20 EYLÜL 2007 SOHBETİ BURSA

MUSTAFA ÖZBAĞ EFENDİ SOHBETLERİ


YER               :GAZCILAR VAKIF BİNASI
TARİH           :20 EYLÜL 2007
KONU            :SABAH NAMAZININ ÖNEMİ
 
İBADETLERİN AZ AMA DEVAMLI OLMASININ ÖNEMİ
TASAVVUF ' TA VE TARİKAT ' TA DİSİPLİNLİ OLMANIN ÖNEMİ
SECDEDE NAMAZ VAKİTLERİ DIŞINDA YAPILAN DUALARIN ÖNEMİ
PEYGAMBER EFENDİMİZ(S.A.V.9EFENDİMİZ' İN EVİNE KARŞI TUTUMU
SÜNNETİ RESULULLAH' TA ÇOCUK EĞİTİMİ

S O H B E T


Ebu Hureyre (r.a.)hazretleri nakletmiş Hazreti Peygamber Efendimiz(s.a.v) şöyle buyurmuştur:"Her kim sabah yada akşam mescide giderse, ALLAH her bir gidişi için ona cennete bir yer hazırlar."(Buhari,Müslim)
 
            Yani bir kimse bir vakit namaz dahi olsa mescidde kılarsa,camide kılarsa,ALLAH 'ta ona her gidişi için cennete bir yer hazırlar. Eğer beş vaktide camide kılarsa;o zaman ALLAH ona herbiri için cennette  beş tane yer hazırlayacak.
Çünkü mescide her gidişte , CENABIHAK insanların günahlarını döktüğünü söylüyor ALLAH Resulü(s.a.v.).Diyor ki ;"Kim mescide doğru yürümeye başladı,mescide niyet etti,ALLAH her attığı adıma,sevap verir,her attığı adımda onun günahlarını siler "diyor. O zaman Kamil Mümin namazlarını mescidde kılmaya gayret edicek. Tabi bunda çok değişik hikmetler var. Ümmetin çokluğu meydana çıkacak,kuvveti meydana çıkacak kuvvetli olduğu,tabi hem İslami, hemde siyasi noktada,hemde sosyal açıdan,hem de dini açıdan insanlara bu noktada çok fayda var.
            Abdullah (r.a.)Hazretleri, Resulullah (s.a.v.)Hazretleri huzurunda,uykuya kalıp  sabah namazına kakamayan birisinden söz edildiğini bunun üzerine Hazreti Peygamber(s.a.v.)Hazretleri de "İşte bu kimse şeytanın bir veya iki kulağına bevlettiği kimsedir.”dedi.(Müsned-İ Ahmet,Beyhaki,Tergib ve’t Terhib)
            Demek ki sabah namazına bir kimse kalkamazsa ,uyuyup kalırsa,şeytan onun bir veya iki kulağına bevletmiştir. Bevletmeyi biliyorsunuz değil mi?Yani işemiştir manasında. Bu yüzden sabah namazı mesela insanlar başka bir hadisi şerif varya "Sizin uykudaki halinizden ,uyumanızdan,deliliğinizden yani insan delirdiğinde, unuttuklarınızdan ALLAH hesaba çekmez" diyor.Bir kimse sabah namazına kalkmak için bütün sebepleri yerine getirirde ,yine kalkamazsa ALLAH ona hesap sormaz.Amma velakin yinede onun tövbe etmesi gerekir.Bu hadisi şerifi işi kolaylığına vurdurmak için,biraz tembelliğe vurdurmak için  kullanıyorlar."Ya uykudaki halimizden sorumlu değiliz".O zaman günün yirmidört saati uyu ,namazdan sorumlu olma veya günün yirmidört saati uyu oruçtan sorumlu olma ,ibadetlerden sorumlu olma.Bu çok böyle akıllı birşey değil.Muhakkak insan yorulduğu zaman veya uykusuz kaldı,rahatsız oldu veya bir problem yaşadığı zaman olucaktır veya gerçekten uyuya kaldığı bir zaman olucak,o zaman insanlardan onlardan sorumlu değil.Veya unuttuğu birşey olucak.Unutabilir de insan.Unutmak insana özgü birşeydir.Birşeyi unutabilir.O zaman biz ondan dolayı sorumlu olmayız.Bir kimse delirdiği zaman,o kimsenin boşamasıda sorumlu olmuyor.Çünkü çılgınlık anına geldiğinden.Ama öbür türlü biz sabah namazına kalkmak için gayret edeceğiz.Saat kurulacaksa saat kurulacak.Arkadaşlar birbirleri ile  haberleşeceklerse,haberleşecekler.Muhakkak biz sabah namazına kalkmak için gayret edeceğiz.Sabah namazı mümin bir kimse için çok önemli.Burası çok önemli.Sabah namazları çünkü namazların içinde denilebilirki namazların efendisidir.Farz namazların içerisinde namazların belkide efendisi sabah namazıdır.Nafile namazların efendisi Teheccüt namazıdır.Gece namazıdır.Yani herşeyin en faziletlisi vardır ya,namazların içerisinde farz namazların içerisinde en faziletlisi sabah