BİR FOTOĞRAFIN ANLATTIKLARI

BİR FOTOĞRAFIN ANLATTIKLARI

7 Haziran 2010 tarihli milliyette bir fotoğraf. Türk bayrağına sarılmış bir bebek resmi, Gazze’den. Yokluğun, yoksulluğun, zulmün kol gezdiği, havadan ne zaman ne kadar kimyasal bombaların ve mermilerin patlayacağı belli olmayan bizim uzak diyarımızdan. Bizim Filistin eyaletimizden. Bütün dünyanın zavallı insanlarının gözleri önünde cereyan eden insanlık dramı kelimesinin dahi hafif kaldığı hadiselerin yaşandığı yerden. Belli ki bebek daha üç beş günlük, hayata gözlerini açarken zulm ile karşılaşmak ne acı. Aç bir annenin işsiz bir babanın çocuğu olmak, ve ne yazık ki hangi fosfor bombasıyla öleceği belli olmayan bir ortamda hayata merhaba demek…acı.

Artık “Gargad Ağaçları” saklayamıyor bu insanlık vahşetini. Üzülüyorum televizyondaki yorumcuları dinlerken. Hala kendilerince, sahipleri olan İsrailli zalimleri aklama telaşındalar. Nasıl yapalım da ne bulalım da bu yardım gemilerini suçlayalım, nerden bir şey bulsak ta şehid olanları suçlasak telaşındalar. Evet şehitler sizin aklınıza göre suçlular, nelerine gerekti Gazze de açlık varmış, susuz ve ilaçsızmış bebekler. Tepeden her an fosfor bombaları yağıyormuş nelerine gerekti, bizim dönek lümpenler gibi rahatlarına bakacaklardı, izin isteyeceklerdi İsraillilerden vermeyeceklerini bile bile, “hatta istediler izin ama verilmedi, buda es geçilmeliydi.” Böylece kendilerini vicdanen rahatlatacaklardı. İzin istedik verilmedi bu yüzden üzgünüz diyeceklerdi. Birde kendileri gibi düşünen Amarika’da yaşayan Fethullah Gülen’ den olur çıktı ya değme keyiflerine. Haydi şimdi hep beraber şehitleri suçlayalım, bunları kelimeyi tevhit bayrakları ile Türk ve Filiistin bayraklarıyla protesto edenleri suçlayalım. Olmadı askerleri çağıralım, darbe yapsınlar, alttan alttan bunu pompalayalım, böylece ürkütelim insanları.

Olmaz artık lümpen beyler ve bayanlar. Bitti o günler. Geçti artık o zamanlar. “gargad ağaçları”nın sonu geldi. Daha ileri hareketler bekliyoruz. Nerde olursa olsun zalimler hesap verecek artık. İsrailin güdümünde bir hükümet ve ordu yok artık. Orada hunharca şehid edilen vatandaşlarımızın hesabı sorulacak ve sorulmalı. Nerede bir askerimize, polisimize haince bir kurşun sıkılmışsa bunun hesabı görülecek. “Gargad Ağaçları” gelin “taşlar dile gelip arkamda Yahudi var” deyip dile gelmeden tövbe edip gittiğiniz bu hain ve zalim yoldan dönün. Sizin için yarın geç olabilir, bildiklerinizi ve gizlediklerini anlatın devletin kurumlarına. Yaptıklarınızı, hazırlıklarınızı anlatın her ne varsa. Eğer birazcık yüzünüz varsa.

Mustafa ÖZBAĞ / 07-06-2010