Dergah Sohbetleri Serisi

161. Dergah Sohbeti — Rüya Hükümleri, Orucun Üç Derecesi, Şehvet ve Nefis Terbiyesi

Peygamber’i Rüyada Görmek: Hükmü ve Sınırları

Bir kimse rüyasında, hâlinde veya hakikatte Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerini görebilir. Hakikat: uyanıkken, normal bir şekilde konuşmaktır. Hâl: gözünü kapattığında görüşmektir. Rüya: uykuda konuşmaktır. Hangi durumda olursa olsun, Peygamber’in söylediği şey o şahsı ilgilendirir, şahsı bağlar.

Eğer cemaat-ı toplumu bağlayan yeni bir şey söylüyorsa, o zaman yeni bir din geliyor demektir ki ona itibar edilmez. Çünkü Allah: ‘Ben sizin bugün dininizi tamam ettim’ buyurmuştur. Herkes sabah kalkıp ‘Peygamber’i rüyamda gördüm, bunu böyle yapın’ derse din ifsad olur.

Söylenen şey Kur’ân ile çatışmayacak, Peygamber’in kendi söyledikleriyle çatışmayacak. Eğer çatışmıyorsa gören kimseyi bağlar, bizi bağlamaz. Din tamamlandı; ne insanlar haramı helâl edebilir, ne helâli haram edebilir.

Sahte Vasiyet Mektupları ve Zincir Mailleri

İnternette dolaşan ‘Peygamber böyle emretti’ türü zincir mailleri, ‘bunu kaç kişiye gönderirsen günahların affedilir’ tarzı mesajlar dini ifsad etme girişimleridir. ‘Bu vasiyeti götürmekle namaz kılmana, oruç tutmana gerek yok’ yazan bir kâğıt parçasına asla kıymet verilmez. Din Kur’ân ve sünnetle sabittir.


Oruç: Fazileti ve Önemi

Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri buyurmuştur: ‘Kim Ramazan orucunu tutar da affedilmezse ona şaşılır.’ Oruç ümmet-i Muhammed’in affolması için bir kapı, bir vesiledir. Geçmiş peygamberlerin de hiç terk etmediği Allah’ın emridir.

Bir hadîs-i şerîfe göre oruç sabrın yarısıdır, sabır da îmânın yarısıdır. Demek ki oruç dinin dörtte biridir. Hadîs-i Kudsî’de Allah buyurur ki: ‘Oruç benimle kulum arasındadır; onu bir başkasıyla ortak etmem.’ Melekler dahi oruçluya ne kadar sevap verildiğini bilmez. Diğer ibadetlerin sevabı on katından yedi yüz katına kadardır; ancak oruçta böyle bir sınır konmamıştır.

Hz. Âişe ve Cennet Kapısı

Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Hz. Âişe vâlidemize buyurdu ki: ‘Yâ Âişe! Cennet kapısında devamlı dur, orayı devamlı çal, orayı devamlı tıkla!’ Hz. Âişe sordu: ‘Neyle yâ Resûlallah?’ Buyurdu ki: ‘Açlıkla yâ Âişe! Açlıkla, açlıkla, açlıkla!’


Şehvet Kavramı ve Orucun Şeytanı Yenmesi

Hadîs-i Kudsî’de Allah buyurur ki: ‘Şeytan sizin damarlarınızda dolaşır.’ Peygamber de buyurur ki: ‘Siz onun yollarını tıkayınız.’ Şeytanın yolunu tıkamanın kapısı şehvetin kesilmesinden geçer.

Şehvet sadece kadınlara duyulan ilgi değildir. Çok lüks bir arabaya sahip olmak istemek şehvettir. Çok lüks bir eve sahip olmak istemek şehvettir. Birisine kinlenmek şehvettir. Haksız yere küsmek şehvettir. İşte bu şehveti kesen ibadettir oruç. Şehveti terbiye eden, helâl daireye koyan oruçtur.

Eğer bir kimsenin orucu yoksa onun takvâsı yoktur. Bir kimsenin orucu yoksa onun tarikatı yoktur, dervişliği yoktur, şeyhliği de mürşidliği de yoktur. Oruç öylesi bir kapıdır, öylesi bir silahtır.


Orucun Üç Derecesi

1. Avâmın Orucu

Ağzını kapatır yemez, şehvetini kapatır ilişkiye girmez. Hepsi bu. Gıybete devam eder, televizyon seyreder, geceleri eğlence izler, Ramazan eğlencelerinde çengi oynatır. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem böyle oruç tutanlara ‘onun orucu yoktur’ buyurmuştur. Hatta çengi oynatanlar avâmın orucu bile değil; şeytanın orucudur.

2. Hasın Orucu (Sâlihlerin Orucu)

Ağzını ve şehvetini kapatır, günahlardan kendini korumaya çalışır. Gözünü haramdan sakınır, dilini haramdan sakınır, azalarını haramdan sakınır. Az yer — tıka basa doldurmaz. Sofrası firavun sofrasına benzemez.

