04 EKİM 2007 SOHBETİ BURSA

MUSTAFA ÖZBAĞ EFENDİ SOHBETLERİ
 

YER :GAZCILAR VAKIF BİNASI

TARİH :04 EKİM 2007

 

GENEL SORULAR


SORU :MÜRŞİDİ KAMİL OLAN BİR KİMSE BULUNDUĞU MAKAMDAN DÜŞER Mİ?MÜRŞİDİ KAMİLDEN GÖREV GERİ ALINABİLİR Mİ?TARİHTE BUNUN ÖRNEĞİ VARMIDIR?

CEVAP :Bir kimsenin veliliğinin bir perdenin önü vardır,bir perdenin gerisi vardır.Perdenin önü velilik herkese açık bir şeydir.Kim mücadele eder,nefsi ile kendisi ile mücadele eder,cihad eder,Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışırsa ona velilik kapısı açıktır.Bu perdenin görünen tarafıdır.İnsanlar bununla vazifelidir.İnsanlar bundan sorumludurlar. İnsanlar bununla vazifeli ve bununla sorumludurlar.Birde arkada görünen kısmı vardır. Arkada görünen bu kısma ise,perdenin görünen kısmı demişler ki;veliler seçilmiş insanlardır.ALLAH peygamberlerden sonra,kendi peygamberlerinin zamanında ve sonrasında dine,mümine islama hizmet edecek,gayret gösterecek olan velileride seçmiştir.Buda perdenin görünmeyen kısmıdır.İnsanlar veli oluncaya kadar velilik makamına gelinceye kadar,çok imtihanlardan geçirilirler.Çok sıkıntılardan geçirilirler.Onların sıkıntıları ,imtihanları bitmez.Dedikodu,laf, gıybet,varlık,yokluk,makam,mevkii,hanım,çoluk ,çocuk, anne, baba, dünya üzerinde görebileceğimiz bir kimsenin etrafında olabilecek ne varsa,hepsin den de imtihan edilir.Maddi ,manevi.Uzun ,meşakatli,sıkıntılı,çileli bir yol.Bu yolda giden insanlar,büyük bir çoğunluğu yolda kalırlar.Büyük çoğunluğu kalır yolda.Yolda kalmasının sebebi,gelen bu sıkıntılara,belalara,çilelere göğüs geremeyişlerindendir.Bunlara sabredemeyişlerindendir.İsyan ederler,bırakırlar.Yoldan çıkarlar.Şikayet ederler.Bir şekilde bozulurlar.ALLAH muhafaza eğlesin.Öyle oluncada daha velilik noktasına gelmeden bozulmuş olurlar.Yoksa velilik noktasına gelen bir kimse,bozulma kapısı kapalı değildir.Amma velakin kolay kolay bozulmaz.Şunu yanlız dip not olarak düşün".Veli günah işlemez,veli masumdur,veli temizdir,veli piri paktır.Hiç hata işlemez",sözü ve düsturu doğru değildir.Velilerde günah işler,velilerde kusur işler hatta velilerde günahı kebair işler.Yani Mürşidi Kamil'lerde günahi kebair işlerler.Diyeceksiniz ki "bu Tasavvuf tarihini yeniden yazmak gibi birşey".Olabilir.Bizim yolumuz Kur'an ve sünnet ile ölçülenecek.İnsanların heva ve hevesi ile değil.Bir Hazreti Ebu Bekir hata yapıyorsa,Hazreti Ömer hata yapıyorsa,bir Hazreti Osman,Hazreti Ali hata yapıyorsa,Ashap hataya açıksa,Ashab günaha açıksa,o velilerde hataya,günaha,kusura açıktırlar.Fakat onların hata yapması,günah işlemesi,kusur işlemesi velilikten aşağıya düşmesine sebep olmaz.Burada ayrı bir hikmet kapısı açmak istiyorum.İnsanların nefsine paye vermek,kendi nefsime paye vermek için değil.ALLAH beni bundan uzak tutsun.Sadece bu meselede yol anlaşılsın diye söylüyorum.Velinin hatasında hani duyarız da kızarız ya,"onun günahında hikmet varmış "deriz.Öyle değilmi?Biraz da alayvari söyleriz.Demezmiyiz?Deriz.Evet .Velilerin günahlarında hikmet vardır.Velilerin hatalarında kusurlarında hikmet vardır.Buna bir vehçeden bakmıyacağız şimdi.Bu konuyu iyi dinleyin,bu konuyu iyi izleyin.Burası tehlikeli bir noktadır.Yani bir kimse bu sefer üstadının üzerinde suizana düşüp,yoldan çıkabilir.ALLAH muhafaza eğlesin.O yüzden iyi dinleyin.Hikmet şudur.Veli hata işleyerek,kusur işleyerek bilinçli veya bilinçsiz masum olma,masumiyet noktasında durmaktan uzak durur.Kendisini masum görmekten uzaklaşır.Eğer kendisini masum görürse,onun için küfürdür çünkü masum olan kimdi Muhammed Mustafa(s.a.v.) idi.Eğer bir veli kendi masumiyetliğini görüyorsa,kendi masumiyetliğini söylüyor ise,ona Tecdidi İman lazımdır o veli değildir.Çünkü Muhammed Mustafa(s.a.v.)hiç bir günahı ,kusuru yok iken tövbe ediyor ise,hiçbir günahı, kusuru yok iken tazarruda feryadına feryad ekliyor ise,arkasından giden velilerin kendilerini masum, günahsız,kusursuz,muhafaza altına alınmış,korunmaya alınmış,günahtan,günahı kebairden uzak görmeleri,onların Muhammed Mustafa(s.a.v.) sünnetlerini, düşüncesini, fikriyatını, akaidini terk ettiğini gösterir.Bu vecheden bakınca veli masum değildir,günah işler,hata işler,yanlışlık yapar,isabet ettiremediği zamanlar olur,bu onun ALLAH'a olan,ALLAH'la ikisi arasındaki münasabette kulluğunu unutmamasını sağlar.Yani o kimse kuldur.Veli hata işler,veli kusur işler,günah işler,tövbe ederek,feryat figan ederek o hata ,o kusur onun ALLAH'a daha fazla yaklaşmasını sağlar.Bu demek değildir ki o kimse bile bile hata işleyecek,kusur işleyecek.Bu demek değildir ki o kimse bile bile gidipte yanlışlığın içerisine girecek.Ama insanız sürçeriz,nefsimize uyarız,hata yaparız ve bu hatadan arınarak yeniden yola devam oluruz,devam ederiz.Ama velilerin bu hatalarından,bu kusurlarından,bu günahlarından dolayı ALLAH onların veliliklerini almaz.İnsanlar onları rüyalarında görmeye devam ederler, insanlar yeniden üstad olarak,şeyh olarak belirler, o veli kendi hatasını kendisi bilir.Kendi kusurunu kendisi bilir.Kendi eksikliğini kendisi bilir ve boynunu devamlı büker."Yarabbi" der.Eğer "Yarabbi"demez ise,o da kibire,o da gösterişe,o da hevaya düşer.ALLAH muhafaza eğlesin.Velilik hiç kimsenin üzerinde ebediyen kalıcı bir taç değil.Onunda tacı üzerinden düşer.Ama bu neyle mümkün olur?Günahı Kebair'de ısrar ile mümkün olur.Yani bir veli işte bir kadınla nikahsız yaşıyor.Zina üzerine.Bir veli dört tane hanımı var nikahlamış,beşincisinide almış.