namazıdır.Hatta farz namazlarında önce veya sonra kılınan sünnet namazlarının içerisinde en faziletlisi sabah namazının sünnetidir.Mesela, kaza borcu olan kimsenin,nafile namaz kılamaz hükmünü verenler dahi sabah namazının sünnetini ayrı düşünmüşler.Demişler ki bir kısım ülema sabah namazının sünneti bunun içerisinde değildir demişler. Neden? Çünkü hadisi şerif var ."bana dünyada ve dünyadakilerin içerisinden daha kıymetlidir  iki rekat sabah namazının sünnetini kılmak "demiş ALAH Resulü (s.a.v).Bakın dünya ve dünyada verilenlerden daha kıymetli ; ne ? sabah namazının iki rekat sünnetini kılmak.bu yüzden sabah namazını kaçırmamaya gayret edin.Şimdi Ramazan, genelde  sahura kalkıyor insanlar böyle bir derdi yok belki, sonuçta sahura kalkınca tembellik etmezse,yani şurda beş dakika kafamı yaslıyım der,beş dakika ,beş saat olursa o ayrı mesele.Sabah namazında insanlar şu anda ayaktalar zaten.Ama muhakkak bunu kendinize ölçü edinmeye çalışın.Saat kurun, arkadaşlarınızla haberleşin.Mescide gidemiyorlar insanlar gitmiyorlar hiç olmazsa sabah namazını evde kılın Gönül arzu ederki herkes mescide gitsin.ALLAH bizi sabah namazını kılanlardan eğlesin.Kim sabah namazını kaçırmazsa,o kimsede olgunluk emaresi oluşur.Kemal emaresi olur.O kimseden evliyalık kokusu gelir.O kimseye evliyalık merhemi sürülür.Sabah namazı bu kadar önemli.Yani bir kimse sabah namazını kaçırmadan hayatını devam ediyorsa; onun kemale ereceğine,olgunlaşacağına,ALLAH'a dost olucağına,iyi bir mümin olucağına işarettir.O yüzden evlerinizde de sabah namazını böyle bu noktada muhakkak önemli kılıp,böyle bir curcuna halinde ,böyle bir sabah neşesi,sabah feyzi olarak bunu yaşayın.Yani çocuklarınızla,eşlerinizle. Çocuklarınız küçük olsun önemli değil.Yani isterse 2 yaşında olsun,3 yaşında olsun.Çocuklarınızı uyandırın sabah namazına alıştırın.Yani anne-babalar çocuklarını çocukken,küçükken namaza alıştırmıyorlar,büyüdükleri zaman çocuklar hiç namaza alışmıyor.Çocuklarınızı namaza alıştırın.Çocuklarınızı oruca alıştırın.Eşlerinizi namaza ,oruca alıştırın.Tatlı tatlı ,kabalık yapmadan,sert davranmadan "hanım hadi kalk namazı beraber kılalım,hadi alın abdestinizi,çocuklar hadi alın abdestinizi,hep beraber namaz kılalım.Kapatalım televizyonu hep beraber namaz kılacağız şimdi".Böyle böyle çocuklarınızı,ailenizi,akrabalarınızı,eşinizi ,dostunuzu  namaza alıştırın.Evinize misafir gelmiş,namaz vakti;"hadi hep beraber namaz kılalım" Gelen misafirde alışsın veya siz gidin "hadi şimdi namaz kılacağız" diyin.Şimdi misafirliğe gidince o ev sahibi namaz kılmıyorsa,o kimsede orada yatsıyı kılmıyor mesela bazı namazları es geçiyor.Neden ev sahibi namaz kılmıyor.Asıl orada namaz kılacaksın.Adama diyeceksin "sen ev sahibisin hadi geç namazımızı kıldır."Oda diyecek ki;"ben bilmiyorum"."Bildiğin kadar kıldır kardeşim"diyeceksin.Namaz çok önemli.Bu günün müslümanı namaza ehemmiyet vermiyor.Mescide camiye ehemmiyet vermiyor.Oruca ehemmiyet vermiyor.Bu günün derdi bu ama o noktada evlerinizi ,etrafınızı namazı sevdirin,namaza alıştırın.İnşallah
            Alkeme diyorki;" Hazreti Aişe'ye Resulullahın nasıl namaz kıldığını sordum.Bana Resulullah (s.a.v.)hazretlerinin gücünün yetttiğine hangimizin gücü yeter.Onun ameli düzenli ve sürekli idi "diye karşılık verd0i.(Buhari,Müslim)
