Allah'ın Dostlarına Korku Yoktur.

YUNUS SÛRESİ

62 - Dikkat edin, Allah dostlarına hiç bir korku yoktur. Onlar, mahzun da olacak değillerdir.

63 - Onlar ki îmân edip takvaya ermişlerdir.

64 - Onlar için dünya hayatında da, âhirette de müjde vardır. Allah'ın sözleri değişmez. Bu, büyük kurtuluşun kendisidir.


Allah'ın Dostlarına Korku Yoktur

Allah Teâlâ haber veriyor ki, O'nun dostlan -ki onlar Rablarının da açıkladığı gibi îmân edenler ve sakınanlardır ve her kim muttaki ise; Allah'ın dostudur--- na ilerde karşılarına çıkacak olan kıyametin korkularından hiç bir korku yoktur. Ve onlar, dünyada arkalarında bıraktıklarına mahzun da olacak değillerdir. Abdullah İbn Mes'ûd, îbn Abbâs ve seleften bir çokları derler ki: Allah'ın dostları; görüldükleri zaman Allah'ın hatırlandığı, anıldığı kimselerdir. Bu mânâ, merfû' bir hadîste şöyle ifâde edilir : Bezzâr der ki: Bize Ali İbn Harber-Râzî'-nin... İbn Abbâs'tan rivayetine göre; o, şöyle demiştir: Bir adam: Ey Allah'ın elçisi, Allah'ın dostları kimlerdir? diye sormuştu, şöyle buyurdu : Görüldüklerinde Allah'ın hatırlandığı kimselerdir. Bezzâr bu hadîsin Saîd'den mürsel olarak da rivayet edildiğini söyler. İbn Cerîr der ki: Bize Ebu Hişâm er-Rifâî'nin... Ebu Hüreyre (r.a.) den rivayetine göre, Allah Rasûlü (s.a.) şöyle buyurmuştur : Allah'ın kullarından öyle kullar vardır ki peygamberler ve şehîdler onlara gıbta eder. Ey Allah'ın elçisi, kimdir onlar? Olur ki onları severiz, denildi de şöyle buyurdu : Onlar öyle bir kavimdir ki mal ve neseb için değil, Allah için birbirlerini severler. Yüzleri nurdur. Nurdan minberler üzerindedirler. Bütün insanların korkacağı zamanda onlar korkmayacaklar, insanların mahzun olacağı zamanda onlar mahzun olmayacaklardır. Sonra : «Dikkat edin, Allah dostlarına hiç bir korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.» âyetini tilâvet buyurdu. Hadîsi İbn Cerîr ve Ebu Dâ-vûd, Cerîr kanalıyla... Ömer İbn Hattâb (r.a.) dan, o ise Hz. Peygamber (s.a.) den yukardakine benzer şekilde rivayet etmişlerdir. Bunun da isnadı ceyyid olmakla birlikte Ebu Zür'a ile Ömer İbn Hattâb arasında kopuktur. En doğrusunu Allah bilir.

İmâm Ahmed'in Ebu Nadr kanalıyla... Ebu Mâlik el-Eş'arî'den rivayetine göre; Allah Rasûlü (s.a.) şöyle buyurmuştur : Uzak kabilelerden ve bilinmeyen insanlardan öyle bir kavim gelecek ki, onları akrabalık bir araya getirmiş değildir. Onlar, Allah için birbirlerini severler. Allah için bir safta toplanırlar. Allah Teâlâ kıyamet günü onlar için nurdan minberler koyacak ve bunların üzerine onları oturtacaktır. İnsanlar korkacak ve onlar korkmayacaklar. Onlar hiç bir korkuları olmayan ve mahzun da olmayacak olan Allah'ın dostlarıdırlar. Hadîs uzundur.

İmâm Ahmed der ki: Bize Abdürrezzâk'ın... Ebu Derdâ (r.a.) dan, onun da Hz. Peygamber (s.a.) den rivayetine göre; o, «Onlar için dünya hayatında da, âhirette de müjde vardır.» âyeti hakkında şöyle buyurmuştur : Bu müjde müslümanın gördüğü veya ona gösterilen sâlih rü'yâdır. İbn Cerîr der ki: Bana Ebu es-Sâib'in... Ebu Derdâ'dan «Onlar için dünya hayatında da, âhirette de müjde vardır.» âyeti hakkındaki rivayetinde şöyle demiştir : Bir adam Ebu Derdâ'ya bu âyeti sormuştu. Şöyle dedi: Öyle bir şey sordun ki birisinin Allah Rasûlüne sorduğundan bu yana kimsenin bunu sorduğunu işitmedim. O buyurmuştu ki: Müslüman kişinin gördüğü veya kendisine gösterilen sâlih rü'yâdır. Bu, dünya hayatındaki nıüjdesidir. Âhiretteki müjdesine gelince; o da cennettir. İbn Cerîr'in Süfyân kanalıyla... Mısır halkından birisinden rivayetine göre; of Ebu Derdâ'ya bu âyeti sormuş ve İbn Cerir hadîsi yukardaki şekilde rivayetle zikretmiştir. Yine İbn Cerîr'in Müsennâ kanalıyla... Ebu Salih'ten rivayetine göre; o, şöyle demiştir : Ebu Derdâ'yı İşittim. Ona : «Onlar ki îmân edip, takvaya ermişlerdi. Onlar için dünya hayatında da, âhirette de müjde vardır...» âyetini sormuşlardı... Ve İbn Cerîr yukardakine benzer şekilde hadîsi zikretti. İmâm Ahmed der ki: Bize Affân'm... Ubâde İbn Sâmit'den rivayetine göre; o, Allah Rasûlü (s.a.) ne sormuş ve şöyle demişti: Ey Allah'ın elçisi, Allah Teâlâ'nın : «Onlar için dünya hayatında da, âhirette de müjde vardır.» kavlini görür müsün? (Allah Teâlâ'nın bu sözü hakkında ne buyurursun?) Allah Rasûlü şöyle buyurdular : Bana öyle bir şey sordun ki, ümmetimden kimse senden önce onu sormamıştı. O, sâlih kişinin gördüğü veya kendisine gösterilen sâlih rü'yâdır. Ebu Dâvûd et-Tayâlisî'nin İmrân el-Kattân kanalıyla... Ebu Seleme'den rivayetine göre; o, şöyle demiştir : Bize haber verildiğine göre; Ubâde İbn Sâmit, Allah Rasûlü {s.a.) ne bu âyeti sormuş... ve râvî hadîsi zikretmiştir. İbn Cerîr der ki: Bana Ebu Humeyd el-Hımsî'nin... Humeyd İbn Abdullah el-Müzenî'den rivayetine göre; o, şöyle demiştir: Bir adam Ubâde İbn Sâmit'e gelip dedi ki: Allah'ın kitabında bir âyet var ki sana onu soracağım. Allah Teâlâ'nın : «Onlar için dünya hayatında da, âhirette de müjde vardır.» âyeti. Ubâde dedi ki : Senden önce bunu bana kimse sormadı. Onu Allah'ın peygamberine sordum da bunun bir benzeri olarak : Senden önce bunu bana kimse sormadı. Mü'min kulun rü'yâsında gördüğü veya ona gösterilen sâlih rü'yâdır, buyurdu. Yine İbn Cerîr in Mûsâ İbn Ubeyde kanalıyla... Ubâde İbn Sâmit'den rivayetine göre; o, Allah Rasûlü (s.a.) ne demiş ki: «Onlar için dünya hayatında da, âhirette de müjde vardır.» Âhiret müjdesinin cennet olduğunu bildik, fakat dünya müjdesi nedir? Allah Rasûlü buyurmuş ki: Kulun gördüğü veya kendisine gösterilen sâlih rü'yâdır ve o, peygamberliğin kırk dört veya yetmiş parçasından bir parçadır. Ahmed İbn Hanbel der ki: Bize Behz'in... Ebu Zerr'den rivayetine göre o : Ey Allah'ın elçisi, kişi bir amel işlerse; insanlar bu işinden dolayı onu över ve ona senada bulunur, demiş de Allah Rasûlü (s.a.) şöyle buyurmuş : İşte bu, mü'minin âcil müjdesidir. Hadîsi Müslim rivayet etmiştir.

Yine İmâm Ahmed der ki: Bize Hasan'ın... Abdullah İbn Amr'-dan, onun da Allah Rasûlü (s.a.) nden rivayetine göre O, şöyle buyurmuş : «Onlar için dünya hayatında da, âhirette de müjde vardır.» Mü; minin müjdelendiği sâlih rü'yâ, peygamberliğin kırk dokuz parçasından bir parçadır. Kim bunu görürse, onu haber versin. Kim de bunun dışında bir şey görürse, muhakkak o şeytândan olup, onu üzmek içindir. Bu durumda üç kere soluna üflesin, tekbîr getirsin ve kimseye bunu haber vermesin. Bu hadîsi tahrîc etmemişlerdir. İbn Cerîr der ki :

Bana Yûnus'un... Abdullah İbn AmrMan, onun da Allah Rasûlü (s.a.) nden rivayetine göre şöyle buyurmuş : «Onlar için dünya hayatında da, âhirette de müjde vardır.» Mü'minin müjdelendiği sâlih rü'yâ, peygamberliğin kırk altı parçasından birisidir. Yine İbn Cerîr'in Muham-med İbn Hatim el-Müeddeb kanalıyla... Ebu Hüreyre'den, onun da Hz. Peygamber (s.a.) den rivayetine göre; o, «Onlar için dünya hayatında da, âhirette de müjde vardır.» âyeti hakkında şöyle buyurmuş : O, dünyada kulun gördüğü veya kendisine gösterilen sâlih rü'yâ; âhirette ise cennettir. Yine İbn Cerîr'in Ebu Küreyb kanalıyla... Ebu Hüreyre'den rivayetine göre o : Güzel rü'yâ, Allah'tan müjdedir ve o müjdecilerdendir, demiştir. İbn Cerîr'in bu kanaldan rivayeti mevkuftur. Yine İbn Cerîr der ki: Bize Ebu Küreyb'in... Ebu Hüreyre'den rivayetine göre Allah Rasûlü (s.a.) : Müslümanın gördüğü veya kendisine gösterilen güzel rü'yâ müjdedir, buyurmuştur.

İbn Cerîr der ki: Bana Ahmed İbn Hammâd ed-Devlâbî'nin... Üm-mü Kürz el-Kâ'biye'den rivayetine göre; o, Allah Rasûlü (s.a.) nü şöyle buyururken işitmiş: Peygamberlik gitti ve müjdeciler kaldı. İbn Mes'ûd, Ebu Hüreyre, İbn Abbâs, Mücâhid, Urve İbn Zübeyr, Yahya İbn Ebu Kesîr, İbrâhîm en-Nehaî ve Ata İbn Ebu Rebâh'dan rivayet edildiğine göre; onlar, bunu sâlih rü'yâ ile tefsir etmişlerdir.

Bundan maksadın, mü'min kişinin ölüm halinde melekler tarafından cennet ve bağışlanma ile müjdelenmesi olduğu da söylenmiştir. Nitekim bir âyet-i kerîme'de şöyle buyurulur : «Muhakkak ki, «Rabbi-miz Allah'tır.» deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerlerine melekler iner, onlara : Korkmayın, üzülmeyin; size va'dolunan cennetle sevinin, derler. Biz dünya hayatında da âhirette de sizin dostlannızız. Burada canlarınızın çektiği şeyler sizedir. Ve burada size umduğunuz her şey var. Gafur, Rahîm olanın ikramı olarak...» (Fussilet, 30-32). Berâ hadîsinde şöyle buyurulur : Mü'min kişi, ölüm halinde iken kendisine beyaz yüzlü, beyaz elbiseli melekler gelir ve : Ey temiz rûh, rahat ve reyhana, öfkeli olmayan bir Rabba çık, derler de rûh onun ağzından su kabından damlanın aktığı gibi çıkıverir.

Onların âhiretteki müjdesine gelince; Allah Teâlâ başka âyetlerde bu hususta şöyle buyurur : «O, en büyük korku bile onları tasalandırmaz. Melekler onları: Size söz verilen gün, işte bu gündür, diye karşılarlar.» (Enbiyâ, 103), «O gün ki, erkek mü'minlerle kadın mü'minle-ri, önlerinden ve sağlarından nurlarını koşarken görürsün. Müjde, bugün içlerinden ırmaklar akan ve içinde ebediyyen kalacağınız cennetler sizindir, denilir. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir.» (Hadîd, 12).

Allah Teâlâ : «Allah'ın sözleri değişmez.» buyurur ki Allah'ın bu vaadi değişmez, bu vaaddan dönülmez ve değiştirilmez. Bilakis o kararlaştırılmış, sabit olup, mutlaka yerine gelecektir. «Bu, büyük kurtuluşun kendisidir.»