İmamlar bu konuda ayetle,imamların iştihadı varken,beş ,altı,yedi yapmış.Saklı,gizli,biliniyor neyse.Bir veli oturmuş,dervişlerine faizle para veriyor.Bir veli oturmuş ,işte etrafındaki bir dervişin hanımı ile yaşıyor.Bir veli oturmuş devamlı yalan söylüyor dervişlerin arasında.Bir veli oturmuş haksız yere insanlara zulmediyor devamlı.Bunda devamiyet aranır.Geri dönmeme,rücu etmeme aranır.Eğer geri dönmüyorsa,rücu etmiyorsa o halinden,o kimsenin veliliği şüphe götürür.Ama bir şey dilinden kaçar,bir şey ağzından kaçar,bir şey elinden kaçar,gözünden kaçar.Olabilir.Bunu o kimseye ikaz edildiğinde,söylendiğinde,hala daha devam ediyorsa,o zaman ondan bir eksiklik bir yanlışlık vardır.ALLAH muhafaza eğlesin.O zaman veliliği oturtturacağımız bir yer olucak.Veliliği oturtturduğumuz bu yer Kur'an ve Sünnet noktasıdır, dairesidir. Tasavvuf'ta bir ekol vardır ki,onlar velilerin ,Mürşidi Kamil'lerin bir müddet sonra hatadan,kusurdan arındıklarını,onların hata ve kusur işlemediklerini,onların hata ve kusur işlemede o hususiyetlerinin ,hassasiyetlerinin kaldırıldığını iddia aderler ki,biz onlardan değiliz.ALLAH muhafaza eğlesin.Burayı açıklamakta fayda gördüm.ALLAH bizi muhafaza eğlesin.Ve bu noktada tarih boyunca veliliği ve görevi alınmış bir veli görülmemiş bu güne kadar.Bazı zatlar,bazı veliler,kendi hata ve kusurlarını,o kendi küçük günahlarını,veya kendi günahlarını,kendi kusurluluk hallerini görmüşler,dervişlerini serbest bırakmışlar.Demişler ki:"Evladım siz kendinize bir üstad ,şeyh arayın"demişler.Tarihte bunlar var mı,var.Bu noktada benim durduğum nokta açık ,en baştan beri.Ben her daim diyorum ki,istihare yapın istişare yapın.Eğer ki sizi Peygamber(s.a.v.)Hazretleri veya da sahabeler veya geçmiş peygamber efendilerimiz veya pir efendilerimiz sizi bir yere sevk ediyorlarsa,bu konuda herkesin kapısı açık.Benim bu noktada o kardeşler üzerinde bir yaptırım asla ve asla böyle bir şey aklımın ucundan dahi geçmez.Dervişlik hayatım boyunca geçmedi.Dervişlik hayatım boyunca etrafımdaki kardeşlere dedim ki:"Arkadaşlar,kardeşler serbestsiniz."Siz manen kendinize daha sağlam kapı bulduğunuz anda,gelin helalleşin ,gidin.Gelin helalleşin gidin. Benim o geçmiş üstadların yapmış olduğu şeyi ,ben dergaha yeni girdiğim andan beri dilimde,devamlı söylüyorum.Şimdide söylüyorum.Önceden üstadım için çağırırdım "Gelin,üstadımdan ders alın.Gelin üstadıma bağlanın."Bunu üstadım için söylüyordum ve doğru yaptığıma inanıyordum ve doğruydu.Bu günde bir üstada bağlı olmuş olsam,bu günde derim ki "gelin üstadımın elinden tutun,ondan ders alın,derviş olun,ona mürid olun "derim.Bakın derim.Bunun hala daha doğru olduğuna inanıyorum.Dersiniz ki "Kendin için bunu söylermisin?"Daha ağzımdan duyanınız yok herhalde,öyle değil mi? "Gelin benden ders alın" diye.Bu kendimi ALLAH affetsin,herhangi bir yeterlilikte görmemezlikten dolayı değil.Bu benim kendime seçtiğim yol.Ben hiçbir zaman yaptığım bir işi kendi dairemde yeterli,kendi dairemde doğru,dört dörtlük görmedim.Kendimide öyle görmedim.Bu durduğum noktayı bazı insanlar yetersizlik gibi görüyorlar,bundan da gocunmuyorum ve yüzümede diyenler olursa "Haklısınız ,biz yetersiziz, yetişemedik"diyorum.Bunu böyle demeye de devam edeceğim.Ama mesele nasıl anlaşılacaksa anlaşılacak.Bu noktada kendimi savunma noktasında değilim.İnsanlar beni ne görüyorsa ben oyum.Eğer bir şey söylenecekse benim üzerimde ,ben kardeşlerin gördüğü üzerindeyim.Yalancı görünene yalancıyım,dolandırıcı görünene dolandırıcıyım,üç kağatçı görünene üç kağatçıyım,beş kağıtçı görünene beş kağıtçıyım.Üstad görene üstadım.Abi görene abiyim.Pir görene pirim.Kutup görene kutubum.Yolda alalade bir adamım. İnsanlar bu noktada haram olmadığı,yani haram dediğim peygamber görmedikleri müddetçe,bir nebi,bir resul görmedikleri müddetçe bir tek ben oyum diyemem ,ALLAH affetsin,geri kalan ne görüyorlarsa görsünler.Bu noktada zerrece gocunmuyorum.Yıllardır aynı şey benim başımda zaten.İnsanların beni üstad görmesi yeni değil.Ben daha İzmir'de Bayındır'da iken,rüyalarında ,hallerinde üstad görenler vardı.Bu bu günkü mesele değil.Ödemişte'de vardı.Bursa'ya yeni geldiğimde de vardı.Başka yerlerde de vardı,oldu.Bu yeni mesele değil.Veya kötü görmeleri de yeni değil.Ben tarikata girdiğimden beri hep benim etrafımda ,karşımda beni kötü gören insanlar vardı.Buna alışkınım.Yani ben Bayındır'da idim .Bayındır'da böyle bir cephe vardı.Daha ben yeni derviş oldum,hiçbir tane derviş yoktu benim cephem oluşmuştu anında.Demişlerdi ki:"Bu Müftü'nün kızı için namaza başladı".Ben namaza başladım,ben dergaha girmeden namaza başladım.Ben derviş olmadan namaza başladım.Ben namaza başladıktan sonra derviş oldum.Yani ben kötü alışkanlıklarımı bıraktım,namaz kılmaya başladım.O zaman Bayındır Müftüsü vardı,Müftü efendinin kızınıda ALLAH sahibine bağışlasın,ALLAH geçim,dirlik,birlik,beraberlik versin çünkü o müftünün çok faydasını gördüm ben.ALLAH ondan razı olsun.Ölmüş se ALLAH rahmet eğlesin ,sağ ise ALLAH iman nasip eğlesin,ihsan etsin,afiyet etsin inşallah.Gerçekten bize kucak açtı.Bizim dergahımıza kucak açtı sonradan.Bu noktada herkes bizi bilhassa benim üzerimden eleştirirken herkes her şeyi,ALLAH razı olsun o bu noktada,bizim tavrımıza ,davranışımıza hareketimize bir şekilde destek oldu.Bize bir mescid tahsis etti.Mescidin imamı ,ile görüştüm ben.Mescidin imamıda sonradan kardeşimiz oldu ve ben gittim müftüden mescidi istediğimde bana dedi ki:"Hay hay Mustafa Bey ne demek "dedi."Böyle gençler namaza başlıyacak,işte ALLAH 'ı zikredecek,bir üstada bağlanacaklar "dedi."Bizim cami nedir ki ? Bütün camiler sizin emrinizde" dedi.Bana dedi ki:"Bizzati bütün camiler senin emrinde Mustafa Bey"dedi bana.ALLAH o yüzden gani gani razı olsun diyorum.