            ALLAH Resulü(s.a.v.)Hazretleri bir ibadet yapıyorsa,onu düzenli ve sürekli yapardı.Bir şeyi yapmaya başladı değil mi devam ederdi,en önemli özelliklerinden birisi o.Hani başka bir hadisi şerifte Peygamber (s.a.v.)Hazretleri" az ama devamlı bir ibadet ALLAH'ın hoşuna gider "diyor ya.Az ama devamlı.O yüzden siz az ama devamlı edin.Yani ben örnek veriyorum arkadaşlara mesela Evvabin'e başladınızmı,başladınız.İki rekat kılın devamlı kılın.İki rekat kılın.Devamlı kılın ama.Veya işte ders çekiyor arkadaşlar öyle değilmi?.Gidiyor bir tarikata giriyor ders alıyor.Devamlı çek.Birgün çek birgün çekme yok.Ben örnek veriyorum arkadaşlara diyorum ki ;"ben dergaha girdiğimden beri bir Perşembe hatırlamıyorum evde geçsin.Bayram seyran hariç ders yoksa.İptal edildi ise bayramdan dolayı veya bayrama denk gelirse o zaman.Öbür türlü hatırlamıyorum bir perşembe dersi evde ben yatarak geçirdiğimi veya herhangi bir Perşembe dersini yok misafir gelmiş,yok misafirliğe gitmişim,yok şu gelmiş ,bu gelmiş hatırlamıyorum.Az ama devamlı.İnsan bir şeye devam etmeye başladığında bırakmıyacak onu.Peygamber Efendimiz(s.a.v.) Hazretleride öyle yapardı.Mesela gece namaz kılıyorsa kaç rekat kılıyor 10 rekat.Her gece 10 rekat kılardı.Eğer o gece 6 rekat kıldı ise, 4 rekatı ertesi gün kaza ederdi.Bakın gece kılmadığı nafileyi kaza ederdi.Bir hadisi şerifte Hazreti Aişe validemize diyor ki "akşam kılamadığım namazı kılıyorum".Yani gece namaz kılamamış,o nafileyi devam ettirememiş,onu ertesi günü gündüz tamamlıyor.Ertesi günü gündüz onu eksik bırakmıyor.Az ama devamlı olucak.Bu konuda kendimize distur edineceğiz.Disiplin edeceğiz.Tasavvuf,Tarikat disiplin yeridir.Adam kendisini disiplin edecek.Yani üstad kalkıpta,adamı prangaya vuracak değilya,zincirede vuracak değil."Sen bu dersi çekeceksin,bu ibadeti ediceksin "diye.Bir kimse tarikata girmesinin sebebi kendisini disiplin etme isteğidir.Yani disiplin edecek o kimse kendini.Diyecek ki "ben disiplinli bir şekilde dinimi yaşayacağım."O disiplin üzerine gidecek.O zaman o disiplini bozucu etkenlerden,bozucu düşüncelerden ve bozucu hallerden uzak tutacak insan kendini.Kim ne yapıyorsa yapsın,onu ilgilendirmeyecek."Arkadaş bu akşam benim dersim var."Derse gidecek.Bu disiplini sağlıyacak o kimse."Arkadaş benim günlük virdim var"Ben saat kaçta çekiyorum bunu."Ben bir günde bitireceğim bunu."onu disiplin edecek.O virdini çekecek. O disiplinden uzaklaştırmayacak insan. Peygamber Efendimiz (s.a.v) Hazretleri böylesine disiplinli idi.Yani onun için bu noktada herhangi bir şeyin olması önemli değil.Onun için önemli olan o disiplini kendi üzerinde sağlaması idi.Tasavvuf, Tarikat bu noktadan disiplin yeridir.Ama onu kim disiplin edecek, kendisi.Adam kendi kendini disiplin edecek."Arkadaş ben bu namazı kılacağım.Arkadaş ben bu dersi çekeceğim.Arkadaş ben bu derse giderim .Benim önümde hiç kimse engel olmaz"Millet araba bulamaz,yan yattı , çamura battı.Su geldi,yağmur yağdı,kar yağdı,yokluk oldu,kıtlık oldu bahanesi çok herkesin.Ve ben bahanelere baktıkça ALLAH'ın hikmeti yaşadığım hayata bakıyorum ben "bunlar bahane mi "diyorum.5 kilometre yerden yayan gelirdim ben dersten.Furunlu Köyü ileBayındır arası 5 kilometre.Şeyh Efendi bana o zaman derse gideceksin dedi,son belediye otobusü ile ben oraya giderdim,gece saat:11:30-12:00 kaçta biterse ders çıkardım ben yola,5 kilometreyi yayan gelirdim  dersten .Disiplin gerektirir Tarikat.Tasavvuf'ta disiplin çok önemlidir.Disiplin edeceksiniz kendinizi .Bakın oruç tutuyoruz şimdi farz öyle değil mi,disiplin.ALLAH bizim kafamıza kılıç koymadı,kafamıza silahta dayamadı.Emretti.Oruç tutacaksınız dedi.Biz şimdi kendi kendimizi disiplin ediyoruz öyle değil mi?Oruç tutuyoruz bakın bu bir disiplin.Beş vakit namazı emretmiş bu bir disiplin.İnsan kendisini disiplin edecek."Haramlara el sürmeyin,haramlardan uzak durun" demiş.Bu disiplin.Kendi kendimizi haramlardan uzak tutacağız.Disiplin.O yüzden İslam veya inanç komple inançlara baktığımızda hepsinin kendine ait disiplin ve kuralları vardır.Adam Hindu dinine mensup.