ATEŞ

ATEŞ

Aşk ateş gibi,

Yüzüm ve bedenim ateş gibi,

Mansur şarabı içimde, ateş gibi,

İbrahim gibi ateşlere düştüm,

Alem ler ateş gibi,

Gecelerde bir kızıllık var,

Yılgınlık var karanlıklarda dahi,

Geceler ateş gibi,

Bir hayat var ötelerde,

Bütün yıkılmışlığımızla Alçalmamızla,

Öteler ateş gibi,

Yalnızlıklar alemindeyim,

Toprak yurdunda yola düşmüşüz

Yalnızlığım ateş gibi,

Zaten gurbetteyim,

Günah tozlarından silkinip,

Kalkmamız mümkün değil!

Gurbet ateş gibi,

Bahçeler gördüm uzakta,

İçinde güller vardı, ateş gibi,

Şu kederli alemden sefer edelim,

Neşe alemine gidelim,

Orası da ateş gibi,

Yüzleri sarartan bu ızdırap dünyasından uzaklaşalım,

Zaten gurbetteyiz, ateşteyiz,

Dertlerde, kederlerde ateş gibi,

Kurtulmamıza bir çare yoktur,

Çareler ateş gibi,

Canımızı dünya sevgisinden,

Nefsin isteklerinden temizleyelim,

Canda nefiste ateş gibi.

Kanlar içindeyim.

Sevgilinin hayali gelirse,

ben kendimde olmadığım için onu,

gönül kanıyla boyarım diye korkuyorum,

kanım ateş gibi

Aşk ateşiyle yanıp yakılan,

Ağlayıp feryad eden bu aşığın gecelerini,

Perilerden sor!

Karanlıklar içinde gidip gelirken

ayağım perilere dokunuyor.

Periler ateş gibi


MUSTAFA ÖZBAĞ O8/11/2005