Ödemiş'e gittiğimde Ödemiş müftüsünede söyledi .Beni götürdü müftülüğe.Müftü ile beni tanıştırdı.Ödemiş'te oturuyordu kendisi."Bu kardeşi ben Bayındır'dan tanıyorum.İyidir,sağlamdır,üstadıda iyi bir kimsedir.Görüşürüz" dedi."Burda bunların çalışmalarına destek olun hocam "dedi.O zaman için bize ALLAH'ın izni ile böyle bir yardımı oldu.Himmeti oldu.Elhamdülillah.Velhasıl o zamanlar benim namaza başlayışımı insanalar müftünün kızına yormuşlardı ve cephe oluşmuştu.Demişlerdi ki:"sen onun için namaz kılıyorsun."Bir inandırıcılığım olmamıştı demek ki.Bazı insanlara inandırıcı gelememe,inandırıcı gelmeme gibi bir halim var benim.Bu Peygamber Efendimiz(s.a.v.)'de de oluşmuş,geçmiş peygamberlerde de olmuş,velilerde de olmuş ve Çorum'lu Hacı Mustafa Efendi Hazretlerinde de olmuş.Çorum'lu Hacı Mustafa Efendi Hazretleri'ne üstadı Hacı Ali Haydar Efendi icazeti yazmış,dergaha da açıklamış,öyle bırakmış.Mustafa Efendiye, Hacı Ali Haydar Efendi'den üç tane derviş kalmış.Geri kalanın hepside terk etmiş.Benim imtihanım ondan biraz daha küçük.Bizde üç kişi kalmadı.Yani üç kişide kalabilirdi.Ben bir şey açıklamama rağmen,ben şuyum ,buyum demememe rağmen ve demiyeceğimde.ALLAH bizi affetsin.O yüzden bu karşı duruşlar,olmazsa o vesilede bir eksiklik bir yanlışlık vardır.Bu karşı duruşlar bizi kamçılayacak.Kendi nefsim için söylüyorum.Karşı duruşlar bizi bu noktada daha da motive edecek,kendi nefsim için söylüyorum.Belki de ALLAh muhafaza eğlesin,daha ağırından saklasın.Daha ağır imtihanlar olabilir önümüzdeki günlerde.Daha ağır imtihanlar olabilir.Daha ağır şeyler yaşayabiliriz.Neler yaşamışlar.Hazreti Mevlana'ya kadınlarla düşüp kalkıyor demişler.Pirimiz Ahmed er Rufai Hazretleri'ne neler söylemişler.Neler yapmışlar.Şahı Geylani Hazretleri'ne neler yapmışlar.Şahı Nakşıbendi Hazretleri'ne neler yapmışlar.Geçmiş üstadlara neler yapmışlar.Beldelerden kovmuşlar,sürgün etmişler beldelerden ve ellerine mektup yazmışlar.Demişler ki:"Hiçbir beldeye kabul edilmemesi" ve o belde insanları onları kabul etmemişler beldelere.Onlar beldelerin dışarısında ne eziyetler,ne çileler çekmişler,ne sıkıntılar yaşamışlar.Ne oyunlar,ne tezgahlar düzenlemişler.Kadınları ayartmışlar.Gitmişler kadınlar o üstadların kapılarına,kapıları dövmüşler "senin benden çocuğun var" diye "sen benle yattın kalktın ,benle nikahsız yaşadın "diye.Tabakatül Kübra'yı okuyunca diyorum" Yarabbi bunlarla bizi imtihan eyleme "Yani düşünebiliyormusunuz şuraya kadın girse,bu adam benimle yattı kalktı dese tepinse,bunu söylerken,tarif ederken dahi çekiniyorum.ALLAH bunla imtihan eder insanı diye.Düşünebiliyormusunuz bu imtihanları.Bunları yaşamışlar.Annelerine iftira atılmış,hanımlarına iftira atılmış,çocuklarına iftira atmışlar.Kapılarına boynuz asmışlar bildiğiniz geğik boynuzu.Kapılarına.Kapılarına mektup asmışlar.Kapılarına işaret asmışlar."Burası böyle bir evdir"diye.Hani umumane gibisinden.Dergahlarına yazı asmışlar.Buraya gelenler şöyle diye.Bu yol böyle bir yol.Bu yol böyle bir yol..Buna katlanamıyacak olan kimse,bunu çekemiyecek olan kimse,gidecek evinde oturacak.Kendi nefsim için söylüyorum.Gidecek evinde oturacak ve bu söylediklerimin bir kısmını yaşadım ben.Bunları isim telafuz etmiyorum,konuşmuyorum.İnsanlar o kimselere karşı buğuz etmesin,onlara karşı kinlenmesin diye birde konuşmuyorum.Yani bu yolda gidecek olan lar yaşıyorlar,yaşayacaklar.O yüzden karşı duruşlar,iftiralar, gıybetler, dedikodular. Önümüze yarın ne gelecek belli değil.Risaleler yazmışlar,bu günkü dille matbu evraklar basmışlar,dervişlere dağıtmışlar.Mısır'da bir üstada.Büyük üstadlardan. Zannediyorum Zunnuri Mısri Hazretleri'ne."Sizin üstadınız böyle,böyle yapmıştır,burda şöyle şöyle yapmışdır "diye yazmışlar.Bu günkü tabirle bildiri dağıtır gibi dervişlere dağıtmışlar.Zunnuri Mısri Hazretlerine.Bu yolun çilesi bu.Bu yolun hukuku ,kanunu bu.Muhammedi Mustafa'nın namusuna iftira atıldı ise,arkasından giden veliler, eğer onu seviyorlarsa,onun yolundan gitmeyi düşünüyorlarsa,onunla hemhal olmayı düşünüyorlarsa ve onunla bu noktada seyrü süluk noktasında Fenafi Resul noktasına geliceklerse,aynı iftiraya da duçar olacaklar.Bunada hazırlıklı olacaklar.İş bu noktaya kadar gelir mi? Evet.Geldi mi?Evet.Bana şeyhim dedi ki:filancaya hakkını helal et,"Peki Efendim"Sen hakkını helal et." "Helal ettim efendim."Ulu Cami'de karşılaştık. Geldi adam şeyh efendi ile benim yanıma,elini uzattı"Hacı abi nasılsın?" " Çok iyiyim ALLAH razı olsun, sen nasılsın kardeşim?"dedim "Elhamdülillah,bende iyiyim"dedi.Geçen gün karşılaştım yolda.Baktım karşıda."Ey nefis " dedim "Sakın ha selam vermemezlik etme" Olaki dedim nefsim ona selam vermemezlik eder,"dedim"Selamün Aleyküm "dedim."Aleyküm Selam" dedi şöyle bir titredi kendisi.Bunu yaşamıyacaksan,bu demirden leblebiyi yutmayacaksan,"ALLAH'ı seviyorum "diyip yola çıkmayacaksın.O demir leblebiyi yutmayacaksan "Resulullah'ı seviyorum " diyip yola çıkmayacaksın.Varlıktan, yokluktan,azlıktan,çokluktan,sevenden ,sevmeyenden, okşayandan küfredenden bunlardan şikayet edeceksen yola çıkmayacaksın.Eğer ALLAH'ı seviyorsan,eğer gözünü ALLAH 'a dikti isen,başka şeylere gözünü çevirmeye hakkın yok.

