18 EKİM 2007 SOHBETİ BURSA

MUSTAFA ÖZBAĞ EFENDİ SOHBETLERİ

YER    :GAZCILAR VAKIF BİNASI
TARİH :18 EKİM 2007

S O H B E T

Ebû Eyyûb el-Ensârî radiyallahu anh'dan:Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:"Kim Ramazan orucunu tutup da Şevval ayından da ona Altı gün katarsa, tüm sene oruç tutmuş gibi olur."(Müslim, Tirmizî ve Ebû Dâvud)

Müfessirlerin büyük bir kısmı demişler ki,ALLAH bire 10 verir,en az verdiği.30 gün ramazan orucu 300 gün eder,6 günde sonradan 60 gün eder,360 gün böylece 1 seneyi oruçlu geçirmiş gibi ALLAH ona sevap verir buyurmuşlardır.Bu işin görünen tarafı.Müminler,bilhassa Ehli Tasavvuf ibadetlerin kalbi olanlarına önem verir.ALLAH 'da sizin suretlerinize değil,siretinize,içinize kalbe bakar.Önemli olan insanın kalbinin içindekilerdir.Dış görünüş olarak bir kimse namaz kılıyor görünebilir yani o kimse zahiren rüku'yu,secde'yi ,kıyam'ı yapabilir ve bütün şeriat olarak,zahiri olarak biz onun namaz kıldığına hükmederiz.O görüntüsü ile namazdadır çünkü.Biz onun kalbini bilemediğimizden,biz ona deriz ki,"bu adam namaz kılıyor".Öyle değil mi?Öyle.Ama önemli olan o kimsenin içidir.O kimsenin kalbidir.Onun içinden ne kadar namaz kıldığına bakar ALLAH. ALLAH bir kimsenin kalbine bakar.Bir kimse ağlıyor ,dua ediyor olabilir.Biz ona dışardan baktığımızda ALLAH'a dua ediyor,yalvarıyor,ALLAH'a yaka!
rış halinde deriz.Ama ALLAH onun kalbine bakar.Onun kalbinde kim var ona bakar.Onun kalbindeki ağlayışın ,yakarışın,o feryadın,o yakarışın, kalpteki tecelliyatı ve tesirine bakar.Gerçekten o kimse,kalben mi ALLAH'a yakarıyor,yalvarıyor,yoksa kalbi değil mi yalvarışı,yakarışı,yakanışı ona bakar.

Musa (a.s.)bir gün yolda giderken bakar ki kalabalık bir topluluk kadın,erkek toplanmışlar genç ,ihtiyar toprağın içerisinde belene,belene ağlayıp ,yalvarıp ,yakarış içerisindeler.Musa(a.s)'da dayanamaz onlara katılır,onlarla beraber ağlayıp ,yalvarmaya başlar.Ve ALLAH'a münacat eder."Ey merhametlilerin en merhametlisi!Sen merhametsizmisin ki;bu insanların yalvarışına,yakarışına cevap vermiyorsun?Sen bunların ağlayışlarına,feryatlarına bir ses vermiyorsun." diye ALLAH'a münacatta bulunur ve CENABIHAK hemen ona cevap verir: "Ya Musa!Sen benim merhametimi, şefkatimi bilmiyormusun? Sen benim affımı,mağfiretimi bimiyormusun? Onlar ağlayıp, sızlayıp, kendilerini perişan ediyor görünürler ama onların kalplerinde ALLAH yok." der.

Önemli olan bir kimsenin kalbinde ALLAH olmasıdır. Ehli Tasavvuf,Ehli Takva olanlar,ALLAH'a yönelen insanlar,kalplerine ALLAH'ı yerleştirmeye,ALLAH'ın tecelliyatını yerleştirmeye çalışırlar.Onlar gözlerini ALLAH'a dikerler.Onlar ibadet ederlerken,ibadetlerini ALLAH için yaparlar. ALLAH'a yaklaşmak için yaparlar ve gönüllerinde ALLAH olur.İşte oruç tutan,Ehli Tasavvuf dervişlerde gönüllerine ALLAH'ı yerleştirme noktasında orucu kendilerine bir manevi kalkan,kendilerine bir manevi merdiven,kendilerine bir manevi yol olarak gördüklerinden orucun nurunun,kalplerinde devam etmesini isterler.Çünkü oruç insanın kalbini inceltir,oruç insanın kalbini nurlandırır.Oruç insanı kötülüklerden alıkoyar.Oruç insanı heva ve hevesten muhafaza eder.Oruç insanı şeytanla çebelleşmekte kuvvet verir.Oruç nefisle cebelleşmede insanın maneviyatını kuvvetlendirir ve kimse oruç tutarak melekleşme harekatı yapmış olur kendi üzerinde.Oruç tutarak,peygamber ahlakı ile ahlaklanmaya çalışır.Ehli Tasavvuf bu noktada kalbini hep ALLAH noktasında,ALLAH'a yaklaşma noktasında inceltme yoluna gider.Onun kalbi incelecek.Onun kalbine ilahi hikmetler,onun kalbine ilahi sırlar gelecek.Onun kalbi ALLAH'ın şefkat ve merhameti ile yoğrulacak, yumuşayacak, onun kalbinde ALLAH tecelli