SARIYER

SARIYER

Sarıyer sırtlarında, banklarda sensiz seni konuşmak,
Gecenin zifirinde, seninle sensiz yolculuk yapmak,
Bir haber, ya da telefon gelmeyeceğini bilerek ümid etmek,
O ümid le sevmeye devam etmek, beklemek.. beklemek.. beklemek..
Sınırı olmayan bir sevdaya tutulup, bir tebessüm görmeden beklemek,
Sevmek! her an fütürsuzca, hayasızca, sınırsızca sevdiğini görmek,
Her gördüğünün peşine takılıp O dur demek o hayale koşmak, sevmek!
İşte her cuma gibiydi dünde, ama aynısı değildi, başka tatlıydı,
Gelmeyeceğini bilip beklemek var ya, ne mutlu ediyor seveni, sevileni!
Dün seven de bendim, sevilende, Sende kendimi, bende seni gördüm,
Bu ne güzel bir duygu, sen bendesin, ben sende.. sonsuz umman....
Anlatılmaz yaşanır, bir düşün istersen, kendinde beni bulabilecek misin?
Izdıraplarımı, hayellerimi sonsuzluğa koşuşmalarımı, gecenin dipsizliğinde,
Sen böyle sevmezsin acı gelir...görünmeyen prangalara vurmazsın kendine,
Arabesk çe bir hayat ve düşünce yaşamazsın, belki elitliğin sarsılır,
Senin sevgilerinde biraz toprak kokusu, biraz sarıyer kokusu varmı ki,
Hayel ettim dün gece, sarıyer sırtlarında kardelen çiçeği vardır diye,
Hayatımı hep kardelen çiçeğinin mitolojik hikayesine benzetirim ya..
Sevdiğine hasretten boynu bükük, bir o kadar da kıskanç ama sevdalı,
Sevdalısına kavuşmak ümidiyle, kışın zehmerinde her şeye inat açmak,
Ölümüne çiçek açmak ümidle, derde deva olmak ölümünle hayata,
Sarıyer dün seni başka sevdim ben, yalnızlığım acı versede sevdim işte,
Yine gemiler geçti uzaktan salına salına, kimbilir hangi hasrete veya VUSLATA…

Mustafa Özbağ  03/02/2007