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretlerine iki çeşit yemek getirmişler; hanımına demiş: ‘Hatun, bugün soframız firavun sofrasına benzedi.’ Hz. Ali efendimizin önüne lezzetli yemek getirdiler; bir kaşık aldı, çok lezzetli, hemen soğuk su döktü içine: ‘Nefse lezzetli şey lazım değil’ dedi.

3. Hâsıl-Hasın Orucu (En Üst Derece)

Azalarını koruduğu gibi kalbini de muhafaza eder. Kalbinden şehvet geçmez, kötülük geçmez, hıyanet geçmez, vefâsızlık geçmez. Kalbinden kötülük geçmeyen kimsenin kalbinde şeytan dolaşamaz. Peygamber Efendimiz evlerine sorar: ‘Bugün Muhammed’in evinde yiyecek bir şey var mı?’ ‘Yok yâ Muhammed.’ ‘Bugün Muhammed’e yine oruç düştü.’ Üç gün, dört gün, beş gün böyle devam ederdi.


Temizlik: Dervişten Kir Kokusu Gelmez

Derviş kokmaz; dervişten mis gibi koku gelir. Terli, ekşi, tuzlu kokusu gelmez. Çamaşırlarınız temiz olsun, üstünüz başınız temiz olsun. Gömleğinin düğmesi kopuk, yakası yırtık, bir tarafı sökük dolaşmayın. Oturun kendiniz dikin. Eşler dışarı çıkarken birbirlerine bakacaklar: eksiği gediği var mı diye.

Müslüman temiz kokar. Eve gidince duş alın, sabah kalktığınızda duş alın. Çoluğunuz çocuğunuz senin pis kokunu çekmek zorunda değil.

Sigara Hakkında

Sigaradan kurtulun! Sigaradan kurtulamayan kimse nefisle neyin mücadelesini yapabilir ki? Üzerinde ‘sigara öldürür’ yazıyor, yine de içiyor adam. Sigara içen leş gibi kokuyor: sakalı, elbisesi, vücudu, gömleği — her tarafı kokuyor. Osmanlı’da sigara tuvaletlerin başına konurmuş çünkü tuvaletin kokusunu bastırıyormuş. O kadar keskin kokusu var.

‘Kahrolsun Amerika’ deyip cepte Marlboro. Boykot istiyorsanız içmeyeceksiniz, almayacaksınız. Kola yerine ayran için, şerbet için, poşaf için, limonata için. Kuru üzümden güzel poşaf yaptırın — memlekette yetişiyor.


Kaynakça ve Referanslar

Hadîs-i Şerîfler

  • “Kim Ramazan orucunu tutar da affedilmezse ona şaşılır”: Tirmizî, Da’avât, 115; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II/246.
  • “Oruç sabrın yarısıdır, sabır îmânın yarısıdır”: Tirmizî, Da’avât, 86.
  • Hadîs-i Kudsî — “Oruç benimle kulum arasındadır, onu ben mükâfatlandırırım”: Buhârî, Savm, 2; Müslim, Sıyâm, 163.
  • “Şeytan sizin damarlarınızda dolaşır”: Buhârî, Bed’ü’l-Halk, 11; Müslim, Selâm, 23-25.
  • “Yâ Âişe, cennet kapısını açlıkla çal”: Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr, XXIII/286; Beyhakî, Şu’abü’l-Îmân, V/76.
  • Hz. Peygamber’in evinde yiyecek olmaması — “Bugün Muhammed’e oruç düştü”: Müslim, Sıyâm, 170; Tirmizî, Zühd, 38.
  • “Kalbini mi açtın baktın?” — Hz. Ali ve kelime-i şehâdet söyleyen: Buhârî, Meğâzî, 45; Müslim, Îmân, 158.
  • “Nice oruç tutanlar vardır ki orucu yoktur”: İbn Mâce, Sıyâm, 21; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II/373.
  • Hz. Âişe vâlidemizin Peygamber sonrası yaşantısı — evinde duman tütmemesi: Buhârî, Hibe, 1; Müslim, Zühd, 28.

Âyet-i Kerîmeler

  • Mâide Sûresi, 5/3: ‘Bugün sizin dininizi kemâle erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım.’
  • Bakara Sûresi, 2/183-185: ‘Ey îmân edenler, sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç size de farz kılındı.’
  • Ankebût Sûresi, 29/69: ‘Bizim yolumuzda mücâhede edenlere yollarımızı gösteririz.’

Tasavvuf ve Fıkıh Kaynakları

  • İmâm Gazzâlî: İhyâu Ulûmi’d-Dîn, III. Cilt — Kitâbu Esrâri’s-Savm: Orucun üç derecesi (avâm, havâs, havâssü’l-havâs).
  • Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî: Firavun sofrası kıssası — Mesnevî-i Ma’nevî, I/2290.
  • Mültekâ’l-Ebhur (İbrâhîm el-Halebî): Koku sebebiyle boşanma hakkı fetvâsı.
  • İbn Kayyım el-Cevziyye: Zâdü’l-Me’âd, II/29-38 — Peygamber Efendimiz’in oruç sünneti ve az yeme âdâbı.