edecek.Bunun yollarından birisi.bunun zeminlerinden birisi oruç tutmaktır. O yüzden ALLAH Resulü(s.a.v.)Hazretleri Ramazan'dan sonra 6 gün orucunu muhakkak,tutulması gerektiğini söylemiştir. Muhakkak Ramazan orucu haricinde Pazartesi, Perşembe oruç tutulması gerektiğini söylemiştir. Muhakkak ayda 3 gün hiç olamazsa oruç tutulması gerektiğini söylemiştir. O yüzden derviş kardeşler oruç ibadetini yerine getirecekler.Haftada 1 gün,haftada 2 gün,ayda 3 gün en az ayda 3 gün oruç tutacaklar.Oruçla irtibatlarını kesmeyecekler.Yani insanlar yerler,içerlerken,insanlar heva ve heves içerisinde dolaşırlarken, onlar oruçlu dolaşıcaklar.Çünkü onlar kalbi temizliğe önem veriyorlar.Çünkü onlar kalbin inkişafına önem veriyorlar.Çünkü onlar kalpte ALLAH'ın zikrinin yerleşmesi,ALLAH'ın sevgisinin yerleşmesini hedefliyorlar.O zaman ALLAH kendisinden başka sevgilerin olduğu,kendisinden başka heva ve heveslerin olduğu bir kalbe yerleşmez.Oraya tecelli etmez.Sultan oraya tecelli edecek ise,o kalbin pak olması lazım.O kalpte başka heveslerin,başka sevgilerin,başka tutkuların,başka anlayışların ve düşüncelerin, başka hedeflerin,başka istikametlerin olmaması gerekir.O kimsenin niyeti ALLAH,hedefi ALLAH,istikameti ALLAH,o kimsenin baktığı ALLAH,tuttuğu ALLAH, yürüdüğü ALLAH olması gerekir.Yani şunu anlayın.Tutarken ALLAH için tutmalı,yürürken ALLAH için yürümeli,bakarken ALLAH için bakmalı,niyet ederken ALLAH için niyet etmeli,düşünürken ALLAH için düşünmeli.Konuşurken ALLAH için konuşmalı.İstikamet belirlerken kendisine o istikamet ALLAH için olmalı.Ehli derviş odur,hikmet ehli odur,sır ehli odur,veli odur,evliya odur,mümin odur.Peygamberlerin dostları,velilerin dostları onlardır ki,bir şey yapacaklarında ALLAH'ı aklına getirirler.Eğer bir şey yaparken ALLAH hatırınıza geliyor ise,o zaman yaptığınız şey ALLAH içindir.Eğer bir şey yaparken ALLAH hatırınıza gelmiyor ise,başka bir maksat ve kasıtla,başka bir düşünce ile yapıyor iseniz,onu ALLAH için yapmadınız.Düşündüğünüz şey için yaptınız.Ne ise düşünceniz,onun için yaptınız.Ne ise istikametiniz,onun için yaptınız.O yüzden bir şey yaparken dahi kendinizi kontrol edin.Onunla ALLAH'ın razı olup,olmayacağını düşünün bu size yeter.Jandarmaya gerek yok, gönlünüze bir jandarma siz dikin.Tasavvuf budur aslında.Hani şeyhe olan rabıta,Resulullah(s.a.v.)hazretlerine rabıta,tabiri caizse Fenafillahı bütün her şeyi ALLAH bütün o disiplini ,bütün o eğitimi,bütün o hengamenin,bütün o depdebenin,bir tek amacı vardır,her şeyin ALLAH için olması.Başka bir şey değildir. Her şeyin ALLAH için olması.Yani gelişiniz ALLAH için ise,gidişiniz ALLAH için ise,düşünceniz ALLAH için ise,niyetiniz ALLAH için ise,o zaman meseleyi halletmişsiniz demektir.O yüzden orucu da ALLAH için devam ettireceksiniz.Orucu devam ettiren insanlar, oruçla barışık olan insanlar kalbi ALLAH merhameti ile, şefkati ile yumuşak insanlardır.Orucu sevmeyen insanlar kalbi katılaşmış insanlardır.ALLAH ile muhabbetini kesmiş,ALLAH ile alış-verişi kesilmiş insanlar orucu sevmezler.ALLAH ile kendilerine düşmanlık peydah edenler,oruca düşman olurlar.Onlar Ramazan'ın gelmesini istemezler.Ramazan'ın gelmesini isteyenler mümin olup,kalbi ALLAH ,ALLAH nidaları ile çalkalanan insanlardır.Onlar Ramazan'ın yeniden gelmesini,Ramazan'ın hiç bitmemesini,orucun hiç bitmemesini isterler.Neden?Çünkü ALLAH o oruçludan memnun olur.ALLAH oruçluyu sever.ALLAH oruçlunun kefili olur,ALLAH oruçlunun vekili olur,ALLAH oruçluyu kendisi hıfzı muhafaza eder,ALLAH oruçlu ile bizzati kendisi ilgilenir,bir başkasına bırakmaz.Yani meleklerine havale etmez.Meleklerine demez "Gidin şununla ilgilenin" diye.Kendisi ilgilenir bizzat.O yüzden kardeşler oruca devam edeceksiniz.Hatta her oruçunuzun iftarı bayram olacak.Her gün kendi kendinize Ramazan orucuymuş gibi orucunuza devam edeceksiniz,müsait olanlar ama normalde bu noktada müsait değiller ise ,Pazartesi, Perşembe tutacak.Daha da zoru olanlar ayın başında ,ortasında,sonunda veya 14,15,16'sında tutacaklar.Her ay oruçla kendinizi irtibatlandıracaksınız en az 3 gün.Bakın en az 3 gün.Bizim kardeşlerimiz her ay oruçla kendilerini en az 3 gün irtibatlandıracaklar. Yapabilenler Pazartesi, Perşembe tutacaklar.Yapabilenler daha çok tutsunlar.Kazalarını tutsunlar,Oruç tutmaktan vücutlarına bir şey olmaz.Muhakkak oruç ibadeti ile kendi aranızda bir bağ kurun.Kim ki oruçla irtibatı kesti,o kimsede ALLAH ile irtibatı kesmiştir.ALLAH'ın merhameti ile şefkati ile ,muhabbeti ile irtibatını kesmiştir.ALLAH bizleri onlardan eylemesin inşallah.O yüzden muhakkak bu ay Şevval ayı,ALLAH Resulü(s.a.v.)Hazretlerinin tavsiyesini tutup, 6 'şar gün oruç tutacağız.Ama bir bütünde tutacağız,ama tek tek tutacağız bu ay içerisinde 6 gün orucu tamamlıyacağız.Tutabilenler 10 gün tutsunlar,12 gün tutsunlar,15 gün tutsunlar,muhakkak her ay en az 3 gün oruçlu olacak bizim derviş kardeşlerimiz.En az.Madem ki biz bu Tasavvuf yoluna girdik, madem ki biz bu yolda yürüyeceğiz,madem ki biz ince noktada durmaya çalışacağız.madem ki biz kalbimizi inceltmeye,kalbimizi nurlandırmaya adayız,madem ki biz kalbimize ilahi hikmetin inmesini istiyoruz,madem ki biz Resulullah(s.a.v.) Hazretlerinin ahlakı ile ahlaklanmak istiyoruz,madem ki o ahlak yolunda yürüyeceğiz ,biz onun sünnetlerini yerine getirmemiz lazım,kalbin nurlanması ancak böyle mümkün olur ve sünnetleri arka arkaya eklememiz lazım.Yani bir sünneti bir sefer işleyip bırakmak değil,nurun devam etmesi lazım.Nur devam edecek.Yani nurun devamını kesp edeceğiz. İstiyeceğiz onu.Ona kendi ihtiyarımızla elimizi uzatacağız.Diyeceğiz ki "Biz bu nura talibiz" ALLAH bizi onlardan eğlesin inşallah.O yüzden muhakkak bu ayımızı oruçlu geçiren kullardan olacağız inşallah.Evlerimizde ailelerimizi bu noktada teşfik edelim.Eğer ailelerimiz muayyen günlerde oruç tutamadıkları için,oruç tutmamış olabilirler ki tutmayacaklar ,Ramazan'ın içerisine denk gelmiştir , onları teşfik edelim.Bu ayda 6 gün orucu tutsunlar.Onlar önce hem bu 6 gün orucu tutacaklar,hem de o muayyen ayda tutamadıkları oruçları kaza etmiş olacaklar.Bir taşla iki kuş vurmuş olacaklar.Çoğaltabilirler ise çoğaltacaklar ve nafile oruç tutarlarken aile birlikteliğine önem gösterin. Onları da teşfik edin.Onlarla beraber ailelerinizle beraber Pazartesi,Perşembe veya ayın 3 günü kendinize bir düstur tutun.Bir düstur belirleyin kendinize benim işim ,durumum,benim ahvalim budur,ben ayda en az 3 gün tutarım.En azı bu.En az 3 gün tutacak.Benim halim,ahvalim,durumum daha rahat ben haftanın 2 günü tutarım.Eyvallah haftanın 2 günü tutacak.Haftanın 3 günü tutarım.Haftanın 3 günü tutacak.Ama muhakkak ona devam edecek.Pazartesi'leri tutarım ,Pazartesi'leri tutacak.Veya Perşembe'leri her Perşembe tutacak oruç.Herkes bilecek onu o Perşembe'leri bu adam oruçludur.İnsanların bilmesi için yapmıyacak bunu yanlız.Kendine distur edecek.Kendine onu bir ölçü haline getirecek ve o ,o ölçüye devam edecek.ALLAH bizi öyle ölçülenenlerden eğlesin inşallah.Kıymetli kardeşlerim Resulullah(s.a.v.)Hazretleri'nin terk edilmiş sünnetlerini ihya etmemiz lazım.Bu terk edilmiş sünnetlerden birisi bu.Pazartesi ,Perşembe haftanın 3 günü veya ayın 3 günü oruç tutmak.Şevval'de 6 gün oruç tutmak,terk edilmiş sünnet bunlar.Biz Ehli Tasavvuf olarak bu terk edilmiş sünnetleri icra edeceğiz ,yaşayacağız inşallah.Hakkınızı helal edin.

Ömer bin Hattap Resulullah(s.a.v.)Hazretleri'ne gelerek: "Ey ALLAH'ın Resulü! Sen değilmiydin bana senin için en hayırlı olan şey asla hiç bir kimseden bir şey istememen diyen." Resulallah "Bu yanlızca insanlardan istemekle ilgilidir.Ama ALLAH'ın istemeye gerek kalmadan sana verdiği,onun sana nasip ettiği rızık bunun dışındadır" ını verdi. (Mecmauz-zevâid 3/100)

Peygamber (s.a.v.)Hazretleri değişik sahabelere hiç kimseden, hiçbir şey istememe adına biat almıştır.Bunlardan birisi Hazreti Ebu Bekir Efendimizdir,Hazreti Ömer Efendimizdir, Ebuzeri Gıfaridir, Ebu Derda, İbni Mesud'dur. Bunlar Peygamber (s.a.v.) Hazretleri ile özel biatlaşmışlardır.Hatta Ebuzeri Gifari Hazretlerine 3 sefer tekrar eder "Ya Ebuzer sana birşey söyleyeceğim,iyi düşündün mü?" "Düşündüm ya Resulullah."Tekrar sorar "İyi düşündün mü? "Düşündüm ya Resulallah"Tekrar sorar "iyi düşündün mü ya Ebuzer?" "Düşündüm ya Resulallah""Bana hiç kimseden ,hiçbir şey istemeyeceğine söz ver bende sana cenneti söz vereyim" der.Ebuzer i Gifari Hazretleri "söz verdim ya Resulallah" der.Bazı rivayetlerde ilavesi vardır bu sözün.Hazreti Ebu Bekir'e der ki:"Bineğinin üzerinde kırbacın düşse dahi" Ebuzer i Gıfari'ye der ki:"Ayakkabının bağı düşse dahi" bineğinin üzerinde ayakkabının bağı düşse dahi.Yani önemsiz birşeydir bu.Bineğin üzerinde kırbaç düşmüş yere yani birisine alıver bunu demek.Veyahut ayakkabısının bağı düşmüş,birisine bunu alıver demek gibi.İnsanlardan hiçbirşey istememeye söz vermek.Hazreti Ebu Bekir Efendimiz halifeliği döneminde devesinin üzerinden kırbacı düşer elinden ve Hazreti Ebu Bekir Efendimiz devesini ıhlatır aşağıya indirir,iner kırbacını alır.Derler ki "Ya Ebu Bekir Hazretleri neden bizden istemedin?Biz sana bunu verirdik.Bize deseydin emretseydin,biz sana bunu verirdik.Hazreti Ebu Bekir Efendimiz'in cevabı maanidar bir şekildedir."Biz Resulallah(s.a.v.)Hazretleri'ne biat ettik,söz verdik.Hiç bir kimseden,hiçbir şey istememeye."Hiç kimseden,hiç bir şey istememeye.Oysa başka bir hadisi şerifte Resulallah(s.a.v.)Hazretleri : "Bir ihtiyacınız olduğunda siz güzel yüzlülerden isteyiniz" der.Yani iki tane hadisi şerif birbirine zıtmış gibi olur.Öyle değil mi?Ama burda birincisi ben bunu ayırmak istemem ama işin hakikatine ermemiş olan kimseler,insanlardan bir şeyler isterler ve istiyecekleri zaman temiz yüzlülerden isteyecekler.Ama işin hakikatına eren insanlar,insanlardan bir şey istemeyecekler.Şunu alıverirmisin,şunu yapıverirmisin,şunu getiriverirmisin,şunu burdan kaldırırmısın,şunu burdan atarmısın,tutarmısın,kendi nefsi için,insanları kullanmıyacaklar.Kendisi için bu noktada insanlardan bir şey istemiyecekler. Bu Peygamber (s.a.v.)Hazretleri'nin terk edilmiş sünnetlerinden birisidir.Kalbi incelen insan,kalbi ALLAH ile dolu olan insan,zamanla insanlarla olan bu noktada ki ilişkisini keser.Artık gönlünde devamlı ALLAH ile alış-veriş başlar.ALLAH ile alış-verişi başlayan bir kimse insanlardan bir şey istemeye utanır olur.İnsanlardan bir şey istemeye inticab eder.Hicap eder. İnsanlarla belkide bu noktada ilişkisi kesiliyormuş gibi olabilir.Aslında ilişkiyi kesmek değildir bu.O kimse istemeyi keser.O kimse istemeyi rafa kaldırır.Rafa kaldıracak ki,direk ALLAH ile tevekkül haline gelsin.Direk ALLAH ile alış-veriş haline gelsin.Direk ALLAH'tan herşeyi bilsin.Herşeyin yaratıcısının,kuvvet ve kudretinin,sahibinin ALLAH olduğunu bilsin.Herşeyin ALLAH'ın elinde olduğunu bilsin ve o kimse insanların elinde birşeyin olmadığını,insanların elindekinin dahi ALLAH'ın olduğunu ve insanların elindekine güvenmemesi gerektiğini ve ALLAH'a güvenilmesi gerektiğini anlasın.Bu kalbin bu noktada ki direk ALLAH'a bağlılığı ile alakalıdır.Eğer kalp ALLAH'a bağlandıysa,eğer kalp ALLAH'a gözünü dikti ise,o kimse bir başka şeye gözünü dikmez.O kimse bir başkasının elindekinede gözünü dikmez.O kimse bir başkasının gücüne ve kuvvetine,kudretinede gözünü dikmez.Çünkü bütün güç,kuvvet,kudretin ALLAH'ın olduğunu ,ALLAH'tan olduğunu bilir.Bu gün Musa(a.s.)'dan laf açıldı.Musa(a.s.)yine bir dağın eteğinde yürüken bakar ki kayanın üzerinde bir piri fani birisi.İbadet ediyor,ağlıyor,feryat ediyor.Sorar ona:"Sen ne zamandan beri bu haldesin ?" der.O kimsede der ki:" Ya Musa! Ben 300 yıldır burada kayanın başında ALLAH'a ibadet ederim ,ağlarım,sızlarım,feryat ederim "der.Musa'nın bu çok tuhafına gider.Oturur onunla beraber oda feryat etmeye başlar.Oda onunla beraber namaz kılıp,onunla beraber ağlamaya başlar.O kimse öyle ağlıyordur ki,gözyaşları sakallarına,sakallarından cübbesine,gömleğini ıslatmış,o taşın üzerini ıslatmış.Sanki nehir gibi gözünden yaş akmakta.Musa dayanamaz "Yarabbi merhamet eğle!"der.O kimseden için.CENABIHAK cevap verir:"Ya Musa!Onun öyle ağladığına bakma.O nun öyle feryat figan ettiğine bakma.Onun kalbinde ben yokum.O hala daha kalbinde kendisini sıcak tutan,kendisini üşümekten,kendisini soğuktan koruyan cübbesi olduğunu düşünmektedir."der."Soğuktan ve sıcaktan koruyanın ALLAH olduğunu unutmuş,soğuktan ve sıcaktan koruyanın cübbesi olduğunu düşünür "der.İşte kalbi o hale getirmek isteyen insanlar ALLAH'tan başka hiç kimseden kendi nefisleri için bir şey istemiyecekler.Kendi rahatları için,kendi rehavetleri için,kendileri için,insanlardan bir şey istemiyecekler.Yolumuz insanlardan kendi nefsimiz için bir şey istememe üzerine kuruludur.Bunu derviş kardeşler kendi içlerinde tesis edecekler.Kendiniz için bir şey istemeyeceksiniz hiç kimseden.Yol için ,yordam için,hizmet için söyleyecek bir laf yok.Ama kendi nefsimiz için,böyle birşey istemiyeceğiz.Bu derviş kardeş gelsin bizim dükkanımızı,buramızı temizlesin, boyasın,gelsin burayı düzeltsin,gelsin bunu böyle yapsın,evimize gelsin şunu şöyle yapsın.Onun ücretini vereceğiz.Birisi kendiliğinden bize yardıma gelmiş.O ALLAH'ın lütfudur.Kendiliğinden bizim ucumuzdan tutmuş. o ALLAH'ın lütfudur.O ALLAH'ın ikramıdır.Ama biz birisine gel bunu yapıver dediysek,onun ücretini vereceğiz.İnsanları geçim kaynağı haline getirmeyeceğiz.Dervişliğimizi geçim kaynağı haline getirmeyeceğiz.İçinde bulunduğumuz yolu geçim kaynağı haline getirmeyeceğiz.!
İçinde bulunduğumuz hiyerarşik makamı,mekanı,hiyerarşik rütbeyi geçim kaynağı haline getirmeyeceğiz.Bu konuda çok titiz davranacak Ehli dervişhan,Ehli Tasavvuf bu konuda çok titiz davranacak.Unutmayın yolun başında bir şey söyledim."BİRŞEY İSTERSEK DİLİMİZİ KOPARIN,VERİRLER İSE ALMASSAK ELİMİZİ KOPARIN" dedim.Yani bu birşey istemiyeceğiz manasında.Verirlerse elimizi koparın birşey istediğimizden değil.Hediyeleşmenin sünnet olduğundan dolayı.Hediyeleşmek sünnettir.Bir kimse birşeyi hediye eder,buna hiç kimsenin söyliyecek sözü olmaz.Bu sünneti Resulallah'tır.ALLAH Resulü(s.a.v.)Hazretleri "kim hediyeye karşı çıkar,kim hediyeyi red eder ise,ona muhtaç olur " demiş.Biz Sünneti Resulallah'ı reddetme noktasında değiliz.ALLAH bizi muhafaza eğlesin.Ama Sünneti Resulallah bize istemeyi red etmemizi istiyor.Biz istemiyeceğiz.Çok naçar kalırsak,çok sıkıntıda kalırsak,bu da kendimiz için değil,çocuklarımız için olabilir,eşimiz için olabilir,evimiz için olabilir.Öyle insanların darlık, sıkıntılı zamanları olabilir, o zaman bu hal bundan müstesna . Dayanamaz insan, olabilir.O zaman normalde,tarikata,takvaya göre değil,şeriata göre de davranır,temiz yüzlü bir kimseden bir şey,yardım isteyebilir.Ama bunu hiyerarşisini kullanarak, çavuşum, nakibim, nukabbayım, dervişim,semazenim,baş semazenin,son semazenim,baş dervişim,son dervişim,şeyhim bunları kullanaraktan değil.ALLAH muhafaza eğlesin.Ehli Tasavvufun yıkıldığı alanlardan birisidir.İnsanlar dinlerini,insanlar dindeki hiyerarşik durdukları noktayı,insanlar cemaatin içerisindeki ama kendilerinin,ama hiyerarşik olarak belirlenen noktaları heva ve heveslerini kullanıp,kendi nefislerine bir şey istemiyecekler. Kendi nefsinize birşey istemiyeceksiniz.Kendi nefsinize bir şey oluşması için beklemek yok.Eğer birşey bekliyecekseniz ALLAH'tan bekliyeceksiniz.Birşey isteyecekseniz ALLAH'tan isteyeceksiniz.Birşeye yalvaracaksanız ALLAH'a yalvaracaksınız.Bir şeye gözünüzü dikecekseniz,ALLAH'a gözünüzü dikeceksiniz.Sizi birşeyden koruyacak olan ALLAH'tır.Size birşey verecek olanda ALLAH'tır. Sizin evvelinizi ve ahirinizi düzelticek olan ALLAH'tır.Sizin geçmişinizi affedecek olan ALLAH,geleceğinizi rahmete bandıracak olanda ALLAH'tır. CENABIHAK isterse sizin geçmişinizi piri pak eder.Birer,birer altın sayfa haline getirir.İsterse geleceğinide altın sayfa haline getirir.O yaptıklarından sorumlu değildir.O yapacaklarından da sorumlu değildir.Allah isterse herhangi birinizi alır götürür sultan köşküne oturtturur.ALLAH sultan köşkünde oturan bir kimseyi de aşağıların aşağısına indirir.ALLAH'ın herşeye gücü yeter.Allah herşeye kadirdir.ALLAH isterse semalara doğru yolculuğa çıkarttırır,isterse semavatta yolculuk yapan bir kimseyi alır al aşağı paçavra gibi atar.ALLAH'tır yapan.O yüzden gözünüzü ALLAH'a dikin.Himmetinizi,gayretinizi,istikametinizi,yolunuzu ,yordamınızı,avucunuzu ALLAH'a açın.ALLAH'a yönlendirin.İşiniz ALLAH olsun.Gönlünüzde ALLAH olsun.Namaz kılarken "ALLAHU EKBER" derken,gönlünüzde ALLAH olsun.Zikrullah yaparken ALLAH,ALLAH, ALLAH derken,gönlünüzde ALLAH olsun.Eğer gönlünüzde ALLAH olmaz ise diliniz zikrediyor sizin.Eğer gönlünüzde ALLAH yok ise,vücudunuz namaz kılıyor.Eğer gönlünüzde ALLAH yok ise,ağzınız oruç tutuyor,yemekten içmekten kesilmişsiniz.Eğer gönlünüzde ALLAH yok ise,Kur'an'ı diliniz okuyor sizin.Ehli Tasavvuf dilin,vücudun ibadetine bakmaz.Ehli Tasavvuf bunun gönüle tecelli etmesini,kalbe tecelli etmesine bakar.O yüzden yüzünüzü,gözünüzü,düşüncenizi ,aklınızı,kalbinize çevirip orada ne var ona bakın.Eğer orada ne varsa ,sen osun.Eğer orada ALLAH sevgisi var ise,evet sende ALLAH sevgisi var.ALLAH korkusu var ise,sende ALLAH korkusu var.Senin gönlünde ALLAH sevdası var ise,sende başka bir şey yok vallahi sende ALLAH sevdası var ama senin gönlüne başka sevdalar indi ise,inan ki senin gönlünde o sevdalar var.Hani semazen elini havaya kaldırır,kafasınıda yaslar,sol tarafına doğru bakar.Sol tarafına kalbine tecelli eder.Kalbine nazar eder ve lisani haliyle der ki,"kalbimi ben devamlı tecelliyat altında,nazar altında tutuyorum,kalbimi devamlı rabıta altında tutuyorum ve kalbime bakıyorum ki,oraya ALLAH'tan başka hiçbir kimsenin sevgisi inmesin.Orayı devamlı böyle zapturap altında,devamlı nazar altında,devamlı böyle onu muhafaza altında tutuyorum ki ALLAH'ın sevgisinin haricinde bir sevgi gelmesin."Tabiri caizse yavru kuşları ,kartal,doğan muhafaza eder ise,öyle muhafaza ediyor.Tavuk civcivlerini nasıl muhafaza eder ise,öyle muhafaza ediyor.Tabiri caizse,hani elini açar ya,evet aynı zamanda pençedir o el.Kartal pençesi gibi,arslan pençesi gibi,kurt pençesi gibi,o pençe ile şeytanı yırtar.Onun bir vehçhesi vardır ki,ALLAH'tan rahmet diler,bereket diler,şefkat diler,ALLAH'tan af diler ama ne zaman kalbine başka birşey geleceği zaman,o el anında silah olur."ALLAH " der alıverir ne var ise.Onu sadece ve sadece ALLAH'tan dilenen bir el olarak görmeyin.O işin bir vehçhesidir.Öbür vehçhesi pençedir onun.Neyi? Kalbini muhafaza edecek. Çünkü kalp hazinedir. Kalp sırrın tecelli ettiği yerdir.Kalp ilahi rahmetin indiği yerdir.Kalp ilhamın indiği yerdir.Oraya asla ! ne şeytan, ne cinliler, ne kötü varlıklar, nede başka sevgiler yerleşmiyecek.Oraya yaklaşmıyacak. Şahan gibi vuracak ,atacak kalbinin üzerine gelen bir şeyi.Öyle semazen dervişi öyle sırf geflet içerisinde,şefkat,merhamet dileyen, dilenen noktasında değil sadece.Aynı zamanda derviş,savaşçıdır çünkü.Savaşçı bir ruha sahiptir.Mücadeleci bir ruha sahiptir.Mücahit bir ruha sahiptir.Akıncı bir ruha sahiptir.Eğer onun kalbine birşey gelecek ise,o el bir pençe haline gelir,onu yırtar atar.Bu ALLAH'tan başka,ne ise ama.Ama şeytandır musallat olan ama kafir cinlilerdir ama başka sevdalardır ama başka muhabbetlerdir ama başka yollardır ama başka idraktır ,başka menfezdir,dedikodudur,gıybettir,süizandır,bührandır.ALLAH'tan ayıracak herhangi bir şey kalbine daha yaklaşırken o pençe haline gelir onu vurur atar.Onu sakın ha,o havadaki eli böyle yumuşak,böyle işte merhamet ,şefkat dileyen bir el olarak görmeyin.Her dudağın altında bir diş olduğunu ve dişinde gülerken güzellik verdiğini ama ısırırken acı verdiğini unutmayın.Her dudağın altına ALLAH bir diş yarat!
mış.O dişide gizlemiş.Demiş ki."Her dudağın altında diş vardır"Unutmayın herkesin bir sert tarafı vardır.Herkesin dişi vardır çünkü.Bir an gelir ısırır.O merhametler merhametlisi Muhammedi Mustafa kılıcını çektiği zaman düşman darma duman oluyordu önünde.Duramıyordu."Hayyul Kayyum ALLAH ,Kadir Kayyum ALLAH "dediği zaman ,düşman çil yavrusu gibi dağılıyordu.Evet o merhameten vuruyordu kılıcını.Ama, merhameten kılıç vuruyordu.Merhameten vuruyordu.Derviş merhameten kılıç vurur.Neye merhamet eder?Kalbine merhamet eder.Orayı koruyacaktır,orası sultanın yeridir, orası padişahlar padişahının yeridir, orası sevgililerin sevgilisinin yerleşeceği yerdir.Oraya bir başkası toplaşamaz,oraya bir başkası yer zemin alıştıramaz,oraya bir başkası giremez,oraya bir başka muhabbet akmaz,onun içine başka bir sevda yerleşmez.Yerleşmeyeceği için semazen eli havadadır.Eğer yerleşiyor ise,ALLAH der alır atar onu,yırtar kenara atar.Sakın ha! İşte kalbe onun yerleşmesi için,muhakkak ki kalpte sadece ALLAH olacak ve muhakkak ki kalpte ALLAH'ın nimetlerinin üzerine, başkalarının elindekilere o kimse hiçbir zaman göz dikmeyecek.Tasavvuf budur ALLAH bizi muhafaza eğlesin.

Usame Bin Zeyd Peygamber (s.a.v.)Hazretleri'nin şöyle dediğini haber vermiştir: "Cennete bir göz attım.Bir de baktım ki çoğunu fakir ,fukara oluşturuyor. Cehenneme bir göz attım.Baktım ki ekserisi kadınlar.Zevki sefa sahipleri her bir yere haps olunmuşlar.Kafirlerin ise ,cehenneme atılmaları emr olunmuş ,oraya götürülüyorlardı." (Kitabu zühd 131 -Müsned 4/431.Hılye 2/308.)

Peygamber(s.a.v.)Hazretleri'nin miracı vardır.Kalben ve ruhen,bedenen nasıl derseniz deyin miracı gerçekleştirmiştir.Peygamber(s.a.v.)Hazretleri'nin manen miraçlarıda vardır.Her ne kadar miraç bir deseler de bazıları bu ceseden olan miraç birdir.Ama Peygamber(s.a.v.)Hazretleri'nin manen yani kalben birçok miraçı olmuştur.Ben öyle inananlardanım.İşte bu miraç hadiselelerinin birindedir. Peygamber(s.a.v.)Hazretleri bakar ki;cennete fakir,fukaralar daha çok girmiş.Bize fakir,fukara denilince maldan eksik noksan olarak biliyoruz biz bunu.Bir kimse maldan eksik,noksan.Fakir ,fukaradan kastınız maldan eksik,noksan olarak görülmesin.Fakir ,fukaradan kasıt ,mal sevgisi olmayan insandır.Dünya sevgisi olmayan insan.Aslında zahirden bakıldığında dünya sevgisi olmayan insan,malın mülkün içerisinde olsa dahi,bu anlamda fukaradır.Ama malın mülkün içerisinde olmayıpta,dünya sevgisi olan insan,az bir malı olsa dahi zengindir.Dünya açısından ,o dünyayı çünkü hep heves eder.O çünkü hep dünyayı ister.Dünyayı arzular ve o dünya arzusu ,onu cehenneme doğru yol götürür.Onun makam ,mevki arzusu cehenneme doğru yol götürür.Onun zevki sefa arzusu,onun rahatlık arzusu,onun gönlünü hoş etme arzusu,o dünyada rahat yaşama arzusu,onu cehenneme meyl ettirir.Çünkü o rahatlık arzusu ile üzerine sıçrayan pisliklere bakmaz.O rahatlık arzusu ile içine girdiği pisliklere bakmaz.O rahatlık arzusu ile yaptığı yanlışlıkları fark etmez ve yaptığı yanlışlıkları fark etmeyincede o cehenneme doğru yol alır.ALLAH muhafaza eğlesin.Aman kardeşler.Dünyayı sevmemek demek,dünyayı terk etmek demek değildir.Dünyayı sevmemek demek,dünyayı boş vermek,işini gücünü terk etmek demek değil.Biz o anlayışta değiliz.Sabahleyin herkes gidecek dükkanını açacak,işine gücüne bakacak.Bir kimsenin çoluğunun ,çocuğunun rızkı için çalışması ibadet hükmündedir.Bir kimse sabah namazını kılar,gözünü öğlen namazına diker de arada iaşesi için çalışması, çabalaması ibadet hükmündedir. Çoluğunu çocuğunu muhtaç etmemekiçin,o kimsenin iaşesini temin etmek için çabalaması,ibadet hükmündedir. Bizim dervişlik anlayışımız budur.Bir kimse tembel,tembel oturmayacak bu dervişlik değil.Bu dünyayı sevmemek değil.Bu dünyayı terk etmek demek değil.Bu tembellik demek.Bu haylazlık demek.Bizim böyle bir anlayışımız yok.Biz sabahleyin kalkacağız.Memur memurluğuna gidecek,işçi işine gidecek,işveren işverenliğine gidecek,herkes işini yapacak.İşini takip edecek ve en ince,en güzel,en doğru şekilde yapmaya çalışacak.Bu dünyayı sevmek değil.Dünyayı sevmek hırslanıp,bir başkasının elindekine göz dikmek.Dünyayı sevmek demek,maddi olarak kendi üstündekilere gözü dikip,onlarla yarışmak,benimde arabam olsun,benimde evim güzel olsun diyip,hırslanıp,heva hevese dalmak.Yanlış işlere dalmaktır.Dünyayı sevmek budur ve bunlar cehenneme doğru yol alırlar.ALLAH bizi muhafaza eğlesin.Kadınlar zevki sefayı çok sevdikleri için,cehenneme doğru yol alırlar.Yoksa kadınları aşağılamak için söylenmiş bir söz değildir bunlar.Peygamber(s.a.v.)Hazretleri kadınları aşağılayan bir noktada değildir. Bu herkim zevki sefaya dalmak istiyor ise,her kim gösterişe dalmak istiyor ise,her kim dünyanın şatahatına ve şatafatına dalıyor ise,bu hadisi şerif onlar için geçerlidir.Yoksa dünyayı sevmeyip,dünyaya muhabbet etmeyip,dünyada kendisine lazım olacak kadar dünya ile iştigal edenler için değildir bu. Herkesin işi olacak, herkes işi ile meşgul olacak.CENABIHAK kimisine az verecek kimisine çok verecek,kimisine normalde kafası çalışıyor görünecek,parası pulu olacak,kimisinin kafası çalışmıyor gibi görünecek,parası pulu az olacak.Herkes patron olacak,herkes müdür olacak,herkes genel müdür olacak değil ya.ALLAH 'tan razı olacaksınız.ALLAH'ın verdiğine razı olun.ALLAH'ın size gösterdiğine razı olun. ALLAH'ın size gönderdiğine razı olun.ALLAH'ın sizi getirdiği noktaya razı olun.İyilik noktasında,ALLAH başımıza ne getiriyor ise,o getirecek.ALLAH size neyi murad ediyor ise,verecek size.Bu demek değildir ki biz çalışmayacağız, uğraşmıyacağız, koşturmayacağız. Bu demek değildir ki biz boş boş oturacağız. Böyle bir dervişlik anlayışımız yok.ALLAH bizi afetsin. Böyle bir şeyimiz yok.CENABIHAK bütün kardeşlerimizi korusun.İşlerinizde titiz davranın.İşinize çalışın.Sabah saat 8.30 ise iş başı,8.30 da orada olun.Gevşeklikte bulunmayın.İşinize sahip çıkın.İşinizi en iyi şekilde yapın.İşinizi en iyi şekilde yapın.Kardeşler birbirlerini tavsiye ederlerken utanmasınlar.Kardeşler birbirlerini tavsiye ederlerken,tavsiye ettiklerine pişman olmasınlar.Adam demesin,"Ya derviş kardeşe bir iş yaptırdık,perişan olduk,derviş kardeşe bir iş yaptık ,battık.Derviş kardeşe bir iş yaptırdık ,ya şu hale getirdi.Derviş kardeşe bir iş yaptırdık ,bu hale getirdi."Bunun olmaması için çaba gösterin.Sanatınıza sahip çıkın,işinize sahip çıkın.Bu dünyayı sevmek demek değil.Bu sebepler dairesinde eşyanın hakikatine uygun bir şekilde davranmaktır.Adam boyacı ,düzgün boyayacak.Adam kaportacı,düzgün kaportacılık yapacak.Adam motor tamircisi ,düzgün motor tamircisi olacak.Adam ne ?Kumaşçı ,düzgün kumaşçı olacak.Adam ne?İşçi.İşini düzgün yapacak.Adam demiyecek ,"Ben bu dervişi nerden işe aldım ya,beni perişan etti.Namazı iki saatte kılıyor."Adam demiyecek "Ya bu dervişi nerden aldım ki ben,camiye gidiyorum diyor iki saat sonra geliyor."Adam demiyecek "Ya bunlar birde derviş.ne biçim bir memur, bir gidiyor iki saat gelmiyor."ALLAH muhafaza eylesin.CENABIHAK bizi korusun inşallah.CENABIHAK umduklarınıza nail eğlesin.Korktuklarımızdan hıfzı muhafaza eğlesin inşallah.HAKKINIZI HELAL EDİN.

Bu hafta sonu refarandum var malum.Bütün kardeşler refaranduma katılacaklar ve bütün kardeşler referanduma hanımlarını,annelerini ,babalarını kimleri var ise,referanduma götürecekler ve oy kullanacaklar ve oylarınızı evet kullanacaksınız.Bu konuda kardeşler birbirlerine telefon açacaklar.Bütün mahalleler etrafına ,herkes referanduma gidecek ve Cumhurbaşkanı kim olursa olsun günlük siyaset işimiz değil, Cumhurbaşkanı'nı halkın şeçmesi için oy kullanacaklar.Bu Türkiye'nin ama isteyerek,ama istemiyerek,ama bilerek ama bilmeyerek,ama şartların zorlaması,ama gündemin zorlaması önüne gelmiş tarihi bir fırsat.Tarihi bir fırsat bu.Bakın tarihi bir fırsat,muhakkak bunu slogan halinde getireceksiniz.Bütün arkadaşlar hepside referandum oylamasına katılacak,eşlerini ,çocuklarını varsa oy kullanacak olanlar onlarıda götürecek ve oyunu evet kullanacak.Tarafımızda belli bu noktada.Bunu böyle bir memleket için,bunu gelecek için,çok önemli kabul ediyorum ve bu noktada herkesin titiz davranmasını istiyorum. Bu konuda hiç kimsenin gevşek davranmasını istemiyorum.Eğer bir emir gibi telakki edilecek ise,bir emir,bir tavsiye gibi telakki edilecek ise,bir tavsiye nasıl telakki ederseniz edin.Muhakkak bu konuda arkadaşlar disiplinli olacaklar.Bakın muhakkak bu konuda disiplinli olacaklar ve muhakkak oylarını kullanacaklar.Ben kullanacağım.Etrafınızada kulladıracaksınız. Annelerinizi, dayılarınızı,amcalarınızı.teyzelerinizi neyiniz var ise, herkes birbirine telefon açacak. Muhakkak oy kullanmaya gidilecek ve evet kullanılacak. İnşallah. Hakınızı helal edin.Bu kısır bir siyaset değil.Bu parti siyaseti değil.Bu memleket için hayırlı bir şey.Şu memlekette artık ataist,dönme,sabateist,ne üdüğü belirsiz,mason,masonik kafalı Cumhurbaşkanı dönemi bitsin.İnşallah.Gönül arzu eder ki,bir adım daha şu insanlar iyiye doğru yönelsinler.Gönül arzu eder ki bu memleket bir adım daha iyiye,doğruya,güzele doğruya gitsin.İnşallah.
HAKLARINIZI HELAL EDİN.BİZDEN YANADA HELAL OLSUN İNŞALLAH.

ÇEVİREN : İstek çalışkan - Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir