafın üç mertebesi (şeriat-tarikat-hakikat) — ehl-i tasavvuf literatürü, İmam Kuşeyri, er-Risale
- Muhyiddin İbn Arabi — Çoban ve çiçek hikayesi (tasavvuf menkıbeleri)
- Vesile meselesi — İbn Teymiyye dahi bazı vesile türlerini caiz görmüştür; cumhur-u ulema vesilenin cevazı üzeredir