Üzerinden 15 yıl geçti, yaşandı geçti bitti deniliyor, travması bitmedi, psikolojik etkileri bitmedi ve bitmeyecek, yaşanılanları kim unutabilir ki hiçbir şey yaşamayanlar unutabilirler, ben unutmayacağım!

Çırılçıplak soyulmuş vaziyette üzerine tazyikli soğuk su sıkılsa ve bu sanki nöbetmiş gibi her yarım saatte uygulansa, hatta oturduğun yerde namaz kılarken uygulansa, bu vahşeti bu dehşeti yaşayan nasıl unutur! İstedikleri zaman alıp götürecekler minibüslerin içinde gezdirecekler gözler bağlı, içeride inleme sesleri arasında işkencede bağıran kadınların çocukların sesleri, ardından gözlerini açıp ekranda gösterdikleri eşin ve çocukların ve bir alaycı ses “eşin ve çocuklarının böyle olmasını istemiyorsan irticadan vazgeç” gibi daha nice buralarda söylenilemeyecek hakaret ve sözler, hayır unutmayacağım! Karanlığın içinde gözlerin bağlı, ensende namlunun soğuk ucu “bu uçurumda kaç tane leş var biliyor musun?” deyip zikirden, cemaatten, çalışmalardan uzak olmanı söyleyecekler,  hayır unutmayacağım!, “O yeşil sermayenin başını, yakacağız onun başını” deyip polisle iş yeri basıp, iş yerindeki faturaların kesilmiş koçanlarını koparıp götüren, götürürken hiçbir yazılı belge imzalamayan, sonra bütün faturalı alış-verişleri naylon fatura gören “28 Şubatçı” vergi memurları ve müdürleri nasıl unuturum! Elime geçmeyen vergi raporları ve hayali ceza kesilmiş evrakları bana tebliğ edilmeden bazı kişilerin eline tutuşturulup arkadaşlara beni kötüleyenleri, unutmayacağım! “28 Şubatçıların” yönlendirmelerine ve tehditlerine boyun eğip içinde bulunduğumuz cemaati bölenler, parçalayanlar, buna çanak tutanlar nasıl unutulur, unutmayacağım!

O günlerde kendilerini şeyh görenler, âlim görenler, derviş görenler, satılık-yalaka ilahiyatçılar, cami imamları ve halâ 28 Şubat’ı savunmaya çalışan zavallılar bu kadar mı körsünüz,  birisi dün gece halâ 28 Şubatı haklı göstermeye çalışıyor, etrafındaki erotik salaklara, “embesiller embesilleri” bulur, bulmuşlar birbirlerini utanmıyorlar da,  sizleri de unutmayacağız!

Asıl unutmayacağım siyaset zamanlarımın ağabeyi  "Namlusunu milletine çevirmiş tanklara selam durmayız" diyerek Hz. Hamza misali haykıran şehidimiz Muhsin YAZICIOĞLU seni hiç mi hiç unutmayacağım.

Şimdi bunları yapanlar çok mu mutlu acaba? Nasıl helalleşecekler, nasıl hesap verecekler? Evet o gün için sorguya aldıklarını kaydetmiyorlardı bile ama mülkün sahibi kaydetti, mahşeri nasıl es geçecekler, nasıl yüzüme bakacaklar, nasıl hesap verecekler, unutmayacağım herkes unutsa da ben unutmayacağım!


Mustafa ÖZBAĞ
29.02.2012

Kim bizi sevdiğini söyler, aşıklık davasına girişir, sonra tutar bizden üzülüp kırıldığını veya sıkıntı duyduklarını söylerlerse, onun sözü de yalandır, davası da yalandır!
Çünkü aşık gönlünün derdini, çektiği acıları sevgilisine söylemek için ÇEKMEZ. Hatta bu dert ve sıkıntılar o na zevk vermeli, kendisine bir lütuf olarak görmelidir.

Mustafa Özbağ - 23 Mart 2006

Allah yüce kitabında beyan buyurmuş, o Allah ki neyi vaad etti ve buyurduysa gerçekleştirmiş, tecelli ettirmiş. Yine emrettiği şekilde olacak yeryüzünde kim bozgunculuk yaparsa Allah o nu ibreti alem için yine cezalandıracaktır.


4- Biz kitapta İsrailoğullarına "Şüphesiz yeryüzünde iki defa bozgunculuk çıkaracaksınız ve aşırı bir şekilde azgınlaşacaksınız." diye beyan ettik.

5- Birinci bozgunculuğunuzun cezalandırma vakti geldiğinde, güçlü, kuvvetli kullarımızı üzerinize saldık. Ülkenizin her yerini didik didik ettiler. Bu, mutlaka yerine gelen bir vaad idi.

6- Sonra sizi, üzerinize saldıranlara galip getirdik. Size mallar ve oğullar verdik. Sayınızı çoğalttık.

7- İyilik ederseniz, yaptığınız iyilik kendinizedir. Kötülük yaparsanız o da kendinizedir. Yeryüzünde çıkardığınız ikinci bozgunculuğun cezalandırma vakti gelince sizi, yüzlerinizden keder dökülür hale getirsinler, daha önce girdikleri gibi Mescid-i Aksa'ya girsinler ve ellerine geçirdikleri yeri yıksınlar diye, düşmanlarınızı üzerinize salıvereceğiz.(Taberi tefsiri-İsra süresi)


Sizin(İsrailliler ve yandaşları) bu şekilde fütursuz davranmanızı destekleyen, yeryüzündeki deccal güçleri bile koruyamayacak, sizi kim ve hangi güç görünenler korumaya kalkarsa yer ile yeksan olup tarihin derinliklerinde kaybolmaya mahkum olacaklardır. Bakın bir kez kendinize, daha önce beraber operasyon yaptığınız, karakollarına, sorgu odalarına fütursuzca girip Müslümanları sorgulayıp işkence ettiğiniz, istediğiniz dindarları istediğiniz gibi tehdit ettiğiniz ülkede artık adım atamıyorsunuz. Kimse sizi artık süper güç görmüyor, sizden korkmuyor çekinmiyor ve birileri size DUR! Diyor, mazlumların ahları göğe yükseldi, Allah'ın gadabı yükseldi, vaad ettiği gün geliyor, ey katiller, ey insanlığın vicdanını titretenler, ey insanlığı açlığa susuzluğa, yokluğa terk edenler, ey yeryüzünde terör estiren, hukuksuz, insanlıktan nasibini almamışlar, artık size DUR! Diyenler var artık. Hangi bilmem ne idiğü belirsiz teşkilat sizi aklayacak ki, hangi paçavra gönül sizi destekleyecek ki, hangi kartondan güçler sizin arkanızda duracak ki, zulm ile kim abad olmuş ki siz olacaksınız, bitti insanlığın önünde hesap vereceksiniz, sonunuz geldi, hem de çok yakın… Peygamber efendimiz (s.a.v.) bir Hadis-i Şerifinde şöyle buyuruyor: "Müslümanlar Yahudilerle savaşıp onları öldürmedikçe kıyamet kopmayacaktır. Öyle ki, Yahudiler, taşların ve ağaçların arkalarına saklanacaklar, taş veya ağaçlar "Ey Müslüman, ey Allanın kulu, işte Yahudi benim arkamdadır. Gel onu öldür." diyecektir. Ancak "Ğarkat" ağacı hariç. Zira o, Yahudi ağaçlarındandır.(Müslim-İmam-ı Hambel)


Mustafa Özbağ - 03 Eylül 2011

Sayfa 30 / 31

<< Başlangıç < Önceki 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 Sonraki > Son >>