Önemli değil.Onun kendi içerisinde bir disiplini var.Ona uymak zorunda.Veya Hrıstiyanlık diyelim.Hristiyanlığın içerisinde de disiplin var.Yani onlar disiplinsiz değil.Veya da Musevilik diyelim.Onlarında kendi içlerinde disiplinleri var.Disiplinsiz hiçbirşey yoktur ve disiplin insanlarda başarıyı getirir.İnsan kendi nefsinin üzerinde disiplinli olursa,kendi nefsinin üzerinde başarılı olur.İş yerinde disiplinli olursa ,iş yerinde başarılı olur.Evinde disiplin olursa,evinde başarı olur,düzen olur,sistem olur.O yüzden kendi hayatınızı da disiplin edin.Yani işte normalde disiplin edin kendinizi.Her önünüze koyulanı yemek zorunda değilsiniz veya günde 5 vakit yemek yemek zorunda değilsiniz.disiplin edeceksiniz."Arkadaş ben günde iki öğün yemek yiyorum" bitti.Disiplin bu.Bunların hepside disiplin ve din inanç disiplinin üzerine kuruludur.Tasavvuf disiplinin tam göbeğidir, ama insan kendi kendini disiplin ederse.Adam kendi kendini disiplin edecek "ben her gece yatmadan önce 100 sefer tövbe çekip yatacağım"Disiplin edecek."ben yattığımda devamlı LA İLAHE İLLALLAH ,LA İLAHE İLLALLAH diyerek uyuyacağım"Disiplin edecek."Ben yattığımda ALLAH,ALLAH,ALLAH,ALLAH diyeceğim uyuyacağım"Zikrederek uyuyacağım.Bunların hepside disiplin.Resulullah (s.a.v.)Hazretleride böyle disiplinli idi.Gücünün yettiğine disiplinli idi.Gücünün yetmediğine değil.Birşeye güç yettiriyorsa,ona disiplinli idi.O yüzden hayatınızı disiplin altına alacaksınız.Bu çok önemli.Disiplin altına aldınızmı hayatınızı,siz kendi hayatınızı kendiniz yönlendirirsiniz.Kendiniz yönetirsiniz.Eğer disiplin altına almazsanız,disiplin altına alamadığınız egonuz,disiplin altına alamadığınız nefsiniz ,düşünceleriniz,huylarınız,tabiatınız,disiplin altına alamadığınız ahlakınız sizi yönlendirir.Burası çok önemli.Disiplin altına alamadığız her şey sizi yönetir.Neyi disiplin altına alamıyorsanız kendi üzerinizde,o sizi yönetmeye başlar.ALLAH bizi affetsin.
            Hazreti Aişe (r.a.)Hazretleri diyor ki:"Peygamber(s.a.v.)Hazretleri secde ve rükularında sık sık "ALLAH'ım,rabbimiz ne kadar da yücesin.ALLAH'ım hoşnudluğunla beni bağışla "derdi.Bunu yaparkende Kur'an'nın" Rabbini hamd ile tesbih et.Onun bağışlamasını iste.Şüpesiz ki tövbeleri çok kabul edendir" ayetini tevil ederek yapardı".(Nasr-3)(Buhari,Müslim)
            Peygamber(s.a.v.)Hazretlerinin en önemli ahlaklarından,en önemli ibadetlerinden,en önemli özelliklerinden,vasıflarından birisi secde de rükuda,ayakta ALLAH'a çok dua etmesi.Çok tövbe etmesi ,çok yalvarması.Bu günkü müslümanların terkettiği,bakın terkettiği sünnetlerden birisi.Namazların haricinde secdeyi bilmiyoruz biz.Namazların haricinde,özel günlerin haricinde duayı bilmiyoruz.Oysa ki Peygamber (s.a.v.) Hazretleri her an tövbe eder,dua eder, secdelerde yalvarır,yakarırdı.Secde de ağlardı.Saatlerce secdede dururdu,dakikalarca secdede dururdur.Hazreti Aişe validemiz bir seferinde ayağından onu bir tabiri caizse ayağından dokundu,bir silkeledi,ırgaladı veya ayağını böyle salladı.Acaba öldümü diye.