SORU :BİR KİMSE BİR KİMSENİN MÜRŞİDİ KAMİL OLDUĞUNU İSTİHARE'DE, RÜYADA VEYA HALDE BİLEN ,GÖREN KİŞİ ,DAHA SONRA BUNU İNKAR EDERSE,BU KİŞİNİN HAL VE HÜKMÜ NE OLUR?

CEVAP : Bu yeni şeyler değildir.Dervişler istihare yaparlar,Peygamber(s.a.v.)Efendimizi görürler ve Peygamber (s.a.v.)Hazretleri der ki:"Şu zat gidin buna intisap edin."Pir efendiler der.Geçmiş peygamberler der.Sahabeler der.Mürşidi Kamil olarak nitelendirildiğini bir önceki üstadı der.Rüyalarında ,hallerinde bunları görürler,gelir ders alırlar.Sahih midir rüyaları?Sahihdir.Bu noktada rüya ilmi noktasında şüphesi olur mu olmaz.Ama aynı kimse nefsine uyar,rüyasını da unutur veya rüyasını başka bir yere bağlar,çeker gider.Doğru mu ?Doğru.Bu kimseye ne olur.?ALLAH onu muhafaza eğlesin, sevsin, sevindirsin.Bu noktada şöyle olur deme noktasında değilim.ALLAH muhafaza eğlesin.Ama kim ALLAH'ın velilerine savaş açarsa,onun hali perişandır.ALLAH ondan intikamını alır.ALLAH onu yerde bırakmaz.Neden?Veliyi veli eden ALLAH 'tır çünkü.Veliyi Ahmet,Mehmet veli yapmaz.Ahmet,Mehmet "sen velisin" deyince veli olmaz.Ahmet,Mehmet sen veli değilsin dediğinde de o veli değil demek değildir.Veli yapmak,veliliği vermek ALLAH 'a aittir.Kullara ait birşey değildir.ALLAH bizi affetsin.

SORU :TEKKE'DE BİR SOHBETİNİZDE MAŞHER YERİ İLE İLGİLİ BİR KONUŞMANIZ OLMUŞTU. MAHŞER ALEMİNİNDEKİ DURUMUMUZU BİRAZ ANLATIRMISINIZ?


CEVAP :Yani normalde bu tip meseleler konuşulurken,o hal üzerine konuşulur.Bir kimse o halini kaybettiğinde,o halide kaybolur.Hiçbir kimsenin makamı kalıcı değildir.Burda genç bir kardeşimiz var.Bu gün geldi bana rüyasını anlattı.ALLAH onu nefsine de uydurmasın.Ahmed Er Rufai Hazretleri demiş ki:"Senin eğitimini bizzati ben üzerime aldım"Bende o kardeşe bu gün çavuşluk verdim.Bu halini muhafaza eder ise,bu halini korur ise yoluna devam edecek.Eğer yolun adabına ,erkanına,riayet etmez ise,yolun edebine riayet etmez ise,yolun şartlarına ,kurallarına,Kur'an ve sünnet dairesi içerisinde kalaraktan devam ederse,onun adına çok sevindim bu gün.Bir ümit ışığı.Gönlüm sürurlandı bu gün.İçim bir hoş oldu.Hatta kendisine "bu çok müjdeli bir haber benim için dedim.Gönlüm arzu eder ki ALLAH biliyor içimi.Hepinizi pir efendilerimiz yetiştirsin.Hepinize rüyalarınızda gelsinler derslerinizi versinler.hallerinizi değiştirsinler,rabıtalarınızı değiştirsinler.Gönlüm arzu eder ki hepinizin duaları kabul olsun.Tövbeleri kabul olsun.Gönlüm arzu eder ki hepiniz ALLAH dediğinizde alemden aleme geçin.Gönlüm arzu eder ki zikrullah halakasında tevhidi vururken "LA İLAHE İLLALLAH" derken,zikrettiğinizi karşınızda görün.Zikrettiğinizi içinizde hissedin.Gönlüm arzu eder ki Muhammedi Mustafa ile zikredin.El ele,gönül gönüle,diz dize,dudak dudağa,gönül gönüle,yürek yüreğe onunla ALLAH'ı zikredin.Gönlüm arzu eder ki pir efendilerimizi her zikrullah halakasında görün.Onlarla kol kola girin.Onlara bağrınızı yaslayın.Onlara kafanızı yaslayın.Gönlüm arzu eder ki onların hali ile hallenin.Baktığımda kiminiz Bedevi olsun,kiminiz Dusiki olsun,kiminiz Şazeli olsun,kiminiz Nakşıbendi olsun,kiminiz Hazreti Mevlana olsun,kiminiz Abdul Kadir Geylani olsun,Ahmed er Rufai olsun.Gönlüm arzu eder ki kiminiz Hazreti Ebu Bekir olsun,ALLAH derken Hazreti Ömer olsun,Hazreti Osman olsun.Gönlüm arzu eder ki Mahşerin sancaktarı sizler olun,Gönlüm arzu eder ki ümmetin sancaktarları sizler olun.Merak etmeyin biz burda yine dervişliğe devam ederiz.Siz ayan olun,buğday olun,siz başımıza taç olun sultan olun.Gönlüm arzu eder ki,siz öyle bir üstad olun,Muhammedi Mustafa(s.a.v.)Hazretleri bana desin ki:"Şu adama sen tabi ol.Adamı sen yetiştirdin,bu seni geçti,buna tabi ol."Hem vallahi de ,hem billahi de yemin billah ediyorum.Eğer gönlümde zerrece şüphe olursa,hemen elinden tutarım "beni evlatlığa kabul et " derim.Anında.Hiç şüphem yok.Şeyh Efendi öldükten sonra aylardır ben yorganı yatağı salona attım,aylardır, aylardır her gecemi tasavvurla,her gecemi ağlamakla,feryatla geçirdim.Dedim ki:"Yarabbi bana bir yer göster,bana bir yer göster"O noktada bir şeyim yok elhamdülillah.Gönlüm arzu eder ki öyle olun.Ama ne zaman?O hali yaşadığınızda geçerlidir bu.Ne zamana kadar Kemale erinceye kadar.Velilik noktasına gelinceye kadar bütün haller ,bütün makamlar geçicidir.Kah düşer,kah çıkar,Kah geriler ,kah ilerler.Bu noktada hiç kimsenin elinde,eminlik belgesi yok.Hiç kimsenin elinde bu noktada bir güvence yok.Güvence ALLAH.Çalışırsa ,devam ederse,kendini muhafaza eder,korursa yol herkese açık.ALLAH bizi affetsin inşallah

SORU :MÜNAFIKLIĞIN ÖZELLİKLERİ NELERDİR?

CEVAP : Münafıklık amelde münafıklık vardır, adam kah namazı terk eder,kah orucu terk eder,kah ibadeti terk eder bu amelde munafıklıktır.İşte diyor ya hadisi şerifte "Konuştuğunda yalan söyler,emanete hıyanet eder,verdiği sözü yerine getirmez".Bu amelde münafıklıktır.ALLAH cümlemizi bu halden muhafaza eğlesin.İbadetlerde aksaklık,noksanlık yapar ALLAH muhafaza eğlesin.Bunlar amelde munafıklıktır.Birde itikatta vardır ki,ALLAH hepimizi ondan korusun.Gönlümüzü ondan temizlesin,kalbimize o kapıya kapatsın.Ruhumuzu o tarafa meyl ettirmesin.Nefsimizi o tarafa meyl ettirmesin ki,itikadi noktadadır bu.Yani Kur'an'ın inip inmediğine şüphe eder,Resulullah'ın peygamberliğine şüphe eder,ALLAH'ın ALLAH'lığından şüphe eder,meleklerin varlığından şüphe eder,inancından şüphe eder bazen geri döner ,şüphe eder demiyim geri döner o itikatta münafıklıktır.Hani ayeti kerimede diyor ya:"Ey Habibim onlar senin yanına gelirler inandık derler,senin yanından ayrıldıktan sonra geçmiş atalarımızın dini daha iyiydi derler.İşte onlar munafıkların ta kendileridir. Münafıklarda cehennemliklerin ta kendileridir." Bu itikatta münafıklık.ALLAH muhafaza eğlesin.

SORU :ALLAH'I ÇOK ZİKREDEN MÜNAFIKLIKTAN KURTULUR MU?

CEVAP : Hadisi Şerif :"Peygamber (s.a.v.)Hazretleri ALLAH'ı çok zikreden münafıklıktan kurtulur" buyurmuştur. Çünkü münafıklığın sebebi bizim kalbimizin penceresinde, kapısında,kalbimizin üzerinde hemen hazır duran şeytandır.Başka Hadisi Şerif'te "Peygamber(s.a.v.)Hazretleri buyurur ki:"Şeytan sizin kalbinizin üzerinde durur.Ne zaman zikrullahı bıraktınız,hemen size hakim olur kalbinize gelir oturur."der.İşte bir kimse çok zikrederek şeytanı kalbinden kovar.Şeytanı kalbinden kovunca ,şeytan ona vesvese veremez.Nefsine vesvese veremez.Ne zaman kalbinizde vesvese olur,ne zaman kalbinizde ümitsizlik olur,ne zaman kendinizde bir sıkıntı bulur,bir darlık,bir müşkülat,dert,ne zaman bir kasavet oldu içinizde,ne zaman böyle eliniz kolunuz tutmadı,ne zaman dağıldınız naçar kaldınız, aman ,zikrullahın hemen sapına iyi yapışın.Gönül arzu eder ki,devamlı ALLAH'ı zikredin.Devamlı ALLAH'ı zikreden insandan şeytan kaçar.Devamlı ALLAH'ı zikreden insana şeytan musallat olamaz.Ve böylece o münafıklıktan beri olur.Münafıklık çukuruna düşmez.O yüzden aman.Bu günün müslümanları,bu günün dervişleri ALLAH'ı az zikrediyorlar.Gece zikriniz az.Gündüz zikriniz az.Yolda giderken ALLAH'ı az zikrediyorsunuz.Dükkanınızda az zikrediyorsunuz.Tevhid içinize oturmalı.

Kalbinize oturmalı.Damarlarınıza ,vücudunuza oturmalı.En küçücük bir şeyden ALLAH...çıkmalı.Çat ALLAH,küt ALLAH.İşte o dördüncü makamın halidir.Kalpler ancak zikrullah ile mutmain olabilir.Ani davranışlarınızda,ani reflekslerinizde ALLAH dilinize geldi ise,gönlünüze geldi ise, nefsinize uymayın ama iyi bir noktadasınız demektir.ALLAH herşeyin sahibi o.İnsanların sahibi,dinlerin sahibi,kalbin sahibi,vücudun ,mükavanatın sahibi o.Onun sahip olmadığı ne varki.ALLAH kibirli gönüllere zikrullahını oturtturur mu?Zikrullahını yerleştirir mi?Günah düşünen,kusur düşünen,şuna ben böyle günah işleyim buna ben böyle yapıyım,bunu şöyle döveyim,bunu böyle aldatayım,bunu böyle kandırayım,şunu şöyle söyleyiveriyim diyenin gönlüne ALLAH oturur mu?Günah hayal ederken o hayalinize,sevgilinin hayali düşer mi?İnsanlar sevgiliden uzak bir hayat yaşarken,sevgilinin kokusunu duyabilir mi?Sevgilinin rengiyle boyanabilir mi?Demez mi "sen bana hem seviyorum diyorsun,hem benim kokumla kokulanmıyorsun.Hem seviyorum diyorsun,hem benim hayalimi dahi izlemiyorsun.Hem seviyorum diyorsun,hem benim peşime düşmüyorsun.Hem seviyorum diyorsun,hem beni zikretmiyorsun" demez mi?Der.Zikrullah her şeyden kurtuluştur.Zikrullah her şeye varıştır.Zikrullah bir yok oluştur.Zikrullah bir yok oluşun sonunda var oluştur.Zikrullah devri bitirmektir.O devri bitirmek için zikrullah gerekli.Nereye çıkarsanız çıkın,hangi hale ulaşırsanız ulaşın,hangi makama ulaşırsanız ulaşın,hangi hal üzerinde olursanız olun,zikrullahın olmadığı hiçbir yerde hiç birşey yoktur.Kim derseki biz zikrullahtan beri olduk artık vallahi yalan söylüyor,billahi o yalan söylüyor.O gölgelere aldanmış,o heva hevese aldanmış ,farkında değil.O vartaya düşmüş.Kim derse ki biz namazdan kesildik,oruçtan kesildik,bizim gönlümüz onu buldu,o yüzden onun ibadetleri ile onun mahlukatları ile işimiz yok diyor ise vallahi o heva hevese düşmüş,şeytana düşmüş.Habibine diyor ki:"Ey Habibim.Sana fetih gerçekleşse dahi,tövbeye,zikre,duaya devam et" O yüzden ALLAH'ı çok zikredin.ALLAH'ı çok ça zikredin.Günahınızı yakacak olan,günahınızı silecek olan ,günahlarınızı temizleyecek olan,kalbinizi parlatacak olan,kalbinizi yumuşatacak olan,kalbinize ilhamı akıtacak olan yegane ibadetlereden birisi ALLAH 'ı zikir.O yüzden Muhammedi Mustafa diyor ki:"Münafıklıktan kurtulmak isteyen ALLAH'ı çok zikretsin" Kusurlardan,hatalardan arınmak mı istiyorsunuz,mahşerde hatalarından,kusurlarından sorguya çekilmemek mi istiyorsunuz vallahi de zikret,billahide zikret.Kalk geceler boyu zikret.Kalk tenhalarda zikret.Kalk yolda giderken zikret.Arabada tek başına iken zikret.Gecenin yarısında kalk zikret.Seni duyacak birisi varsa o.Senin kafanı okşayacak birisi varsa o.Sana sahip çıkacak birisi varsa o.Senin elinden tutacak olan o ,başka hiç kimse hiçbir şey değil.Üstadın himmetide bir yere kadardır.Resullullah(s.a.v.)Hazretleri'nin himmetide,şefaati de bir yere kadardır.Ne yapsın ALLAH'ın Resulü münafık bir ümmeti.?Napsın Resulullah(s.a.v.)Hazretleri, hem günaha dalıp hem tövbe etmeyen bir ümmeti ne yapsın ki?Ne yapsın bir üstad gece ağlamaktan,gece feryad etmekten başka,dua etmekten başka elinden ne gelir ki?Elimden gelse her gece sizi ayağa dikerim.Derim ki:"Kalkın kardeşler ALLAH'ı zikredin"Derim ki:"Kalkın ALLAH'ı sevin.ona tövbe edin"Derim ki:"Kalkın rabıta edin"Hiçbirşey yapamıyorsan Muhammedi Mustafa'yı düşünün.Onu hayal edin.Hiçbirşey yapamıyorsan Beytullahı hayal edin,onu düşünün.Hiçbirşey göremiyorsan bile Beytullahı görün,onu hayal edin.Elimden gelse bunu yaparım.Elimden gelse her gündüz kalbinize bir bekçi dikerim.Derim ki:"YARABBİ bunların hepsininde kalbine birer bekçi dik.Ne zaman zikrullahı unuttular, o bekçi onlara hatırlatsın ALLAH'ı zikret desin kalbinin üzerine yumruğu vursun."Gönül istemez mi zannediyorsunuz.İstemezmiyim derviş kardeşler ALLAH dediğinde mezardaki ile konuşsun,Emir Sultan'la konuşsun,Üftade ile konuşsun.ALLAH desin Resulullah ile konuşsun istemez miyim?Bazen kendi kendime diyorum ki.vallahi şeyhim şeyhlik yapmış.Telefon açardı :"Selamün Aleyküm " "Aleyküm Selam""Mustafa Efendi oğlum ben nerdeyim şimdi""Sivas'tasın efendim""Nasıl bir odadayım oğlum?""Efendim iki tane çekyat var.Birisi kahverengi,birisi bordoya dönük rengi"Perdeler dün gibi hatırlıyorum."Perdeler kreme çalık efendim.perdenin güneşliğide kreme çalık efendim,üstünüzde yeşil takımınız var,yeşil haydariniz var,yeşil gömleğiniz var,yeşil pantolonunuz var.kafanızda siyah takkeniz var ,siyah sarığınız var.İçeride beş-altı tanede bayan derviş kardeşimiz var.Birinin üzerinde beyaz örtü var ,birinin üzerinde siyah örtü var birinin üzerinde çiçekli bir örtü var,birisinin üzerinde ev örtüsü var efendim""Maşallah oğlum Selamun Aleyküm""Aleyküm Selam"Ben istemem mi zannediyorsunuz?"Rabıta et Mustafa Efendi Peygamber(s.a.v)Efendimiz bu gün burdan çıkmamızı istiyor mu istemiyor mu?""Emredersiniz Efendim""Efendim çıkmamız gerekiyormuş""Tamam Mustafa Efendi çıkıyoruz o zaman"ALLAH'ı zikredin.ALLAH'ı zikredin.Onbin kişi aynı dergaha, aynı üstada bağlı idi.Başka yere bağlı değiller.Aynı sohbetlere ,aynı zikrullahlara gidiyorlardı.Evimde kaldığında kapısında oturuyordum ben onun.Ben onun yanında tesbihimi göstermedim daha.Onun yanında tesbih çekmedim ben huzurun da.Bir sefer dedi bana ."Evladım biz üstadımızın karşısında tesbih çekmezdik "dedi.Bitti.Arabada götürürken dersimi,tesbihimi nereye saklıyacağımı düşünürdüm.Herkes zannederdi ki otomatik araba isteyişim hevayi hevesten.Otomatik araba alırdım.Sırf yollarda dersimi çekmek için.Dur yok durak yok çünkü.Kendi kendime derdim ki:"Vites değiştirme derdi yok ,dersimi yolda çeke çeke giderim.Aniden sorar çünkü.Dersini çekmezsen aniden sorar."Mustafa Efendi dersini çektinmi evladım"Bir sefer" çekemedim efendim daha"dedim" Dervişin tembeli pek makbul değil evladım" dedi bana.Mazallah dersimi gece çekmedim ben.Ben daha gece dersini sabah çekmedim.Dergaha girdiğimden beri benim iki tane dersim vardır görünen.Sabahlı akşamlı.Artı ilaveler hariç.Gelir giderdi dersimi değiştirirdi.Bin tanede şundan çek.Gelir giderdi ikibin tane şundan çek.ALLAH'ı zikredin.Resulünü sevin.Yolu sevin.İyi bağlanın yolunuza.Bana değil.Yolunuza bağlanın.
 

SORU :ONSEKİZ BİN ALEMİN NE OLDUĞUNU ANLATIRMISINIZ?

CEVAP : Anlıyacak olan varmı ki?Varmı ki?Birinci kat göğü anlatayım mı?Birinci kat gökte yaşayan mahlukatlarını anlatayım anlarmısınız ki?İkinci kat gökte yaşayanlardan anlatayım anlarmısınız ki?

SORU : SEVGİNİN TARİFİ VARMIDIR?

CEVAP :Seviyorum diyor kandırıyor, seviyorum diyor dövüyor.Neden başkalarının sevgilerine bakıyoruz ki?Neden biz sevmiyoruz ki?Neden başkalarının sevgilerini ölçüyoruz ki,kendi sevgimizi ölçmek varken?Neden başkalarının bizi ne kadar sevdiğine bakıyoruz ki?Biz kendi sevgimizi görmeden.Neden biz ne kadar seviyoruz demiyoruz ki başkasının sevgisini tartıcağımıza.Kardeşler kendi sevginizi tartın başkasının sevgisini değil.Varsın hiç kimse sizi sevmesin.Varsın hiç kimse sizin yüzünüze bakmasın.Varsın hiç kimse size bir lokma ekmek dahi vermesin.Varsın hiç kimse sizi dinlemesin.Siz sevebiliyormusunuz ona bakın.Siz sizin yüzünüze bakmayanlara dahi gece bakabiliyormusunuz ona bakın.Siz elini size vermeyenlere manen gece elini tutabiliyormusun ona bakın.Siz size küfredenlere dahi dua edebiliyormusunuz ona bakın siz.Siz hanımınız bir bardak su vermese dahi ondan şikayet edip etmiyormusunuz bakın.ALLAH'ı sevenin neyden şikayeti olur ki? ALLAH'a gözünü döndürenin başka birinden şikayeti kalırmı ki? ALLAH'ın sesini gönlünde duyan bir kimsenin başka sese ihtiyacı kalırmı ki?ALLAH'ın sevgisine ulaşmaya çalışan bir kimse,bir başkasının sevgisine bakarmı ki?Bakmayın başkalarının sizi ne kadar sevip ,sevmediğini umursamayın.! Siz başkalarını ne kadar seviyorsunuz o önemli. Hiç bir kardeşinizi göresiniz geliyormu ona bakın."Ya ben özledim bu gün beş saat oldu onu görmedim" dediğiniz bir kardeşiniz var mı ona bakın."Ya üç gece oldu göremedim ben onu ben seviyorum onu" dediğiniz bir kardeşiniz var mı? "Ya ben on gündür ben bu adamı görmüyorum, noldu bu adam acaba deyipte ,gönlünüze adamın sevgisi düşüyormu ki? Arkadaşınızın sevgisi düşüyor mu?Ona bakın.Hiç göresim geldi diyip,on kilometre gidip,yirmi kilometre gidip,geri döndüğünüz kimse var mı ki?Hiç seviyorum diyip kapısında yattığınız biri var mı ki?İsterse kız olsun,isterse kadın olsun,ne olursa olsun sevipte kapısında yattığınız birisi var mı ALLAH aşkına?Ben çok açık sözlüyüm.Vallahi öyle sevdiğiniz bir kız varsa,bir bayan varsa kapısında yattığınız hem vallahide,hem billahide bu halimle sizin sevginizin hürmetine bende yatacağım sizle beraber,yeter ki öyle sevsin birisini.Birini öyle sevin. İsterse sevdiğiniz bayan olsun.Evet bayan.Diyeceğim ki:"Birisini çok seviyor bu elhamdülillah " seninle beraber yatacağım bende. Bende diyeceğim ki"Dün gece yar hanesinde yastığım bir taş idi,altım çamur,üstüm yağmur,yine gönlüm hoş idi" diyeceğim.Diyeceğim.Başkasının sevgisine bakmayın.Herkesin yanıldığı yer burası ,yıkıldığı yer burası."Sen beni ne kadar seviyorsun?" Hayatım boyunca hiç kimseye söylemedim."Sen beni ne kadar seviyorsun? Sen beni sev "diye. Sevdiysem sevdim. Sevdiysem sevdim,gider kapısının önünde yatarım,toprağını yalarım,eşiğini yalarım,kokusunu yalarım,hayalini yalarım,zabdederim onun hayalini.Onun hayalini rehin alırım sevdiysem.Yeter ki seveyim.Hayali benden başka hiç bir yere gidemez.Bu kadar şatahat ve şatafatla konuşuyorum.Yeter ki sevin kardeşler.Başkasının sevgisi ile ne işiniz var.Hani sorarlar ya kadınlar "Beni ne kadar seviyorsun?"O kadar tuhafıma gider ki, veya bir üstad sever dervişini "Beni ne kadar seviyorsun?" O kadar tuhafıma gider ki.Hayır.Hiçbir kimsenin sevgisine bakmam.Sevebiliyorsam yüreğimin aldığı kadar,derinliği kadar,genişliği kadar,yüksekliği kadar,gücümün yettiği yere kadar.Severim,sen ister sev ,ister sevme.Öyle karşılık yok.Öpersen öperim yok.Ben öperim.Sen öpmesende ben öperim.Tutarsan tutarım yok.Sen tutmasanda tutarım sen yeter ki sevgili ol.Sen gelirsen ben gelmem.Ben koşarım.Sen istersen kaç benden.Kimin sevgisini tartışıyoruz.Kendi sevginize bakın.Bir başkası beni sevmiyorlar diyen bir kimse hiç kimseyi sevememiştir.Hanımım beni sevmiyor diyorsan sen hanımını sevmemişindir.Kendini aynada görüyorsun.Çocuğum beni sevmiyor dediğinde sen onu sevmemişindir,kendini aynada görüyorsun.Kardeşler beni sevmiyor dediğinde,kendini aynada görüyorsun,sen sevmedin kardeşleri.Bana diyorlar ki:"Mustafa Efendi herkes seni çok seviyor."Gülüyorum içimden."Allah razı olsun kardeşler beni severler " diyorum."Ya nasıl seviyorlar ki seni " diyorlar."Bilmiyorum ki,bende herhalde bir büyü var,büyülenip geliyorlar galiba" diyorum.Sevin kardeşler.Başkasının,sevdiğinizin size olan sevgisine bakmadan sevin.Eğer şeyhimin beni sevip ,sevmediğimi düşünmüş olsaydım vallahi sevemezdim.Ben hiç onun bana olan sevgisini ölçmedim tartmadım."Ben onu sevmekle mükellefim,ben onu seviyorum" dedim sevdim.Kendi sevginize bakın.Başkalarının sevgisi ile ayakta durmaya çalışmayın.Başkalarının sevgisiyle yol yürümeyin.O sevenlerinizin sevmediği gün gelir,o seviyorum diyenler dirsek çevirdiği an gelir.,seviyorum diyenlerin sizi terk ettiği an gelir.Siz sevin siz! Siz sevin.Siz severseniz muradınıza,maksudunuza ulaşırsınız.

SORU :TELEVİZYONDA BAZI HOCALAR VİTAMİN İÇERMEDİĞİ İĞNELERİNİN ORUCU BOZMADIĞINI SÖYLÜYORLAR?AÇIKLARMISINIZ?

CEVAP : Derler. Bizi ilgilendirmiyor dedikleri.

SORU : HEM RECEP'TEN, HEM RAMAZAN 'IN BORCUNDAN AYNI ANDA NİYET EDİYORUM.DOĞRU MU YAPIYORUM?DOĞRU DEĞİL İSE NE YAPMALIYIM?

CEVAP : Doğru yapmıyorsun. Sadece Ramazan orucu tutacaksın.Ramazan orucu ile beraber başka bir oruca niyet edilmez kardeşler.Recep'te kaza tutabilirsiniz, Şaban'da kaza tutabilirsiniz. Ramazan'da ALLAH'ın farz orucu tutulur,başka bir şeye niyet edilmez.

SORU :EFENDİM MAHALLELER DE ,MAHALLE ÇAVUŞUNDAN İZİNSİZ MİSAFİRHANE AÇABİLİRMİYİZ?

CEVAP :Açamazsınız.Mahalle çavuşu olan kardeşlerimiz mahallelerin sevk ve idarelerinden sorumludur.Onlardan habersiz,onlardan istişaresiz aynı mahallede veya yan mahallede böyle bir şey yapmanız uygun değil.O yüzden kardeşlerle istişare edip,kardeşlerle bir noktada konuşup,birleşip bu problemi çözeceksiniz.Bizim yolumuzda,bizim dergahımızda insanların böyle kendi başlarına misafirhane açma noktaları olmaz.Böyle bir şeye dergahın hiyerarşik açısından ben müsade etmem bilmiş olun.!Hiyerarşik açısından müsade etmem bilmiş olun! Yani dergahda, başınızdaki çavuşlar, başınızdaki kardeşlerle problem yaşayabilirsiniz.Probleminizi kendi aranızda halledemiyorsanız,çözemiyorsanız,o kardeşi de alıp,mahalle sorumlusunu da alıp,benim yanıma geleceksiniz.Yanlız değil.İkiniz beraber geleceksiniz.Yanlız gelenleri dinlemem.İkisini bir dinlerim ,hüküm edeceksem ,ikisinin yanında hüküm ederim.

SORU :YEDİNCİ AYIN YİRMİBEŞİN DE BABAM VEFAT ETTİ ,ONUN İÇİN DUA EDERMİSİNİZ?

CEVAP :ALLAH rahmet eğlesin.Sen burda durduğun müddetçe en güzel dua o.

 

Ebu Salih " ALLAH Resulü(s.a.v.)Hazretlerinin ayaklarının şişinceye kadar namaz kıldığını,kendisine "Ey ALLAH'ın Resulü ! Aziz ve Celil olan ALLAH senin gelmiş ,geçmiş bütün kusurlarını bağışladığı halde,niye kendini bu kadar yoruyorsun?"denildiğinde onun"RABBİ'ne şükreden bir kul olmıyayım mı?"karşılığını verdiğini haber veriyor."


Peygamberi Zişan Efendimiz böyle yaptı ise; bize düşeni siz düşünün artık.


Enes Bin Malik diyor ki:"Bir hizmetçi (bu bayan hizmetçi,bununla alakalı çünkü başka birkaç tane daha hadisler var) Resulullah (s.a.v.)Hazretlerinin elini tutsa,Resulullah (s.a.v.)Hazretleri,onunla beraber ihtiyacını giderivermek için gelse ,onun ihtiyacını yerine getirmeden geri dönmezdi"


Böyle kadının birisi ALLAH Resulü (s.a.v.)Hazretlerinin elini tutmuş,bütün Medine'yi dolaştırmış.Elinde de bir tane çuvalımsı,heybemsi birşey.Demiş "Şunu al,bununla beraber yürü "demiş.Birde elinden tutmuş onun.Peygamber (s.a.v.)Hazretleri ta evine kadar dolaştıra dolaştıra götürmüş.Ahlaka bakın.Tevazuya bakın.O kadına dememiş "Sen beni nereye götürüyorsun "diye.O kadına dememiş "Sen napıcaksın? Neden gidiyoruz ?" diye.Birine telefon açıyorum ben şimdi " İşte hadi gidelim " diyorum ben."Nereye ?" diyor." Nereye?" dediği anda "arıyacağım ben seni tekrar,hadi Selamün Aleyküm" diyorum, kapatıyorum.Arkadaşlarınıza,dostlarınıza,sevdiklerinize ,"bir yere gidiyoruz" dediklerinde "Nereye?" diye sormayın.O dost olmadığızı gösterir.O arkadaş olmadığınızı gösterir.O sizin birbirinizi iyi sevmediğinizi gösterir.Birbirinize güvenmediğinizi gösterir.Biriniz birinize "Hadi gidiyoruz" dediğinde ,"Nereye?" diye soruyorsa,ben o kimse ile yol gitmemeye gayret ederim.Ben o kimse ile yola çıkmamaya gayret ederim.Hani diyorlar ya bana "Yanlız gidiyorsun,yanlız geliyorsun." İçimden öyle geçiriyorum ,Diyorum ki"Olaki şimdi" diyorum,"Birisi dese nereye gideceğiz hacı abi?Nereye gideceğiz efendim?"Ben ona "şurayada gideceğiz " diyemem.Ya baştan diyeceğim ona, beyan edeceğim,"Hadi yarın şuraya gidelim biz"diyeceğim.Oda "İşim var "derse,gene sakat.Zor şeyler.Alçak gönüllü olun.Tevazulu olun.ALLAH'ı sevin.Muhammed'ini sevin.ALLAH'ı zikredin.Çok tövbe edin.Çok dua edin.Çok ağlayın.Çok sevin.Çok aşık olun.İnşallah.HAKKINIZI HELAL EDİN


HELAL OLSUN.ALLAH RAZI OLSUN.