SÜFYAN YAZI DİZİSİ-1

SÜFYAN -1

Beni Abbas’ın değirmeni döndüğü zaman, bayrak sahipleri atlarını Şam’da zeytin ağaçlarına bağladığı zaman ve bu ordu ile Allah’ın “Esheb ve ailesini” yok ettiği zaman, onlardan kaçacak ve saklanacak kimsenin kalmadığı zaman, Caferiler ve Abbasiler düştüğünde, Ciğer yiyen oğulları(Süfyani) Şam minberine oturduğunda ,Berberi kavmi de Şam’a geldiği zaman , işte bu Mehdi’nin çıkış alametidir.” (Naim Bin Hammad)

Ben-i Abbasın değirmeninin dönmesi”; Dünya üzerinde faizin haksız kazancın artması ve dünyaya hakim olması yada Şam bölgesinde savaşların artması olarak yorumlanabilir. Her iki yorum doğru olsa da her ikisi de gerçekleşmiş vaziyettedir. Dünya ekonomisine sahip süfyanist güçler bütün İslam dünyasının sözde kukla devletlerini, kendilerine itaat ve iman eden bağnaz, yobaz, kimliksiz, kişiliksiz, kuran ve sünnetten yoksun, basit metalara satılmış şahsiyetsiz yöneticileri ile borç-faiz batağına sürüklemişlerdir. Böylece İslam coğrafyası Osmanlı imparatorluğunun dağılmasıyla birlikte bu süfyanist güçlerle işbirliği içinde olan yerli süfyanların eline bırakılmışlardır. Bu yerli süfyanlarda kendi memleketlerinde kendi halklarına acımasızca davranmış, kah darbelerle kah kendi ürettikleri teröristlerle halklarını katletmişlerdir. Yakın tarihe baktığımızda bütün İslam topraklarında kendi yöneticileri tarafından katliama uğramış veya uğratılmış halkları göreceğiz.

Bayrak sahipleri atlarını Şam’da zeytin ağaçlarına bağladığı zaman”;Bayrak sahibi olmak, devlet olmaktır. Bayrak gücü simgeleyen bir unsurdur. Güç siyasi, ekonomik, kültürel ve askeridir. Şam Suriye devletinin başkentinin adı değildir. Şam; Anadolu’yu, Suriye’yi, Irak’ı, Lübnan’ı ve İran’ın bir bölümünü içene alan geniş bir coğrafi alandır. İşte bu alan ne yazık ki kendi halklarının milli güçleri tarafından yönetilmemekte, siyasi, ekonomik, kültürel ve askeri yönden süfyanist güçler tarafından yönetilmektedir. Değişik siyasi ve ekonomik oyunlarla süfyanist güçler bu topraklara gelip kan dökmekte, insanları ezip parçalamakta, insanların kendi inançlarına hakaret etmektedirler. Şu anda Anadolu’nun güney doğusunda, Irakta, Suriye’de, Filistin’de, Lübnan’da, Afganistan ve Somali gibi İslam dünyasının tümünde hala daha katliamlar sürmektedir. Katliamları ya kendileri direkt yapmakta, yada Anadolu’da olduğu gibi terörist guruplara yaptırtmakta, yada halkların kendi devletlerine yaptırtmaktadırlar.

Bu ülkelerin içinde üslenmiş olunan ordularıyla, (İncirlik, Kuzey Irakta Peşmergeler, gizli ajanlar gibi) global şirketleriyle etrafa kan ve gözyaşından başka bir şey vermemektedirler.

Caferiler ve Abbasiler düştüğünde, Ciğer yiyen oğulları(Süfyani) Şam minberine oturduğunda”; Artık Şam bölgesindeki Caferiler ve Sünniler düşmüştür, her gün yüzlerle sınırlandırılmayan katledilmiş insanları vardır. Süfyan güçleri komple Şam coğrafyasına hakim olmuşlardır, isteklerine boyun eğmeyen halkları siyasi, ekonomik, kültürel ve askeri operasyonlara tabi tutmaktadırlar. Ne yazık ki Müslüman halk hala daha uyanmamakta ısrar etmekte, burnunun dibindeki tehlikeyi görmemek için gözünü kapatmaktadır. Adeta katliam sırasını beklemektedir. Süfyan Şam bölgesinde İslam çocuklarının kanıyla beslenmekte, her gün televizyonlarımızda gözümüzün içine soka soka katliamları göstermekte ve bizlere göz dağı vermektedirler. Katliam görüntülerinden sonra paparazzi programlarını peş peşe sıralayarak bizimle alay etmektedir. Bizleri dinimizden, örfümüzden, ahlakımızdan, namusumuzdan, egemenliğimizden ettiği yetmiyormuş gibi birde canı istediği zaman canımızdan etmektedir.

Mustafa Özbağ 05- Temmuz 2007