Öylesine secdede kalırdı ALLAH'ın Resulü.Biz bunları terk ettik.Bunları unuttuk biz şimdi.Yani işte evde hanımımız veya kendimiz veya çocuklarımız, böyle bir hali bilmiyor.Yani namazdan sonra siz böyle evde secdeyi uzatsanız evde problem çıkacak belkide veya eşleriniz veya çocuklarınız veya kardeşleriniz ,evin halkından biri öyle secdeyi uzatsa,biz kendi kendimize "işten kaçıyor,hizmetten kaçıyor,çay yapmaktan ,kahve yapmaktan kaçıyor,işte bizden kaçıyor"biz kendi kendimize birşey çıkarırız muhakkak.Oysa onun secdeyi uzattığını,secdede ALLAH'a yalvarıp ,yakardığını,bunun bir sünnet olduğunu,bununALLAH'a yaklaşma olduğunu,bunun ALLAH'a kurbiyet, yakınlık sağlamak için olduğunu ve Resulullah'ın çok tövbe ettiğini,çok yalvardığını,burada çok göz yaşarttığını unutmuşuz.Bunu gözümüz görmüyor bizim.Böyle bir halde yakalanmıyor,böyle bir halde yaşanmıyor .Yani namazı kılıyoruz biz yangından mal kaçırır gibi hop bitti.Laf sırasında filanca imam yavaş,filanca jet değil, Bmw'de ,yok öbürkü Mercedes'te yok o jet gibi de değil ,ya o uzay gemisi gibide,yani çok hızlı çabuk uçuyor.Biz neyiz evde?Bizde diziyi kaçırmıyacağız ,yok filmi kaçırmıyacağız,yok maçı kaçırmayacağız.Bu gün maç var deyilmi? Onuda bu akşam duydum ben haberlerde.Dedim ki kendi içimden "ne!!! Galatasaray maçı varmış,eyvah dedim , gene millet maça kaçacak dedim ben.Yani acı birşey bu değil mi?Ders bir tarafta ,maç bir tarafta."Ya dersi her hafta yapıyoruz .Galatasaray maçı her zaman olmuyor,önümüzdeki haftaya derse gideriz"Zihniyet bu ,acı halimiz bu.Kafası orda onun."Böyle jet şeyh olsada güldür güldür derside yapsa maça yetiştirse bizi"Yani imamın jeti var nasıl olsa öyle değil mi?Cemaatinde jeti var.Burda da bir tane jet şeyh lazım veya ders günü tatil edecek.Öyle Tarikatlar var.Evet.Size tuhaf gelebilir.Ders günü dersi iptal ediyorlar maç olduğunda.Yani Türkiye'nin maçlarından birisi varsa"arkadaşlar önümüzdeki hafta ders yok tatil,maç var"Neyin Fenerbahçe bilmem kimin maçı var veya Galatasaray'ın maçı var,Türkiye'nin maçı var .Ders iptal.Oda bir milli mesele.Maç.Yani bu hale geldik.ALLAH bizi affetsin inşalllah.
            Hazreti Aişe şöyle buyurmuştur:"Resulullah (s.a.v.)Hazretleri bir Yahudi'den veresiye yiyecek satın almış.Rehin olarakta karşılığında zırhını bırakmıştır.(Müsned-Buhari,Müslim,Nesai)
            "Bu yiyecek kendisi için değil ha.Bu veresiye satın aldığı yiyecek kendisi için değil.Peygamber efendimiz(s.a.v.)Hazretleri bir gece gelen yiyeceklerden herkese dağıttı.Herkese dağıtıldıktan sonra hiçbirşey kalmadı.Çünkü Peygamber (s.a.v.) Hazretleri'nin ahlakıdır,özelliğidir,bir vasfıdır.O asla ve asla ertesi güne evinde yiyecek ve para bırakmazdı.İyi dinleyin.Ertesi güne yiyecek ve para kalmazdı.O gece yarısına kadar gelen ne varsa,ihtiyaç sahiplerine hepsini dağıtırdı.Saat :10:00 olurdu, 11:00 olurdu,9:00 olurdu ama o dağıtılmadan,hemde ona nezaret ederdi başında,o dağıtılmadan asla uyumazdı,asla o işi bırakmazdı.Böyle bir gece veya gündüz dağıttıktan sonra birisi geldi.Dediki "Şeyhenlillah Ya Resulullah".ALLAH Resulü dediki:"Şu anda elimde ,evimde hiçbirşeyim yok."Sordu hanımlarına dediler ki "hiçbirşey yok".Adam dediki "ya Resulullah sen de yok olmaz"dedi.Yani sen muhakkak bana birşey ver."Bana birşey vereceksin"Biraz böyle ALLAH affetsin arsızlık yaptı. öyle diyeyim.Hazreti Ömer Efendimizin canı sıkıldı o adamın o haline.Peygamber (s.a.v.) Hazretleri hiçbirşey demedi.Zırhını aldı Yahudi'ye rehin olarak gönderdi ve o yahudiden yiyecek aldırttırdı ve o adama verdi.Hazreti Ömer Efendimizin iyice canı sıkıldı dedi ki:"Ya Resulullah ALLAH seni bununla mı emretti?"Yani ALLAH sana bununla mı emir etti ,bunumu emretti ,olmayan birşeyi de veriyorsun" ALLAH Resulü dedi ki:"Benden istendiğinde vermekle emir olundum"Benden birşey istenirse ;ben onu vermekle emir olundum"ve öyle bir Peygamber'di.Bakın borçlanırken de Müslüman veya Yahudi diyede ayırt etmedi.Gitti Yahudi'ye de borçlandı ve o Yahudi Yahudi olamasına rağmen Peygamber (s.a.v.) Hazretleri'ne güvendi.Bu benim borcumu ödemez diye düşünmedi,bu benim paramı yer diye düşünmedi.Bu nerde oldu, Medine'de oldu.Darül islam'da.
            Ebu Abdullah el-Cedeli diyor ki."Hazreti Aişe (r.a.)Hazret'lerine Resulullah(s.a.v.)Hazretleri'nin ehline evine karşı tutum ve davranışlarının nasıl olduğunu sordum şöyle kaşılık verdi."O insanların içerisinde ahlakı en güzel olandı. Çirkin ve kaba ifadeler kullanmazdı,çarşı ve pazarlarda münakaşaya girip bağırıp,çağırmaz,kötülüğe kötülükle mukabelede bulunmaz, af ve hoşgörüyü tercih ederdi."(Müsned-Buhari)
            Demek ki o insanların içerisinde en güzel ahlaklı olan ve insanlara kötü lakaplar,çirkin lafızlar kullanmayan kimse.Bir kimseye kötü lakap takmıyordu.İşte adam diyor ki "deve bilmem kim"veya"ayı bilmem kim","bırak ya çakal bilmem kim o"ya o çakaldır" falan söylenir ya halk arasında.Veya kadınlar birbirlerine lakap takarlar.Erkekler birbirlerine lakap takarlar ve hoşlanılmayacak çirkin lakaplar takarlar ki bunların hepside gıybettir.Ya iftiradır ya gıybettir.ikisinden biri.Peygamber (s.a.v.) Hazretleri asla hiç kimseye böyle çirkin ve kötü lakap takmazdı.Peygamber(s.a.v.)Hazretleri eşlerinede kötü ve çirkin davranmazdı.Hiçbir eşine.Hazreti Aişe'nin onun göğsünü yumrukladığını rivayet ederler.Hazreti Aişe validemiz kendisi rivayet eder hatta.Göğsünü yumruklar Peygamber(s.a.v.)Hazretleri'nin canı sıkıldığında ve Peygamber (s.a.v.) Hazretleri onada müşfik davranırdı.Peygamber (s.a.v.)Hazretleri hanımlarına bir fiske vurmamıştır.Ayetle sabit olmasına rağmen bir müddet erkeklerin hanımlarını dövmesini yasaklamıştır. Peygamber(s.a.v.) Hazretleri. Yasakladı dedi ki: "Hanımlarınızı dövmeyeceksiniz" Bir müddet sonra erkekler Resulullah (s.a.v.) Hazretleri'ne şikayete geldiler. Dediler ki:"Ya Resulullah hanımların serkeşliğinden bıktık,bize müsade et, biz hanımlarımızı dövelim" Anlattılar bir iki serkeşliklerini ALLAH Resulü'de müsade etmek zorunda kaldı. Ayetlede sabit zaten, ama o hiç dövmedi. Bir tokat dahi vurmadı. Bakın bir tokat dahi vurmadı.O çünkü çirkin ve kaba davranışlardan uzak bir kimse idi.O insanlarla münakaşa etmezdi.Biz bağırıyoruz,çağırıyoruz trafikte orda dükkanda,adam bize borcunu ödemezse ,yan yatarsa,çamura batarsa,biz bağır çağırız.Ohooo neler var bizde.ALLAH bizi affetsin inşallah.O asla böyle şeyler yapmazdı.Hiçbir zaman hiç kimseye.Kötülüğe kötülükle mukabele etmezdi hiçbir kimseye.Birisi ona kötülük yapmış.ona kötülük yapmazdı.Ne yaptıysa yaptı,kendine yaptı adam.Hint ki amcasının ciğerini ağzına alıp dolaşan kimse.Hazreti Hamza'nın göğsünü yarıp,ciğerini çıkarıp ağzında dolaştırdığı rivayet edilir Hint'in. Amcası..Onu en çok koruyan muhafaza eden,seven…Hint Mekke'nin fethinde örtülere büründü ,değişik elbiseler giyinerek geldi önüne biat etmek için ,onu tanıdığı halde senin biatını kabul etmiyorum seni kabul etmiyorum demedi.Böyle birşey söylemedi.Ondaki nezakete bakın ,inceliğe bakın.ALLAH bizi muhafaza eğlesin.
            Hazreti Aişe (r.a.)Hazretleri'ne ,Peygamber(s.a.v.)Hazretleri'nin ev içerisinde nelerle meşgul olduğunu sordular. “Elbise yamamak,ayakkabı tamir etmek ve buna benzer  işlerle meşkul olurdu." cevabını verdi.(Müsned-i Ahmet)
            Yani siz gömleğinizin düğmesini dikeceksiniz evde.Bir tarafınız sökülecek siz iğne, ipliği alıp dikeceksiniz evinizde.Böyle bir hayat düşünebiliyormusunuz?. Hiç gömleğinin düğmesini diken varmı evinde?Söküğünüzü kendiniz dikin. Gömleğinizin düğmesini kendiniz dikin.Ütünüzü kendiniz yapın.Diyeceksiniz hanımlar ne iş yapıyor?Oda görsün ,kendisi görüyorsa diksin yapsın.Görmüyorsa da yapıcak birşeyimiz yok,yapmıyorsa da yapıcak bir şeyimiz yok.Ama siz onu sünnet olarak yapın.Deyin ki bu Peygamber(s.a.v.)Hazretleri'nin sünneti.Bu hali babam görseydi hepimize söverdi o ayrı mesele.Bende deseydim" bende dikiyorum" ,"senin gibi oğlana.."derdi giydirirdi.Eskilerin adam anlayışı bu değil.Böyle birşey yok.Bu sünnet.Bir erkek evinde kendi kendine yetebilmeli .Sünnet.Yani siz oturup iki yumurtayı kırabilmelisiniz.İnsanın başına herşey gelebilir.Bu sünnet .Peygamber(s.a.v.)Hazretleri yapardı.O yüzden kopuk düğme ile,sökük herhangi birşeyle dolaşmak yok.Eskiden dervişler yanlarında iğne iplik taşırlardı.İğne iplik taşımak,dervişliğin adaplarından birisi idi.Çantada iğne iplik taşımak.Ben taşırım seyehate giderken.Benim çantada muhakkak iğne iplik bulunur.İnsanlık hali,hemde oluyor birşey sökülüyor,bir şey kopuyor.Millete şunu dikiver,şunu yapıver mi diyeceğim?Otur yap kendin.Ben seyehate çıkarken size tuhaf gelir ütüm yanımdadır.Çantaya ben bir tane ütü koyarım.Gittiğim yerde hiçkimse ile işim yok.Ütüsü bozuldu ütüle giy.Hiç derdim yok.Sünnet bunlar insanlar kendi işlerini kendisi görecek.Kendi özel işlerini kendisi görebilmeli insan.Bunu böyle erkeklikten taviz vermek olarak görmeyin.İçimizde en erkek Resulullah(s.a.v)Hazretleri.O zaman biz bu noktada ona uyacaksak ,o yapmış bizde yaparız.O hanımlarına ev işlerinde yardım etmiş, bizde yardım ederiz.Evin hanımına, bizde yardım ederiz.Biz o sünneti yaşayacağız.Evde hatun diyecek "geç salatayı yap"  salatayı yapıcaksınız evde.İçinizden bu kadar da olamaz demeyin.Olsun ne olacak ki.Yaparken hanım emretti diye değil,sünnet diye yapıcaksınız.Sünnet.İnsanın evinde ev işlerine yardım etmesi.
            Bakın "Peygamber (s.a.v.)Hazretleri ev işlerinde hanımlarına yardım eder,namaz vakti geldiğinde mescide çıkar,namaz kılardı"demiş Hazreti Aişe validemiz.Demek ki o ev işlerinde hanımlarına yardım ediyormuş.Çocuklar var evde,hanımın psikolojisi bozuk.Hanımların psikolojisi hemen çabuk bozulur.ALLAH'ta onları öyle yaratmış.Destek olucaksınız.Alcaksınız çocuğu biraz siz sallayın ,uyutun ne olucak ki?Alın çocukları eğleyin biraz,oynayın çocukla hanım biraz nefes alsın,iş yapsın.Hem bu esnada sizde çocukla ilgilenmiş olun,çocukla bu noktada irtibat kurun.Çocukla bu noktada rabıta kurun.Çocukla muhabbetiniz oluşsun.Girdi Peygamber(s.a.v.)Hazretlerinin yanına Bedevi'nin birisi,baktı ki o an Hasan ,Hüseyin yanında,onlarla oynaşıyor,seviyor,öpüyor tuhaf geldi ona.Dedi ki:"Ya Resulullah sen  torunlarla oynuyorsun ,çocukları öpüyorsun"Dedi ki "senin kaç tane çocuğun var?" " 10 tane" "Sen hiç böyle yapmazmısın" " Vallahi ben hiç birisini öpmedim " dedi."ALLAH senden merhamet almış"dedi.Yani merhametsiz bir insansın sen demek istedi.Çocuklarınızla eğlenin ,oynayın,çocuklarınızla ilgilenin.Çocuklar kötü,ketum böyle sert tavırlı bir baba ile karşılaşmasınlar"git şimdi başımdan " falan.Çocuğu at böyle kenara."Defol git yanımdan " falan.Böyle şeyler yapmayın asla.Çocuklarla iletişim kurun.Hatta çocuklar annelerinden size kaçsınlar.Çocuklarınızla iyi ilgilenin.Sonra çocuklar o psikolojiyi koruyamıyorlar,kurtaramıyorlar.Çocuk sert bir baba görmesin.Çocuk şefkatli ,müşfik ama aynı zamanda ölçülü,yanlış yapıldığında uyaran,suç işlendiğinde gerekirse ceza veren,ama şefkatli merhametli,müşfik bir baba görsünler.Yanlışı yanlış olarak söyleyin.İşte "çocuğum bunu yapma,bu yanlış"Bak bunu bir daha yaparsan suç işlemiş olursun,sana ceza veririm"Yani ceza dediğim dövmek ,sövmek ceza değil.İşte "bu divandan inmeyeceksin aşağıya cezalısın"Öyle.Çocuk divandan inmesin cezalı olsun.oynamıyacak ,hiçbirşey yapmıyacak,divanda oturacak örneğin.Çocukta bir ceza duygusuda oluşsun.Ama öyle çocuklarınız dövmek,sövmek,hakaret etmek,bağırmak,çağırmak buda çocuk terbiyesi noktasında Sünneti Resulullah'tan değil.ALAH bizi affetsin inşallah.
            İbn-i Abbas diyor:Resulullah vefat ettiğinde, geriye ne para,ne pul nede köle bırakmıştır.Yanlızca üç ölçek yiyecek karşılığında bir Yahudi'ye rehin olarak verdiği zırhı kalmıştır.Az önce yiyecek ile alakalı zırh vardı ya,rehin verdiği,borç aldığı ,o zırh.Öldüğünde üç ölçek yemeğe karşılık  zırhı rehin olarak kalmış .Yani hiçbirşeyi yok.
            Ebu Hureyre diyor ki:"Resulullah(s.a.v.)Hazretleri katiyen herhangi bir yiyeceği kınamazdı.Canı istediği takdirde yer canı istemezse geri çekilirdi."(Müslim,Tirmizi)

            Yani Peygamber (s.a.v.) Hazretleri hiçbir yemeği ,içeceği kınamazdı.Hiçbir elbiseyi kınamazdı.Kullandığı hiçbir eşyasını kınamazdı.Kendisine getirilen hiçbir hediyeyi kınamazdı.Hediye getirilerdi kınamazdı hiç.Bu noktada önüne ne koyarlarsa kınamazdı.Hatta meşhurdur;bir hanımının evinde yemeği önüne koyuyorlar tam yiyecek başka birisi diyor ki "Ya Resulullah onun ne olduğunu biliyormusun "diyor"bilmiyorum"diyor.Ne oluğunu söylüyorlar ve yemiyor.Oradakiler diyorlar ki."Harammı Ya Resulullah""Hayır,o benim kavmimin yiyeceği değil ,bilmiyorum,yemediğim için sizede haram diyemem ama ben yemiyeceğim" diyor.Ama onu dahi aşağılamıyor.Önüne gelen yiyecekleri ALLAH Resulü asla onları aşağı görmezdi,asla yiyecek ayırmazdı genelde asla ayırmazdı.ALLAH bizi ona hayırlı bir ümmet eğlesin.


GENEL SORULAR

SORU : BENİM KIZIM KALBİNDEN AMELİYAT OLDU.DAHA SONRA AMELİYAT SONRASI YOĞUN BAKIMDA KALDI.HASTENEDEN ÇIKALI 3 AY OLDU.ORUÇ TUTUYOR.TANSİYONU DÜŞÜYOR.DOKTORLAR ZOR DURUMDA KALIYORSUN TUTMA DEDİLER BU KONUDA NE YAPMAMIZ GEREKMEKTEDİR?

CEVAP            :Tutmayacak bu kardeşimiz.Orucunu tutmayacak .Normalde bakın hamileler,süt emzirenler,geçici rahatsızlığa tutulanlar,geçici olarak rahatsız,rahatsızlığı nedeni ile devamlı ilaç kullanmak zorunda olanlar,şeker hastaları,tansiyon hastaları,kalp hastaları,Mesela şeker hastaları bu adamın hastalığının tedavisi mümkün değil,tedavisi bunun yok,ne yapacak,bunlar oruç tutmaya yeltenmiyecekler.Bunlar bedel ödeyecekler ,eğer varsa paraları.Tansiyon hastası bedel ödeyecek, varsa parası.Kalp hastası, bedel ödeyecek varsa parası,varsa oda yoksa ALLAH affedecek.Tövbe edecek."Yarab sen bizi affet,yok paramız ,pulumuz" diyecek.Yada geçmeyen rahatsızlığı adamın migreni var,günde üç sefer ,dört sefer ilaç alıyor,hap kullanıyor.Tutmayacak,varsa parası bedel ödeyecek.Migren çünkü oda geçici değil.Bunun gibi.Rahatsızlığı olanlar ALLAH zalim değil.Tutmayacaklar.İhtiyar olanlar,güç yettiremeyenler,tutmayacaklar.Tutmak zorunda değil onlar.ALLAH BİZİ AFFETSİN İNŞALLAH.... AMİN


Hazırlayan : İstek Çalışkan      Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir